Bugün: 14.12.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • BASIN EKSPRES’ PROGRAMI VE CHP…!

BASIN EKSPRES’ PROGRAMI VE CHP…!


Balıkesir TV 100’de ‘Basın EKSPRES’ haber programının ikincisini  önceki gün gerçekleştirdik. 


Konu, CHP idi…!


Öncelikle belirtelim. Programın konularını  bizlerinde düşüncesi alınmakla birlikte, ne ben ne de Aziz Han belirlemiyor. Program sonrası konu belirlenip, bize bildiriliyor ve bizlerde programın sunulacağı güne kadar hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Gerisi yayın akışı içerisinde ve özellikle reklam aralarında yoğun bir  yorum trafiği ile biçimleniyor. Yorum ve tartışmalar programın bitimi sonrasında da hem TV’de hem ya hep birlikte çıkılan yemekte veya Bandırma yolunda devam ediyor. Kısacası, sorgulamanın he başı ne de sonu belli ve programın sorgulanması hafta boyunca devam ediyor…


Ülkemiz  siyasal yaşamının en eski ve en özlü, en zengin siyasi partilerinden biri olan CHP’yi bir haber programının  2-2,5 saatlik yayın süresi içerisine sıkıştırabilmek mümkün değil. Zorluğu,  Cumhuriyet tarihinde oynağı siyasal ve öncü rolün  önemi yanı sıra  ideolojik, politik ve yapısal değişkenliğinin sürekliliğinden kaynaklanıyor.


HANGİ CHP’Yİ DEĞERLENDİRECEĞİZ Kİ!?

İNÖNÜ CHP ile ilgili görsel sonucu

Hangi CHP’yi hangi CHP’linin bakış açısından yorumlayıp, anlatmaya çalışacaksınız? Mustafa Kemal ve arkadaşlarının kurduğu, kuruluş felsefesini ve ilkelerini, ideolojik ve siyasi hattını belirlediği CHP’den mi söz edeceksiniz ya da  adım adım Mustafa Kemal’e ve kurduğu partiye yabancılaşan ve uzaklaşan İnönü ve arkadaşlarının  damgasını taşıyan CHP’yi mi anlatıp. yorumlayacaksınız?


Bir anlamda tarihsel ve toplumsal, siyasal  ve örgütsel niteliği açısından CHP’yi hazmetmekte, anlatmakta, yorumlamakta oldukça zor!


Örneğin, Aziz Han, CHP’den söz ederken, CHP’nin  ülkeyi çok partili yaşama ve demokrasiye geçiren parti olduğu savını ileri sürmesiyle ilk tartışma yaşanıyor.


 Çünkü, bu sav ve  iddia doğru değil!


CHP’LİLERDEN VE TÜRKİYE’DEN GİZLENEN  TARİHSEL GERÇEKLER!

İNÖNÜ CHP ile ilgili görsel sonucu

Bunun tarihsel ve toplumsal açıdan gerçeği yansıtmadığını anlayabilmek için CHP’nin kurucusu ve ideolojik-politik ruhunu şekillendiren Mustafa Kemal’in yaşamının son evresinden başlayarak CHP’nin nasıl Mustafa Kemal’e yabancılaştırıldığının, özellikle 2.dünya savaşının başlamasıyla iktidar partisi olarak CHP’nin  Hitler Almanyası ile kurduğu ilişkilerin yansımalarının ve bu politik savrulmanın sonuçlarının iyi anlaşılması gerekiyor. Nazi Almanyası’nın yenilgisiyle sonuçlanan 2.,Dünya Savaşının son günlerinde Türkiye’nin içine sokulduğu uluslararası dar boğaz ve savaştan zaferle çıkmış ABD ve İngiltere’nin dayatmacı politikaları sonucunda yine İnönü CHP’sinin attığı adımlar hep kamuoyundan ama özellikle CHP’lilerden gizlendi.


ULUSAL BAĞIMSIZLIĞIMIZA VE EGEMENLİĞİMİZE  NASIL VEDA ETTİK?

MENDERES`İN İDAMI ile ilgili görsel sonucu

Örneğin, Türkiye’nin ulusal bağımsızlığını ve egemenliğini  feda ederek, başta ABD olmak üzere emperyal ülkelerlerle kurduğu bağımlılık ilişkileri  hep DP ve Menderes/Bayar ikilisi ile başlatılıp, ilişkilendirildi. DP iktidarı, karşı-devrim olarak tanımlandı ve CHP’lilere, yani Atatürkçülere ve  sol’a, kamuoyuna yutturuldu.


