Bugün: 29.06.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • BU MİLLETİN HİZMETKARLARA İHTİYACI VAR!

BU MİLLETİN HİZMETKARLARA İHTİYACI VAR!


Geçtiğimiz  günlerde  Bandırma Belediye Başkanı Dursun Mirza’nın  başkan yardımcılarıyla  gerçekleştirdiği basın toplantısında büyükşehir belediyesine ve şahsına, milletvekili Sema Kırcı ile AK Parti ilçe başkanı Alp Bostancı’ya yönelik itham ve  eleştirilerine Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı A.Edip Uğur  basın toplantısıyla yanıt verdi.


Hep yazdık, hep söyledik ve hep dillendirdik.

 

HAYATIN HER ALANINDA DEĞİŞİM, DÖNÜŞÜM VE YENİLENME!

 

Dedik ki, Türkiye’de ve yerel de siyaset adına bir şeyler değişiyor. Değişimin ana kaynağı toplumun, halkın, seçmenin ta kendisi.  Bu toplumsal dinamiği, halktan yükselen değişim talebini ve arzusunu anlayamaz ve kavrayamazsanız, işiniz zor.


Çünkü, halk  ve seçmen, yaşadıklarıyla, gördükleriyle, adeta mahkum edildiği tablodan bıktı ve usandı. Toplumun değişim ve dönüşüm, yenilenme  talebi ve arzusunu anlayamayanlar ve görmezden gelenlerin, gün geçtikçe gelişip, güçlenen toplumsal dinamizme direnç gösterenlerin  halleri ortada!


Türkiye halkına, 93 yıldır biçilmeye çalışan kalıplar artık dar geliyor. Zincirler kırılıp, parçalanıyor. Türkiye halkı, ülkesiyle birlikte kanat açıp, var olabilmenin, diri olabilmenin, bir olabilmenin, özgür ve bağımsız olabilmenin arayışını sergiliyor.


BU COĞRAFYANIN VE MİLLETİN DİLİNİ ANLAMAK!


Cumhuriyet tarihi boyunca yaşanmış toplumsal kırılmaların kimyasını, fiziğini, matematiğini, psikolojisini anlayamayanların; klişeleşmiş siyasal, ekonomik  ve toplumsal öngörülerle, sloganlarla  bu akışa anlam ve yön vermeye çalışanların halk nezdinde sınıfta kalmaları kaçınılmaz.


Örneğin, 1 .emperyalist paylaşım savaşı sonucunda yenilmiş, Mondros antlaşması ile  galip devletlerin işgaline   ve gadrine uğramış Osmanlı için  Kuvayı Milliye ve ulusal bağımsızlık savaşı  ulusal özgüvenin şahlanışı ve aynı zamanda bir toplumsal kırılmadır.

Yılların CHP’sinin  bir 

devlet partisi olarak, 1950 seçimleriyle birlikte, ‘Yeter söz milletindir’ belgisinden hareketle Demokrat Parti karşısında uğradığı hezimet, muhteşem bir toplumsal kırılmadır.


27 Mayıs askeri darbesi sonrası, darbecilere ve darbecilere destek vermiş  CHP’ye inat, Adalet Partisi’nin arkaladığı toplumsal destek; 60-70 arası gelişip, güçlenen, derinlik kazanan toplumsal dinamizmin çeşitli provakasyonlarla yolundan çıkartılıp, 12 Mart askeri faşist darbesiyle sonuçlanmış olması, gençlerimizin kırılmış olması, toplumsal ilerlemeye ve dinamizme vurulmuş en büyük kettir.12 Eylül 80 askeri faşist darbesi üzerinde yorum bile yapmaya gerek görmüyorum. Tarihsel ve toplumsal  açıdan yaşadığımız en büyük felakettir.28 Şubat, adı üzerinde darbecilerin, darbe özlemcilerinin ‘balans ayarı’ dır.


TÜRKİYE FELAKET SENARYOCULARINDAN DA DARBECİLERDEN DE BIKTI!


