Bugün: 18.10.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • BİTMEYEN YÜZLEŞME VE HESAPLAŞMA..!

BİTMEYEN YÜZLEŞME VE HESAPLAŞMA..!


Almanya, Avusturya ve Hollanda da SKANDAL niteliğinde Türk bakanlarımıza, milletvekillerine ve  vatandaşlarımıza dönük yasaklayıcı, dayatmacı ve zorba uygulamaların yankıları tüm dünyada sürerken, ülke içinde olaylar üzerine siyasi  yaklaşımlar ve tartışmalarda öne çıkan farklı yorum ve tepkiler  artık kaygı verici olmaktan hızla çıkarak düşündürücü olmaya devam ediyor.


Çünkü, tanık olduğunuz ve yaşadığınız bir olayın nedenini ve niçinini biliyorsanız, sizin için  söz konusu olay veya ‘şey’ kaygı verici ve anlaşılmaz olmaktan çıkar.


Bakanlarımızın Almanya, Avusturya ve özellikle de Hollanda da maruz kaldıkları davranışları, yasakları, dayatma ve zorbalıkları milyonlarca insanımız iletişim ve  görsel medya sayesinde dakikası dakikasına izledi ve rezilliklere tanık oldu. Vatandaşın genç yaşlı, kadın erkek yoruma ihtiyacı yok!


Türkiye, o gün, aynı anda Hollanda’da Rotterdam da ve Aile ve Sosyal Politikalar  Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın  aracında, büyükelçilik önündeki barikatlarda, tek yürek ve tek ses idi.


Onun için, AB ülkelerinde bulunan ve çalışan  yaklaşık 4 milyon insanımız için  yaşananların ve uygulamaların şaşırtıcı bir yanı ve yönü yok!


Onun için, 80 milyonluk ülke de vatandaşlarımız nezdinde AB ülkelerinde bakanlarımıza, milletvekillerimize ve ‘gurbetçi’ yurttaşlarımıza yönelik tacizkar yaklaşımların ve politikaların sürpriz hiç bir yanı ve yönü yok!


YENİ CHP VE ERDOĞAN’IN SENARYOLARI..!


Bunu özellikle üstüne basa basa vurguluyor ve dikkat çekiyorum, çünkü, yine ‘birileri’ belleğimizle oynamanın, bizlerle alay etmenin ve algı operasyonlarıyla yanlış bilgilenip, yönlendirilmemiz için kollarını sıvadı. Örneğin, Hollanda SKANDALI ve rezilliğinin yaşandığı dakikalarda Yeni CHP’nin görsel yayın organı ‘Halk TV’ yayınlarını izlemiş olanlar, yıllardır nasıl bir  mandacı ve muhip zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu anlayabilirler. Keza, sosyal medyadaki paylaşımları da ortada…


Bu anlayışsızlığa son örnek, Yeni CHP milletvekili Aykut Erdoğdu’nun  twitter hesabından "AB ile oynanan bu tiyatroyu Halkımız görüyor ve gereğini yapacak... Halka güvenin... Bu güveniniz boşa çıkmayacak..." paylaşımıydı!

Kervan başı ve kervan aynı kervan!


Yeni CHP’lisi, Yeni MHP sevdalıları, FETÖ artıkları, HDP/PKK yandaşları, Soros ve AB solcuları  aynı 15 Temmuz darbe  kalkışması ve işgal girişiminde tanık olduğumuz gibi koro halinde seslerini yükselttiler:


“Tiyatro, senaryo..Erdoğan yine oyununu oynadı…tezgah..!”


Artık tümüyle halk nezdinde deşifre olmuş bu ifadeler ,yakıştırmalar ve yorumların ifrada vardığını ve aynı işbirlikçi ve hain koronun bir Türkiye Cumhuriyeti Bakanına  ve maslahatgüzarına, korumaları ve vatandaşlarına yapılan muameleyi AB ve Hollanda lehine haklı  gösterme gayretlerine vardığına tanık oluyoruz.


Pes doğrusu..!


MİLLET NEZDİNDE OYUN DEŞİFRE OLDU!


Yeni CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun Hollanda’da yaşananlar karşısında ilk saatlerde gösterdiği olumlu tepkiyi gölgede bırakan bu yaklaşım ve yorumlar da kimseyi şaşırtmamalı. 15 Temmuz da nelere tanık olduysak ve yaşadıysak, benzer politikasızlıklara ve çelişkilere tanık oluyoruz.


