Bugün: 24.06.2017

BAŞKAN MİRZA VE BAÇED..!


Bandırma Çevre Platformu(BAÇEP) ve Bandırma Çevre ve Kültür Derneği (BAÇED)  Başkanı Ali Bilir ile yönetim kurulu üyeleri, Bandırma Belediye Başkanı Dursun Mirza’yı makamında ziyaret ettiler.

Öncelikle vurgulayalım: Hoş, samimi ve sıcak bir atmosferde gerçekleşen ziyarette çevre ve kültür ,kent yaşamı konusunda hemen her şey konuşuldu. Yaklaşık saat 16.00 da başlayan görüşme saat 19.00’a kadar sürdü.

Başkan Mirza’ya  öncelikle BAÇED’in kuruluş sürecini ve  kurucular kurulunun hangi anlayış temelinde biraraya geldiğini, çevre ve kültür konularında sahip oldukları  ortak bakış açılarını,vs., bir çok konuyu  anlatarak, aslında belediye başkanlığı öncesi süreçten başlayarak bu konulardaki düşüncelerimizi ve duruşumuzu kendisinin de çok iyi bildiğini anlattık.

Bu önemli…

 

BAŞKAN MİRZA VE BAÇED..!

 

Çünkü, gerçekten de sn.Mirza ve yardımcısı sevgili Ozan Onur, çevre ve kültür konusunda  sahip olduğumuz anlayış ve duruşu tüm yönleriyle biliyor ve bizleri gerçekten iyi tanıyorlar. Bizler de her ikisini, dünleri ve bugünleriyle, iyi biliyor ve iyi tanıyoruz. Yani kimsenin  birbirlerini anlamak ve tanıyabilmek için tercümana ve elçiye ihtiyacı yok!

İşte, özellikle son iki-yıldır tam da bu nokta da  sn. Mirza ile belli sorunlar yaşıyoruz ve bunun temelinde,  görüşmemizde de dikkat çektiğimiz gibi, en büyük sorunumuz iletişimsizlik. Bugünlere kadar en küçük veya en ciddi ve büyük sorunları bile açık yüreklilikle  karşılıklı konuşabilen, tartışabilen hatta kavga bile edebilen insanlar ama  sonunda masadan  dostluklarına helal gelmeden kalkmasını bilen ve işlerine bakabilen insanlar son aylarda ve yıllarda kendi aralarında bir çözülme yaşamaya başladılar. Bu bizler için kuşkusuz bir kayıptı ama asıl kayıp kişiliklerimizden öte kent için ve toplum için gerçek anlamda bir kayıptı. Bir anlamda düşünsel  ve duruş farklılıkları, kişisel kızgınlıklar ve  öfkeye evrildi. Akılcılık, duygusallığın gölgesinde kaldı, ezildi. Bir anlamda gittikçe şişen egolara yenik düşüldü.

Evet, BAÇED yöneticileri olarak bizler  kent ve toplum olarak dertlerimizi, davamızı anlattık sn.Mirza , sabırla ve hoşgörüyle dinledi. Sn.Mirza , kentin belediye başkanı olarak derdini ve davasını anlattı, bizler dinledik.

Şunu gözlemledim; Hepimizin, bu kentin insanları olarak ,makamlar ve mevkiler her ne olursa olsun, sorunları ve olayları kişiselleştirmeden, birbirimizi saygıyla ve sabırla dinlemeye ve anlamaya ihtiyacı var. Aslında birey olarak, bu tüm kişilerden ve kişiliklerden öte, Bandırma’nın, toplumun ihtiyacı..!

 

BANDIRMA’NIN YANITINI ARADIĞI SORULAR…

Balıkesir’i Dünya Farketti

 

Biliyorum ki, bugün için Bandırma Belediye yönetimi ve sn.Mirza için en merak edilen,  yanıtı aranan, en temel soru şunlar:

-         Bandırma belediye yönetimi ve Başkan Mirza ile Balıkesir Büyükşehir Belediye yönetimi ve Başkan Edip Uğur arasında, gelişen diyalog ortamı  ve son Rotterdam ziyareti,  imzalanan ‘iyi niyet sözleşmesi’, Fransa’da düzenlenen Mipim Fuarı  ziyareti ile neler oluyor!?

 

-         Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur ile Bandırma Belediye Başkanı Mirza’nın çeşitli zamanlarda ve değişik ortamlarda  dile getirdikleri  ağır sanayi  ve kimya sanayi yatırımları, liman yatırımı konusundaki beyanlarından,  Bandırma ve bölge olarak,  ne anlamalıyız!?

 

 BAŞKAN UĞUR VE BAŞKAN MİRZA’NIN BİRLİKTELİK EKSENİ…

Balıkesir’i Dünya Farketti

 

 Öncelikle belirtelim: Ne Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur ne de Bandırma Belediye Başkanı Mirza’nın yangından mal kaçırma gibi bir derdi ve davası yok! Her iki başkan da tüm bu konularla, yatırım projeleriyle ilgili hemen her konunun kamuoyunun bilgisi dahilinde şeffaf bir anlayışla ele alınması arzusunda…

 

Ortak düşünce şu: Ülkenin ekonomik kalkınmasında ve istihdam sorunun  azaltılması için  sanayileşme ve yeni sanayi yatırımları kaçınılmaz. Bu kaçınılmazlığın çevre ve insan sağlığı gözetilerek ele alınması şart!

