Bugün: 21.11.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • BİR TOPLANTININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ..

BİR TOPLANTININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ..


Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur, geçtiğimiz günlerde Bandırma Ordu Caddesi esnafına yönelik bilgilendirme toplantısı düzenledi. Bandıma Ticaret Odası tarafından organize edilen ve Ticaret Odası Konferans Salonu’nda düzenlenen toplantıya Bandırma Belediye Başkanı Dursun Mirza, Bandırma Ticaret Odası Başkanı Mehmet Kılkışlı, Borsa Başkanı Halit Sezgin, Ak Parti Eski Milletvekili Cemal Öztaylan ve Ordu Caddesi esnafı katıldı. Toplantıda Başkan Uğur, Büyükşehir Belediyesi’nin Bandırma’ya yönelik projeleri hakkında bilgiler vererek Ordu Caddesi üzerinde yapılacak olan hemzemin geçit düzenlemesi konusunda bilgilendirmelerde bulundu.


Aynı günlerde yaşadığım sağlık sorunları nedeniyle gerçekleşen bu toplantıya üzülerek katılamadım. Ancak, toplantı sonrası  Bandırma kamuoyuna yansıyan toplantı ile ilgili haber ve yorumları dikkatle izlediğimi vurgulamalıyım.


Toplantının gündemine ve konuşulanlara değinmeden önce  üzerinde önemle durulması gereken bir başka konuya değinmek gerekiyor. İdari ve siyasi yaşamımızda değişik ve çok yönlü sorunlar ve sıkıntılar yaşıyoruz. Eski idari ve siyasi  hatta toplumsal alışkanlıkların niteliğini iyi anlamamız gerektiğini ve bu ilişkiler toplamının yarattığı statükonun iyi kavranması gerektiğini düşünüyorum.


ÜLKEYİ VE BÖLGEYİ SİYASİ İHTİRASLARA KURBAN VERMEYELİM..!


Birincisi, toplumsal yaşamımızda  demokratik olarak seçilmiş ve sorumluluk üstlenmiş bir belediye başkanı ile meclis üyelerinin, bir milletvekili ile bir muhtarın yada azalarının görev süreleri içerisinde  gerek seçmene ve gerekse görevleriyle ilgili kaygıların aynı olduğunu düşünmüyorum.


Örneğin; büyükşehir belediye başkanı Uğur ile iktidar ya da muhalefete mensup milletvekillerinin görevleriyle ilgili sorumluluk duyguları ve kaygıları bir değildir. Keza bir büyükşehir belediye başkanı ile ilçe belediye başkanının görev süreleri döneminde sorumluluk duygularının ve kaygılarının bile  aynı olduğunu söyleyebilmek mümkün  değildir.


Bir anlamda ilişkiyi belirleyen en önemli faktör seçilmişin üstlendiği rol ve sahip olduğu misyondur.Bu yeterince anlaşılamadığı  içindir ki, 2014 Mart genel seçimlerinden bugüne kadar büyükşehir belediye başkanı ve yönetimiyle iktidar milletvekillerinden  özellikle Ali Aydınlıoğlu ve Sema Kırcı arasında bile hizmet ve yatırım konusunda gerekli eşgüdüm bir türlü sağlanamamakta, anlamsız ve fındık kabuğunu doldurmayacak sorun ve sıkıntıların yaşanması kaçınılmaz olmaktadır.


Aynı durum, ne yazık ki, muhalefet partileri ve muhalefete mensup belediye başkanları ve milletvekilleri için de geçerlidir. Dikkat edilirse, kamuoyunda Bandırma Belediye Başkanı Dursun Mirza ile milletvekilleri Ahmet Akın, Namık Havutça ve Mehmet Tüm arasındaki ilişkilere, söylemlere ve eylemlere de yansımaktadır.


Olayı basitleştirerek, somutlaştıralım.


Ortak, toplumsal bir sorunumuz var. Siyaset ve milletvekilliği, belediye başkanlığı, parti başkanlığı bir yaşam ve geçim kapısı olarak görülmemeli. Görülüyor ise,  her birini güdüleyen unsurların ve karmaşık ilişkilerin iyi anlaşılması ve çözümlenmesi gerekiyor. Siyaseti ve siyasal duruşunuzu belirleyen siyasal beklentiler ve gelecek kaygıları yanı sıra  ekonomik rant ise demokratik siyasal yaşam içerisinde milletvekilleri ile belediye başkanları arasındaki ilişki sorunlu ve sıkıntılı olur. Bunun ceremesini de sonuçta ülke, bölge, kentler ve doğal olarak da neticede halk çeker…!


