Bugün: 23.08.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • BANDIRMA’NIN ARAYIŞI VE ORTAK ÇABALAR..!

BANDIRMA’NIN ARAYIŞI VE ORTAK ÇABALAR..!


Bandırma Ticaret Borsası ve Ticaret Odası’nın öncülüğünü yaptığı ve  ilçemizdeki diğer meslek odaları ve kamu temsilcilerinin, yöneticilerinin  katıldığı  ve kentin sorunlarının ele alındığı, ‘Bandırma Partisi’ konulu toplantı  Kaymakam Günhan Yazar, belediye başkanı Dursun Mirza’nın da katılımıyla gerçekleşti.

Borsa ve Odanın öncülüğünde ve girişimleriyle gerçekleşen  toplantı ilk kez gerçekleştirilmiyor. Bandırma’da  değişik dönemlerde yerel yönetimlerin girişimleri ve çabalarıyla ‘Danışma Meclisi’ ve benzer sıfatlarla  benzer  kentsel birliğinin ve beraberliğin öne çıkartıldığı arayışlar, girişimler oldu.

Öncelikle bir gerçeği belirtelim: kentsel birlik ve beraberliğin geliştirilip, güçlendirilmesi arayış ve çabaları salt  Bandırma’ya özgü görülmemeli.. Aynı arayış ve çaba Balıkesir büyükşehir ve tüm ilçelerinde hatta bir çok kırsal mahallemizde söz konusu…Balıkesir’in de ötesinde aynı birlik ve beraberlik arayışı ve çabaları 81 vilayet ve ilçeleri için de geçerli..

Bitti mi, hayır!

 

ARAYIŞ VE ÇABALARIN NİTELİĞİ SORUNU…


Devlet ve iktidar sözcülerine, muhalefet partilerine  ve ekonomik ve sosyal yaşamın  bütününe baktığınız zaman aynı arayış ve çabaların sergilendiğine, mesajların verildiğine tanık olursunuz.

Sonuç olarak, yaşanan  toplumsal açıdan genel bir arayış ve çabadır. Geç de olsa, bir şeyi öğrendik. En küçük yerleşkeden başlayarak en büyüğüne, yaşadığımız sorun ve sıkıntıların aşılabilmesi ve  çözüm üretebilmemiz için birlik ve beraberlik şart!

Birlik ve beraberliğin sağlanabilmesi için ise toplumsal moral değerlerin diri ve güçlü tutulması, sürekli beslenmesi  gerekiyor. Çünkü,  toplumsal yaşamımız şu veya bu nedenlerle ama etnik  ama mezhep temelinde ya da çok farklı unsurlar devreye sokularak sürekli ayrıştırılıp, farklılıklarımız  bir zenginlik olarak değil de kutuplaştırmanın ve ötekileştirme çabalarının  merkezine oturtuldu. Anlamsız  ve kör çatışmalar içerisinde gerçekliğimize ve gerçeğe yabancılaşarak zamanımızı ve insanlarımızı, imkanlarımızı, zenginliklerimizi  heba ettik.

Toplumsal değer bütünlüğünü yitirmemiz beraberinde toplumsal motivasyonumuzu yitirmemizi de beraberinde getirdi. Sosyo-ekonomik gelişmemize koşut olarak gelişen kent yaşamında  nüfus yoğunluğu  sürekli artan kentlerimizde, gelişmenin ve büyümenin, kalabalıklaşma olarak algılanmaması gerektiğini, kentlileşmenin aynı zaman artan insan ihtiyaçları(barınma, çalışma, dinlenme, eğlence, eğitim-öğretim, kültür-sanat, ulaşım,  sağlık, güvenlik  ihtiyaçları gibi) ve gelecek beklentileri demek olduğunu da zaman içinde yaşayarak  öğrendik.

Uzun bir masanın etrafında toplaşmış  kamu ve yerel yöneticilerimizi, sivil toplum örgütü temsilcilerimizi ilgiyle izliyoruz. Evet, geç de olsa  aynı ortamda ve bir masa etrafında buluşmayı, toplaşmayı, hep birlikte yemek yemeyi, sohbet etmeyi , birbirimizi dinlemeyi öğrendik!

Başka!?


SİYASİ VE ENTELEKTÜEL  YAŞAM ÖNEMSENMELİ…


Kentsel sorun ve sıkıntılarımızı siyaset üstü bir anlayışla ele almayı, karşılıklı saygı ve sevgi ortamında konuşup, tartışabilmeyi öğrendik. Bu az bir şey olarak da görülmemeli ama bunu yıllar önce başarabilmeliydik.  Tam da bu nokta da, siyasi parti temsilcilerinin toplantıya davet edilmemesinin yanlış olduğunu belirtmeliyim. Bir toplantının siyaset üstü bir anlayışla ele alınması ve bu kaygının gözetilmesi demek, siyasal parti temsilcilerinin toplantıdan by pass edilmesi demek değildir. Toplantıda  eksiklik, gazeteciler ve köşe yazarları  konusunda da yaşandı ve yemekler yendikten sonra(sanki yemek için gelmişler gibi)  ‘basına kapalı’ denilerek, toplantı dışına çıkartıldılar.

