Bugün: 23.08.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • BİR KARDEŞLİK HİKAYESİ…

BİR KARDEŞLİK HİKAYESİ…


Bandırma Belediyesi, 17 yıl önce, Durgut Ergin’in  belediye başkanlığı döneminde Almanya’nın Kamen şehrini Meclis kararı ile ‘kardeş’ ilan etti. Dün gibi, bu ziyareti fotoğraflarından anımsarım. Başkan Ergin, Kamen de, ziyaret ettikleri bir maden ocağında, ocağa inmiş, yanındakilerle birlikte kapkara bir vaziyette resim çektirmişlerdi.


Zamanında Bandırma-Kamen kardeşliği, en azıdan bizim kentimiz için ‘bizim neden Avrupa’da bir kardeşimiz yok. Bi kardeş şehir bulalım da, kardeşleşelim’ gibi bir ihtiyaçtan, talepten doğmadı. O güne kadar da bal gibi, kendi kendimize maçı idare ediyor, kardeş sevdası falan gütmüyorduk.


ŞMGL YİNE YAPTI YAPACAĞINI,BİZİ KAMEN İLE KARDEŞ EYLEDİ!


Bandırma’nın  ve Belediyemizin kanına giren , ŞMGL oldu! ŞMGL, kurulduğu günden bugüne bunu hep yapar. ŞMGL’nin tarihine yabancı olmayanlar ya da ŞMGL’de okumuş ve mezun olmuş olanlar, ŞMGL’nin kentimiz için  ‘özel’ konumunu ve önemini hep bilirler. O yüzden de özellikle ülkedeki her toplumsal hareketlilikte  ŞMGL’nin öğretmenleri de öğrencileri de rahat durmaz, “biz neden ve niçin oturuyoruz” diye  sazan gibi her mevzuya atlarlar.


Hoş, son yıllarda ŞMGL’nin bu tarihsel kentsel ve toplumsal misyonu da kalmadı. 12 Eylül 80 darbesinin gerekçesiymiş gibi, Netekim döneminde, ŞMGL öğretmenleri de öğrencileri de kendilerine düşen payı  fazlasıyla aldılar.


Neymiş efendim, ailesi Almanya’nın Unna eyaletindeki Kamen Lisesi’nde okuyan bir Türk kız öğrenci, ailesinin yurda dönmesi sonrası, eğitim gördüğü Kamen Lisesi’nden arkadaşlarıyla yazışmış. Öğrenci muhabbeti karşılıklı derinleşmiş ve okul yönetimleri de bu muhabbete ortak olmuş, sonrasında ‘biz neden kardeş lise olmuyoruz’ denilerek, iş resmiyete bindirilip, Kamen Lisesi ile ŞMG Lisesi ‘kardeş lise’ olarak, her yıl karşılıklı öğretmen-öğrenci ziyaretlerine başlamış!


Bu sevda ve muhabbet, 12 Eylül darbe öncesinin ŞMG Lisesi öğrencileri ile yapılsa ve gerçekleşseydi de, ben o ‘kardeş sevdalısı’ Almanlar’ın ne hale geleceklerini görseydim! Kesin, Almanya’da devrim yapmak için herkes bir vesileyle  öğretmeni-öğrencisi kolları sıvardı. O yüzden zamanlama harika ve biz değil, Almanlar  kendisini kurtarmış, denebilir. Bizler de zaten başımızda yeteri kadar dert var, en azıdan Almanya ile uğraşmaktan  kurtulmuş olduk!


Sonuç itibariyle 25 yıl önce, yani Sedat Pekel’in belediye başkanlığı döneminde, Bandırma ŞMG Lisesi ile Kamen Lisesi kardeş oldu. O gün bugündür de her  yıl, karşılıklı iki lisenin öğrencileri birbirine gidip geliyor.(Oğlum Ozan da bu ziyaretlerden nasibini aldı ve gerçekten çok mutlu oldu.)


Hiç düşünüp, sorgulamadık.!


HAYRİ ERDEM İLE ATA’YI NE KADAR ÖDÜLLENDİRSEK AZ!


Tamam, liseliler yıllardır uluslararası bir trafiğin içindeler de belediye bu  kardeşliğe nasıl ortak oldu? Bu ayrı  bir olay ama Başkan Ergin döneminde bunu başardık ve ‘kardeş’ olduk. Bu da yetmedi, kardeşliğimiz tescillensin diye Bandırma-Kamen Dostluk Derneği kurduk. Başkanlığını yıllardır sevgili ağabeyim Hayri Erdem’in yaptığı derneğin, genel sekreterliğini de meslektaşım, arkadaşım Ali Osman Ata yapıyor. Ali Osman Ata’nın bu kardeşlikte kilit bir görevi var. Bir anlamda o olmaz ise, kardeşlik falan filan da olmaz gibi görünüyor.