EN CİDDİ SORUNUMUZ İŞ VE AŞ..!


İkincisi, hepimizin bildiği gibi, ülkenin de, bölgenin de, Güney Marmara ve Bandırma’nın da en büyük sorunu artan nüfusa bağlı olarak, artan işsizlik, iş ve aş sorunudur. Yine biliyoruz ki, bölgemizde tüm milletvekillerinin de, belediye başkanlarının da ortak sorunu toplumdan yükselen bu yakıcı  sorun ve sıkıntıya çözüm bulmaktır. Lafla ekmek, peynir gemisi yürümez sözü umut tacirlerine karşı bu milletin ürettiği anonim bir sözdür.


Örneğin, Bandırma’da Ordu caddesine yapılacak hemzemin geçit, Tematik Park, Port of Bandırma  liman projesi ve gerçekleşmesi öngörülen ağır sanayi yatırımlarına siyasal kaygılarla  ve anlık ekonomik rant beklentileriyle yaklaşırsanız, on binlerce gencin iş ve aş beklentilerine  kan doğramış olursunuz. ”Biz iktidara gelince bakarız, yaparız” gibi  söylemlerin umut tacirliğinden başka bir şey olmadığı gibi Bandırma belediye başkanı Mirza’nın da yönetiminin de bu söylemleri anlayabilmesi, sindirebilmesi mümkün değildir.


O nedenle  ben, Mirza’nın bölgeye ve kentte istihdamı arttıracak her yatırım için bir şehr-i emin olarak, kazma-kürek olmasını, rol üstlenmeye çalışmasını takdirle karşılıyorum. O her gün kapısında ve masasında iş ve aş derdiyle kuyruk olan vatandaşlarını, gençlerini ve onların çaresiz arayışlarını görüyor ve  yaşıyor.


Tek derdi ve davası var..!


Yapılacak sanayi yatırımları çevreye ve insana zarar vermesin, gerekli önlemler daha işin başında gözetilsin ve uygulansın…


ÇEVRECİLİK ADINA TEZGAHLANAN OYUN..!


Üçüncüsü, toplumda gelişen çevre ve doğal yaşamın korunmasına yönelik kaygıları ve beklentileri   bir belediye başkanının bilmemesi, görmemesi, anlamaması mümkün değildir. Zeytin ve zeytinlikler konusunda toplumumuzda hızla gelişen duyarlılıkları ve koruma güdüsünü anlamamak mümkün mü?


Bandırma, bir zeytin kenti değildir..!


Kuşkusuz bu mevcudun korunmasını ve geliştirilmesini engellemiyor. Ancak, bu kentin Cumhuriyet tarihi boyunca öne çıkmış bir kimliği var. Bandırma, bir sanayi ve ticaret kentidir…!


Yaşadığımız kentin kimliğini anlamak için Alman devleti ve Alman sosyal demokrat partisinden ya da Merkel’den, BND’den görüş alacak halimiz de yok. Ülkemizin tüm yeraltı ve yerüstü kaynaklarını, zenginliklerini en rasyonel biçimde kullanıp, değerlendireceğiz.


Dördüncüsü, 2014 yerel seçimlerinden bu güne büyükşehir belediye başkanı Uğur, büyükşehir belediyesinin merkez de ve tüm ilçelerde kurumsallaşmasının dışında  “Yeni Balıkesir”in yaratılması vizyonuna uygun bir biçimde bir biri ardına devasa milyonluk(trilyonluk) projeleri gündeme getiriyor ve uyguluyor, mücadele veriyor.


Büyükşehir belediye başkanı Uğur ve yönetiminin, büyükşehir  ekibinin 2014 Mart yerel seçimlerinden bugüne bu mücadeleyi sürekli paçasından çekelenmesine ve türlü engellemelere karşın yalnız başına sürdürdüğünü hep birlikte izliyoruz. Büyükşehir için siyasi açıdan gerçek felaket Uğur ve yönetiminin heyecanla sürdürdükleri bu zorlu mücadelenin bir şekilde kesintiye uğraması ve ket vurulması ile  olacaktır.


Kaybeden mi?


Kaybeden  asla Uğur değil, Balıkesir’in kendisi olacaktır..!


Esen kalın..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 84