Bugün: 20.08.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • BİR İHBAR MEKTUBU VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ…

BİR İHBAR MEKTUBU VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ…


Konu bana yabancı değil ve ilk kez tanık olmuyorum. Geçmiş yıllarda da Bandırma’da yerel yönetimin karar ve icraatlarıyla ilgili bir çok imzalı-imzasız ihbar mektuplarına tanık oldum. Eminim ki, meslektaşlarım da benzer şeylere tanık olmuş, yaşamıştır.


2014 Mart yerel seçimlerinde Dursun Mirza’nın belediye başkanlığını kazanması sonrası iki imzasız mektup gündeme geldi. Mektubu yazan, zarfın üzerine bir partinin ilçe başkanının ismini yazarken, adres olarak da gazetemizi  veriyor. Yani bir anlamda mektubunu benim de ve ilgili ilçe başkanının da görüp, okumasını istiyor.


EMNİYETTE FETOCULUĞUN PRİM YAPTIĞI GÜNLERDİ…


Yeri gelmişken ve konu gazetelere gönderilen imzasız mektup olayıyken, başımdan geçen bir olayı da anlatmak, okurlarımızla paylaşmak isterim.


Yıl 2007 veya 2008 idi ve AK Parti’li belediye başkanı Recep Eraydın’ın yönetimi ve icraatlarıyla ilgili imzasız  bir mektup aldım. Üslubundan mektubun belediye içinden birileri tarafından yazıldığı anlaşılıyordu. İddialar bana yabancı değildi ve yanlış yönlendirme vardı. Ciddiye almadım ve mektubu Başkan Eraydın’a verdiğimi anımsıyorum.  Bir daha da mektubu unuttum, gitti…


Söz konusu mektup, 28 Ekim 2009 da Bandırma’da gerçekleşen operasyonda, daha zanlılar emniyetteyken, telefonla arandım ve bilgi için emniyet KOM’a davet edildim. Gazetedeki işim bittikten sonra gittim. Oda kalabalıktı. Sanırım, Balıkesir KOM’dan elemanlar da içerideydi.


Tarafıma bu mektup sorulmaz mı?


Şaşırdım, “ sizinle ne alakası var? Bize, böyle imzasız mektuplar gelir, iddiaları ciddiyetine göre  değerlendiririz”, dedim. Sorulardan gazetedeki  sabit telefonlar ile cep telefonlarımızın da dinlendiğini anladım ve  ekledim: “Siz Fetullahçı mısınız?”


Ertesi gün  olayı ve telefon dinlemeleri haber yaptığımda, G.M.Yaşam’dan rahmetli Hayırsevener’in  ‘Neden korkuyorsun?” türünden anlamsız bir haberine tanık olduğumu anımsıyorum. O günlerde ülkede ve kentte zaten körlerle sağırlar birbirini ağırlar  vakası yaşanıyordu…


Her ne ise biz konumuza ve son mektup olayına değinelim.


BU İTHAM VE İDDİALAR KAMUOYUNA DA YABANCI DEĞİL!

bandırma belediye meclisi ile ilgili görsel sonucu

Öncelikle mektup, belediyenin içinden ve mevzuatı bilen birileri tarafından yazılmış. Zarfın içindeki mektubun muhatabı “Teftiş Yapan Müfettişlerin Dikkatine” denilerek, Bandırma Belediyesi’ne teftiş için gönderilmiş ve Grand Asya’da kalmakta olan Mülkiye Müfettişi Süleyman Türk, olduğunu belirtelim.

Kamu yönetiminde ‘etik değerler’ konulu sunum sonrası itham ve iddialara yer verilmiş.

1.            İddia, Zabıta Müdürlüğü bünyesinde memur olarak çalışan ve görevi dışında hemen her işe  baktığı belirtilen H.U isimli kişinin icraatları. Bu kişiyle ilgili itham ve iddialar basınımıza yabancı değil. Bankamatikçi olduğu vurgulanan memurun, belediyedeki ve dışındaki rahatlığını, ‘elimde başkan ve yardımcılarına  ait belgeler var. Bana dokunamazlar, yakarım’ diyerek, sürdürdüğüne dikkat çekiliyor. Bildiğimiz kadarıyla söz konusu memur, dolandırıcılıktan halen Ağır Cezada halen yargılanıyor.

