Bugün: 17.10.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • BU OYUNU DA MİLLET ÇÖZDÜ..!

BU OYUNU DA MİLLET ÇÖZDÜ..!


16 Nisan ‘da 18 maddelik Anayasa değişiklik paketi  ile ilgili gerçekleşen referandum bitti ve paket yüzde 51.4 oy yüzdesiyle kabul edildi.

Ülke genelinde sonuçların belli olmaya başlamasıyla  ‘hayır cephesi’ nden  yükselen ‘oyumuzu çaldılar’, ‘ YSK, mühürsüz zarflarla oy kullandırarak sonuçlarda   usulsüzlük yaptı’, ’bu referandum hükümsüzdür’,’ sokaklara, meydanlara çıkın oylarınıza sahip çıkın’ yollu itirazlara ve davetlere  kora halinde  kısa sürede yurt içi ve yurt dışından kimlerin ve hangi güç ve çıkar odaklarının katıldığını ilgi ve ibretle izliyoruz.

Başını Yeni CHP’nin çektiği  referandum sonuçlarına yönelik   tüm yasal itirazlar YSK, Danıştay ve  Anayasa Mahkemesi’nden döndü ve Yeni CHP , son kapı olarak , AİHM’e  müracaat etmeye karar verdi.

Zaman en büyük hakemdir denir ya, 16 Nisan’ın üzerinden günler geçtikçe milletin sandığa yansımış iradesi karşısında  Yeni CHP’nin ve muarızlarının sonuçlara yönelik itirazları ve gerekçeleri  tel tel anlamını yitirip, dökülüyor. Son olarak Yeni CHP lideri Kılıçdaroğlu, 16 Nisan referandumunda oy hırsızlığı yaşanmadığını ve parti olarak mühürsüz zarflarla oy kullanılmış ve YSK tarafından bu oyların kabul edilmiş olmasına itiraz ettiklerini  açıkladı.

Evet, yanlış okumadınız yada duymadınız: 16 Nisan da oylar çalınmamış..!!!

ONLAR ALDATMAKTAN BİZ KANDIRILMAKTAN BIKMADIK MI..?

Özellikle sosyal medya üzerinden referandum sonuçlarıyla ilgili paylaşımlarında  ‘evet’ diyenleri  oyları çalmakla, hırsızlık yapmakla itham ederek, ağza alınmayacak hakaretler yağdıranların, esip gürleyenlerin, tehditler savuranların bugün içine düştükleri acziyetin  de ifadesidir bu..!

Ellerinde itiraz edecek ne kaldı..?

Referandumda mühürsüz zarflarla kullanılan oylar ve bu oyların  YSK tarafından geçerli kabul edilmesi ki  Yeni CHP’nin bu konuda ki gerekçesinin ve itirazlarının çoktaaan lastiği patladı! Ankara Keçiören CHP ilçe başkanlığının ‘mühürsüz oylar geçerli sayılsın’   diyerek YSK’ya 22 Nisan’da başvurduğunun belgeleriyle ortaya çıkmasıyla Yeni CHP ve Kılıçdaroğlu sus pus..! Sosyal medyada referandum ve sonuçları üzerinden asıp kesenler sus pus..!

Başta Yeni CHP ve lideri Kılıçdaroğlu’nun içine düştüğü bu acziyetten  mutluluk duymadığım gibi, referandum da ‘hayır’ oyu kullanmış seçmenin  tercihini de küçümsemiyorum. Bu benim haddime de düşmez..  Benim üzerimde durduğum konu, seçmenin ve dolayısıyla da halkın 16 Nisan referandumu ve sonuçları üzerine  yurt içi ve yurtdışı merkezli kirli ve karanlık algı operasyonları ve  seçmenin fütursuzca kandırılmasıdır.

Vahim olan ve üzerinde ciddiyetle durularak, sorgulanması gereken budur..!

SEÇMENİ KANDIRMAK İÇİN HER YÖNTEMİ KULLANDILAR!

Referandum  ve ‘hayır’ sonucuyla ilgili ise en düşündürücü ve kaygı verici yanlardan birisi   Mustafa Kemal CHP’lilerinin yani Kemalistlerin, emperyalizme karşı  olanların ve duranların, üniter devlet yapısını ve ulusal birlik, beraberliğimizi savunanların, etnik ve mezhepsel ayrımcılığa ve terörizme karşı çıkanların, Cumhuriyet ve bayrak diye bir derdi ve davası olmayanların  bunların hemen hepsi ile derdi ve davası olanlarla bir araya gelebilmesidir.

