Bugün: 24.11.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • BANDIRMASPOR VE İSTASYON TALEBİ

BANDIRMASPOR VE İSTASYON TALEBİ


Bandırma Belediye Başkanı Dursun Mirza’nın ,şampiyon olarak, PTT  1.Lige çıkan Bandırmaspor ve Bandırmaspor’un düzenli bir gelire sahip olması için Balıkesir büyükşehir belediye başkanı Edip Uğur’dan talep ettiği ‘akaryakıt istasyonu’ na ‘olur’ vermemesi ve sekiz aydır  bu talebi görmezden gelmenin ötesinde, kente ve CHP’li yerel yönetime, kulübe karşı ‘koz’ olarak kullandığı iddiası; bu iddia ile de yetinmeyip, AK Parti milletvekili Sema Kırcı’yı  gerçek dışı beyanla suçlayıp, AK Parti İlçe Başkanı Alp Bostancı’yı sporseverleri hedef olarak göstermesi  kamuoyunda ve siyasi çevrelerde  farklı yorumlara ve tepkilere neden oldu.


Mirza’nın siyasi üslubunu, hırçın ve kavgacı  kişiliğini bilenler açısından bu beyanlar sürpriz niteliği taşımıyor.  Konuyu, beyanları ‘Mirza bu...’ diyerek  geçiştirebilir, önemsiz görebilir, ‘Mirza, yine hızını alamadı’ diyebilirsiniz.


Ancak, konu Bandırma ve Bandırmaspor olunca işin rengi değişiyor.


Baştan belirtelim: Akaryakıt istasyonu, kentin ve büyükşehir belediyesinin gündemine yeni girmiş bir talep değil.  Başkan Mirza’nın da dikkat çektiği gibi, yaklaşık bir yıllık geçmişi olan bir konu. Yani. bu konu ve talep gündeme taşındığında ortada ne grubunda liderliği  ne de şampiyonluk söz konusuydu. Hatta şunu bile söyleyebilmek mümkün. Bu konu ve talep, yaklaşık  iki yıllık bir olay!


Özellikle Mirza’nın beyanları ve hedef göstermeleri sonrası, kamuoyunda ve sosyal medyada tepkileri ilgiyle izliyorum. Bunun böyle olacağını Mirza da biliyordu ve konuyu bilinçli olarak ‘kaşıdı’  ve  spor kamuoyunu  bir anlamda provoke etti.


Sürpriz mi? Yine, hayır!


Çünkü, 2014 Mart yerel seçimleri öncesinden başlayarak hemen her fırsat ve ortamda iktidar partisi ve büyükşehir belediyesi ile ilişkilerin kent lehine sürdürülmesi konusunda Mirza, hep şunu söyledi: ‘İsterim, takip ederim ve olumlu yanıt alamazsam, kamuoyunun önüne çıkar, şikayet eder, konuşurum. Sonucunu karşımdakiler düşünsün!’


Bu doğru ve bir belediye başkanına, siyasetçiye  yakışan bir duruştur. Ancak, merkezi iktidarla, bakanlıklar ve bürokratlarla, büyükşehir başkanı ve yönetimiyle belediye başkanı ve yönetimi olarak, karşılıklı saygıyı gözeterek, demokratik bir zeminde, şeffaf ve anlaşılır kılabiliyorsanız   ne ala ama bu ilişkinin içine cinlik, siyasi ve kişisel hesaplar, karşınızdaki partiye ve muhataplarınıza gol atma dürtüsü  gibi olumsuzluklar işin içerisine giriyorsa, ağzınızla kuş tutsanız, hikaye!


Akaryakıt istasyonu’ konusu ve talebi, yıllanmış ve bugüne kadar ‘kapalı kapılar’ ve bire bir ilişkilerle al gülüm-ver gülümle kotarılmaya çalışılmış ve bir türlü sonuç alınamayınca, Bandırmaspor ve şampiyonluğu kullanılarak, Mirza ve ekibinin, ne yazık ki,  anlamsız ithamlarla yol almaya, muhataplarını zan altında bırakmaya  çalıştığı bir  olaydır. Olayın bu noktalara taşınmasında başta AK Parti ilçe yöneticileri   olmak üzere,  özellikle dönemin vekili Öztaylan’ın  dahli vardır. Görüşmeler ve pazarlıklar biliniyordu. Bandırma Belediye Başkanı Mirza ve ekibinin, ’Akaryakıt istasyonu’  pazarlıklarına başladığı andan itibaren, konu kamuoyunun önüne taşınmış olsa idi, bugün yaşanan kavram karmaşası yaşanmaz, büyükşehir belediye başkanı ve bugünkü ilçe parti yönetimi, milletvekili Kırcı  anlamsız ithamların hedefi yapılamazdı!


