Bugün: 20.08.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • BALIKESİR OLASI BİR DEPREME HAZIR MI!?

BALIKESİR OLASI BİR DEPREME HAZIR MI!?


2015 yılı Haziran ayının ilk günlerinde Balıkesir büyükşehir de bir toplantı gerçekleştirildi. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ile TÜBİTAK arasında Balıkesir’in hakim noktası olan Çamlık’ta uygulanacak rekreasyon  alanına yapılması planlanan ve projelendirilen Bilim Merkezi için ön protokol imzalandı.


Bilim Merkezi protokolünü Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur ile TÜBİTAK MAM Başkanı Doç. Dr. Bahadır Tunaboylu imzalarken, toplantıya TÜBİTAK MAM Bilim Toplum Daire Başkanı Prof. Dr. Ahmet Doğru,  TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Erol Arcaklıoğlu, TÜBİTAK MAM (Marmara Araştırma Merkezi) Yer ve Deniz Bilimleri Enstitüsü Başuzmanı Doç. Dr. Ekrem Zor ve  AFAD İl Müdürü Bekir Bahar  katıldı.


Bu toplantı Balıkesir büyükşehir için tarihsel önemde olan bir toplantıydı ve imzalanan protokol büyükşehir merkez dahil tüm yerleşkeler için önemliydi.


Anmsıyor musunuz, büyükşehir belediye başkanı Uğur göreve başladığı 20124 yılından itibaren sürekli olarak Balıkesir’in MR’ını  ve röntgenini çektiklerini ve bu işlem bittikten sonradır ki, acilliyetine göre bölgenin hizmet ve yatırım ihtiyaçlarını gidererek, taleplerini ele alacaklarını sürekli vurguladı.


Bu önemli mi, evet. Önemli!


Çünkü, Türkiye coğrafi ve jeolojik açıdan bir deprem ülkesi, Balıkesir büyükşehir ise 1.derecede deprem  kuşağı içerisinde…


BÜYÜKŞEHİR VE TÜBİTAK ARASINDA İMZALANAN PROTOKOL!


Bu gerçeği unutsanız da, yaşadığınız coğrafya, size bu gerçeği sürekli anımsatıyor. Geçtiğimiz günlerde    Çanakkale Ayvacık da  yaşanan   seri depremlerle bölgemiz hala beşik gibi sallanıyor.


Örneğin, söz konusu protokol imza töreninde TÜBİTAK MAM (Marmara Araştırma Merkezi) Yer ve Deniz Bilimleri Enstitüsü Başuzmanı Doç. Dr. Ekrem Zor, Balıkesir ili Zemin Sınıflama ve Sismik Tehlike Değerlendirme Projesiyle ilgili yapacakları çalışmanın detaylarını anlattı.


 3-4 yıl sürmesi planlanan projedeki asıl amacın deprem güvenliği yerleşim ve deprem zararlarının azaltılması;  Yer bilimsel anlamda bu amaca hizmet etmek için çalışacaklarını kaydeden Zor, şöyle dedi:

 “Bu amaca ulaşmak için yapılması gereken işler var bunları  ortak hedefler olarak tanımladık. Aktif faylar ve jeoloji haritalarının oluşturulması, zemin sınıfları ve hakim frekans haritalarının oluşturulması, ana kaya derinlik haritası, en önemli bileşen sismik tehlike haritaları ki bu bir deprem sırasında bulunduğumuz yerde hissedeceğimiz ivmenin ne olacağını belirleyecek. Bunlar çok gerçekçi tahminler olacak. Bunları gelecek nesillere aktarmak için de coğrafi bilgi sistemi hazırlayacağız bir veri bankası oluşturacağız ve bunu Balıkesir Büyükşehir Belediyesine vereceğiz. Onun güncellenmesi için de gereken eğitimi vereceğiz.”


ÖNGÖRDÜKLERİMİZİ HAYATA NE KADAR GEÇİRİYORUZ?


Toplantının bir diğer önemli yanı ise Balıkesir’de kurulması öngörülen  TÜBİTAK Bilim Merkezi!


