Bugün: 19.10.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • BAŞKAN MİRZA`NIN İŞİ ZOR VE SIKINTILI!

BAŞKAN MİRZA`NIN İŞİ ZOR VE SIKINTILI!


Geçtiğimiz hafta sonu Balıkesir Gazeteciler Cemiyeti’nin Bandırma’da  düzenlediği  “Balıkesir Basınının Güney Marmara Buluşması” nda Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı A.Edip Uğur ile Bandırma Belediye Başkanı  Dursun Mirza’nın yaptıkları konuşmalar önemli ve anlamlıydı.


Öncelikle belirtelim: Her iki başkanın yani Uğur ve Mirza’nın konuşmalarını  önemli ve anlamlı kılan   konuşmaların içeriği ve kamuoyuna verdikleri mesajdı. O nedenle, her iki başkanın konuşmalarının satır satır okunması, sorgulanması ve iyi anlaşılmaları  gerekliliğine inanıyorum.


Bu konuda Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur, rahat!

  Çünkü,  Başkan Uğur, 30 Mart 2014’den bugüne belediye başkanı olarak farklı hemen hiçbir şey söylemiyor.

Örneğin,  toplantı da yaptığı konuşmada şöyle diyor:


““Bu şehri önce bölgemizin sonra Türkiye`nin yıldızı yapacağız, plakamız gibi 10 numara bir şehri birlikte inşa edeceğiz demiştik. Göreve geldiğimiz günden bu yana, sözümüzü yerine getirmek adına Balıkesir Büyükşehir Belediyesi olarak, tüm birimlerimizle, bu şehrin ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınması için, ilk günkü aşk ve heyecan ile çalışıyoruz. Büyükşehir Balıkesir’e yakışır projeler üretiyor, şehrin kronikleşmiş sorunlarına çözüm noktasında, güçlü bir irade ortaya koyuyoruz. Şehrin hakkıyla temsili noktasında, şehrin diğer paydaşlarıyla ortak stratejiler üreten bir belediyecilik anlayışıyla, 20 ilçemiz, 1160 mahallemiz ve 18 bin km2 lik geniş bir coğrafyada konumlanan ilimizi; ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan gelişmiş kentler seviyesine çıkarmak için, gece gündüz, yorulmadan, yılmadan çalışıyoruz. Balıkesir bizim için bir sevdadır.  Biz bu şehri seviyoruz. Sevdalısı olduğumuz bu şehir için, altyapıdan, ulaşıma, kent estetiğinden, şehirde yaşayan insanların huzur ve mutluluğuna kadar, bir şehri şehir kılan bütün alanlarda, ekibimizle birlikte projeler üretiyoruz. Şehrin imarı, inşası ve ihyası için mazeret kabul etmeksizin çalışıyoruz. Beyaz Masamız ile şehrin bütün renklerine, bütün seslerine kulak kesiliyor, göz kesiliyor, şehrin en ücra köşelerine varıncaya kadar, insanlarımıza ulaşıyor, onların dilek, şikayet, istek ve önerileri ile kentin yönetimine katılmalarına imkan veriyoruz.”


Başkan Uğur, bunun yerel yönetim olarak yol ve yöntemini de şöyle özetliyor: “Balıkesir Büyükşehir Belediyesi olarak, Balıkesir`le ilgili hizmetlerimizi tasarlarken, uygularken şehrin bütün paydaşlarıyla birlikte, paylaşarak, danışarak, katılarak, katılmalarını sağlayarak, halkımız ile birlikte, hizmet üretmeyi önceliyoruz. Biz biliyoruz ki; Bir şehre hizmet ederken, o şehrin kurumları arasındaki iletişimsizlik; özellikle yoksulluk ve sosyal dışlanmayla mücadelede, koordinasyon eksikliğine ve bölünmüşlüğe yol açmakta. Bu yüzden, Balıkesir`deki tüm kamu kurum ve kuruluşlarının hizmetlerini, bütüncül bir yaklaşımla, koordineli bir şekilde, halkımızın ayağına götürmeyi amaçlayan Balıkesir bir "BüyükAile" oluyor projesini de hayata geçirdik. Türkiye`de ilk kez yapılan bu proje ile bütün proje paydaşlarımızla elele vererek, bütüncül bir yaklaşımla, uzun soluklu ve koordineli bir hizmet atağı başlattık. Bu projemiz ile şehrin sınırları içerisinde yaşayan bütün vatandaşlarımıza ulaşmayı,  dokunmayı, hemşehrilerimizin yaşadıkları şehre olan aidiyet hissini, insan fıtratına uygun olarak geliştirmeyi hedefliyoruz. Bu projemiz ile 7 den 70`e her vatandaşımıza dokunuyoruz. Şehrimizi kaynaştırıyor ve tüm kurumlarımızın desteği ile çözümler üretiyoruz.”


