Bugün: 24.06.2017

BİZİM ÇOCUK` OZAN TÜM!(1)


Bu aslında ilginç bir durum. Bir ailenin her ferdinin kendine özgü bir kimlik ve kişilik  geliştirerek, kendi bireysel  yetkinliğini ve zenginliğini aile potası içinde diğer aile fertleriyle bütünleyerek ortaya Mehmet Tüm gibi bir ‘vakanın’ ve bir  ‘facianın’ çıkması kimseye garip gelmemeli.


Tüm Ailesi ile yıllara uzanan bir dostluğumuz, yarenliğimiz var. Mehmet Tüm, sadece Bandırma’nın , Güney Marmara’nın, Balıkesir’in değil, yıllardır ülkenin siyasal ve sosyal yaşamı ile yakından ilgilenen, ilgilenmekle de yetinmeyip yaşanan sürece müdahil olmaya çalışan bir isim.

Basında ve kamuoyunda siyasal ve sosyal  aktivitelerine bakıp da kimse bu duruşunu salt Mehmet ile örtüştürmesin. Çünkü, yanılır. Mehmet, siyasal ve sosyal  kişiliği ile, dinamik karakteri ve kişiliğiyle  Tüm Ailesi’nin sadece dışa yansıyan, öne çıkan ismidir.

Mehmet’i  gerçekten Mehmet olarak anlamak ve algılamak isteyenler mutlaka ailenin diğer fertlerini de bilmek ve tanımak, anlamak durumunda. Örneğin, eşi Meryem’e şahsım ve ailem adına duyduğumuz  saygı  ve sevgi  Mehmet’e duyduğumuz saygı ve sevgiden, dostluktan  ayrıdır. Oğulları Ozan’a ve kızları Helin’e duyduğumuz sevgi hem Mehmet hem de  Meryem’den daha farklıdır.


‘vaka’ ve ‘facia’ sözcüklerini bilinçli olarak kullanıyorum. 


Çünkü, laf ola beri gele değil, Balıkesir ve Bandırma,son 20-25 yıldır  sadece CHP açısından değil, siyasal ve sosyal yaşamıyla, duruşuyla, aktiviteleriyle adeta Mehmet Tüm  vakası ile yatıp kalkar hale geldi.


O nedenle Mehmet Tüm’ün siyasal  ve sosyal yaşamdaki başarısını  kimse bir raslantı ya da bir  süpriz olarak görme yanlışlığına düşmesin. Şu söylenebilir; Tüm Ailesi’nin ve Mehmet’in siyasal ve sosyal yaşam yanı sıra ekonomik alanda da sağladığı başarının altında  en alttan başlayarak muazzam bir özverili emek ve mücadele var. Ve bu dişe diş  yaşam mücadelesinin içinde ailenin en küçüğünden en büyüğüne her bireyin payını yok sayabilmek mümkün değil.


Bu yönüyle kim ne derse desin, kim ne yorum ya da yakıştırmada bulunursa bulunsun  Tüm Ailesi’nin örnek bir aile olduğunu ve bu örnekliğini  özellikle son on yıldır çeşitli başarılarla  sürekli taçlandırdıklarını söyleyebilmek mümkün. Mehmet, sadece öne çıkan  bir prototip!

Bu yorumum, Mehmet ile ilgili bir yakıştırma  ya da küçümseme olarak görülmemeli. Örneğin, iş yaşamında TÜM YAPI’nın Bandırma ve bölge için markalaşması yanı sıra Mehmet’in   1999 genel seçimlerinde CHP baraj altı kalmasına karşın elde ettiği başarı, 2009 Mart ve  2014 yerel seçimlerinde partisinin elde ettiği başarılardaki rolü, 7 Haziran öncesi parti içinde ön seçimde listenin ilk sırasına oturması ve milletvekili seçilmesi Mehmet’in ekonomik, siyasal ve sosyal yaşamdaki  öne çıkan başarıları…

İşte, ben, bu başarılı ve sürekli yükselen grafikte perde arkasındakilere dikkat çekmeye, bunun raslantısal ve sürpriz olmadığını vurgulamaya  çalıştım.

Bu dikkat çektiğim ailesel yapı Mehmet’i Ankara’ya  ve Meclise taşırken bir şey daha yaptı. Ozan Tüm’ü hem Bandırma’nın, Güney Marmara’nın hem de  Balıkesir’in siyasal, sosyal ve ekonomik yaşamının içine adeta fırlattı attı.