 

2.iddia,Zabıta Müdür vekili K.Ü’in uzman çavuşluktan 2014 Mayıs ayında Başkan Mirza tarafından asaleten müdürlüğe atandığını, ancak asalette aranılan şartları taşımadığı için, mahkeme kararıyla yine Mirza tarafından  aynı göreve vekaleten atandığı belirtilerek, uygulamanın diğer memurlar nezdinde ayrımcılığa, görevi kötüye kullanma ve menfaat temin etmeye neden olduğu ileri sürülmekte.

 

3.iddia,her yıl düzenlenen Uluslararası Kuşcenneti Kültür ve Turizm Festivali’nin Başkan Mirza’nın atadığı ,içinde belediye meclis üyeleri ile bürokratların yer aldığı komite tarafından gerçekleştirildiği, komitenin başkanlığını  Belediye Kültür ve Sosyal İşler Müdür Vekili F.Ö tarafından yürütüldüğü beyan  edilmekte. Festival için sponsorların ödediği paraların da  F.Ö’de toplandığı vurgulanmakta. Sponsorlardan toplanan paraların miktanı, ne amaçla ne işler için harcandığı konusunun bilinmediği belirtilerek, Festivalde tüm görevli personele dağıtılan yemek fişlerinin son iki-üç yıldır Başkan Mirza’nın teyze çocuğuna ait olan K… diye anılan işyerinden H.Ç.nın işyerine yönlendirildiği, görevi kötüye kullanma, kayırmacılık, iltimas, suistimal, haksız kazanç temin edildiği öne sürülerek, Festivalle ilgili son 5 yıllık hesapların incelenmesi talep ediliyor.

 

4.iddia,K. Lokantacı ve kafe işletmecisi H.Ç’nin Mart 2014 yerel seçimleri sonrası akrabalık ilişkisi olan Başkan Mirza tarafından norm kadroda istisnai olarak boş bulunan Özel Kalem Müdürlüğüne  etik ve ahlaki değerlere aykırı olarak, ben yaptım oldu anlayışıyla  atandığı ve bu kişinin yüklü borçlarının kısa süre içinde ödendiğini ve işletmenin el değiştirmesine bizzat Başkan Mirza’nın aracılık ettiği öne sürülmekte.

 

5.iddia,Başkan Mirza’nın teyzesinin çocuğu olarak Özel Kalem Müdürlüğü görevine atanan H.Ç’nin kızkardeşi S.Ç.nın 2014 Mart yerel seçimleri öncesinde başkan adaylığı kesinleşen Mirza’nın meclis listesinde yer alacak isimlerin belirlenmesinde, yapılan özel görüşmeleri gizli olarak kayda aldığı, H.Ç’nin işlettiği K.da listeye girecek üyelerin cinsel zafiyetlerini  o zamandan öğrenip, kayıt altına alınarak, seçim sonucunda kazanan Mirza’ya meclis de muhalefet etmelerinin önünün alındığı ileri sürülmekte.

 

6.iddia,CHP meclis grubu içinde imar işleri bir-iki meclis üyesinin yetkisinde  tutulurken, diğer meclis üyelerinin devre dışı tutulduğunu, diğer meclis üyeleri ses çıkartmasınlar diye, Başkan Mirza’nın sıklıkla yurt içi ve dışı gezilerek çıkıp, vekaleten bu isimleri yetkilendirip, sorun çıkartabilecek olan meclis üyelerinin ağzına bir parmak bal sürdüğü iddia edilmekte.

 

7.iddia,İnsan Kaynakları ve Personel Müdür Vekili S.K.nın Başkan Mirza ile işbirliği içinde keyfi ve gereksiz, hiç bir hizmet ve ihtiyaç duyulmadan personel hizmet alımı ve işlemleri yaparak, başta Mirza’nın yakın akrabaları ya da  M. İlçesinden olmak üzere personel alımı yapılarak görevin kötüye kullanılması yanı sıra belediyenin zarara uğratıldığını, kayırmacılık ve partizanlık yapıldığı vurgulanmakta. Taşeron firmaya alımı yapılan çalışanların önce partiye üye yapıldığı, Mirza ve ekibinin partideki konumunu güçlendirmek amacına dönük parti içinde delege seçtirildikleri, bu işleri genel olarak Özel Kalem Müdürü H.Ç’nin koordine ettiği, daire müdür vekillerinin bu olaylara sessiz kalmaları için onların da aynı şekilde eş, çocuk ve yakınlarının belediyeye genellikle taşeron üzerinden alımlarının yapıldığı belirtilmekte.

