Bugün: 20.08.2017

BAŞKAN SARI VE İSLAMİYET!


Geçtiğimiz günlerde Erdek Belediye Başkanı Hüseyin Sarı,  Karşıyaka mahallesinde gerçekleşen kütüphane açılışı töreninde yaptığı konuşma ile CHP ve genel olarak   kamuoyunda farklı yorumlara ve esintilere neden oldu.

 

SARI: TÜM PEYGAMBERLER SOLCUDUR!

 

Yayınlanmış haberi şöyle idi:

“Dünya tarihinde firavuna, krala ve imparatora biat eden bir peygamberin bulunmadığına dikkat çeken Sarı, “Eğer bunlara itaat eden bir peygamber yoksa işte gelmiş geçmiş tüm peygamberler, solcu, demektir.Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Mevcut sistemin gücünü elinde bulunduran insanlara karşı ayaklanan tüm peygamberler solcudur(…)Onlar diyorlar ya, camiler bizim arka bahçemiz diye. İşte bu günde arka bahçemiz dedikleri camilerde ezan sesi varsa, bu millet bir tek kişinin mimarlığı ve arkasından gelen yüz binlerce kişinin şehadetine ulu önder Atatürk’e borçludurlar. İşte, bu ulu öndere bile dil uzatıp İsmet Paşa ile beraber bir belgesel düzenleyen ve düzenledikleri belgeseli Atatürk ve İsmet İnönü’yü içkici pozisyonuna düşüren AK Parti o zamanlar değnek tutup etme bulma dünyasıyla bu gün karşı karşıya gelerek hapis yatan kişilerin bu gün biz arkasında duruyoruz. Mazlumun arkasında duran tek parti vardır. O da CHP’dir.


 

SARI, ‘SUYU ARAYAN ADAM’ GİBİ…ARANIYOR!

 

Beğenir ya da beğenmeyiz. Eksiktir yada fazladır. Yanlıştır ya da doğrudur ama Hüseyin Sarı’nın siyasal yaşamda  yıllardır bir arayış içerisinde olduğunu biliyoruz. Şevket Süreyya Aydemir’in kitabını isimlendiği , ‘suyu arayan adam’ gibi…Sarı’nın kafası da , yüreği de  karma karışık ve  içindeki düşünsel karmaşayı dindirmek, içindeki yangını söndürmek için aslında ‘suyu’ arıyor…Aldığı akademik eğitim, bugüne kadar siyasette, yerel yöneticilikte  edindiği  bilgi birikimi, deneyimi susuzluğunu gideremiyor.


Ben ,Sarı’nın bu karmaşık  ruh ve düşünsel dünyasına taa 2009 Mart yerel seçimlerinde CHP’den bir oldu-bitti ile belediye başkan adayı yapılıp, Bandırma CHP ilçe örgütündeki basın toplantısında yaptığı konuşmada da gözlemlemiştim. Orada  da, Erdek eski belediye başkanı amcası Ali Haydar Sarı’nın AP’den seçilmiş de olsa, aslında kafa olarak solcu olduğunu söylediği zamanlara da tanık olmuştum.


Bu kişi, bir siyasetçi ve bir yerel yönetici için çok zor bir durum!

 

TÜRK İNSANI YÜZLERCE YILDIR  SUYU ARIYOR!

 

Bunu, Sarı’yı incitmek, aşağılamak, küçük düşürmeye çalışmak  için de yazmıyorum. Bu, zaten haddime düşmeyeceği gibi, bana da yakışmaz. Ayrıca,  Sarı’nın psikolojisi, siyasal dünyasında öne çıkan paradoksları, bugün kişisel bir sorun olmanın ötesinde  oldukça yaygın toplumsal bir sorun olarak görülmeli.


Yakın tarihimize baktığımızda, ulusal kurtuluş yılları ve Cumhuriyet Devletini kuran başta Mustafa Kemal olmak üzere öncül kadrolara baktığımız zaman, bu kadroların özellikle İttihat ve Terakki’den  etkilendikleri hatta sürece İttihat ve Terakki’nin damgasını vurduğu hep tartışma konusu olmuştur. Cumhuriyet dönemi çok partili siyasal yaşamın gelişiminde de İttihat ve Terakki devamı olarak CHP, Hürriyet ve İtilaf Fırkası devamı olarak da DP ekolü hep konu edilmiştir.