Örnek mi?


Grand Asya Otel’in ihale yöntemiyle satışında yaşananları, yaşanan gel-git’leri kimse unutmadı! Sadece, Grand Asya mı? Yeri ve zamanı geldikçe,  kapalı kapılar ardında yaşananları, elbette ki, bir bir kamuoyunun gündemine taşıyacağımızdan emin olabilirsiniz.


Baştan belirtelim: Bandırmaspor’un şampiyon olması ve PTT 1 Lig de mücadele edecek olması, Bandırma  ve sporseverler adına muhteşem bir olaydır. Sadece, Bandırma adına mı, hayır! Balıkesir büyükşehir nezdinde, bu muhteşem sonuç ile, artık, Balıkesir de Bal Kes ve Ban Ban’ın iki takım olarak mücadele ediyor olması da bir o kadar muhteşem bir olaydır. Futbolda yaşanan bu başarıların, büyükşehir nezdinde, sporun tüm  branşlarında çeşitlenerek taçlanması ise, başka bir gurur ve onur kaynağıdır.


Sportif alanda yaşananların ve elde edilen bu başarıların bütünlükçü bir anlayışla kucaklanması ve büyükşehir merkez dahil, ilçelerde sportif alt yapıların ve olanakların geliştirilip, güçlendirilmesi, feodal ve klasik kasabalılık anlayışlarıyla,   konuyu Balıkesir-Bandırma arasında ‘çirkin’ bir rekabet unsuru gibi ele alınmak yerine, olayın kesinlikle siyasallaştırılmadan ,makam-mevkilere endekslenmeden ele alınıyor olması, herkesin ortak temennisi ve çabası olmalı.


Bandırma’da  bir tek taraftar, spor kamuoyu, konu, Bandırmaspor ve spor olduğunda, olayların siyasallaştırılmasını istemiyor. Sporseverler, Bandırmaspor ve Bandırma da spor olayının, siyasal parti etiketleriyle anılmasını istemiyor! Bu doğal bir tepki ve taleptir, haklıdırlar. BAL KES ile BAN BAN ve BANVİT Basketbol ile BEST aynı büyükşehrin kardeş takımlarıdır.(Bunu yazmış olmak bile bir gazeteci ve yazar için kabul edilemez bir şeydir.)


Bandırma’da sporseverler Bandırmaspor Kulübü  için  yıllardır ne istiyorlar? En başta, kulübün düzenli gelir kaynaklarına kavuşturulması ve üç-beş kuruşa muhtaç konumdan kurtarılması;  acilen stadyumun çevresiyle yenilenerek, sezona yetiştirilmesi; alt yapı eksikliklerinin giderilerek, tesis açığının hızla kapatılması…


Bu talep ve ihtiyaçların karşılanmasında Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın da, merkezi iktidarın da, milletvekillerinin de, büyükşehir belediyesi ve Bandırma Belediyesi’nin de ,sanayici ve iş adamlarının da üzerine düşen sorumluluklar var. Yoksa, Mirza’nın yaptığı gibi, ‘akaryakıt istasyonu’ talebiyle ilgili büyükşehir belediyesinin  çekincelerini ve geliştirdiği alternatif çözümleri atlayıp, evrak önünde imzalanmıyor, isteğimiz olmadı diye mızmızlanarak, fırsat bu fırsat anlayışıyla spor kamuoyunu provoke etmeye çalışmanın kimseye  yararı  olmadığı gibi, Büyükşehir Başkanı Uğur’un,  yasa ve mevzuata aykırı bir talebi karşılayabilmesi zaten mümkün değildir.


Keza, Başkan Mirza, Bandırmaspor için kent merkezinde  ‘akaryakıt istasyonu’ talep ederken, geçmiş yıllarda Atatürk  caddesi üzerindeki , akaryakıt istasyonlarının neden ve niçin kaldırıldığını unutuyor ve talebini  anlaşılır ve meşru kılabilmek için ‘Gördük, Rotterdam da apartmanların alt katında vardı’ diyebiliyor.


Aynı şekilde, merkez de, İDO iskelesi önünde istasyon yeri  talebinden söz ederken ,büyükşehir belediyesinin  bir diğer istasyon talebine nasıl ‘olur’ verdiğini dillendirmiyor bile. Unutmuş olsa gerek!

 

Esen kalın…


Etiketler: ENGİN ARICAN 
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 468