ABD ile yapılan ilk ikili anlaşma, 23 Şubat 1945 tarihinde, ABD ile yapılan ikinci anlaşma, 27 Şubat 1946 tarihinde imzalandı ve 1950 tarihinde DP iktidarına kadar bu antlaşmalar katlanarak, devam etti. Sovyetler’in Türkiye’den toprak istediği İngiliz yalanı ile NATO’ya girişin, kul-köle olmanın ideolojik ve siyasal alt yapısı oluşturuldu.


Evet, hangi CHP’yi konuşup, anlatıp, yorumlayacaksınız?

Örneğin, Nazım Hikmet dahil, bu ülkenin onur abidelerini zindanlarda çürüten, Sebahattin Ali’yi hunharca katleden CHP’yi mi? 

Hangisini!?


TİP KORKUSU, CHP DE SOL  BALANS AYARI!

DENİZ GEZMİŞ VE ARKADAŞLARI ile ilgili görsel sonucu

‘Ortanın solu’ nu mu  demokratik sol’ u mu, sosyal demokrat olanı mı, Atatürkçü mü, Yeni CHP’yi mi, hangisini!? CHP’nin solculukta ortayı bulma macerasının ardında TİP ve TİP’in seçimlerde aldığı başarılı sonuçlar, kazandığı milletvekillikleri, o güne kadar dile getirilmekten imtina edilen ülkenin ABD emperyalizmine peşkeş çekildiğini tüm çıplaklığı ile  resmetmesi gerçeği vardır!


DP ve Menderes ile yönetimine “sizi ben bile kurtaramam” diyerek 27 Mayıs askeri darbesini alkışlayan ve idamlarında arkalarından el sallayan CHP lideri İnönü’nin 12 Mart askeri darbesi sonrası Deniz  Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın   Meclis’teki idam oylamasında CHP grubunu  bağımsız bırakan CHP mi? Ki, o gençler  Mustafa Kemal sonrası İnönü ve arkadaşları tarafından gasp edilmiş CHP ve ülke yönetiminin, emperyalizme ikili antlaşmalarla teslim edilmesine karşı yeniden ulusal bağımsızlık ve egemenlik talebiyle Samsun’dan yollara düşmüş, 2.Kuva-yı Milliyeciler olarak seslerini yükseltmiş olan gençlerdi!


Aslında şunu söyleyebilmek mümkün: CHP tarihine, kurucu değerlerine  ve Mustafa Kemal’e yabancılaşıp, uzaklaştıkça içine sürüklendiği,  ne idüğü belirsiz ideolojik ve siyasal etkilenmeler ve  savrulmalar nedeniyle uluslararası farklı güç ve çıkar odaklarının müdahalesine açık hale geldi ve %25 bataklığına  saplandı, kaldı.


Hastalıklı  bir siyasal mirasyedi oldu!


ATATÜRKÇÜLER CHP’DE MİSAFİR KONUMUNDA!

 NAZIM HİKMET ile ilgili görsel sonucu

Medaratör soruyor: Ya Balıkesir nezdinde CHP?

Siyasal ve toplumsal sorunları kişiselleştirmek belası bir yana, İsmail Koca’nın  bu soruyu CHP’den Balıkesir büyükşehir belediye başkan adayı olmuş Sami Sözat’a, Gönen’den aday gösterilmiş Hayati Köse’ye, Erdek’ten başkan seçilmiş Hüseyin Sarı’ya ama en önemlisi kanımca  CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu’na sorması gerektiğini düşünüyorum.


Körle yatan şaşı kalkar diye bir  deyişimiz vardır. 


CHP’liler de, Atatürkçüler de bu gerçeği biliyor ve içleri acıyarak görüp, yaşıyor. Bugün CHP içindeki en izole edilmiş, eli ayağı budanmış, çaresiz kılınmış kesim  bu kesimdir. Sahibi oldukları partilerinin bugün misafiri konumundadırlar.


Ne yazık ki,bugün  yapılacak ve söylenecek tek şey var: Allah kurtarsın!


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 460