Bugün: 20.08.2017

BİZİM ÇOCUK` OZAN TÜM!(2)


TÜM Ailesi ve Ozan Tüm ile ilgili yazdığım yazı ve yaptığım yorumlar kamuoyunda değişik tepkiler aldı. Olabilir ve bu doğal. Bir baş yani kafa ne kadar olgunlaşıp, irileşirse derdi de gölgesi de fazla olurmuş, denir…



Öncelikle şunu belirtelim. İlk Yazımızda da belirttiğimiz üzere, derdimiz Mehmet Tüm değil. Derdimiz Ozan  ve Ozan’ın son bir-iki yıldır kent yaşamında sergilediği performans.  Ama evlatların babaları ile ilgili genel bir sorunu, sıkıntısı var.  Babalarının gölgesinde kalıyorlar. Bu kimi zaman babalarından kaynaklansa da   çocuklarımız özgürce ve özgüvenle kendi kimlik ve kişiliklerini, yeteneklerini, birikimlerini  çevrelerine, kentlerine yansıtabilmeli.


OZAN TÜM  VE  SİYASET

Ozan ile fırsat buldukça hemen her konuda karşılıklı  söyleşmekten hatta zaman zaman  tartışmaktan zevk almışımdır. Öncelikle belirtelim: Ozan’ın CHP üyesi  olsa da siyasal bir kalıbı yoktur.  İdeojilerden ve köşeli ideolojik yargılardan öte olaylara ve sorunlara genel  evrensel  ve insani değerler  açısından bakmak, yorumlamak yönü daha ağır basar.


OZAN TÜM  VE  MECLİS ÜYELİĞİ

Örneğin, 30 Mart 2014 yerel seçimleri öncesi CHP’nin Belediye Meclis listesinde yer alıp almama konusunu ilk tartıştığı insanlardan biri olduğumu sanıyorum. Eksisi ve artısıyla aday olup olmamayı günlerce kafasında sorguladığını, alacağı kararı kafasında tarttığını biliyorum. Yani kimilerinin yakıştırmada bulunduğu gibi Meclis üye adaylığı Mehmet Tüm’ün dürtüklemesiyle ve Mirza ile Tüm’ün kapalı kapılar ardında siyaseten devşirdiği bir olay asla olmadı.


ÇOCUKLARIMIZ VE GENÇLERİMİZ  KENTE  YABANCILAŞIYOR

Tam bu nokta da  hepimizin eğilmesi ve çözmemiz gereken başka bir sorun var. Şu veya bu partiden  aday veya seçilmiş olmak hiç önemli değil. Ancak, konu Bandırma Belediye Meclis üyeliğine adaylık olduğunda gençlerimiz genel olarak konuya ilgisiz kalıyorlar. Bunun öncelikli nedeninin, çocuklarımızın ve gençlerimizin  yaşadıkları kentten ve yerel yönetimlerin işlevsizliğinden bıkmış olmaları. Bu ilgisizlik, genç insanlarımızın kentlerine, kentin siyasal ve sosyal yaşamına yabancılaşmasını da birlikte getiriyor.


BÜYÜKŞEHİR DE EN BÜYÜK DERT İLETİŞİM VE BİLGİ EKSİKLİĞİ!

Ozan Tüm,30 Mart da, hem Bandırma Belediye Meclis üyesi hem de Büyükşehir Meclis üyesi seçildi. İlk günden bugüne büyükşehir Belediyesi  ile Bandırma Belediyesi arasında yaşanan sıkıntıları şöyle değerlendiriyor:

“ Büyükşehir yasasının yürürlüğe girmesi ve Balıkesir’in büyükşehir olmasıyla  farklı sorun ve sıkıntıların yaşanacağı biliniyordu. Hatta Balıkesir merkez de bile benzer sorunlar yaşandı. Çünkü, bu yeni bir olaydı. Organize edilmesi ve kurumsallaşması gerekiyordu. Bir de değişmesi  gereken  alışkanlıklar vardı. Yüzlerce köy ile beldeler mahalle olmuş, düne kadar yetkili olduğunuz işler elinizden alınmış. Ben, büyükşehir olayının iyi anlatılabildiği ve anlaşılabildiğini de sanmıyorum. Büyükşehir bünyesinde bile konu yeteri kadar bilinmiyor. Sistemin oturuşması, iyi bilinmesi, iyi anlaşılması lazım. Bir defa, büyükşehirle ilçeler hatta dünün köyleri, beldeleriyle büyükşehir arasında bugün yaşanan sorun ve sıkıntıların temelinde bilgisizlik ya da bilgi eksikliği var. Olayın bir diğer yönü ise, hizmette yaşanan sıkıntılar. ‘Ben, bundan böyle büyükşehir olarak  içme suyu, kanalizasyon, itfaiye hizmetleri gibi hizmetleri devir aldım’ demek vatandaş için yeterli değil. Hizmetin aksatılmaması, vatandaşın mağdur edilmemesi gerekiyor ki, ne yazık ki sonuç  öyle olmadı. BASKİ       önemli bir kurum ama organizasyonda yetersiz  ve  müdahalelerde geç  kalıyor.”


BÜYÜKŞEHİR BAŞKANI EDİP UĞUR TEK BAŞINA NE YAPABİLİR!?

BÜYÜKŞEHİR DE DEMOKRATİKLEŞME KAÇINILMAZ!

Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur’un   hem yaş hem de siyasi ve yöneticilik açısından birikimli ve deneyimli biri olduğunu vurgulayan Ozan Tüm, “Şimdi büyükşehir olayının ve yaşanan sorunların, sıkıntıların büyüklüğünün merkezine bir kişiyi Edip Uğur’u tek başına koyarsanız ,Başkan Uğur tek başına ne yapacak?  Birikimli, deneyimli ve iyi niyetli olmanız tek başına yaşanan sorunları aşmanıza yetmez. Bakın, siyasetten, siyasi görüşlerimizin farklılığından söz etmiyorum. Çünkü, biliyorum ki onun da benim de, bizim de temel amacımız  hizmet! O zaman hizmet eksenli düşünüp, hizmeti en iyi şekilde organize edip, hizmete koşullu kadrolarla, hizmeti planlayıp ,hizmetin   en iyi şekilde akışkanlığını sağlamamız şart. Bu da büyükşehrin merkezde ve ilçelerde en küçük birimine kadar demokratikleştirilmesiyle mümkün. Bence ana sorun ve sıkıntı buradan kaynaklanıyor. Ben, büyükşehir meclis toplantılarında Edip  Beyi görmüyorum bile. Bir kez olsun, muhalefete mensup meclis üyeleriyle karşılıklı görüş alış verişi içinde bulunmadı. Bu ilişkilerin demokratikleşmesi gerekiyor.”


BÜYÜKŞEHİR İLÇELERLE İLİŞKİLERİNİ DEMOKRATİKLEŞTİRMELİ

Büyükşehir belediyesinin salt kendi içinde ve Ak Partili yerel yönetimlerle ilişkilerini  belli bir siyasi anlayışla geliştirmesinin anlaşılabilir olduğunu belirten Ozan Tüm, bu ilişkinin CHP’li ve MHP’li  yerel yönetimlerle de  geliştirmesinin önemli olduğunu belirterek, “Bu alanda ciddi sorunlar, sıkıntılar yaşanıyor. Ben, yaşanan hiçbir sorunun aşılamaz olduğunu sanmıyorum. Yeter ki, hizmet olayına siyaset eksenli  ve merkezli yaklaşılmasın.  Bunda genelde iletişim ve bilgi eksikliği var. Örneğin, son Malta deresi  alanı ve kamulaştırma polemiği… Sonuçta komisyona havale edildi ve ben komisyondan, Bandırma için olumlu bir karar çıkacağına inanmak istiyorum. Çünkü, bu alanla ilgili Malta Projemiz var ve  Başkan Mirza’nın Meclis de söylediği gibi, Bandırma, bu projeyi  büyükşehirle yapmaktan mutluluk duyar. Hatta, Balıkesir için örnek bir proje olur”


SANAYİLEŞMEYE KARŞI DEĞİLİZ  SADECE AMAMIZ VAR!

Balıkesir ve Çanakkale için 1/100 binlik çevre düzen planına da değinen Ozan Tüm, “Bu konuda da diğer bir çok sorun gibi aynı sıkıntı yaşandı. Kimse bölgenin planlanmasına, programlanmasına karşı değil. Hatta, bu gecikmiş bir ihtiyaç ancak aynı şekilde herkesin söylediği şey, planlamanın Balıkesir ve Çanakkale de kapsamlı halka açılıp, tartışılmadı. Yaşanan oldu-bittiler toplumda tepkilere neden oldu. Sanayileşme ve yeni sanayi yatırımlarına gelince, ben ve biz, hiçbir zaman sanayileşmeye ve yeni sanayi yatırımlarına karşı çıkmadık, çıkmayız. Belki bu konuda bazı şeyleri biz iyi anlatamadık ya da bazı konularda kendimizi eksik, yanlış ifade ettik. Bandırma için sanayileşme bir tercih değil bir sonuçtur. Bandırma, zaten  bir sanayi kenti ve tercih yıllar önce yapılmış. Ancak, yaşadığımız sanayileşmenin olumsuz sonuçlarını yaşamış ve halen  yaşamakta olan bir kent olarak, insan ve çevre sağlığıyla ilgili belli hassasiyetlerimizin gözetilmesini istiyoruz. Bu da doğal olarak görülmeli. Çünkü, bu kentte yaşayanlar olarak hepimiz yaşam alanımızın sağlıklı olmasını ,sağlıklı geliştirilmesini istiyoruz.”


BAŞARMAK GEREK!

Peki, Meclis üyesi olarak Ozan Tüm, 2019 Mart yerel seçimlerine kadar  ‘özlenen  Bandırma’yı yaratıla bileceğine inanıyor mu?


PROJELERİMİZİ GERÇEKLEŞTİRMEK ZORUNDAYIZ!

Bu soruya, ‘Yaratmak zorundayız” diyerek yanıt vererek, “Sedat Pekel’in  belediye başkanlığı döneminin Bandırma için kayıp yıllar olduğuna ben de inanıyorum. Bunu saygısızlık olarak kimse görmemeli, kişisel hiçbir derdim yok ama gerçek olun bu! Bu dönemle Bandırmalılar’ın önüne bir çok proje kolduk ve gerçekleştireceğimize söz verdik. Bu projeleri gerçekleştirmek zorundayız. Görev süremizin sonunda bu vaatleri, projeleri gerçekleştiremezsek, hiç bir mazeretin ardına sığınmadan kendimizi sorgular ve  açıkça  ‘yapamadık’ deriz. Bu konuda niyet önemli ve kararlıyız ama tek başına niyet yetin yeterli olmadığını da biliyoruz. Onun için projelerimizi proje olmaktan çıkartmak için  var gücümüzle çalışıyoruz.”

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 567