Ozan Tüm, 1978 Balıkesir doğumlu. İlk öğrenimini Bandırma  Yaman Egeli İlköğretim okulunda, orta öğrenimini Bursa Nuri Erbak ortaokulunda  yaptı.  Eğitimine iki yıl ara vererek Almanya’da kaldıktan sonra liseye Bandırma ŞMGL de tamamlayarak Hacettepe Üniversitesi Alman Dili ive Edebiyatını 1999-2000 senesinde bitirdi.

Ozan’la   Alman Dili ve Edebiyatı olayını hep karşılıklı söyleşmişizdir. Yüksek öğrenimini tamamladıktan sonra Ozan, yaşamında bambaşka bir yol izledi ve TÜM YAPI da  babasının yanında  müteahhitlik mesleğinin hemen her aşamasında saha da ‘ırgat’ gibi çalıştı ve adım adım Mehmet’in mesleki sorumluluğunu üstlenerek, başarılı  bir müteahhit olmayı başardı. Bir anlamda çekirdekten yetişti. Eğitimiyle ne alakası varsa!

Bunu zaman zaman kendisiyle tartışmışızdır da.

Yaşam felsefesi  oldukça geniş ve derin olan Ozan’ın bana verdiği yanıt hep basit oldu: Hayat…! Yani bir anlamda yaşamda bugün ve yarınla ilgili bireysel tercihlerinizi ne kadar  belirlemeye çalışırsanız çalışın, içinde yaşadığınız koşullar bu tercihlerde sizi bambaşka yol ayrımlarına taşıyabiliyor.

Öyle de oldu!

Ozan, yaşamında bir değil bir çok şeyi başardı. Benim için en önemlisi, Ozan,çalışkanlığı,mütevaziliği,hiç eksilmeyen neşesi  ve becerileriyle  Bandırma’nın ‘bizim  çocuk’ dediği payeye ulaştı. Bu parayla ya da kayırmacılıkta edinilebilecek bir paye değil.

Evlenip, iki çocuk babası olan bugün 38 yaşına ulaşmış Ozan, aynı zamanda ‘kentin çocuğu’ oldu….

İşte, ‘bizim çocuk’,son bir kaç yıldır payelerini  yeni temsil sorumluluklarını üstlerek sürekli  ilgi ve yetki alanlarını çeşitlendirip, geliştiriyor. Bandırma Ticaret Odası seçimlerinde sevgili Nihat Yazıcı’yı destekleyen ekibin içinde yer almasına karşın kendi sektöründe ‘bizim çocuk’ olarak elde ettiği başarıyı, 30 Mart 2014 yerel seçimlerinde  Dursun Mirza’nın başkan adaylığında Meclis üyesi seçilerek,  siyasi alana da taşıdı. O şimdi  aynı zamanda Balıkesir Büyükşehir Belediye Meclis üyesi…Kuşkusuz, bir diğer ‘bizim çocuk’ Tolga Tosun’u unutmuyorum.

Bitmedi…


Kişinin yaşamla ilgili kurulu zembereği boşalmaya dursun,  Bandırmaspor Kongresinde yönetim kurulunda sorumluluk üstlenerek,  farklı bir alana daha ilk adımını attı.

Geçtiğimiz günlerde Ozan ile uzun uzadıya karşılıklı söyleştik. Ozan ve Ozan gibilerin dünyalarının daha iyi anlaşılabilmesi için, bu yazıyla O’nun dünyasına küçük bir pencere açtım.Bandırma ve bölgede egemen olan statükocu yapı nedeniyle genel de  Ozan gibiler yanlış anlaşılmaktan hala ürküyorlar. Oysa ki, bu kentin ve hepimizin onlara onların ise bizlere ihtiyacı var.

Şunu hepimiz bilmek, görmek, anlamak zorundayız: Ozan’lar yabancı değiller ama hemen söz konusu Bandırma ve bölge olunca  çaresizler. Bir anlamda statüko hepsini esir almış ve bu ne yazık ki, onlar için kader gibi…

Aslında onların çeresizliği kentin ve bölgenin yıllanmış çaresizliğinin ta kendisi…

Esen kalın…


Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 588