Bugün: 24.06.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • BU MECLİS’TEN İKTİDAR NAMZETİ ADAY ZOR ÇIKAR!

BU MECLİS’TEN İKTİDAR NAMZETİ ADAY ZOR ÇIKAR!


Eylül ayının son günlerinde “BİR İHBAR MEKTUBU VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ” başlıklı yazdığım ve gazetemizde yayınlanmış yazımda Bandırma Belediyesi hakkında  değişik ve birbirinden ciddi itham ve iddiaların yer aldığı imzasız ve isimsiz bir “ihbar mektubu”na yer verdim.


Bandırma Belediyesi’nin Ekim Ayı Olağan Meclis toplantısında konu Meclis gündemine de taşındı ve Başkan Mirza ile AK Partili Meclis üyesi ve Grup Sözcüsü Alp Bostancı, konuyla ilgili  açıklamalarda bulundu. Söz konusu makalemde yazdığım ve belirttiğim hususların dışında Mirza’nın da Bostancı’nın da mecliste yaptığı konuşmalar da farklı bir şey yoktu! Olayın gelişimi konusunu, üç aşağı beş yukarı, yazdığım şekilde anlatıp, aktardılar.


Başkan Mirza, meclis de yaptığı konuşmayı şöyle tamamladı: “Ben yaptığım araştırmalarla bu bilgileri edindim. İhbar mektubunu kimlerin göndereceğini sizlerin yorumuna bırakıyorum. Bu durumu takdirlerinize arz ediyorum.”


HAFİYESİ MAHMUTLUĞA SOYUNDULAR!


“İhbar mektubu,” imzasız, isimsiz ve adressiz olduğu yani doğrudan gönderinin kimliği belirsiz olduğu için ciddiye alınmayabilir. Bunda sorun yok! Ancak, garip ve düşündürücü olan, başta Başkan Mirza ve yönetimi olmak üzere mektubun yazım dilinden ve benzeri şeylerden hareketle  kimin yazdığının belirlenmesine yönelik belediye içinde iz sürülmesi ve Hafiyesi Mahmut rolüne soyunulması!


Çünkü, mektubun yazım dilinden, yazanın Bandırma Belediyesine  ve yaşananlara hiç yabancı olmadığı zaten anlaşılıyor.


Başkan Mirza’nın ve mektupta itham ve iddialara hedef olanların telaşesini bir yere kadar anlayabilirim ama  Bandırma Ak Parti ilçe başkanı ve meclis grup sözcüsü Bostancı’nın şu sözlerini anlayabilmek zor görünüyor:


“Bu mesele ortaya çıktığında benim boyutlarımı aşan bir konudur. Sizle ilgili iddiaların ne olduğu beni ilgilendirmiyor. Ben gidip savcılığa suç duyurusunda bulundum. Şu an iş hukuka dönmüştür. Postane kayıtlarından zarfı kimin verdiği ortaya çıkacaktır. Her zaman söylüyorum, biz bu memleketin insanıysak, yüz yüze bakacaksak, üslubumuzu bozmamalıyız. Bu tür şeylere kulak asmıyoruz. Her zaman çıkar kürsü hakkımızı kullanır konuşuruz.”


YEREL SİYASETİN İPİNİ MECLİSTE ÇEKENLER!


İşte, tam da bu nokta da, durmak ve yapılmış açıklamaları sorgulamak gerekiyor.  Kentsel demokrasi  açısından,  Bandırma’da dün de bugün de kamuoyunda insanların en çok konuşup, sorguladıkları ve tartıştıkları konuların başında belediye meclisinin demokratik açıdan  işlevsizliği geliyor. Yerel iktidar partisini veya seçilmiş belediye başkanı ile yönetimini onaylar ya da onaylamazsınız, eksik ya da yanlış görebilirsiniz, iktidar partisi ve yönetimi aldığı kararlardan ve uygulamalardan öncelikle meclise, iktidar partili meclis üyelerine ve muhalefeti temsil eden üyelere karşı sorumludur.


Bitti mi, hayır!

Başkan ve meclis, idari ve yasal sorumlulukları dışında Bandırma halkına karşı sorumludur! 


Yönetim ve meclis çalışmaları, alınmış kararlardan uygulamalara kadar yasal ve idari denetim mekanizmaları dışında kamuoyunun denetimine açıktır. Muhtarlar da, sivil toplum örgütleri de, siyasal partiler de, basın da bu demokratik denetimin parçasıdır!