 

CHP’NİN  DE KİMLİK SORUNUNU  EN İYİ SARI BİLİR!

 

Yıl, 2016 ve CHP’nin halen İttihat ve Terakki Fırkası’nın bir devamı olduğu  siyasetin temel argümanlarından, eleştirilerinden  biridir. En azından yüz yıllık bir siyasal köken tartışmasının bu  ve bir makalede sonuçlandırmamızı okur bizden beklememeli. Bu ayrı bir yazı konusu…


Ancak, şimdilik, şunu söyleyebiliriz: CHP’nin solculuğu ve ‘ortanın solu’, ’sosyal demokrasi’ ve ‘demokratik solculuğu’, CHP’nin tarihsel  evrimi incelendiğinde, ‘devşirme bir solculuk’ olduğu görülür. CHP de onlarca yıldır ‘devşirme solculuğun’ parti üst yönetimi ve parti içinde karmaşasını yaşamakta; sorun, ‘kimlik bunalımı’ olarak karşımıza çıkmaktadır. Günümüz CHP liderliği ve politikalarının ne Mustafa Kemal ve Atatürkçülükle, ne 6 Ok ile, ne Kuvayı Milliye ile  hiç bir ilgisi olmadığı gibi; parti üst yönetiminden dışlanmış  Kemalistler, artık parti içinde en etkisiz grup olarak değerlendirilebilir.


Ben ,bu gerçeği ,Sarı’nın da yıllardır bildiğini, gördüğünü ve bugün de bizzat yaşadığını sanıyorum.

 

SARI, SİYASAL PRAGMATİST  VE  OPORTÜNİSTTİR!

 

‘O zaman orada ne işi var. Bu ne biçim adam’ diye kimse sormamalı! Soran, ya Erdek siyasetini ya da Sarı’yı iyi bilmiyor ve tanımıyordur. Sarı, siyasal geçmişinin ve tercihlerinin de ortaya koyduğu gibi, siyaseten pragmatiktir ve oportünisttir!


Örneğin, bulabilirseniz Sarı’nın ANAVATAN döneminde meclis üyeliği, belediye başkanlığı dönemi ile AK parti’den belediye başkanlığı yaptığı dönem içinde  kamuoyuna yansımış, beyanlarını, buyrun inceleyin. İyi bir arşivci değilseniz, değil  haberlerini bu dönemlerle ilgili bir kare resmini bile bulamazsınız! Önlemini almış, kendisini yeni  siyasal tercihine göre uyarlamıştır. Dününü bilmiyorsanız, Sarı’yı  karşınızda 40 yıllık ANAP’lı, AK Parti’li veya CHP’li olarak bulursunuz..!


Konu Sarı ise, yarın ola hayrola!

 

SEMAVİ  DİNLER  VE  ‘İZM’ LER..!


Sarı’nın peygamberler solcudur, yorumuna  gelince…


 Bence, Sarı,  dinler ve özellikle de semavi dinler tarihini iyi incelemeli ve okumalı! Her felsefi, ideolojik ve politik düşünce sistemi, şu veya bu şekilde, semavi dinlerle  doğruluğunu ya da haklılığını ilişkilendirmeye çalışır.


Örneğin, solcular için genellikle Ömer’in adaleti, kendilerinin de adalet anlayışının tezahürüdür. Hıristiyanlığın da, dün olduğu gibi, günümüzde sol  ve halkçı yorumları biliniyor. Bu doğaldır. Milyonlarca insanın inanç dünyasına dokunarak, kendi felsefi, ideolojik ve politik dünyalarıyla  bir şekilde ilişkilendirerek, etki alanlarını genişletme çabaları politik şark kurnazlığı olarak da nitelendirile bilinir.


Kuşkusuz, Sarı’nın derdi başka!

 

ASLINDA TÜRKİYE, 100 YILDIR SUYU ARIYOR!

 

 Sarı, bir anlamda dine solculuk  üzerinden ya da solculuk üzerinden dine  gönderme yaparak, Erbakan’a ve  AK Parti’ye ‘gol’  atmaya  çalışırken, belki farkında olmadan kendi muhafazakar geçmişini de yadsıyarak, biçare bir şekilde Mustafa Kemal ve İsmet Paşa’yı  yüceltmenin  derdine  düşüyor.(Ayrıca, Mustafa Kemal’in yüceltilmeye zaten ülke ve millet nezdinde ihtiyacı yok.) Öncelikle, Atatürk ve dönemi ile İnönü ve dönemini aynı kefede değerlendirebilmek  bilgisizlik ürünü.


