Bugün: 29.06.2017

BALIKESİR VE BAL-DER!


Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı A.Edip Uğur, Almanya’da Balıkesir’in  düşman işgalinden kurtuluşunun 94.yıldönümünü çeşitli etkinliklerle şenlik havasında kutlayan Almanya Balıkesirliler Kültür ve Dayanışma Derneği (Bal-Der)’nin  Duisburg kentinde konuğu oldu.


ALMANYA DA 30 BİNİ AŞKIN BALIKESİRLİ VAR!


Gazeteci meslektaşım Tarık Sürmelioğlu’na Almanya’da ne kadar Balıkesirli olduğunu sordum. “Sayılarını bilemiyorum ama oldukça fazla”, dedi. Başkan Uğur ile Almanya ziyaretine katılan Büyükşehir Belediyesi Özel Kalem Müdürü  Şaban Akkol’a göre, dernek yöneticileri Almanya’da 30 bini aşkın Balıkesir’linin bulunduğunu vurgulamış.


 Bu, Balıkesir için önemli bir rakam!


Türkiye’den yüzbinlerce yurttaşımız  zamanında  genellikle ekonomik nedenlerle  Avrupa ülkelerine çalışmak için gitmek zorunda kaldı. İlk gidenler sonrasında eşlerini, çocuklarını yanına alırken onlara da zaman içinde hısım akrabalar eklendi ve Türk nüfus  özellikle Avrupa’da ciddi oranlara ulaştı. Sadece Almanya’da  yaşayan Türklerin nüfusu Almanya Federal İstatistik Dairesi` nin açıkladığı resmi veriye göre 2011 yılı itibarıyla Almanya`da 2.7 milyona, gayri resmi rakamlara göre ise 3 milyon nüfusa  ulaşmış yada geçmiş durumda.


Dışişleri Bakanlığımıza göre ise, Avrupa’da yaşayan Türk nüfusu 5 milyon üzerinde ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 2 milyon 798 bin 709 kişi seçmen kütüklerine işlendi, insanlarımız oy kullandı.


ALMANYA’YI ACI DA OLSA VATAN KILABİLMEK!


Bir ülkenin yurtdışındaki vatandaşı, yaşadığı ülkeye ne kadar entegre olur ise olsun, yaşadığı ülkenin vatandaşlık kütüğüne geçsin geçmesin, ana yurdunun temsilcisidir, elçisidir.2.dünya savaşının  sonucunda  savaşın olumsuz etkilerini gidermek ve yeniden yapılanmak amacıyla e başlangıçta  İtalya, İspanya, Portekiz ve Yunanistan gibi ülkelere kapılarını açan Almanya, 1960’larda iş gücüne duyulan ihtiyaç nedeniyle Türkiye’ye de kapılarını açmış, binlerce insanımız çalışmak amacıyla Almanya’ya göç etti ve zaman içinde, geri dönmeyerek, aileleri ile birlikte bu ülkede kalıcı oldu, yerleşti. Bugün,3.  ve 4.kuşak Almancı Türklerden söz ediliyor.


Yine Büyükşehir Belediyesi Özel Kalem Müdürü Akkol’a göre, Almanya’daki Türklerin en büyük sorunu örgütlenme!


TÜRKİYE, ULUSLARARASI GÜCÜNÜN FARKINA VARMALI!


Türkiye’nin ve Dışişleri Bakanlığımızın yurt dışındaki Türklere yönelik yürüttüğü çalışmalarda yaşanan eksiklikler veya yanlışlıkların, ihmallerin faturasını hem  gurbetçilerin hem de ülkenin  ağır bir şekilde ödediği bir gerçek. Onun içindir ki, el kapılarındaki yurttaşlarımız ya  etnik ve mezhep ayrımcılığı yapan örgütlerin eline ya da zorlamalarına kurban ediliyor ya da ellerindeki birikimler özellikle inançları suiistimal edilerek gasp ediliyor. Ki, bu da olayın sadece bir yönü…Mağduriyetlerinin ve çaresizliklerinin boyutu çok daha geniş.


