Bugün: 22.11.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • BİRİLERİ YİNE FİLM PEŞİNDE GİBİ..!

BİRİLERİ YİNE FİLM PEŞİNDE GİBİ..!


Albayrak Holding`in sahibi olduğu TVNet`te yayınlanan "Derin Tarih" adlı programın konuğu Süleyman Yeşilyurt`un "Afet İnan Çankaya`nın nikâhsız first lady`sidir" ifadesi ve Yeni Şafak yazarı Mustafa Armağan`ın "Mustafa Kemal ile Afet İnan birlikte yatıp kalkıyorlardı" iddiası ile başlayan tepkiler  sürüyor  Ve  tepkiler katlanarak da büyüyor.

Kamuoyunda bu tartışmalar yaşanırken bu kez de  Nur cemaatinin "Okuyucular" kolunda hoca olduğu belirtilen Hasan Akar`ın Atatürk ve Zübeyde Hanım için kullandığı küfre varan ifadeler  adeta ateşin üzerine benzin dökmek gibi bir  rezaletti demeyeceğim tam bir PROVAKASYONDU..!!!

Evet, ne oldu da kimileri din adına kimileri ‘tarihçilik’ ya da gazetecilik adına  ulusal kurtuluş savaşımızın önderi ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü ve ailesini,  evlatlıklarını bir anda  belden aşağı uydurma hikayelerle ve  Mustafa Kemal’in onur ve şahsiyetini  kabaca incitme pahasına  kişiliğine ve özel yaşamına yönelik itham ve iddialarla  bir anda ortalığa dökülüp, ortamı germeye ve zehirlemeye çalıştı.

Mustafa Armağan ile yıllar ve aylar önce ‘akil insanlar’ heyeti olarak Bandırma’ya geldiklerinde Eti Maden İşletmesi’ne ait sosyal tesislerde gerçekleşen toplantıda tanışmış ve Mustafa Kemal’in 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkış hazırlıkları üzerine söyledikleri nedeniyle sen bir üslupla tartışmış ve kendisini  doğruları söylememekle ve gerçekleri çarpıtmakla itham etmiştim.

ARMAĞAN,BAHADIROĞLU VE YEŞİLYURT..!

Armağan, tarih araştırmacısı yazar ve gazeteci sıfatıyla biliniyor ve ‘Derin Tarih’ isimli derginin de genel yayın yönetmenliği yanı sıra çok sayıda  yayınlanmış kitabı da bulunuyor.
Mustafa Armağan’ın son vukuatından sonra FETÖ’cü olduğu ve FETÖ ile ilişkisi kamuoyunda sorgulanıyor. Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde Gülen Hareketine dönük sert çıkışları üzerine Zaman gazetesine verdiği demeç önemli ve şöyle demiş;

« Zaman zaman dışarıdan yardım da alan bir cinayet şebekesi ve eli kanlı örgüt olarak on yıllarca Sünni İslam âlemine darbe üstüne darbe indirmiş bulunan Haşhaşilerin yaptıklarını Hizmet Hareketi mensuplarına yakıştırmak anakronizme düşmek bir yana, hakkaniyetle bağdaşmamaktadır. »
Programın konuğu Süleyman Yeşilyurt da kendisini tarihçi araştırmacı gazeteci olarak tanıtıyor. Kendisi Kayserili ve Ziraat Mühendisi. Turizm Bakanlığı’ndan emekli. Gençlik yıllarında Komünizmle Mücadele Dernekleri`nde falan faaliyet gösterdiğini anılarında belirtir. Gayrimüslimler ve masonlarla ilgili yazdığı kitaplarla tanınmaktadır. Sansasyonel kitaplar yazmış. 21 kitabı var.

Tartışmalı programın bir diğer konuğu ise Yavuz Bahadıroğlu. Gazeteci ve Yeni Asya- Yeni Nesil Gazetesi`nde Muhabirlik, araştırma-inceleme, röportaj ve fıkra yazarlığı yaptı. Gazete, dergi ve şirket yöneticisi olarak çalıştı. Gazeteciliğini muhabir ve röportajcı olarak sürdürürken, çocuklara yönelik eserler üretti. Yüzlerce çocuk romanı, hikâye yayınlandı. Yeni Akit gazetesinde köşe yazarlığı sürdürüyor. Ayrıca Moral FM de günlük yorumlar yapmakta.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca "Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret etme" ve "Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" suçlarından haklarında soruşturma başlatılan Mustafa Armağan ve Yavuz Bahadıroğlu "şüpheli" sıfatıyla ifade verirken, ‘şüpheli’ olarak Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı’na gelen  Süleyman Yeşilyurt  ifadesi sonrası tutuklanarak, cezaevine gönderildi. 

BU İSİMLER GÖRÜŞLERİNİ HİÇ GİZLEMEDİ Kİ..!