 

Her iki başkanın sanayileşme ve liman konusunda düşünce ve duruşlarındaki ortak hareket etmeyi belirleyen, refleksleri ortaklaşa kılan  ana faktör bu! Ne Mirza ne de Uğur, sanayileşmeye karşı olmadıkları gibi, bunun ekonomik ve toplumsal bir ihtiyaç, zorunluluk olduğu konusunda hem fikirler.

 

Açık yüreklilikle ve somut olarak belirtelim ki, bu konuda her iki Başkan da, öğreniyor. Ekonomik ve toplumsal bir ihtiyacın belirlenmesi başka bir şeydir, bunun yol ve yönteminin belirlenmesi ve en akılcı, en rasyonel  yol  ve yöntemin belirlenebilmesi daha da başka bir şeydir.

 

Bu nedenle, her iki belediye başkanının, Rotterdam ve Fransa yollarına düşmeleri, ziyaret ve girişimleri, gözlemleri bir arayışın ortak sonucu olarak değerlendirilmeli.

 

 YENİ SİYASET ANLAYIŞI VE YENİ SİYASETÇİ PROFİLİ…

 Balıkesir’i Dünya Farketti

 Aynı zamanda bu durum, ülkemizde ve bölgemizde, kentimizde gelişen yeni bir siyaset kültürü ve siyasetçi anlayışının da habercisi. Bu şu demek: Artık, şu veya bu büyükşehir veya ilçe belediye yönetiminin veya başkanlarının arasındaki siyasal farklılıklar ve farklı siyasal tercihler, demokratik siyasal yaşamın bir zenginliği olarak görülmeli, ülke, bölge, kentler söz konusu olduğunda toplumsal yarar ön planda tutularak, toplumsal ihtiyaç ve beklentilere ortaklaşa yanıt verilebilmeli.

 

Dün, bu toplum yaşamımızda ciddi bir sorundu. Bugün ise farklılıkları ön plana çıkartarak ayrıştırmacı ve çatışmacı bir siyasal ve yöneticilik anlayışını terk ederek, kimsenin kimseyi şu veya bu nedenle ötekileştirmediği, yeni bir siyasal  ve yöneticilik anlayışına geçiş yaşanıyor. Bir anlamda siyaset ve yöneticilikte demokrasi kültürü gelişip, derinleşiyor ve toplum yaşamıyla demokrasi içselleşiyor.

 

Bu kolay bir süreç değildir. Sancılı ve sıkıntılıdır.

 

 Başkan Mirza da görüşmemizde buna dikkat çekerek, farklı partilerden iki başkanın, yatırım ve projeler konusunda ortak çaba harcamaları konusunda tanık oldukları değişik tepkilere somut örnekler veriyor.

 

Doğaldır…

 

DEĞİŞMEYEN  TEK  ŞEY  DEĞİŞİMİN TA KENDİSİDİR!

 

Bir ülkenin, bir bölgenin ya da bir kentin toplumsal yaşamının ileriye dönük gelişmesi, toplumsal dinamiklerin ve ‘gelişmenin’ ve ‘değişimin’, ‘yenilenmenin’ ruhunun iyi ve doğru kavranmasıyla ilişkilidir. Bunun bir ayağını amprik gözlemler oluşturuyorsa diğer ayağını bilginin, bilgilenmenin ta kendisi oluşturuyor. Cehalet ve bilgisizlik ise bu sürecin en büyük düşmanıdır.

 

Hiç kimsenin ve hiç bir yerel yöneticinin, siyasetçinin ülkesini, bölgesini ve kentini  ‘eski’ siyasi ve yöneticilik anlayışlarına, statükoya kurban etmesi,  ‘gelişmeye’, ‘değişime’ ve ‘yenilenmeye’ direnmesi düşünülemez…Buna direnen, toplumsal ilerlemeye ayak bağı olmaya çalışan,  bugün olmazsa mutlaka yarın, kaybetmeye mahkumdur!

 

Vazgeçtik Bandırma veya Balıkesir’den, Türkiye’nin böyle bir lüksü yok!

 

 SANAYİLEŞMA VE LİMAN PROJESİ, ARTIK, BAŞKAN MİRZA’NIN DA PROJESİ…!

 

 Peki, Başkan Mirza ve yönetimi, büyükşehir başkanı Uğur’un ısrarla ve büyük bir çabayla öncülüğünü üstlendiği sanayi ve liman projelerinin gerçekleşebilirliğine gerçekten inanıyor mu!?


Evet, sorduk ve açık yüreklilikle yanıtladı: İnanıyor!

