Bugün: 29.06.2017

Bir sürecin öğrettikleri

Bitti mi!? Hayır! Daha yeni başlayacak! Sadece soluklandık..
Ekim ayının ilk günleri Bandırma ve bölge için oldukça hareketli geçti.
Hareketliliğin merkezinde ise yine çevre ve insan sağlığına endeksli Şirinçavuş Köyüne kurulması öngörülen  termik santral olayı vardı.
Yaşanmış ve halen yaşanmakta olan sürecin sağlıklı ve akılcı bir biçimde sorgulanmaya ihtacı olduğunu düşünüyoruz. Ve sürecin sağlıklı ve akılcı sorgulanmasında siyasal kaygılardan uzak davranılması gerektiğini önemle vurguluyoruz.
Neden ve niçin?
Çünkü, geçmişte Sahil Yenice ve Dutliman’da yaşadığımız gibi, bu konuda da ne yazık ki  yaşanan süreci siyasal kaygılarla bulanıklaştırma çabalarının öne çıktığını gördük ve yaşadık.

TOPLUMSAL MÜCADELE 
VE ŞARK KURNAZLIĞI

Şirinçavuş köyü alanında NUROL Firmasının termik santral kurma girişimi ve yeltenişi, bu amaçla 10 Ekim’de gerçekleştirilmesi öngörülen ÇED toplantısı ilk kez SonKurşun gazetesi tarafından kamuoyuna duyuruldu.
Bu önemli mi?
Evet, önemli..!
Çünkü,ısrarla bazı CHP’lilerin ve özellikle İGM üyesi İsmet Koçyiğit’in “ben buldum,ben duyurdum” beyanları gerçeği yansıtmıyor.
CHP’li İGM üyesi Koçyi ğit’in ve Milletvekili Namık Havutça’nın konuyla ilgili Bandırma CHP ilçe merkezinde yaptığı basın toplantısı ve beyanları konunun SonKurşun tarafından kamuoyuna duyurulması sonrasında gerçekleşti.
Konunun gazetemizde yayınlanması sonrası Koçyiğit ve Havutça ile bizzat şahsımın yaptığı  telefon görüşmelerinde, “nereden, nasıl haberiniz oldu” beyanları bizler için şaşırtıcı değildir.
Keza, NUROL Firması ve firma adına ÇED hazırlıklarını yürüten müşavirlik firması yetkilileriyle de ilk görüşen, yatırımla ilgili bilgi alan da SonKurşun’dur.
Bunlar çok mu önemli?
Bizler için çok da önemli değil...
Ancak, siyasi ya da başka kaygılarla farklı şark kurnazlıklarına da prim verecek değiliz. 
Konunun SonKurşun tarafından kamuoyunun bilgisine haber olarak taşınmasında ise, BAÇEP Başkanı Hüseyin Ata vesile oldu. 

ÇEVRECİLİK VE 
PARTİCİLİK

Evet, termik santralle ilgili  sonrası gelişmelerde önemli. CHP’de Koçyiğit, Başkan Pekel ve milletvekili Havutça’nın konuyla ilgili gerçekleştirdiği basın toplantısında  kentin çevre ve insan sağlığıyla ilgili hassasiyeti dillendirilirken, bu konudaki eylemselliğin çevre örgütleri ve diğer dimokratik kitle örgütlerinin eliyle ve siyaset üstü bir anlayışla ele alınması gerektiğinin altı çizildi.
Öyle de oldu...!
CHP’de gerçekleştirilen basın toplantısı sonrası Kristal Kafe’de SOS çevre Gönüllüleri Temsilcisi Nesrin Aydoğmuş, BAÇEP Başkanı Hüseyin Ata, GÜMÇED Temsilciliği adına şahsım ve Kent Konseyi adına da Muazzez Balta’nın da katılımıyla termik santral, izlenecek yol ve yöntem konusunda ilk toplantı gerçekleşti.
Hoş ve anlamlı, güzel, içerikli bir toplantı olurken, izlenecek yol ve yöntem konusunda hemen her konuda mutabakata varıldı.
Bugüne kadar hep yazdım ve her ortamda dillendirmişimdir: Bandırma ve bölgede çevre aktivistlerinin dünden bugüne zengin bir bilgi birikimi ve deneyimi vardır. Esas olan, çevre ve insan sağlığını tehdit eden gelişmelere karşı olmanın ötesinde, toplumsal meşruluğun, birlik ve beraberlik içinde kucaklanması ve toplumsal hareket zemininin yaratılması, korunması ve geliştirilebilmesidir.
Bu, siyasi ya da farklı kaygılarla sağlanamaz.
Yurttaşlar ve toplum nezdinde, birlik ve bareberliğin, ortak hareket edebilmenin zeminini yataracak olan şey, çevre ve insan sağlığıdır, bu konuda duyulan kaygı ve endişelerdir.
Bu, BAÇEP’in de, GÜMÇED’in de, SOS’in de  ortak varoluş ve hareket çerçevesidir.
Bu nedenle, çevre ve insan sağlığıyla ilgili sorunlarda, biraraya geleceğimiz insanların siyasal görüşleri çevrecileri ve aktivistleri ilgilendirmez.
Bizler, önümüzdeki sorunun kendisine kitlenir ve sorunu aşabilmek ve çözümünü sağlayabilmek için en geniş birliktelik ve beraberliği gözetiriz. Ötesi bizim sorunumuz değildir...
Öyle  de oldu..