Çünkü, mandacılık ve muhiplik dikiş tutmaz!

Mandacılar ve muhiplerin ciddi bir omurgasızlık sorunu vardır ve iflah olmaz!


Yeni CHP,AB ve Hollanda da yaşanan SKANDAL olayların,( aynı 15 Temmuz darbe kalkışması ve işgal girişiminde yaşandığı gibi )80 milyon nezdinde büyük bir öfke ve tepkiyle karşılandığını gördü. Yaşananları diplomatik bir haksızlık ve anti-demokratik bir uygulama olarak göstererek, milletin filmin tamamını görmesini engelleme çabası içerisine girdi. Bunun bir adım ötesi, yaşananları  AK Parti’nin dış politika ve diplomatik alanda başarısızlığı olarak millete sunulması gayretiydi. Kılıçdaroğlu’na göre, olayların 16 Nisan referandumuyla ilgili hiç bir yanı yoktu ve hükümet, şiddetle bundan kaçınmalıydı..


AB, 16 NİSAN’DA ‘HAYIR’ PEŞİNDE..!


Oysa ki, AB’nin kendisi izlediği devlet ve hükümet politikalarıyla, medyasıyla, beyanlarıyla Kılıçdaroğlu’nu yalanlıyor. Sadece birkaç örnek verelim:


 İsviçre’nin ulusal yayın yapan bulvar Gazetesi Blick, manşetten İsviçre’de yaşayan Türk Vatandaşlarına hem Türkçe hem Almanca seslenerek, “Erdoğan`ın diktatörlüğüne Hayı oyu kullanın” çağrısında bulunarak “İsviçre’de yaşayan bütün Türkleri 16 Nisanda HAYIR oyu kullanmaya davet ediyoruz.” dedi.


Keza, Hollanda devlet televizyonu Nos TV , referanduma yönelik ‘hayır’ kampanya sözcüleri  HDP/PKK’lılara, Barolar Birliği Başkanı Feyzioğlu ve daha bir çok kişiye programlarında özel yer vererek, ‘hayır’ kampanyalarına açık destek verebiliyor.


AB’nin başı ve kalbi Almanya başta olmak üzere Fransa, Belçika, Hollanda, Avusturya’da  FETÖ  hainleri ve PKK yandaşları Türkiye karşıtı her türlü faaliyeti, kampanyayı, gösteri yürüyüşü ve mitingini hiç bir engellemeyle karşılaşmadan gerçekleştirebiliyor.


KARŞITLARIN  BİRLİĞİ  BU  OLSA  GEREK..!


Şu sorunun yanıtını aramak zorunlu oluyor: AB ve AB ülkeleri ile  Erdoğan ve AK Parti ama en önemlisi Türkiye düşmanlarını  ve karşıtları bir araya getiren ne?


Bunun yanıtını  AB ve AB ülkeleri gizlemiyorlar. Laiklik, Mustafa Kemal’in kurduğu modern cumhuriyet rejiminden geriye gidiş, Erdoğan’ın diktatörlük özlemi, şeriat tehlikesi, Kürt ve alevi sorunu, Ermeni meselesi, OHAL, insan hak ve özgürlüklerinin, düşünce ve ifade özgürlüğünün ihlal edilmesi ve demokrasi…


Buyursun, bunu sandıkta millet takdir etsin ama AB ve işbirlikçileri değil!


İşte saklamaya ve gizlemeye, milleti kandırmaya gerek yok! AB ülkeleri  referandumda ‘hayır’ demekte ve hayırcıları desteklemekte, ülkelerinde oy kullanacak yurttaşlarımızı ‘hayır’ oyu kullanmaları yönünde yönlendirmeye çalışmakta, şer odaklar ve güçlerle işbirliğini bu amaçla geliştirmektedir.


80 milyonluk Türkiye’de de millet artık deşifre olmuş bu oyunu  görmektedir!


Onun için yazılarımızda ısrarla 16 Nisan referandumu 15 Temmuz hesaplaşmasının devamıdır, dedik! Yekten yüzleşmeyi ve hesaplaşmayı kabul ettik!


Esen kalın…


Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 152