 

Ok’un çoktan yaydan çıktığını, geliştirilen projelerin Hollanda ve  T.C. Devleti ve iktidarı tarafından   onay ve destek gördüğünü vurgulayan Başkan Mirza, yaşanan sürecin  adım adım projelerin gerçekleştirilmesi yönünde evrildiğine  dikkat çekiyor.

 

Bu niteliğiyle, şu söylenebilir:  Şirinçavuş mevkiinde öngörülen sanayi yatırımları ve liman projesi ,ARTIK,  Bandırma Belediye Başkanı Dursun Mirza ve yönetiminin de projesidir…

 

 BAŞKAN MİRZA’NIN ‘AMMA’SI BAŞKAN UĞUR’UN DA ‘AMMA’SI OLDU!

 

 Ancak,sn.Mirza’nın ve yönetiminin tüm bu projelerde , önemli bir ‘AMMA’sı var. Bandırma ve bölge, çevre ve insan sağlığıyla ilgili geçmişinden günümüze taşınmış acı deneylere sahip. Kanser ve solunum yolları rahatsızlıkları ve ölümleriyle Bandırma, gözde bir kent. Mirza ve yönetimi, Bandırma ve bölgenin bir Gebze ve Dilovası olmasını da istemiyor.

 

Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur da, Bandırma ve Erdek’in, bölgenin bu  konudaki yaşamsal hassasiyetini anlamış  durumda. Onun içindir ki, geçmiş de yaşandığı gibi, vahşi kapitalizmin kaçınılmaz sonucu olan, gelişi güzel, denetimden kaçan  bir sanayileşmenin dışında, hemen her şeyiyle,  çevre ve insan sağlığının gözetildiği bir sanayileşme öngörüyor.

 

Yani, bu konuda da her iki başkan, bir hassasiyet birlikteliği, ortaklaşalığı yakalamış durumda…

 

BAŞKANLAR UĞUR VE MİRZA VE ERDEK..!

 

Bu konunun, bölgesel açıdan, en zayıf halkası ya da tam tersi, belki de, en güçlü halkası Erdek ve Kapıdağ..!

 

Başkan Mirza ,Erdek de, Körfez Dayanışma Platformu  nezdinde gelişen çevresel tepkileri ve kaygılarını anladıklarına dikkat çekiyor.

 

Bu konu ve sorun, sadece Mirza ve Uğur’un değil, çevrecilerin ve demokratik açıdan tüm toplumsal aktivistlerin  sorunudur. Ortada bir paradoks vardır ama bu sorunlar, yanıtsız sorunlar değildir. İstanbul da belli ilçeler de yoğun bir sanayileşme yaşanırken, diğer ilçeler kendi konumlanışlarını nasıl biçimlendirmişler ya da İstanbul bazında yaşanan sanayileşme bölgedeki diğer bölgeleri ve kentleri nasıl etkilemiştir, buna bakmak gerekiyor.

 

 ÖNCELİKLE DERS ÇALIŞILMASINA İHTİYAÇ VAR!

 

 Türkiye, gelişmekte olan kapitalist bir ülkedir. Uluslararası açıdan kapitalist gelişmeyi ülkeler bazında bilmeyen, Türkiye’de kapitalizmin gelişim tarihini bilmeyen, kapitalizmin sosyo-ekonomik gelişmesinin Türkiye’de gelişim dinamiklerine bir haber olanların ,kapitalist üretim ilişkilerinin ve üretim güçlerinin her gelişmesi karşısında ‘felaket senaryoları’ yazmaları ya da statükonun korunması veya ‘geçmişe özlem’, ‘nostaljik öykünmeler’, yeni bir durum değildir.

 

 UĞUR VE MİRZA’NIN BİRLİKTELİĞİNİN BANDIRMA’YA KAZANDIRDIKLARI…

 

 Bu da olayın üzerinde düşünülmesi ve sorgulanması gereken bir yönü…Olayın bir diğer önemli yönü ise büyükşehir ile Bandırma belediye başkanları arasındaki karşılıklı etkileşiminin pozitif çok yönlü sonuçları.

 

Örneğin,Başkan Uğur ve Mirza’nın Rotterdam ziyareti ve girişimlerinin, temaslarının ve son Fransa’da düzenlenen Mipim Fuarına birlikte katılımlarının Bandırma açısından kazanımları da büyük olmuş. Başkan Mirza’nın anlatımlarına göre, Fransa da MİPİM  Fuarı’nda  kenti ile ilgilendiren Cin Çukuru, Malta Deresi, Livatya gibi bir çok projenin tanıtımını gerçekleştirmiş ve yatırımcıları kente davet etmiş.

 

Onun içindir ki, yazımızın başında bu sürecin ve Uğur ile Mirza arasındaki birlikteliğin, her iki başkanın  ufuklarının genişlemesinde, kendilerini geliştirmede önemli olduğuna vurgu yaptım.

 

Evet, şimdilik BAÇED ile Başkan Mirza görüşmesinden aktaracaklarım bu kadar…Bu konuyla ilgili yazılarımıza daha sonra devam edeceğiz.

 

Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 412