GÜCÜMÜZ BİRLİĞİMİZDE
 ARANMALI

Şirinçavuş’da kurulması öngörülen termik santralle ilgili dörtlü bir demokratik yapı oluşturuldu ve hareket tarzını belirledi.
Buna göre;
1.adım sorun konusunda kentsel ve bölgesel meşruluk zeminini en güçlü şekilde yaratmak amacına dönük olarak, bir deklarasyon hazırlanarak, bu deklarasyonun bölgedeki belediye başkanlarının ve parti başkanlarının imzasına açılması kabul edildi.
deklarasyon metnini, BAÇEP ve GÜMÇED hazırladı, belediye başkanlarıyla, parti başkanlarının imzalarını aldı, metni basın yoluyla kamuoyuna deklare etti.
Deklarasyonda kimlerin imzası vardı:
Bandırma Belediye Başkanı Sedat Pekel...
Erdek Belediye Başkanı Hüseyin Aysan...
Edincik Belediye Başkanı Mehmet Yağcı...
Aksakal Belediye Başkanı Üstün Taşdemir...
Sarıköy Belediye Başkanı    Ali Yeşildağ...
Ocaklar Belediye Başkanı Hüseyin Durak...
Karşıyaka Belediye Başkanı Kadir Gedik...
Bandırma CHP İlçe Başkanı...
Bandırma Ak Parti İlçe Başkanı...
Bandırma MHP İlçe Başkanı...
Erdek CHP İlçe  Başkanı...
Erdek Ak Parti İlçe Başkanı...
Erdek MHP İlçe Başkanı...

SİYASAL KAYGILAR 
ÇEVRECİLERE 
YABANCIDIR

Sonuç olarak; Şirinçavuş’a kurulması öngörülen termik santrale karşı, AK Parti, CHP, MHP daha işin başında belediye başkanları ve parti ilçe başkanları nezdinde, ‘HAYIR’ demiş oldu..!
Bundan daha anlamlı ve daha güzel ne olabilir?
Termik santral konusunda, her üç siyasal partimizin belediye başkanları ve ilçe parti başkanlarımıza, gösterdikleri duyarlılıktan  dolayı şahsım ve gazetem adına teşekkür ediyorum.
Kuşkusuz, bu süreç CHP  milletvekili Havutça gibi, AK Parti milletvekilleri Edip Uğur  ve Cemal Öztaylan tarafından da takip ediliyordu ve Ankara nezdinde yoğun bir trafik yaşandığını biliyor, izliyorduk. Bu görüşme ve girişimlerden kısa zamanda sonuç alındı ve Öztaylan, Bandırma’ya dönerek, AK Parti ilçe merkezinde basın toplantısıyla, termik santral yatırım projesinin durdurulduğunu ve 10 Ekim’de gerçekleştirileceği duyurulan ÇED toplantısının yapılmayacağını, süresiz iptal edildiğini açıkladı.
Basın toplantısı sonrası dörtlü organizasyon temsilcileriyle telefon görüşmelerini yapan benim ve bu koşullarda eylemlilik süreci durdurulması konusunda ortak kanaate varıldı.
10 Ekim’de Misakça’da Edincik köy muhtarıyla yapılacak toplantı iptal edildi.
Sonrası ortalık karıştı ve anlamsız siyasi kaygılar devreye sokularak, “Bu işi bitirecekse Ak Parti ve Öztaylan  değil, biz bitiririz” anlayışı 10 Ekim’de Şirinçavuş’a taşınmaya çalışıldı.
Siyaset üstü olması gereken Kent Konseyi, bu konuda CHP diyemiyorum ama kimi CHP’lilerin siyasal payandası olmayı tercih etti. (Çünkü, bir çok aklı selim CHP’li yapılanların yanlışlığını vurgulamaktan kaçınmadı.)