Evet, bu olayın mesleki olarak hepimizi ilgilendiren  boyutu var. Programın sunucusu ve konuşmacıların hepsi aktif olarak çalışan gazeteci ve yazar..! Köşe yazarlığının dışında her üçünün de yayınlanmış bir çok eseri var. Ben Armağan ve Yeşilyurt’u bir çok televizyon programında dinleyici olarak izledik ve ‘Derin Tarih’ dergisinin de takipçilerindenim.

Her üçünün de felsefi, ideolojik ya da politik düşüncelerine katılmak zorunda değiliz ve ben şahsen katılmıyorum da. Keza, söz konusu programda özellikle Yeşilyurt’un Mustafa Kemal ve  ailesine, yakınlarına, kişiliğine ve özel yaşamına yönelik itham ve iddialarına katılabilmem de mümkün değil. Ancak, 21 kitap yazdığı bilinen ve kitaplarını  piyasada bulabileceğiniz Yeşilyurt’un  Mustafa Kemal, ailesi ve Afet İnan’a yönelik  kitaplarında da yer alan itham ve iddiaları günlük gazetelerin ve dergilerin magazinel  haber ve yorum konusu yapılmışken, yıllar sonra bir TV programında söyledikleri üzerine kopartılan kıyamet dikkat çekici..!

Armağan, Bahadıroğlu ve Yeşilyurt’un yıllardır değişik ortamlarda ve değişik şekillerde kitaplarında, gazetelerinde, dergilerinde, radyolarda ve televizyonlarda dile getirdikleri Mustafa Kemal Atatürk ve  ailesi, yakınlarıyla ilgili duygu ve düşünceler bir anda hangi dürtüyle  ‘kapak’ haline getirildi ve özellikle Yeşilyurt şahsında  vaka  ‘Cumhuriyete ve Mustafa Kemal’e sahip çıkma’ noktasında  bir kampanyanın parçası haline getirildi.

YİNE BİRİLERİ CAMBAZA YAT MI DİYOR ACABA..!?

Ben, ‘işte şeriatçılar’, ‘işte Cumhuriyet düşmanları’, ‘işte Mustafa Kemal düşmanları’, ‘laisizm tehlikede’ gibi  yıllanmış ve beylik sloganvari yaklaşımlarla  bu vakanın bilinçli ve sistemli olarak ‘birileri’ tarafından  bilinçli olarak seçilip, şişirilip, abartıldığını ve toplumda bir algı operasyonuna yönelindiği düşüncesindeyim ve endişesini taşıyorum.
Çünkü, bir  TV programında üç zat-ı muhteremden özellikle de birinin yani Yeşilyurt’un söylemi üzerinden(ki söylediklerini ilk kez de dile getirmiyor) sergilenen hassasiyeti ve tepkiyi anlamakla birlikte, bu hassasiyet ve tepkilerin de yine ‘birileri’ tarafından tepe tepe kullanıldığını düşünüyorum.

Öyle ki, bu vaka ile ilgili kamuoyuna yansıyan  tepkilere ve bu tepkilerin Atatürkçülük, cumhuriyetçilik adına yapılmasına baktığım da sadece acı acı gülüyorum.

Neden mi? 


ATATÜRK’Ü PUTLAŞTIRMAKTAN KAÇINMAK GEREK..!

Çünkü, yeminli Mustafa kemal Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı olanların olup bitenler, yaşananlar karşısındaki vermeye çalıştıkları tepkilere gülmemek mümkün değil.

"Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret etme" ve "Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” gerekçesiyle başlatılmış bulunan soruşturma sonrası söz konusu tv programını birkaç kez daha ilgiyle izledim. Eminim, bugün en çok sesi çıkmış olanlardan bir çoğu programı dahi izlememiştir.

Güldüm..! Evet, Yeşilyurt’un programda Afet İnan ile ilgili beyanları üzerine güldüm. Çünkü, hiçbir tarihçi, kişisel kanaatleri üzerinden  tarihte olup bitenlerle ilgili kaçık uçuk yorum yapamaz, yapmaz! Bunu tarih bilimine, yaptığı işe saygısından dolayı yapamaz, yapmaz. 

Yaparsanız, komik olur ve komik duruma düşersiniz..!

Bunun ötesinde, Mustafa Kemal Atatürk’ü ‘putlaştırma’ eğiliminden vazgeçmemiz, ‘insan’ Mustafa Kemal Atatürk’ü ‘insani’ yönleri ve niteliğiyle kabullenip, tanımamız ve sevmemiz gerekiyor.

"BENİM NÂCİZ VÜCÛDUM ELBET BİR GÜN TOPRAK OLACAKTIR;FAKAT, TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLELEBET PAYİDAR KALACAKTIR" veciz sözlerini söylemiş bir ulusal önder ve kahramanın ‘putlaşmaya’ da putlaştırılmasına da ne Atatürk’ün ne de milletinin ihtiyacı yok!

Esen kalın…
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 156