Bugün: 18.08.2017

BU MÜCADELE BİTMEZ..!


15 Temmuz darbe kalkışması ve işgal girişiminin bastırılması ve OHAL  kapsamında kolluk güçlerinin ve cumhuriyet savcılıklarının eş güdüm içerisinde yurt genelinde çeşitli il ve ilçelerde gerçekleştirdikleri bu ve benzeri operasyonları her gün medyadan izliyoruz.


KAYGILARI ANLAMAK  AMA  HAK VERMEK BAŞKA ŞEY!


Biliyorum, kamuoyunda FETÖ’cülerin tespit edilmesi ve  gözaltına alınarak deşifre edilip, yargılanmalarına yönelik genel bir  endişe ve sıkıntı var. Sonuçta düne kadar aynı apartmanda, aynı mahallede, aynı semtte  birlikte yaşadığımız, okulda  veya iş yerinde birlikte bulunup, mesai tükettiğimiz, selam verip selamını aldığımız insanların ‘ bir anda’ FETÖ operasyonları kapsamında  görevden al çektirilmeleri, meslekten ihraç edilmeleri ya da derdest edilip üç gün beş gün gözaltına alınıp, adli kontrol şartı ile serbest bırakılmaları ya da tutuklanıp, yargılanmaları insanlarımız üzerinde ve toplumda farklı etkilere ama en önemlisi endişelere de neden oluyor.


15 Temmuz darbe kalkışması ve işgal girişiminin üzerinden yaklaşık bir yıl geçmiş olmasına karşın devletin ve siyasal iktidarın hemen her kademesine, adli sistemimize, kolluk güçlerine ve TSK’ne yönelik  bu bitmeyen operasyonlar, gözaltılar, tutuklamalar, mahkumiyetler, açığa alınmalar ya da  görevden el çektirmeler daha ne kadar sürecek diye hepimiz ilgi ve merakla ama en önemlisi sabırsızlıkla bekliyoruz.


CUMHURİYET  TARİHİNDE BÖYLESİNİ  YAŞAMADIK..!


Toplumun büyük çoğunluğu  15 Temmuz darbe girişimi dahil yaşananları  Erdoğan ve AK Parti ile FETÖ’cüler arasında siyasi bir hesaplaşma olarak görüyor veya içerde başta CHP olmak üzere muhalefetin çabaları yanı sıra küresel güç ve çıkar odaklarınca yürütülen çok yönlü ve güçlü algı operasyonlarıyla  vaka adeta böyle  ve oya gibi  işleniyor.


Kamuoyu açısından FETÖ hainliğinin  Fetullah Gülen ve Erdoğan şahsında kişiselleştirilmesi  bir rastlantı ya da sürpriz olarak görülmemeli. Bu bilinçli, sistemli, planlı ve programlı yapılıyor. Aslında Türkiye’ye ve millete yönelik tezgahlanan bu  küresel oyunu küçümsemek ve aşağılamak yerine  önemsemek ve bir anlamda takdir etmek de gerek.


Çünkü,16 Nisan referandumu sürecinde ve sandıktan çıkan sonuçlar dikkate alındığında  Erdoğan karşıtlığı temelinde yürütülen politik strateji ve taktikler konusunda   toplumun önemli bir kesiminde bu kesimlerin ve güç odaklarının  kısmen başarılı olduğunu söylemek bile mümkün. Ben, içerde ve dışarda muhaliflerin  gösterdikleri  bu kısmi politik başarının altında psikolojik etkilerin ve algı operasyonlarının, manipülasyon ve dezenformasyon faaliyetlerinin, toplum mühendislerinin büyük rol oynadığına inanıyorum.


Felsefi, ideolojik ve siyasal açıdan çok şey söylemenize gerek yok. Ortaya ülkenin ve toplumun yararına bir icraat koymanıza da gereksinimiz yok. İnsanlara söyleyeceğiniz ve topluma sunacağınız tek şey var: Erdoğan, HER NE OLURSA OLSUN, devlet ve iktidardan MUTLAKA  gitmeli ya da BİR ŞEKİLDE indirilmeli..!


Sonrası..!?

Sonrası HİÇ AMA HİÇ önemli değil..!  Sonrasında her şey daha güzel olacak!


DARBELER VE VATAN HAİNLERİ..!