Yani, Ahmet Edip Uğur, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak , yeni bir şey söylemiyor. Her ortamda ve her fırsatta söylediklerini, ortaya alenen koyduğu düşüncelerini, vizyonunu bir kez daha yinelemekle yetiniyor.


Bu önemli mi?

Evet, önemli..


Çünkü, bir tek insan evladı öne çıkıp Başkan Uğur, 30 Mart 2014 yerel seçimlerinde Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı seçildikten sonra  yerel yönetim anlayışını  değiştirmiş, daha demokratikleşmiş, daha şeffaf  ve katılımcı bir yönetim ve siyaset anlayışına ulaşmış diyemez.


Ahmet Edip Uğur, dün ne söylemiş ise bugün de aynı şeyleri söylüyor!

Peki, değişim  nerede ve nasıl bir değişim, dönüşümden söz ediyoruz!?


Lafı eveleyip gevelemeden, açıkça ifade edelim: Değişim ve dönüşümün adresi Bandırma Belediye Başkanı Dursun Mirza ve yönetim ekibinde..!


 ‘Yönetim ekibi’ derken tüm CHP’li Meclis üyelerini ve  Bandırma CHP ilçe yönetiminin tümünü ve tüm partilileri  kastetmiyorum. Yaşanan süreci en iyi şekilde takip etmeye çalışan, nelerin yaşandığını ya da yaşanmakta olduğunu anlamaya çalışan bir çok CHP’li Meclis üyesi, partilinin  merak ettiği şey, neler olduğu…


Daha önce de yazdım: Bir çok CHP’li Meclis üyesi ve ilçe yöneticisi, partili hatta milletvekili  Mirza başkanlığındaki yerel yönetimi, ‘daraltılmış yerel yönetim’ olarak görüyor ve  Mirza- Engüdar- Elmastaş üçlüsü yanı sıra dördüncü isim olarak da son zamanlarda Cemal Adıgüzel’in ismi zikrediliyor.


Başkan Mirza da olayın ayırdında. Onun içindir ki, başta 1/100 binlik çevre düzen planının  Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onay süreci dahil olmak üzere  Şirinçavuş-Hıdırköy mevkiinde gerçekleşecek  liman, ağır sanayi yatırımları, kimya sanayi, ihtisas sanayi bölesinin kurulması, belediye mülklerinin satışı, özellikle Grand Asya Otel ihalesi  konusunda yerel yönetim olarak yaşanan iniş-çıkışlı, zikzaklı yerel yönetim politikalarının son adımı olan  Hollanda da Rotterdam ziyareti ve sonrası Mirza ve ekibinin çelişkili politikaları  ve bayanları yaşanan sıkıntıyı bir anlamda ele veriyor.


Örneğin, Başkan Mirza, toplantıda Rotterdam da imzalanan anlaşmayla ilgili  şöyle diyor:


…anlaşmanın içeriğini görmeden anlamadan bilmeden ‘o imzayı siz nasıl atarsınız, biz size bunun için mi oy verdik?’ diyen arkadaşlarımız var. Dolayısıyla bizim işimiz zor, çevreci arkadaşlar var, biz kendimiz de çevreciyiz, sanayi ile çevrenin bir arada yaşayacağını anlatabilmemiz lazım. Öbür tarafta, ‘siz sanayiye karşısınız gelişmeyi istemiyorsunuz’ diyenler de var. Baskı altındayız. Ben tekrar ediyorum; biz limana da karşı değiliz, sanayiye de karşı değiliz. Ama AB kriterlerinde, oradaki uygulanan ÇED’lerin uygulanması kaydıyla üretimin, istihdamın, gelişmenin yanındayız.”


Dikkat edilirse, Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur, attığı adımlar, aldığı kararlar, sahip olduğu vizyon , izlediği yerel yönetim politikaları konusunda AK Parti, milletvekilleri,  partili ilçe belediye başkanları, meclis üyeleri hatta merkezi hükümet, bakanlar  nezdinde ciddi hiçbir sorun ve sıkıntı yaşamıyor.