Örneğin, ABD’de 483 bin Ermeni yaşıyor. Almanya’da yaşayan Yahudi sayısı 119 bin, İngiltere’de 290 bin, Fransa’da 478 bin, Belçika’da 30 bin civarında.


Ancak, Ermeni ve Yahudi diasporasının Avrupa ülkeleri ve  ABD devlet politikalarının belirlenmesi ve kamuoyundaki etkisi biliniyor.


Ya yurt dışında yaşayan Türklerin?


TÜRK DÜNYASI TÜRKLERE YASAK MI KILINACAK?


Birçok ülkede yaşayan Türklerden daha az sayıdaki Yahudiler ve Ermeniler kimliklerini, ana yurtlarına bağlılıklarını nasıl öne çıkarıyorlar, ana yurtlarının ve soydaşlarının menfaatlerini bulundukları ülkelerde nasıl koruyor ise bizim de bunlardan örnek almamız ve devlet olarak gerekli adımları atmamız şart!


Yurt dışında şu veya bu nedenle yaşayan, yerleşen, ekonomik ve sosyal yaşama entegre olmuş yurttaşlarımızın varlıklarını ve yaşadıkları sorunları sadece Dışişleri Bakanlığına, elçiliklerimize, Dıyanet İşleri Başkanlığı’na havale edebilmemiz mümkün değil. Ki bu konuda Türkiye’nin özel bir konumu ve durumu da var. Osmanlı devletinin çöküşü ve yıkılışı sonucunda yüzbinlerce soydaşımız başta Balkanlar olmak üzere bölgemizde farklı coğrafyalarda ve farklı ülkelerde yaşamlarını sürdürüyor. Hemen yanı başımızda Türk Cumhuriyetleri var!


Türkiye’nin tarihsel ve kültürel, dinsel gerçekliğinden hareketle devlet ve siyasal iktidar nezdinde dünyanın çeşitli coğrafyalarında yaşayan Türk nüfusuna yönelik kucaklayıcı bir uluslararası dış politikayı geliştirmesi ve bu alana yönelik bir Bakanlığın  oluşturulması gerektiğine inanıyorum. Bu tarihsel, sosyolojik, demografik, kültürel, psikolojik gerçeklikleri dile getirince hemen kimilerince  ‘Turancı mısın?’ sorusuna muhatap oluyorum ki, bu sorunun hiçbir mantığı, gerçekliği yok!


Örneğin, Azerbeycan’a bakıp, “iki devlet bir millet” benim için artık fazla bir şey ifade etmiyor. Bu, bir zaman için anlamlı gelebilir ama şimdi  bu ifade yaşanan gerçekliğin çok ama çok gerisinde kaldı. Onlarca yıldır AB’ye girebilmek için AB kapılarında sürünen Türkiye, burnunun ucundaki kardeşlerini ve soydaşlarını neden ve niçin göremez? Kardeşler, soydaşlar  arasında çizilmiş  suni sınırları ve örülmüş suni duvarları yıkmayı başarmalıyız!


ÖRGÜTSÜZ HALK ÇARESİZ HALKTIR!


Kuşkusuz, Türkiye dünün Türkiyesi değil ve devlet ile siyasal iktidarlar yavaş yavaş bu konularda somut adımlar atıyorlar. Ancak, ben ülke olarak ağır davrandığımızı ve cesaretli adımlar atabildiğimizi düşünmüyorum. Sanki birileri kardeşin kardeşi kucaklamasını önlemek için elimizi kolumuzu bağlıyor!


O nedenle, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur’un Almanya’da BAL Der’e gerçekleştirdiği ziyareti , temaslarını, incelemelerini ve Balıkesirli hemşehrilerimizle kurtuluş günümüzü birlikte kutlamasını anlamlı buluyor ve önemsiyorum. Dünyanın ve Avrupa’nın neresinde yurttaşlarımız ve soydaşlarımız var ise elimizi uzatmalı ve örgütlenmeliyiz.


Örgütsüz halk, çaresiz halktır!


Gurbetçilerimiz ellerini uzattıklarında bize, biz elimizi gurbetçilerimize uzattığımızda onlara dokunabilmeliyiz.


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 213