Erdoğan karşıtlığının siyasal argümanları ise  ezbere dayalı gerekçeler: Genel olarak  Cumhuriyetin elden gitmesi, Atatürk’ün izinin silinmesi, laisizmin tehlikede olması ve şeriatın gelmesi  gibi  mazeretler…


Öyle bir rezillik yaşıyoruz ki, 15 Temmuz darbe kalkışmasına ve işgal girişimine çanak tutan, suç ortağı olan FETÖ’cü asker kılıklı teröristlerin bile  ‘Yurtta Sulh’ darbe bildirisini 12 Eylül 1980 darbecilerinin bildirisini kes-yapıştır ile  kopyalayıp hazırladıkları ifşa oldu..!

Ben, Cumhuriyet tarihimizde rezillik, ihanet ve  hainliğin böylesine içselleştiği  ve kendisini salkım savak dışa vurduğu hiç bir dönemi hatırlamıyorum. Örneğin, Romanya’da Türk pasaportuna el konulduktan sonra soluğu New York’ta alan FETÖ’cü basketbolcu  Enes Kanter New York`taki NBA Genel Merkezi`nde basın toplantısı yaparak, "Romanya`dan Türkiye`ye gönderilme ihtimali çok korkutucu bir durumdu. Öncelikle ABD güvenlik teşkilatına, oyuncusu olduğum Oklahoma City Thunder ile NBA`e çok teşekkür ederim. Çünkü hepsi beni kurtarmak için bir takım gibi çalıştı… Şu an ülkem yok. Amerikan vatandaşı olmaya çalışıyorum.”


FETO da FETÖ’cülükte budur!


ABD ve CIA’ye  minnet gösterilerinde bulunur, teşekkür eder, doğduğunuz ve yetiştiğiniz ülkeye ve millete küfür eder, vatan hainliğinizi tescillersiniz..! Erdoğan karşıtlığının kişiyi götüreceği adres burasıdır..!


YUMURTA  TOKUŞTURMAK  GİBİ..!


Daha önce de bir çok kez yazdım, ülke ve millet nazarında oynanan bu rezil ve hain oyunun  kuşkusuz lokal yani yerel ayakları da var. Örneğin, bir zamanlar bu Güney Marmara’da ve özellikle Bandırma’da Mehmet Cemal Öztaylan karşıtlığı adı altında sergilenen düşmanlık ile büyükşehir nezdinde Ahmet Edip Uğur karşıtlığı adı altında tavan yapmış düşmanlıktır!


Nasıl ki Erdoğan ağzıyla kuş tutsa bu kesimlere ve kişilere yaranamaz ise aynı şekilde büyükşehir nezdinde de Uğur, ağzıyla kuş tutsa bu çevreler ve kişiler için hikayedir..!  Erdoğan ve Uğur karşıtlarının ortak yönleri çok.


 Örneğin, bu çevrelere ve kişilere göre, Erdoğan’ın başbakanlığı ve cumhurbaşkanlığı döneminde verdiği hizmet ve yatırımlar hoştur, anlamlıdır, güzeldir ama Erdoğan bir Cumhuriyet ve Atatürk karşıtı, İslamcı ve şeriatçıdır. Uğur da, vekillik yıllarını koyduk bir tarafa büyükşehir belediye başkanı olarak hoş, anlamlı ve güzel  hizmet ve yatırımlar yapmış da olsa, bir türlü FETÖ’cülüğünü kabul etmeyen, kibirli bir insandır.


İlginç ve düşündürücü olan şey ise büyükşehir nezdinde bu alışıla gelmiş kirli oyunun bir başka sahnesi de her vesileyle sahneye konulmaya çalışılmakta. Erdoğan ve Uğur’u karşı karşıya getirme çabası ve Erdoğan’ın Uğur’u ne zamandır defterden sildiği algısı ve buna son örnek olarak da gerçekleşmiş olağanüstü büyük kongrede MKYK’na Uğur’un alınmayıp da milletvekili Aydınlıoğlu’nun alınması…


Evet, FETÖ operasyonları sürecek! Devlet ve toplumun her katından ABD/CIA  ve NATO beslemesi bu GLADIO şebekesi tel tel çözülerek, deşifre edilip, ulusal bağımsızlığımızın egemenliğimizin kazanılması yönünde ülke ve millet yerli ve milli olanı gözetip  bağırsaklarını temizleyecek.


Birileri de insanlarımızın ve toplumun yaşananları, olup/bitenleri gerçek niteliğiyle anlamaması ve perdenin arkasının görülmemesi  için yıllanmış ve eskimiş cambaza bak oyununu oynamaya devam ederek, olayları ve olguları kişiselleştirerek önümüze koymaya, yumurta misali kişileri birbiriyle vuruşturmaya  devam edecek.


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 85