Bugün: 14.12.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • BANDIRMA`DA STÖ`LER UYUYOR MU!?

BANDIRMA`DA STÖ`LER UYUYOR MU!?


Bandırma Kent Konseyi ‘olağan’ Genel Kurulu 25 Haziran da gerçekleşti. Başkan adaylarından Levent Coşkun, diğer başkan adayı Encan Aydoğdu’ya karşı 4 oy farkla seçimleri kazanan taraf oldu.

 

Coşkun başkanlığındaki Kent Konseyi Yürütme Kurulu ise şu isimlerden oluştu: Can Emre, Abdullah Çolak, Sedat Azaklı, Fuat Şentürk, Gürkan Ilgın, Mehmet Aytekin.

 

Kongre ve seçimler sonrası Encan Aydoğdu, yaptığı basın toplantısında kongre süreci ve kongrede bir çok tüzük ihlali yapıldığını, Memur Sen’e bağlı 9 sendikaya seçimlerde oy kullandırılmadığını ama başta eski Kent Konseyi Başkanı Dr.Selim Panç’ın ve Belediye Başkanı Mirza’nın Hazirun listesine kendilerine oy verecek  isimleri diledikleri gibi eklediklerini ifade etmiş, kongrenin ve sonucunun iptal edilmesinin kendileri için süpriz olmayacağını da vurgulamıştı.

 

Bunları neden yazarak okurlarımıza niçin anımsatıyorum?

 

Çünkü, birileri kongre sonrasında yaşananlarla  hem Bandırma ile hem sivil toplum örgütleri ve  kamuoyuyla kısacası belleklerimizle alay ediyor. Hatta  alay da sınır tanımayanlar, espri anlayışlarını bizzat genel kurulda seçilmiş Yürütme Kuruluna kadar uzatarak, birbirleriyle de alay  eder hale geldikleri gözlemleniyor.

 

Gerçekleşen kent Konseyi Genel Kurulunun üzerinden  aylar günler geçti ve  Konsey Yürütme Kurulu, başta Coşkun’un başkanlığı olmak üzere  kongrede ve sonrasında bir çok yönetmelik ve tüzük ihlalini bir bir sıralayarak, tutanak altına alarak, basın toplantıları yaparak başkanlık seçimlerinin yeniden yapılması gerektiğine dikkat çekti.

 

Ne olmuştu!?

 

Konsey Yürütme Kurulunun iddiasına göre; 06.06 .2009  tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan ek 27250 maddesine göre başkanlık seçimleri 3 turlu yapılması gerekirken Bandırma’da 1.turda  oyların 2/3’sini alamayan Levent Coşkun, Konsey başkanı ilan edilmişti.

Kent Konseyi Yürütme Kurulu, kendi arasında toplanmış, hukuksuzluğu tesbit etmiş, aldığı kararla başkanın  26313 sayılı Kent Konseyi Yönetmeliğinin 11/A md.sinin 2.bendine uygun olarak başkanlık seçimlerinin yenilenmesi kararını tutanak altına alıp, Başkan Mirza’ya ve Kaymakamlığa yazılı olarak sundu.

 

Öncelikle  Konsey Yürütme Kurulu’nu makamına çağıran Başkan Mirza’nın Kurul üyelerine tepkisinin sert olduğunu, kararı tanımadığını, Coşkun’la bir çok ortak proje yürüttüğünü söylediğini biliyoruz.

 

Günler sonra başkanlığı tartışmalı hale gelen Levent Coşkun,  Yürütme Kurulu üyelerinden Abdullah Çolak ile bir basın toplantısı gerçekleştirerek, başkanlığını geçersiz kabul eden diğer Yürütme Kurulu üyelerini ‘darbecilikle’ suçladığını ve Bandırma 2.Asliye Hukuk Mahkemesinden Yürütme Kurulunun aldığı karara karşı ‘yürütmeyi durdurma kararı’ aldığını biliyoruz.

 

Oysa ki, Bandırma 2 Asliye Hukuk Mahkemesinin verdiği ‘yürütmeyi durdurma kararı’nın sadece Konsey Yürütme Kurulu’nun almış olduğu başkanlık seçimlerinin yenilenmesi için 29 Eylül’de genel kurul yapılmasına yönelik olduğu biliniyordu. Çünkü, yasal olarak kongreden en az 15 gün öncesinden genel kurul yapılmasının ilan edilmesi  gerektiği için, mahkeme, bunu gözeterek,  hukuki bir karar vermişti.

 

Bu gerçekte kamuoyundan ‘bir şekilde’ gizlendi, süreç manipüle edildi, Yürütme Kurulu’nun aldığı karar bizzat Başkan Mirza ve Coşkun tarafından yok sayılarak, hiçbir şey yokmuşçasına  davranıldı. Defacto yani yaptım-oldu-bitti gibi pratikte fiili ve keyfi bir durum yaratılmak istendi.

