Bugün: 23.08.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • BU OYUNU MİLLET BOZDU,BOZUYOR!

BU OYUNU MİLLET BOZDU,BOZUYOR!


Geçtiğimiz hafta sonu gerçekleşen bombalı terör saldırısı doğal olarak toplumda infial yarattı. Savcılığın ve emniyet güçlerinin saldırıyla ilgili yürüttükleri soruşturmayla  saldırının biçiminin, faillerinin ve niyetinin adım adım deşifre olmasıyla ortaya çıkan dehşet tablosu gerçekten ürkütücü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın saldırının hemen sonrası yaptığı ilk açıklamada, saldırının hangi örgüt tarafından gerçekleştirdiğinin fazla bir önemi olmadığını belirterek, terör örgütlerinin   amaç ve niyet ortaklığına dikkat çekmesi önemli idi.

Yani İstanbul Beşiktaş’ta 44 canımızın şehit olmasına yüzlerce insanımızın yaralanmasına neden olan terörist saldırıyı hangi örgütün gerçekleştirdiği hiç önemli değildi. İster PKK/YPG/PYD/TAK olsun, ister DEAŞ olsun isterse FETÖ olsun, burada terör örgütünün adının şu veya bu olması artık önem arz etmiyor.


Neden ve niçin?


MİLLET ,ORDUSUNA DA POLİSİNE DE SAHİP ÇIKIYOR!


Çünkü, terör örgütlerinin şu veya bu görüşü lanse etmesinden öte öne çıkan ortak amaç ve niyet, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yıkılması  ve üniter devlet yapısının parçalanması tüm terör örgütlerinin varlık nedeni! Kimi bu amacına ve niyetine  etnik temelde kimisi dinsel ya da mezhep temelinde  ulaşmayı öngörüyor.


Ben, on yıllardır devletin ve kolluk güçlerinin terör örgütleriyle, terörizmle mücadelesini bir yana koyuyorum. Çünkü, her ülkede devletin varlık nedeni, kendi varlığını şu veya bu oranda tehdit eden  terörist oluşumları ya da tehditleri etkisizleştirmek ve ortadan kaldırmaktır.


Ben,ülke de,  terör konusunda tarihsel ve toplumsal bir kırılma yaşandığına inanıyorum. Öyle ki, terör örgütleri ve eylemleri ARTIK, milletin sorunu ve  toplumun terörist oluşumlar ve faaliyetleri konusundaki hassasiyeti ve  infiali  farklı bir noktaya ulaşmış durumda.


Şu söylenebilir: 78 milyon, ARTIK, ideolojik ve siyasi mazereti ve gerekçesi ne olursa olsun, terörist oluşumlarla ve terör ile birlikte yaşamak istemiyor! Güne ya da geceye patlayan bombalar, sıkılan kurşunlar, can ve mal güvenliğini, huzurunu tehdit eden terörist eylemlerle iç içe olmak, yaşamak istemiyor!


TOPLUMSAL YAŞAMDAN  ŞİDDET  DIŞLANMALI!


Bu aynı zamanda yaşanan sorun ne ise,  toplum yaşamından ŞİDDET unsurunun  çözüm için bir anlayış, bir araç ve bir  yöntem olarak kullanılması anlayışının terk edilmesi, dışlanması ve mahkum edilmesi anlamını taşıyor. Toplumsal yaşamdan  ŞİDDETİN dışlanması ve kabul görmemesi, doğrudan DEMOKRASİNİN GELİŞMESİ  ve DEMOKRASİ KÜLTÜRÜNÜN  işselleşmesi,. TOPLUMSAL DEMOKRATİK BİLİNÇ ve DEMOKRATİK İRADE NİN OLGUNLAŞMASIYLA    ilgilidir.


Başka?


Bağımsız ve çağdaş bir hukuk ve yargı, adalet sistemiyle ilgilidir. Devlet olarak adalet arayışlarını bağımsız, çağdaş  bir  adalet sistemi içersinde çözemiyorsanız, hak ve adalet arayışı, kurulu düzenin dışında aranır olmaya başlıyorsa, sorun  ve sıkıntı var, adalet sistemi, hukuk dışında gayri meşru alana  davetiye çıkartıyorsunuz demektir!