Türkiye, ne yazık ki, toplumsal felaketlerin, kıyamların tavan yaptığı bir ülkedir. Ülke toplumunun tüm bu yaşananlardan habersiz olduğunu, hiç etkilenmediğini, halkın yaşanan felaketleri umursamadığını iddia etmek en hafif ifadeyle, aptallıktır. Türkiye Halkı,600 yıllık Osmanlı’dan 93 yıllık Cumhuriyet tarihine, ulusal bağımsızlık ve  egemenliğin, toplumsal birlik, dirlik ve beraberliğin önemini her dönem acı ile kavrularak öğrendi. Eskilerin deyişiyle, bu uzun ve çileli yolda şerbetlendi. Onun içindir ki, halkın, dün, bugün ve gelecek kaygılarını küçümseyebilmek, umutlarını hakir görebilmek, değerlerini önemsizleştirebilmek mümkün değildir.


Türkiye’nin bu nedenle, bütüncül bir tarih anlayışıyla  sağı ,soluyla yüzünü coğrafyasına ve halkına çevirip, günümüz dünyasında çok az ülkenin ve  milletin sahip olduğu, tarih ve kültür zenginliğiyle kucaklaşıp, geleceğe uzanmayı, geleceği inşa etmeyi başarması gerekiyor. Bu basit bir temenni olmaktan öte, 75 milyonun da ülküsü ve arzusudur.


AHMET EDİP UĞUR’UN DÜNYASI…


Okurlarımız, Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur’un basın toplantısından hareketle nerelere geldin, diye sorabilirler. İşte, tam da bu nokta da  Başkan Uğur, yukarıda sözünü ettiğimiz ve dikkat çektiğimiz konulara kibarca dokundu. Büyükşehir belediye başkanlık makamına oturduğu günden bugüne  partisi ne olursa olsun hiçbir belediye yönetimiyle  polemiğe girmek gibi bir arayış, dert içerisine girmediğini belirterek, ‘işimize baktık, işimize bakalım, dedi.


Burada ana dert, kişiler, değildir. O nedenle yaşananları kişiselleştirmenin hiçbir anlamı da yok. İki yılı aşkın bir süredir, büyükşehir belediyesinin ve Başkan Uğur’un da, ilçe belediye başkanlarının da ayağına  dolanan, eski siyaset ve yerel yöneticilik anlayışıdır. Onun için bugün muhalefete mensup belediye başkan ve yöneticileri dahil,  AK Partili belediye başkanları ve yöneticileriyle de farklılıklar arzetse de temelde Uğur, ‘eski’yi  ifade eden siyaset ve yerel yöneticilik anlayışıyla da mücadele etmektedir.


Yani sorun, yaşananları kişiselleştirmek anlamında, aslında Dursun Mirza veya ekibi değildir. Tam tersi, 7 yıldır Bandırma Belediyesi’nde başkan yardımcılığı ve başkanlık görevinde bulunan Mirza’nın en büyük handikabı ‘geleneksel siyaset anlayışı’ ve yerel yönetim, yöneticilik anlayışı ve politikalarıdır. Tabiri caizse, yerel yönetimin başında ‘kentsel çuvallamalar’ bu nokta da başlamaktadır.


TÜRKİYE’DE DE,BALIKESİR’DE DE ‘ESKİ’ İLE ‘YENİ’NİN KAVGASI YAŞANIYOR!


Başkan Uğur’un basın toplantısında, Mirza’nın beyanlarına yanıtlarında dikkati çeken en önemli şey, Mirza’nın gündeme taşıdığı tüm itham ve iddialara, “doğru değil”, “yanlış”, ”gerçek değil” söylemi oldu. Bu, bir kent için, yüz kızartıcı bir durumdur. Çünkü, şehr-i emininiz kenti  ve kent toplumunu ilgilendiren konularda kenti adına, gerçek dışı beyanlarda bulunuyor ve suni bir polemik, gerilim, kutuplaştırma  ortamı yaratıyor demektir.


İşte, ülke insanının da Bandırma insanının da yaşadıklarından öğrendiği  en önemli şey, bugün ve geleceğimiz adına bunun, bu tür çabaların ama siyaseten ama makam-mevkii hırsına bunun  anlamsızlığıdır.


Örneğin, Bandırma’nın ve vatandaşların  yıllardır dertleri ve davaları net: Bandırma, hemen her alanda, hizmet ve yatırım istiyor! Daha  sağlıklı, daha kaliteli, daha modern, daha ekonomik bir yaşam arzuluyor. Bandırma’lıya bu işleri kotaracak, gözetecek Bey, oligark değil, hizmetkar lazım!


Esen kalın…


Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 292