Sonuçta ortada, beğensek de beğenmesek de, 17 yıllık bir kardeşlik hukuku var. Her yıl biz gidiyoruz onlar da bize geliyorlar. Ben de ,Pekel’in başkanlığı döneminde giden ekibin arasındaydım. Pekel’e Allah razı olsun. Sayesinde Almanya’yı Hollanda ve Belçika’yı gördüm. O gitti, olay bitti! Şimdi gidecek olan iki kez pasaport kontrolüne sokuluyor: Biri Başkan Mirza tarafından diğeri  ‘kardeş’ tarafından. Birini geçseniz, diğerini geçeceğiniz garanti ama  Mirza’nın kontrolünden ve ‘olur’undan geçebilmek için, kılığınıza kıyafetinize çeki düzen vermeniz, uslu ve makul gazeteci ve yazar olmanız, kente bakarken toz-pembe gözlükler takınmanız şart! Sonuçta, konu mankenliğini kabul etmeyenlerin  Kamen’e gitme şansı yok! Hoş, bir yerlerden arpayı bulup, yasağı delebilme şansını da zorlamadık.


KARDEŞLİĞİMİZ TÜKETİMİ ARTTIRMANIN YOLU OLDU!


Okur, doğal olarak, ‘Kardeş, Almanya’ya gitmek bu kadar mı şart’diye sorabilir. Haklı da…Heyet olup, gidenlerin ne Almanya’ya ne de Kamen’e tüketim dışında özel hiçbir katkıları yok, olmadı. Bir tek cazibesi, daha gidişimizin garantiye girmesiyle başlayan, ‘kırmızı fener sokak’ muhabbetleri oldu.’Gavur avrat göreğiz, ot pazarında gezineceğiz’diye bir merakımız da olmadığı için fazla anlamı yok.


Evet, Bandırma veya Kamen, 17 yıllık kardeşlikten bugüne kadar acaba nasıl sebeplendi? Kamen’e taşınan belediye başkanları ile meclis üyeleri, etraflarında görüp, sorup, öğrendiklerinin onda birini kente taşıyabilmiş olsalardı, emin olun ki Bandırma güllük gülistanlık olurdu.


Mirza da, diğer Kamen fatihi belediye başkanlarımız da ‘nankör’ diye bana kızmamalı. Yediğimiz içtiğimiz bir yana  gezip, gördüklerimiz, muhabbetler  gerçekten güzeldi. Gidenlerin dili genelde kitleniyor ama Kamen’in, Hollanda ve Belçika’nın dili olsa da konuşsa!


Acaba ne derlerdi?


“Kardeşim, Bandırma’dan bir avuç Türk geldi. Hepsinin karnı da gözü de aç! Hepsini, hep yaptığımız gibi, Hollanda’ya boca ettik. Hollanda’lılar mutlu! Liseliler gibi bunları da eve alsak, nüfusumuzda ani patlama riski var.Gittiler.Tanrı, korudu bizi…”


ALMANLARA YOLLARIMIZ İÇİN TEŞEKKÜR ETMELİYİZ!


Ama bu sene mutluyuz. Baştan espriyi anlayamadık. Sevindirik olduk ama Kuşcenneti yolları, kaldırımları ile  Almanlar’ın aşkına ihya oldu. Olsun, bu da kent ve garibim Kuşcenneti mahallemiz adına kazanç sayılır.Ve en anlamlı ziyaret  Kaymakamımız Tuncay Sonel’e olmuş.Devletimiz büyüktür,paramız,imkanlarımız hazır. Gelin,kardeş kardeş birlikte bir anaokulu ile kreş yapalım,demiş.


Heyette yer alan Kamen Belediye Başkan Vekili Manfred Wiedemann ve Belediye Meclis Üyesi Susanne Middedorf, teklife sıcak bakıp, değerlendireceklerini söylemişler.


Sonuç olarak; Bandırma-Kamen kardeşliği, ŞMGL-Kamen Lisesi kadar önemli ve güzel. Çünkü, ülkeler ve halklar arası kardeşliğin kendisi güzel. Ben, ŞMGL ile kamen Lisesi kardeşliğini, üstlendiği misyon açısından daha anlamlı ve işlevli buluyorum. Bandırma-Kamen kardeşliği ise, bugüne kadar bir eğlence balonu olarak başladı ve bir eğlence balonu olarak sürüyor. Adı üzerinde, balon ve balonun her zaman patlama riski var. İki kent adına bu kardeşliğin, yönetimler  tarafından oya gibi işlenmesi, kardeşliğin gerçekte ne anlam ifade ettiğinin çok iyi anlaşılması gerekiyor. Bu da yetmez! Kardeşliğin sürekli beslenmesi gerekiyor ki, gelişip, güçlenebilsin. Turizm ve tanıtım bunun bir ayağı ise yerel yönetim bilgi ve deneyimlerinin karşılıklı aktarılması, ekonomik, kültürel, sanatsal, edebi, sportif yani yaşamın her alanında etkin unsurların devreye sokulması şart!


Kuşkusuz bu da yöneticilerin bir vizyon sorunudur. Ufku ,’kırmızı fener sokağı’ geçmeyen kafaların ne Bandırma’ya ne de Kamen’e bir hayrı dokunacağına inanmıyorum.

Bu yazıdan sonra bir daha ben en az  iki .buçuk 

sene daha Kamen’i zor görürüm.


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 372