 

O gün bugündür bu durum Başkan Mirza ve Coşkun tarafından devam etirilirken, Coşkun, temsil yetkisini kentin göz bebeklerine baka baka ve tepe tepe kullanıyor. Yürütme Kurulunun diğer üyeleri de sessizce bu defacto durumu kabullenerek, sessiz bir şekilde bir kenarda bekliyor.

 

 

Mirza ve Coşkun ikilisi bununla da yetinmedi. Başkanlık ve genel kurulun yenilenmesi tartışmalarına konsey Sekreterliği için yüksek ücretle alınanan sekreter muhabbeti ve tartışmaları buna aklandı. Bursa Kent Konseyi Sekretine 1 milyar civarında maaş ödenirken, hiçbir bütçesi olmayan Bandırma Kent Konseyinin 3 milyar gibi bir maaşla eleman çalıştırması farklı yorumlara neden oldu.

 

Bitti mi,hayır, bitmedi..!

 

Geçtiğimiz günlerde Eskişehir Odunpazarı  Kent Konseyi, Kent Konseyleri Platformlarını Eskişehir de topladı. Coşkun, Bandırma Kent Konseyi Başkanı sıfatıyla toplantıya katılırken, Konsey Sekreterleri olarak da Nevin Çatak ile Kezban   Önder ‘i götürürken, Bandırma’dan Kadın Danışma Merkezi yöneticisi olarak da Muazzez Palta katıldı.

 

Anlatıldığı kadarıyla bu toplantılarda da ilginç ve düşündürücü şeyler yaşanmış. Örneğin, Kent Konseyleri Platformunu Bandırma’da toplama derdine düşen Coşkun, böylesi bir etkinliğin maliyetini araştırmış ve en az 50 milyar TL. yanıtı aldığında, Coşkun’un  “Bu para kolay, buluruz. Başkan Mirza , ‘tamam’ desin, yeter” dediğine dikkat çekiliyor.

 

Yürütme Kurulu üyesi Can Emre ise, Mirza ve Coşkun’un sürekli projelerden söz etmesi üzerine bizzat Coşkun’a bu projeleri sorduğu ve “ Bu projeleri şimdi sana açıklayamam. Ben profesyonel anlamda bu projeleri hazırlattırıyorum” yanıtını aldığını öğreniyoruz.

 

Derdimiz, o söylemiş, bu söylemişe bakmak değil. Burada dert, başkanlığı artık kamuoyu nezdinde tartışmalı hale gelmiş Coşkun’un sadece belediye başkanı Mirza’dan aldığı destekle Yürütme Kurulunu dışlayarak, tek başına yol almaya çalışması…Ortada Konsey adına, kapalı bir kutu ve özellikle Başkan Mirza ile müphem ve tartışmalı  ilişkiler var.

 

Konsey Yürütme Kurulu üyesi ve İnşaatçılar Odası Temsilcisi  Gürkan Ilgın, olayı şöyle özetliyor: “ Biz, Yürütme Kurulu olarak söylememiz gerekeni hep söyledik. Bir hukuksuzluğa ve keyfiyete ortak olalım istemedik. Şu anda Başkan Mirza ve sn. Coşkun tarafından yürütme kurulu yokmuşçasına davranılıyor. Eğer, Konsey adına bir şeyler yapılıyor ise bizim hiçbir şeyden haberimiz ve hiçbir şey de dahlimiz yok. Normal da sn. Coşkun’un bizlerle bir araya gelip, hukuksuzluğu giderme yönünde yeniden başkanlık seçimi yapılabilmesi için genel kurul tarihini belirlememiz gerekiyor. Bu yapılmıyor. Yapılmadığı gibi kentimizdeki tüm sivil toplum örgütlerine aslında saygısızlık yapılıyor. Çünkü, hiç kimse akşam yatıp sabahında Konsey başkanı veya Yürütme Kurulu üyesi olarak uyanmadı. Hepimiz STÖ’lerin, muhtarlarımızın oylarıyla bu sorumluluğu üstlendik. Konsey, bu insanların ve kentin malı. O nedenle, kent ve demokratik kitle örgütlerimiz, muhtarlarımız bu olaya müdahil olup, yanlışı düzelttirmeli. Biz, açıkça beyan ediyoruz: Hukuksuzluğu ve keyfiyeti düzeltmek için yürütme olarak istifaya hazırız. Çünkü, Bandırma böylesi bir tabloyu ve şekilsizliği hak etmiyor.

 

Evet, aylardır günlerdir Konsey adına yaşadığımız şeyler ortada. Bu nokta da biz asli sorumluluğun bizzat Başkan Mirza da olduğuna inanıyoruz. Mirza, asli sorumluluğunu bu konuda yerine getiremiyor, mazereti var ise, Konsey’in bileşkeleri ,paydaşları konumunda olan  demokratik kitle örgütleri, sendikalar, dernekler, muhtarlar, siyasal partiler bu fiili duruma ve keyfiyete son vererek, en azından sesini çıkartıp, tepkisini ortaya koymalı.

 

Esen kalın…

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 984