Bugün: 21.11.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • BİNDİK BİR ALAMETE GEDERİZ KIYAMETE

BİNDİK BİR ALAMETE GEDERİZ KIYAMETE


Geçtiğimiz hafta sonu gerçekleşmiş Burhaniye ve  Edremit AK Parti ilçe kongreleri ile ilgili büyükşehirde yayınlanan günlük gazetelerde yer alan  haber ve köşe yazılarını okuduğumda doğal olarak önce şunu düşündüm ve şu soruların yanıtını aradım.


Kongrede divan başkanlıklarını üstlenmiş AK Parti Trabzon Milletvekili ve Balıkesir Koordinatörü Muhammet Balta kongre salonlarında tanık oldukları ve yaşadıkları karşısında ve yerel basında yazılıp çizilenler konusunda acaba ne düşündü?


Balıkesir AK Parti İl Başkanı Hasan Demiraslan, büyükşehir  ve ilçelerinde partisi içinde egemen olan hava ve kongrelerde esen rüzgar, büyükşehir belediye başkanı Uğur ile milletvekilleri Aydınlıoğlu  ama özellikle Kırcı arasında uzun bir süredir yaşanan ve gün geçtikçe  keskinleşen çelişkilerin partiye ve kamuoyuna yansıyış biçimi konusunda  acaba ne düşünüyor?


AK Parti’nin MKYK üyesi ve milletvekili olan Ali Aydınlıoğlu, büyükşehir ve ilçelerinde partisinde ve partilileri arasında yaşanan dalgalanmaların neden olduğu alt-üst oluşun, sen-ben davalarının, büyükşehir belediye başkanı ile belediye başkanlarının milletvekili Kırcı ile yaşadıkları çelişkilerin hızla bir uzlaşmazlığa dönüşmesinin ve tüm bu yaşananların kamuoyuna yansıyış biçiminin ayırdında mı?


KIRCI’NIN DAVRANIŞLARINI YORUMLAYABİLMEK GÜÇ


Üzülerek milletvekili Sema Kırcı ile ilgili soru sormayı ya da yorum yapmayı bile “zul” saydığımı vurgulamalıyım. Milletvekili seçildiği ilk günden bugüne  Güney Marmara ve Bandırma’da  tarif edilmesi ya da yorumlanabilmesi güç bir şekilde  partiyi ve partiliyi hırpalayan, dağıtıp, küçülten Kırcı’nın özellikle Bandırma üzerinden  büyükşehire uzanarak  anlamsız ittifaklarla büyükşehir belediye başkanı Uğur’a muhalif bir partinin mensubu gibi cephe açmış olmasının yıkıcı sonuçları her yönüyle yaşanıyor ve kamuoyuna basın üzerinden fazlasıyla yansıyor.


Kuşkusuz, Kırcı’nın siyaseten bu yönünü öncelikle AK Parti’nin parti genel merkez yöneticileri ve özellikle de partinin genel başkanı Erdoğan takdir edecek. Bandırma özelinde Kırcı’nın davranışlarının siyasal sonuçları ise  bir çok kez görülmesine karşın 2019 yılı seçimlerinde daha net görülüp, yaşanacak.


Tanık olduklarımız ve yaşananlar, bana “bindik bir alamete gideriz kıyamete” sözünü ve  hikayesini anımsatıyor. Ülkemiz ve Balıkesir siyasetine aşina olan orta yaş ve üstü kuşak ise bugün AK Parti nezdinde tanık olduklarına ve yaşananlara hiç yabancı olmasa gerek. Yaşananlara ya Doğru Yol Partisi’nden ya da ANAP’tan  aşinalar ve bunun  siyaseten tercümesi, “yolun sonu göründü” anlamını taşıyor. Politik espriler de bu yönde zaten…


BANDIRMA’DAKİ GÖRÜNTÜ İÇ AÇICI DEĞİL


Bandırma açısından net olarak şu söylenebilir: Milletvekili olarak Sema Kırcı’nın Bandırma seçim çevresinde, seçmen ve kamuoyu nezdinde siyaseten “işi bitti” gibi ağır bir ifade kullanmayacağım ama işinin zor  hem de çok zor olduğu da bir gerçek. Çünkü, kentte ne siyaseten güvenirliği ne de inandırıcılığı kalmadığı gözleniyor.


Bugüne kadar hep yazdığım ve vurguladığım gibi kişisel olarak bir gazeteci-yazar olarak kimse ile kişisel bir derdim ve davam olamaz. Ancak, görünen köy kılavuz istemez deyişi ile dile getirildiği gibi kentteki ve partisindeki havayı resmetmek mesleki olarak görevimiz.


YAŞANAN SORUNLAR AK PARTİ İLE SINIRLI DEĞİL


Büyükşehir  ve ilçelerinde AK Parti nezdinde yaşanan siyasi alt-üst oluşa, çekişmelere bakarak da kimse bu sorunlar ve sıkıntılar sadece AK parti de yaşanıyor kanaatine varmamalı. Tam tersi, ülke genelinde olduğu gibi Balıkesir siyasetinde de söz sahibi CHP ve MHP yanı sıra hemen hemen tüm irili ufaklı siyasal partilerde benzer çalkantılar yaşanıyor.