BÖYLE BİR MECLİS HER İKTİDARA NASİP OLMAZ!


Bandırma  ise, özellikle son yıllarda  yerel açıdan, iktidar ile muhalefete mensup meclis üyelerinin, iktidarın hemen tüm karar icraatları konusunda meclis ve kamuoyunda al gülüm-ver gülüm ilişkisinden, imajından rahatsız! Bugün için vaz geçtik meclisteki AK Parti ve MHP’li meclis üyelerinden, CHP’li bir çok meclis üyesi bile,  yönetimin darlığından, alınan bir çok karar ve uygulamadan rahatsızlığını şu veya bu şekilde dile getiriyorken, muhalefet adına ama en önemlisi Bandırma adına “mahcup” ve “utangaç”, “sinik” bir muhalefet anlayışı en başta kente sıkıntı veriyor.


Makalemde ne demişim ve neye dikkat çekmişim?


“Mektup, birbirinden ciddi ve önemli itham ve iddialarla böyle sürüp gidiyor. Baştan belirtmeliyim ki, bu itham ve iddiaların da bir çoğu ne bana, ne de kentimiz basınına, gazetecilere hatta bir çok açıdan  belediye personeline, kamuoyuna ve özellikle de CHP’lilere hiç  yabancı değil.


 Kent olarak, üç maymunu oynamak zorunda bırakılıyoruz!

Görmedik, bilmiyoruz, duymadık!”


GARİP BİR İKTİDAR MUHALEFET İLİŞKİSİ!


Onun için ne Bostancı’nın, “ Bu mesele ortaya çıktığında benim boyutlarımı aşan bir konudur. Sizle ilgili iddiaların ne olduğu beni ilgilendirmiyor. Ben gidip savcılığa suç duyurusunda bulundum” açıklamasının siyasi bir mantığı var ne de Başkan Mirza’nın “hodri meydan” demesinin!


Çünkü, mektup bir yana, dile getirilen tüm  itham ve iddialar ne CHP’lilere, ne AK Partililere, ne MHP’lilere, ne belediye personeline  ne de basına ve kamuoyuna yabancı! Esas olan budur!


Onun içindir ki, Ekim ayı içinde Bandırma CHP ilçe örgütünün gerçekleşen genişletilmiş toplantısında Başkan Mirza, partililerine uzun uzadıya “ihbar mektubu” ndaki itham ve iddiaların asılsızlığından dem vurmak zorunda kaldı. Bu itham ve iddiaların bir çoğunun da önümüzdeki yerel seçimlerde siyasetin konusu olacağı muhakkak!


Bandırmalı, kentte ne olup ne bittiğini anlama, yorumlama konusunda aptal bir kent değildir. Görüyor, izliyor, sorguluyor ve kendi arasında hemen her şeyi tartışıyor. Yazdıklarımı abartılı ve yanlış bulanlar bizzat Dursun Mirza’ya dün ve bugünkü meclisteki egemen  havayı ve işleyişi sorsunlar. Kıyaslamasını istesinler. Bu meclis, iktidar partileri ve temsilcileri için, “Allah’ın bir lütfudur!”


BANDIRMADA SİYASET KÖR EBECİLİK OYNUYOR!


Onun içindir ki, bu meclisten iktidar partisi  adına olsun muhalefet adına olsun, önümüzdeki yerel seçimler için bir başkan adayı namzeti ve yönetim ekibi çıkacağı düşünü kuranlar, konu hangi parti olursa olsun, avuçlarını yalar! Atama ile paraşütle bir yerlere atanır, onu ben de kent de bilemez!


Bandırma’nın siyasi tarihini bilenler, eski meclislerin siyasi üretkenliğini de iyi bilirler. İster iktidardan olsun ister muhalefetten, görev yaptığı dönemde mecliste kişinin sergilediği siyasi performans, konulara hakimiyeti, hitap gücü, kente sahiplenme konusundaki tavırları, bir sonraki yerel  veya genel seçimlerde kişinin siyasi karizmasını ve geleceğini belirlerdi.


Bugünkü mecliste, kişisel hesaplarla siyasi hesaplar, birbirine karışmış durumda ve şark kurnazlıkları ön planda. Buyrun, çıkarta biliyorsanız, bu meclisten, önümüzdeki yerel seçimler için bir başkan adayı ile bir meclis listesi sizler çıkartın!


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 242