Sorun ve sıkıntı CHP de ve  Başkan Mirza ile ekibinde..! Bandırma nezdinde yaşanan sorun ve sıkıntıların aynı şekilde önümüzdeki günlerde Erdek CHP’ye, Başkan Sarı ve yönetimine uzanması, etkilemesi de kaçınılmaz görünüyor.

Neden ve niçin?

Çünkü, Balıkesir nezdinde(ülkeyi koyduk bir yana) CHP ve CHP’li ilçe yerel yönetimleri , Balıkesir gerçeğini doğru ve iyi okuyamadılar. Ak Parti’ye  ve AK Partili seçilmişlere karşıtlık politikası burunlarının ucunu bile görmelerini engelledi. Ne Balıkesir’in ne de Balıkesir toplumunun beklenti ve ihtiyaçlarının gerçekçi bir biçimde anlaşılabilmesini mümkün kılmadı. Bölgenin coğrafyasına, insanına yabancılaşma eğilimini  besleyip, geliştirdi. En önemlisi kendilerini sol, sosyal demokrat, Kemalist olarak ideolojik olarak tanımlamaya çalışanlar ne sol’u ne sosyal demokrasiyi, ne Kemalizmi ama en önemlisi günümüz dünyası ve Türkiye’sin de kapitalizmi anlayabildiler. Sürekli sorunları, olayları kişiselleştirdiler ve toplumu  ayrıştırıp  kategorize etmeye çalıştılar. Bir anlamda AK Parti’nin ‘ak’ dediğine ‘kara’, ‘kara’ dediğine ‘ak’ demek, siyasi alışkanlık oldu.


Kanımca, Başkan Mirza, siyasi açıdan iktidarda bu siyasi sıkışmayı, sıkıştırılmayı  gördü ve yaşadı. Yerel yönetim de sürekli mazeret üreten,  her  fırsatta  bir idareci olarak AK Parti ve büyükşehir ile hesaplaşma güdüsü içersine giren ve bunu sergilemekten kaçınmayan; uzlaşmaz, kavgacı, kindar  başkan prototibinden sıkıldı. Üzerine giydiği siyasi elbisenin darlığını hissetti.


Ben bunu, Mirza’nın CHP’den ve politikalarından kopuşması olarak değil de, lokal açıdan Mirza’nın siyasette ve yerel yönetim de  realist, pozitivist  tercihlerinin öne çıkması durumu olarak nitelendiriyorum. Evet, bu durum hem Mirza hem de ekibi için zor ve sıkıntılı bir durum! Aslında Edip Uğur, Mirza’nın bu durumunun da farkında ve  bu süreci yumuşatma, kamuoyu açısından makul kılmak anlamında  konuşmasında Bandırma’ya çok ince mesajlar veriyor.

Toplantıya talırak, söz alan CHP milletvekili Namık Havutça da, adeta bu konuda Mirza’ya yol açarak, şöyle sesleniyor:

…Farklı partiden de olsa beraber görev yaptığımız değerli milletvekili ağabeyim Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı ve Sayın Mirza’nın toplumsal sorunlar konusunda farklılıklarını ortaya koyarak fakat ortak akılda birleşerek yapacakları çalışmaları Türkiye siyasetinde yeni ve gerçekçi bir anlayış olarak ülkemizin çıkarlarının oluşmasında çok olumlu bir adım olarak görüyorum. Biz farklılıklarımızı bu ülkenin zenginliği olarak görerek yan yana, uygarca tartışıp kavga etmeden, bağırıp çağırmadan kardeşçe barış içerisinde bu ülkenin insanlarına umut vermeliyiz. Bu misyonda siyasi anlayışımızı devam ettirdiğimizde ülkemizin ve halkımızın kazanacağını çok iyi biliyorum.”


Havutça’nın sözleri önemli, güzel ve anlamlı…Yaklaşık iki yıldır ben de aynı minval üzerine sayısız yaza yazdım ve Başkan Mirza’yı   defalarca uyardım.

 

Sonuç olarak, görünen o ki,  30 Mart 2014 yerel seçimlerinden bugüne Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ile Bandırma Belediyesi  arasında önümüzdeki süreç  karşılıklı atılan adımlar ve karşılıklı verilen mesajlarla daha olumlu bir seyir izleyecek ve dilerim kazanan Balıkesir-  Bandırma olacaktır…


Son yazdığım makalemin başlığı ‘vay Rotterdam vay’ idi.. Evet, ‘Vay Rotterdam Vay…!’


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 527