KENT KONSEYİ, 
SİYASALLAŞMIŞ 
BİR YAPIDIR

Öncelikle şunu vurgulayalım: Toplumsal konularda, çevre ve insan sağlığıyla ilgili sorunlarda paydaşlar farklı kaygılarla ve beklentilerle hareket etseler de hereket ve hareketlilik iyidir!
Ancak, paydaşların bu hareketliliği, kentsel ve bölgesel bazda birlik ve beraberlik zeminini tehdit ediyorsa, bu tehlikelidir.
Şirinçavuş nezdinde bazı CHP’lilerin ve Kent Konseyi’nin oynadığı bu tehlikeli oyunu, AK Parti’lilerin köyde gerçekleştirilen toplantıya katılmaları bir nebze bozdu.
Ancak, köyde, başta CHP’li İGM üyesi İsmet Koçyiğit’in, Kent konseyi Başkanı Dr.Selim Panç’ın ve Başkan Sedat Pekel’in konuşmalarının içeriği talihsiz ve yıllardır  emekle gözetilmiş kentsel ve bölgesel birlik zemininin ayrıştırılmasına yönelikti.
Bunu da bir anlamda yerel seçim süreciyle ve üç oy daha fazla almak gayretleriyle ilişkilendirmek, belki de bu nedenle fazla da abartmamak  gerekiyor.
Ancak, şu söylenebilir: Kent Konseyi, doğası, yapısı ve işleyişi gereği, gerçek anlamda kenti kucaklayan, siyaset üstü ve  demokratik bir yapı olmaktan uzak, yerel iktidara ve belli bir siyasal partiye angaje bir yapıdır.

KÖYLÜ APTAL DEĞİL!

Yine bu süreçle ilgili kayda değer en önemli ‘şey’, Şirin çavuş  ve Misakça köylülerinin tavrı ve duruşudur.
Dikkat edilirse, Şirinçavuş’daki bazı CHP’lilerin ve Kent konseyi’nin organize ettiği kahve toplantısına ne Şirinçavuşlu ne de Misakça’lı köylüler katılmadı ve dışardan film izler gibi izlemekle yetindiler.
Neden ve niçin?
Duyarsız ve ilgisiz miydiler?
Hayır!
Köylü, kendi bugünleri ve gelecekleri açısından termik santralin ne demek olduğunu hepimizden iyi biliyordu ve termik santrale karşıydılar.
Ancak, köylü, herkesi ilgilendiren bir sorunun aşılması ve çözümünün ucuz siyasi oyunlara, şark kurnazlıklarına yem yapılamayacak kadar önemli olduğunu da biliyor ve görüyordu.
O yüzden de gelenler, misafir sanatçı olarak köylerine geldi ve misafir sanatçı olarak gittiler...  Gelenlerin tamamına yakınının o güne kadar olduğu gibi, bundan sonra da bu köylerin semtine bile uğramayacağını yine en iyi köylüler biliyordu.

BİLMEK, ANLAMANIN 
VAZGEÇİLMEZ 
KOŞULUDUR!

Sonuç olarak; Bandırma ve bölge, yine çevre ve insan sağlığıyla ilgili bir sorunu birlik ve beraberliğiyle şimdilik aşmayı bildi.
Bitti mi!?
Hayır..!
AkParti’nin ve Öztaylan’ın çabasıyla ve beyanlarıyla sadece rahatladık ve soluklandık.
Şirinçavuş’un ve bölgenin sorunu sadece termik santral değil. Daha sırada bir çok yatırım var. Bilenler, halktan ve kamuoyundan bugüne kadar hep gerçeği sakladı. O yüzden çevrecilere daha çok iş düşüyor.
Esen kalın..
sonkursungazetesi.com
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 916