İçki içerler miydi, evet, özellikle Mustafa Kemal  iyi içiciydi. Bu yıllarda içki özendirildi mi? Evet, özendirildi! Bu bir muamma değil.  Günümüz de hala  Atatürkçü olmayı içkiye ve kadehe indirgeyen  saf dilliler ,ne yazık ki, var!


Bu bir tarihsel ve toplumsal ikilemdir.


Batı’ya, kapitalizme ve sömürgeciliğe karşı kurtuluş mücadelesi veren ve Yeni Türkiye’yi  Batı’lılaşma, çağdaşlaşma, modernizim, muasır medeniyet  gibi kavramları sembolize ederek, Batı yaşam tarzını, kültürünü, Batı adına ne varsa hemen her şeyi,  bir model olarak sunma ve taşıma  arayışı ve çabasıdır yaşanan…İşte, geriye dönüp baktığımızda iflas eden Batılılaşma anlayışı, toplumun ‘Yeni Türkiye’ arayışlarının nedeni  budur!

 

İSLAM COĞRAFYASINDA  GELİŞEN UYANIŞ  KÜRESEL KAPİTALİZMİ TEHDİT EDİYOR!

 

İslam ve bir inanç sistemi olarak İslamiyet,  ne yazık ki, zaman zaman ve genellikle sürekli olarak, soldan öte  sağ ve muhafazakar partiler  tarafından  hep kullanıldı, istismar edilmeye çalışıldı. Bu siyasal ve toplumsal bir vaka! Ancak, son yıllarda,  İslam coğrafyasında,  tüm bu istismar çabalarının dışında,  anti –kapitalist ve anti-emperyalist karakterde  Müslümanlar arasında  toplumsal ve siyasal bir silkeleniş, örgütlenme çabası  ve uyanışın olduğu da bir vaka!


Bence, günümüzde Batı’nın, ‘gelişmiş’ kapitalist ve emperyal ülkelerin  en büyük endişelerinin başında gelen sorun bu!  İslam coğrafyasına dönük askeri, ekonomik, politik, kültürel, psikolojik, istihbari i operasyonlarının altında bu ‘Yükselen İslam’ endişesi  yatıyor. Bu aslında, insanlık tarihinde, bir  uyanış ve diriliş öyküsü ve üzerinde gerçekten ciddiyetle kafa yorulmalı. Örneğin, islam ekonomi-politiği, islam dış politikası, devlet, adalet ve hukuk anlayışı gibi  temel konular, islamiyet ve insan merkezli yeniden akli ve bilimsel temelde sorgulanmalı.

 

 

HALA ANLAYAMADINIZ MI;

MÜSLÜMANLAR, KAPİTALİZM VE SÖMERGECİLİKTEN ÇIKIŞ ARIYOR!

 

Şu söylenebilir; Sarı, yaşamından hareketle ‘suyu arayan adam’ ise, koca bir İslam coğrafyasında yüz milyonlarca Müslüman  ‘suyu arıyor’.! Dünyamızdaki 1 milyar 700 milyon Müslüman, artık kapitalizmin, sömürgecilerin, işbirlikçileri, oligarkları, tiranları, firavunları  aracılığıyla yüzlerce yıldır sunduklarının  sonu gelmez savaşlar, hastalıklar, soygun ve sömürü, kölelik, eşitsizlik, eğitimsizlik,  adaletsizlik olduğunu yaşayarak gördü ve  yeni bir dünya  düzeni  istiyor!


Böyle bir dünyanın, CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun  yaptığı gibi, noter tasdikli vaatlerle gerçekleşemeyeceği aşikar. Aslında İslam coğrafyasında Müslümanların arayışı, tüm insanlığın arayışı ve özlemi. Yeni bir dünya düzeni  ve yeni bir Türkiye için, kapitalizm ve sömürgecilikle hesaplaşmadan olmaz!


Günümüzün moda deyişiyle, Sarı’ya şunu söylemek gerekiyor: Sen,  gerçek sorunun Tayyip Erdoğan  ya da Ak Parti hatta  CHP ve MHP  olmadığını hala anlayamadın mı!?

 

Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 281