 

8.iddia, Belediyede bütün akçeli işlerin Mirza’nın Özel Kalem Müdürü H.Ç üzerinden yürüdüğü, Mirza’nın 2-3 özel koruma ile gezindiği ve bunun nedeninin bilinmediğine dikkat çekiliyor.2014 yılında 2 milyon TL olan  Öz Kalem Müdürlüğüne ait olan ödenek miktarının bugün 8 milyon TL. olduğu belirtilerek , bu ödeneğin sahte ve şişirilmiş faturalarla  harcandığı; belediye ihalelerinde doğrudan temin ve işlemler marifetiyle  görevin kötüye kullanıldığı öne sürülüyor. Örn. Bandırma da, bir işyerinden sadece 40-50 bin TL.lik dürüm-kebap faturasının, spor malzemesi bir işyerinden alınmayan spor malzemelerinin faturasının  belediye kasasından ödendiğine dikkat çekiliyor.

 

9.iddia, Bandırma Belediyesinde vekil müdür uygulamalarının 7 yıldır geleneksel bir durum haline getirildiği, Bandırma Belediyesi Uygulamaları Hakkındaki 08.Ağustos 2012 tarih ve 1232 sayılı Sayıştay İlamı ile yayınlanan ve (2009-2012) yılına ait hukuksuz uygulamalarla ilgili Sayıştay Mahkeme Kurulu kararı olmasına rağmen Sayıştay’ın almış olduğu kararlara aykırı, hukuksuz olarak uygulamaların aynen devam ettiği vurgulanmakta. Buna bağlı olarak 2009 yılından  2016 yılına kadar Bandırma Belediyesi organizasyonu içerisinde yer alan, memur ve personelin müdürlük atamalarında(asilde aranan şartları taşımadıkları tesbit edilmiş olup) ….haksız ve adaletsiz olarak hak etmedikleri özel hizmet tazminatları ödenmiştir. Kişilere ödenen bu haksız ödemeler nedeni ile her yıl Sayıştay Müfettişlerince çıkarılan ‘kamu zararı zimmet olarak’ kamu zararları kişilerin ödemesi gerekirken, Mali Hizmetler vekili marifetiyle Bandırma Belediyesine iş yapan yüklenici firmalara, kişiler adına ödeme yaptırılarak, sözde kamu zararı ödenmiş gibi gösterilmekte. Başkan Mirza’nın bilgisi haricinde gerçekleşmesi mümkün olmayan bu işler, belediyede bütün işlerin kirli ve çıkar ilişkileriyle iç içe yürüdüğünü göstermekte.

 

Mektup, birbirinden ciddi ve önemli itham ve iddialarla böyle sürüp gidiyor. Baştan belirtmeliyim ki, bu itham ve iddiaların da bir çoğu ne bana, ne de kentimiz basınına, gazetecilere hatta bir çok açıdan  belediye personeline, kamuoyuna ve özellikle de CHP’lilere hiç  yabancı değil.

 

Kent olarak, üç maymunu oynamak zorunda bırakılıyoruz!

Görmedik, bilmiyoruz, duymadık!


Bildiğim kadarıyla bu mektup hem mülkiye müfettişlerinin eline geçti hem de yargıya intikal etti ve bir parti başkanımızın da elinde. Yine de itham ve iddia kapsamında olduğu için hiçbir belediye personelinin ismini açık olarak yazmadığım gibi, mektupta belirtilmiş bir çok isme de rumuz olarak bile yazımda yer vermedim. Şahsi hakaretleri pass geçtim.


Ancak, artık bir şekilde kamuoyuna mal olmuş ve  Adliyeye intikal etmiş,  bu itham ve iddiaların Başkan Mirza ve yönetimi tarafından  yanıtlanması gerektiğine de inanıyorum. Gazeteler varken, fısıltı gazetesine gerek olmadığını sanıyorum.


Sonuç olarak, burası Türkiye ve Bandırma..! Hiç bir şey karanlıkta kalmıyor!


Esen kalın…


Not: Yazımı yazmam sonrası posta yoluyla üçüncü bir mektubun tarafıma ulaştığını belirtmeliyim. Mektubun sonunda şöyle deniyor: ”Size bugün ve ileride yarayabilecek bazı evraklar PTT ile gönderilmiştir. Sizin toplumsal duyarlılığınız ve bu kentteki olumsuz, sorumsuz yaşanan olaylara dikkat çekmek için 31 Mart 2014 tarihi ile birlikte ilçe belediyesinde yaşanan çirkinlikleri deşifre etmek üzere rehber olabilir. Kolay gelsin.”

bandırma belediye meclisi ile ilgili görsel sonucu

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 383