Bursa, Kocaeli, Konya, Kayseri, Elazığ’dan sonra Türkiye’deki 6. Proje olarak Balıkesir büyükşehir de kurulacak olan TÜBİTAK Bilim Merkezi ve yapılan çalışmalarla ilgili büyükşehir başkanı A.Edip Uğur, “Bugün Balıkesir TÜBİTAK’ın ilim adamları ve bilim adamlarıyla buluştu. İki önemli protokol imzalıyoruz. Çamlık Tepesi projemizde rekreasyon alanı, cami, kütüphane onun yanında da TÜBİTAK Bilim Merkezi’ni oluşturmak. Eğitime ve öğrencilerimize vereceğimiz katkıyı düşünerek buna teşebbüs ettik. Bununla ilgili TÜBİTAK 20 milyon lira bütçe düşünüyor. Biz de buranın imarı ve inşasıyla ilgili TÜBİTAK’ın onayını aldıktan sonra yapacağız ve bu protokolü imzalayacağız. Balıkesirimize hayırlı uğurlu olsun. Yine TÜBİTAK ile yapacağımız diğer protokolde, Balıkesir 1. derecede deprem bölgesi. Bizim için bu Marmara Araştırma Merkezi tarafından yapılacak araştırma 3-4 yıl sürecek çok detaylı bir araştırma. TÜBİTAK bu çalışma sonunda deprem detayları riskini çıkaracak ki biz Balıkesir’i, imarıyla, sanayisiyle, yerleşim alanlarıyla ilgili doğru planlayalım. TÜBİTAK’ın yapacağı bu araştırma mutlaka çok detaylı olacak, elimizde bizim Balıkesir’in planlaması ve geliştirilmesiyle ilgili önemli veriler olacak” dedi.


Toplum olarak bir gelecek öngörüyorsanız, bugünleri ve geleceği kuracağınız  üzerinde yaşadığınız zemini akli ve bilimsel olarak bilmek, anlamak zorundasınız. Bu alanda yapılacak tüm ilmi ve akademik çalışmalar size sadece neyi ve nasıl yapmanız gerektiği konusunda ilgili bilimsel verileri verecektir. Bu bilimsel ve nesnel gerçekliğe uygun bir şekilde  doğal riski en aza indirgeyecek sağlam bir Balıkesir’i planlayarak, imar ve inşa etme olanağına kavuşacaksınız.


BİLİMSEL ÇALIŞMALAR GELECEĞİMİZİN GÜVENCESİ!


TÜBİTAK MAM Başkanı Doç. Dr. Bahadır Tunaboylu,protokol törenindeki sunumunda yapılan bilimsel ve akademik çalışmalar ile  büyükşehirin gelecek vizyonunu da ortaya koyuyor ve şöyle  diyor:

“Balıkesir geçmişinde filozoflar ve bilime dayalı çalışmalar olan bir yer. Belki Türkiye’nin gelecek İstanbul’u olacak. Çok önemli geçiş hatlarına bağlantısı söz konusu, Kocaeli geçiş köprüsü tamamlandıktan sonra bu trafik hızlanacak. Türkiye’nin önemli sanayi yatırımlarının bu tarafta yoğunlaşacağı gözlemleniyor. Çok güzel çevresi olan yeşil enerji planına uygun çok geniş bir coğrafyası var. Biz de MAM olarak Türkiye’nin milli ve stratejik projelerine öncülük ediyoruz…”


Bir ülke ya da kentle ile ilgili projeksiyon ya da vizyon sahibi olabilmenin ön koşulu içinde ve üzerinde yaşadığınız maddi ortamı bilmekten ve bu gerçekliğe uygun fiziki yaşam ve çevre koşullarının belirlenmesi çabasını  içeriyor. 1/100 binlik  çevre düzen planı, 1/5000 ölçekli nazım imar planı tartışmalarının esası da budur.


Bugün için büyükşehir merkez ve tüm büyükşehir yerleşkeleri için şunu diyebilmek mümkün: Dün de olası bir depreme hazır değildik, bugün de hazır değiliz ama hazırlıklı olmak zorundayız!


DAPREM DEĞİL,HAZIRLIKSIZ OLMAK ÖLDÜRÜYOR!


1999 Gölcük depremi ile  tanıştığımız ve ‘deprem dede’ olarak içselleştiğimiz jeofizikçi ve akademisyen Ahmet Mete Işıkara’nın sürekli dillendirdiği, ’insanları deprem değil, hazırlıksız olmak öldürüyor’ deyişi hala belleklerimizde…


Onun için deprem gerçeğimizi, öncelikle siyasi bir argüman  veya  bir umacı olmaktan  çıkartıp, kendi gerçekliğimizle ciddiyetle ve bilimsel olarak yüzleşmek,  olası bir depreme karşı hazırlıklı ve dayanıklı yerleşkeler kurmak, inşa etmek zorundayız.


Bilim insanlarımızı, akademisyenlerimizi, plancılarımızı, mühendislerimizi, mimarlarımızı dinlemeyi ve  öngördüklerini dikkate almayı ve yapmayı bilmek zorundayız.


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 105