Referandum sürecinde   seçmen hep bu konularda uyarıldı. Sandıkta tercihini ‘hayır’ yönünde kullanacaklara yanı başınızda  kimler var ve yol arkadaşlarınız kimler diye  hep söylendi. Yine aynı merkezlerden ‘size terörist diyorlar’, ‘ hayır, oyu verecek vatandaş neden terörist olsun ki’ türündün algı operasyonlarıyla gerçekler manipüle edilerek seçmen bir kez daha  aldatıldı!

‘Bir kez daha’ ifadesini bilinçli kullanıyoruz. Çünkü, aynı oyunu ve operasyonları  2014 yerel seçimlerinde de, 2015 genel seçimlerinde de, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de yaşadık.

‘Çatı adayı’ diye Ekmeleddin İhsanoğlu’nun etrafında  seçmeni toplayan ve seçime müdahil olan güç ve çıkar odakları aynı şekilde 2014 yerel seçimlerinde Balıkesir ve ilçelerinde yaşandığı gibi, ‘ beldenizde altı ok Balıkesir’de İsmail Ok’ diyerek  ‘her ne olursa olsun’ diyerek başta Erdoğan’ın ve siyasal iktidar ile AK Parti’nin tasfiyesini amaçlayan güçtü..!

EMPERYALİZMİ KÜÇÜMSEMEMEK GEREK..!

FETÖ’cü çetenin ‘Sızıntı’ isimli dergisini bir çok okurumuz  anımsar. ‘Sızıntı’ tam da FETÖ’cü çetenin nihai amacını özetleyen bir isim..!

Sızıntı, akma eylemini içeriyor. Devletin ve milletin içine sızanlar, bir hazneyi sızarak boşaltırken , bir başka alanda  ya var olur ya da niteliğini yitirip, yok olur… FETÖ’cü ihanetin ‘paralel’ diye isimlendirilerek, tanımlanması,  dışardan bir ‘güç’ün içeri sızarak sızdığı haznenin  içinin niteliğini ve yönünü zaman içinde değiştirip, dönüştürmesi , özüne ve kendisine yabancılaştırılması, işlevinin değiştirilmesidir.

Bunun ideolojik, siyasal ya da felsefi bir kalıbı ve niteliği yoktur. Yeri geldiğinde solu, yeri geldiğinde sağı, muhafazakarlığı, milliyetçiliği, yeri geldiğinde liberalizmi ya da hepsini bir arada kullanır. Sömürgeci ve günümüz kapitalist emperyalizminin, küresel güç ve çıkar odaklarının az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelere ve halklarına karşı kullandığı en sinsi, en tehlikeli, en kirli, en karanlık ve en kanlı yöntemdir.

ONLAR YENİLMEKTEN BİZLER BAŞARMAKTAN YILMAMALIYIZ..!

16 Nisan referandumu öncesi ve sandıkta ‘hayır’ da birleşmiş olan paydaşların sağdan sola geniş bir ideolojik ve politik yelpazeyi içermesi, renk çeşitliliğinin temelinde de bu gerçek yatmaktadır. Emperyalizm, yani küresel güç ve çıkar odakları Türkiye’ye yönelik hesaplarında ‘düşmanını’ tekilleştirerek Erdoğan’ın kişiliğinde somutlamış, rüyalarında bile bir araya gelmesi mümkün olmayan  birbirinden çok farklı parti, örgüt ve grupları, çevreleri   ‘hayır’ noktasında bir araya getirerek, sandığa taşınmalarını başarabilmiş ama yine  milletin iradesi karşısında sandıkta yenilmiştir..!

Olay, Balıkesir açısından anlaşılabilir bir olaydır.  Balıkesir, bir Kuva-yı Milliye kentidir ve Kuva-yı Milliye’nin Balıkesir için anlaşılamayacak hiçbir yanı ve yönü bulunmamakta. ’Düşman’ kavramını Balıkesir’lilerin önüne somut olarak koyduğunuzda, vatandaş  hangi sosyal sınıftan ya da tabakadan olursa olsun, hangi felsefi, ideolojik ve siyasal görüşe inanırsa inansın, hangi etnik ya da mezhepten olursa olsun  Bayrağının altında ve kendi özgür geleceği için  toplaşır.

Dünyanın akıllısı  sadece bizler değiliz.. Derslerine iyi çalışmışlar. Hep yazılarımızda vurguladığımız gibi  devlet ve milletin gaflet ve delalete karşı gevşekliği ihanetin kapılarını  bir şekilde aralıyor.

Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 95