Örneğin, Bandırma CHP ilçe örgütünün kongre öncesi delege seçimleri sürecinde ilçe örgütüne başkan adaylığını açıklayan Ercan Akyazar, partililerine şöyle sesleniyor:


“Güç, iktidar ve mevki sahibi olanlar, bu durumlarını, bugüne kadar demokratik bir şekilde daha güçlü bir CHP ve Bandırma yaratmak yerine kendilerine biat eden, sözden çıkmayan, sorun yaratmayan yönetimler yaratmak için kullandılar. Başkanları, yönetim kurulu üyelerini, delegeleri kendileri yazdılar, çıkanları desteklemediler, kendileri seçtiler. Gelecekte mevcut koltuklarını koruyabilmek için bunu yaptılar. Bu süreçte parti kan kaybetti, güçsüzleşti. Bunu önemsemediler. Göreve getirdikleri arasında bunu onlara söyleyecek cesarette kimse yoktu. Dışarıdan bunu söyleyenleri de düşman ilan ettiler.”


BU TABLODAN  MUTLU OLAN  VAR İSE SORGULAMAK GEREK


Burada  vahim olan ve yaşananların büyükşehir için vehametini artıran şudur: Düne kadar ülkede olduğu gibi büyükşehirde de AK Parti karşısında ciddi ve önemsenmesi gereken bir muhalefet partisinin olmamasının demokrasi açısından eksikliğine vurgu yapanlar, AK Parti’nin kendi içinde belli kişilerin başını çektiği kaos ortamı, parti içi birlik ve bütünlüğün bozulmasıyla  siyasal ve sosyal yaşamdaki belirsizlik ve istikrarsızlık halinin daha da güçlenmesine tanık olacaklar.


Yaratılan bu tablodan genel olarak mutlu ve bahtiyar olabilmek mümkün değil..!


 En hafif ifade ile böylesi bir tablodan ancak aptallar ve siyaseten egolarına yenik düşmüş muhterisler, makam ve mevki düşkünleri  mutlu olabilir.


BU ARADA FETÖ İBLİSİ BOŞ DURMUYOR


Geçtiğimiz günlerde FETÖ’cülerin yandaşlarına yönelik  FETÖ iddianamelerinde de yer almış, yazılı  bir talimatları kamuoyunda yer  aldı. Özetle, devlet ve toplum yaşamının her alanında planlı ve sistemli olarak Erdoğan ve siyasal iktidarı hedef alarak, hemen her konuda yalan yanlış yıpratma, karalama ve hırpalama çabası içerisine girilmesi yanı sıra kendilerini bulundukları alanlarda, partilerde, kitle örgütlerinde titizlikle  gizlemeleri  isteniyor.


Tam da bu noktada siyasal ve sosyal yaşamı, tüm ısrarlara ve davetlere karşın, ısrarla  bir çekişme ve kavga sahası haline dönüştürmek isteyenlere; olur olmaz mesnetsiz itham  ve iddialarla devlet kurumları ve bürokraside, siyasal ve sosyal yaşamda kurumları ve kişileri  hedef yapanlara karşı hemen herkesin uyanık olması ve  birlik ile beraberliğini gözetip, güçlendirmesi gerekiyor.

 

OYNARKEN BÜYÜKŞEHİRİ KAYBEDECEKLER


Yine tam da bu nokta da okurlarımıza önemli bir uyarıda  bulunmayı da görev kabul ediyorum: Balıkesir ve ilçelerinde 2014 Mart yerel seçimleri öncesi ve sonrası zaman dilimi içerisinde siyasal ve sosyal yaşamda tanık olduğumuz ve yaşadığımız sorunların temelinde büyükşehir olgusu vardır. AK Parti içerisinde 2014 Mart yerel seçimlerinde büyükşehir belediye başkanı Uğur ve diğer belediye başkanlarının siyasi başarısını ve bunun zaman içerisindeki sonuçlarını siyaseten sindiremeyenler, sindirim sorunu yaşayanlar bu zorluğu farklı biçimlerde parti içerisine sen-ben davası şeklinde ve iktidar mücadelesi olarak taşıyarak, değişik ittifak arayışları içerisine girdiler.


Dikkat edilirse, büyükşehir belediye başkanı Uğur ve partili ilçe belediye başkanları, parti içerisinde kendilerine karşı girişilen muhalefetin onda birini ancak muhalefet partilerinden görebildi. Bu gerçeği de  tarihe not olarak düşmek gerekiyor.


Örneğin, Kırcı’nın Bandırma ve Güney Marmara’da sahnelediği oyunun büyükşehire uzaması ve bu oyunun siyasi sonuçları hassas oy  dengeleri dikkate alındığında AK Parti’nin dolaylı değil doğrudan büyükşehir belediye başkanlığını kazanma ihtimalini azaltmayacak, yok edecektir. Gerçekte amaçlanan bu mu, tüm dert ve dava bu mu, bunu da önümüzdeki günlerde yaşayarak göreceğiz.


Esen kalın..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 59