Başka başka?


Anayasamızda yer aldığı gibi devletin varlık gerekçeleri nezdinde   SOSYAL  ADALETİ gözetmek ve SOSYAL   EŞİTSİZLİKLERİ  gidermek esas alınmalı.


Terörle mücadele konusu ve şiddetin siyasal bir anlayış,yöntem ve araç olarak kullanılması Türkiye’de yıllardır sorgulanan ve tartışılan bir konu. Türkiye, öncelikle kendi içinde teröre mazeret ve gerekçe teşkil eden olumsuzluklardan, eksik ve yanlışlıklardan kurtulmalı. Terör batağının kurutulması, teröristlerin bir sivrisinek gibi etkisizleştirilmesi  olarak görülmemeli. Hep vurgulandığı gibi,terörle mücadelede  devlet politikası salt güvenlikçi politikalarla sınırlandırılmamalı.


GAFLET VE DELALET TÖRÜRÜ YILLARCA BESLEDİ!


Dünkü yazımızda da dikkat  çektiğimiz gibi, Türkiye’de onlarca yıldır devlet ve siyasi erkin içine sürüklendiği gaflet ve delalet, ihanete çanak tutuyor. Terör bu çanaktan besleniyor!


Oysa ki, siyaset bilimcilerin, uluslar arası güvenlik uzmanlarının, stratejistlerin, diplomatların, bilim insanlarının, gerçek halk aydınları ve siyasetçilerin dikkat çektiği gibi, terör, günümüz dünyasında  az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelere karşı küresel güç ve çıkar odaklarının kullandığı bir savaş yöntemi ve aracıdır.


O nedenle, Türkiye fiili anlamda ulusal bağımsızlığına ve ulusal egemenliğine sahip çıktıkça ve ekonomik politikalarında  bunu gözettikçe, terör ve terörist faaliyetler, saldırılar  kapitalist-emperyalist ülkeler tarafından  kışkırtılmakta, beslenmekte, finansa edilerek hamilikleri yapılmakta, Türkiye, yürüdüğü yoldan bir şekilde  alı konmaya, teslim alınmaya çalışılmakta.


15 Temmuz darbe kalkışması ve işgal girişiminin devlet ve millet nezdinde savuşturulması ve bastırılmasının ülke ve toplumsal gelişme açısından milat olmasının ana esprisi bu nokta da aranmalı.Millet, yıllardır oynanan bu karanlık,kirli ve kanlı oyunu gördü ve fiilen alana inerek, hesaplaştı ve oyunu bozdu!


Bitti mi?

Hayır, bitmedi!

Türkiye, kuşatma altında!


BAĞIMSIZ VE EGEMEN BİR ÜLKE OLMAMIZ İSTENMİYOR!


Yıllardır stratejik dostlar olarak bize pazarlanmış ABD  ve AB ülkelerinin askeri ve finansal uluslararası birliklerin üzerine  kar yağmış durumda. Özellikle FETÖ ve PKK  illeti ve ardındaki  küresel  güç ve çıkar odaklarının  pişkin hamilikleri biliniyor. İçimizdeki işbirlikçi  ekonomik, medya ve  siyasi uzantıları ortada!


Türkiye’nin( düne göre) bugün en büyük avantajı bu hesaplaşma ve mücadelede, milletin fiilen  yaşanan toplumsal sürece müdahil olması ve fiilen bu sürece eklemlenmeye başlamasıdır. Dikkat edilirse, 15 Temmuz de ölümüne sokak ve meydanlara inen milyonlar, PKK terörüne karşı  da Doğu ve Güney Doğu Anadolu’da da   teröre karşı alanlara inmekten çekinmedi. Döviz üzerinden yaşanan ekonomik saldırıda, Beşiktaş’ta patlayan bombalar sonrası saldırının telin edilmesi ve şehitlerine  sahip çıkmada, birlik ve beraberliğini tepkisel düzeyde  kuşanmaktan ve sergilemekten bir an olsun geri durmadı.


Saflar artık net…


Bir yanda ulusal bağımsızlığına ve egemenliğine dört elle sarılanlar ve savunanlar öte yanda  emperyal ülkeler ve işbirlikçileri yani vatan hainleri!


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 173