Öncelikle belirtelim ki, ‘Bandırma partisi’ düşüncesi  bizzat kentin siyasetçilerinin, kentin gazeteci ve köşe yazarlarının   düşüncesi ve sürekli yazarak dillendirdikleri bir proje  idi. Konunun siyasi ve entelektüel boyutunu  göz ardı ederek ‘Bandırma partisi’ düşüncesini ileriye dönük geliştirip, olgunlaştırabilmek mümkün değil.

KENTLİLEŞME, KENTSEL BİLİNÇ VE İRADE SORUNU..!

Olayın bir diğer yönü ise kentlileşme, kentlilik bilinci ve kent iradesinin yaratılması ve kent iradesinin  dışa vurumu sorunudur. Bu konuda AB uyum yasaları ve tafsiyeleri kapsamında, yerel demokrasinin geliştirilmesi anlamında   İçişleri Bakanlığı tarafından  yasal mevzuat açısından öngörülen Kent Konseyleri  küçümsenemeyecek bir adım da olsa yeterli olmadığı aşikardır. Keza, en küçük biriminden başkanlığa, encümen, belediye meclisi ve komisyonlarına kadar demokratikleşme sorunu yaşayan yerel yönetimlerin  Kent Konseylerinin organizasyonu ve  işlevi noktasında  kentsel demokrasiyi geliştirebilmeleri ve demokratik anlamda kent iradesini oluşturabilmelerinde farklı sorun ve sıkıntılar yaşanmakta. İşte bu mevcut durum nedeniyledir ki, kentlerde, kent demokrasininin gelişmesi, birlik ve beraberliğin korunup, kentsel bilincin ve kentsel iradenin oluşturulmasında  garklı arayış ve çabalar gündeme gelmekte.

Şunu söyleyebilmek mümkün: Balıkesir nezdinde Bandırma’da  dünden bugüne bu konularda atılmış adımlar, arayış ve çabalar önemli. Ancak, yeterli olmadığı da açık! Bandırma’nın bu alandaki yarattığı kentsel birliktelik ve beraberliği ileriye dönük geliştirip, olgunlaştırması, bu alandaki arayış ve çabalarına nitelik kazandırması gerekiyor.


TEKİL ÇÖZÜM ARAYIŞLARI ÇARE DEĞİLDİR!


Bandırma, içinde yer aldığı bütünlükten  yani büyükşehirden  bağımsız ve tekil bir güç olarak yol alamaz, sorun ve sıkıntılarına çözüm üretemez. Bu belki, dün anlamlıydı ama bugün içir tekil arayış ve çabaların anlamı yok. Tekil açıdan geliştirilen kentsel moral ve motivasyonun bütüncül bir anlayışla  bölgesel düzeyde yeniden tanımlanması ve şekillendirilmesi, kentsel misyonunun yeniden belirlenmesi gerekiyor.

Yoksa, ‘biz Bandırmayız’, ‘biz Ayvalıkız’, ‘biz İvrindiyiz’, ‘biz Edremitiz’ gibi ilçe yerleşim yerini tekilleştirip, yücelterek büyükşehirden  ve diğer yerleşkelerden bağımsız olarak ele almak  Bandırma merkezli bir dünya oluşturmaya çalışmak, farklı eksiklik ve yanlışlıkların kapısını aralayacaktır. Balıkesir büyükşehrin, bir bütün olarak, birlik ve beraberliğini gözetip, büyükşehir belediye başkanı Uğur’un formüle ettiği gibi, ‘büyük aile’ esprisinden hareketle ilçelerde gelişen sosyo-ekonomik dinamizmi bir bütün olarak kucaklayıp, bölgesel bir sosyo- ekonomik dinamizme dönüştürmesi  gerekiyor. Kentsel gelişme çıtasının her yerleşkenin tekil belirlemesi yerine bütüncül bir anlayışla ele alınıp, planlanarak  gelecek vizyonunun kasaba zihniyetiyle değil, ülkenin öngörülen genel vizyonuyla uyum içinde bölgesel vizyona evrilmesi şart!

Bugün için Balıkesir büyükşehirin bir gelecek vizyonu ortada ve bu,  2023 Balıkesir’ini yaratmak! Büyükşehirin, ülkenin  en gelişkin  ve ihracatçı on kenti arasına girebilmek! Büyükşehir nezdinde tüm sosyo-ekonomik yapının buna koşut gelişmesi ve çalışması.. İhtiyaç ve beklentilerin yaşamın her alanında buna uyarlanması…

Evet, zor ama artık çıtayı  büyükşehirde her yerleşke nez dinde  yüksetmeli, bunların üzerinde  konuşup, üzerine kafa yormalıyız..

Esen kalın…


Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 240