Bugün: 20.11.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • BALIKESİR AK PARTİ VE ATAŞ..!

BALIKESİR AK PARTİ VE ATAŞ..!


16 Nisan referandumu sonrası  18 maddelik Anayasa değişikliklerinin kabul edilmesi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kurucusu olduğu AK Partiye geri dönmesi ve gerçekleşen Olağanüstü Büyük Kongre ile partinin genel başkanlığını üstlenmesi sürecinde  referandum sonuçları ve parti  teşkilatlarının yenilenmesi, bakanlıkların, milletvekilliklerinin ve belediye başkanlıklarının faaliyetlerinin yeniden gözden geçirilmesine yönelik verdiği mesajların hem kamuoyunda hem  AK parti nezdinde farklı beklenti ve tartışmaları da beraberinde getirdiği biliniyor.


İşte tam da böylesi bir siyasi atmosferde  mübarek Ramazan ayı nedeniyle Balıkesir AK Parti  İl başkanlığının  parti teşkilatına yönelik gerçekleştirdiği iftar yemeğine AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Mustafa Ataş’ın da katılması, temasları, ziyaretleri, konuşmaları  hatta sohbetleri bile  parti içinde ve kamuoyunda  kimilerinin  abartılı  ilgi ve merak konusu oldu.


YORULANLAR VE YOLUNU ŞAŞIRANLAR..!


“AK Parti reformun adresidir. Kerameti hiçbir zaman kendimizde görmeden, işin sırrının yaptığımız hizmetler olduğunu görerek mücadeleden mücadeleye koştuk. Elbette yorulanlar oldu, elbette yolunu kaybedenler oldu, çeşitli sebeplerle eksilenler oldu. Ne milletimizle aramızdaki rabıta zayıfladı. Bu yolun uzun ince bir yol olduğunu, daha çok katedeceğimiz yol olduğunu bildik(…. )Şimdi hedefimiz, inşallah bu yıl sonuna kadar  teşkilatlarımızda ciddi bir yenileşmeye gitmektir. İnşallah bu Olağanüstü Büyük  Kongreyle beraber il, ilçe, belde teşkilatlarımızda süratle bir yenilenmeye  gideceğiz. Ardından 6 aylık bir yol haritasını da halkımızla inşallah  paylaşacağız. 18- 25 yaş aralığındaki genç kadrolarımızın il, ilçe belde teşkilatlarımızda yer almasını istiyorum.(…) AK Parti olarak işimiz daha zor. Artık çıta yüzde 50 artı 1`dir. Ne kadar zor olduğunu önce Cumhurbaşkanlığı seçiminde sonra 16 Nisan`da hep birlikte gördük, tecrübe ettik. Çalışmaya başlamalıyız. Hazır mıyız buna. Genel Merkez`deki, TBMM`deki, belediyelerdeki tüm arkadaşlarımızın bu bilinçle görev yapmaları gerekir. Basit hataların nelere mal olabildiğini en son 16 Nisan`da bizzat gördük.(…) Üye sayısı 10 milyona ulaşan bir parti 80 milyona ulaşmada sıkıntı çekemez, çekmemelidir.”


Erdoğan’ın 3. Olağanüstü Büyük Kongre’de yaptığı konuşmada dikkat çektiği bu yol haritası adım adım gerçekleşiyor. Doğal olarak böylesi bir süreçte parti içinde hemen her aparatın ve her partilinin  temel derdi il ve ilçelerde gerçekleşecek kongre süreçlerinde  “yenilenmenin” ne ölçüde ve nasıl gerçekleştirileceği ve bu konuda nasıl bir yol izleneceğinde odaklaşıyor.


PARTİLİLER  OLUMSUZLUKLARDAN BIKTI, USANDI..!


Bunun olayın bir yönünü oluşturduğunu vurgulayalım. Diğer yönü ise Balıkesir büyükşehir gerçeğinde yaşandığı ve öne çıktığı gibi  milletvekilleri ve yerel yöneticiler arasında yaşanan sen-ben davaları, itiş-kakışlar. Bir anlamda yerel yöneticiler ve milletvekilleri nezdinde yaşanan  nüfus rekabeti ve siyasi egolar, siyasi ikbal kaygıları, ekonomik rant arayışları  dolaylı ya da dolaysız biçimde parti başkanlarını ve yönetimlerini olumsuz etkiliyor.


Oysa ki, partililer ve parti tabanı  ya da seçmen nezdinde AK Parti içerisinde  uzun bir süredir yaşanan ‘karmaşa’ nın hiç bir anlam ve hükmü yok..! Partililer ve seçmen, sadece yaşananları buruk bir şekilde izlemekle yetiniyor. Bu izlemenin zaman geçtikçe ve beklenen müdahale parti içerisinde geciktikçe  ‘seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli’ şarkısının dizelerine uygun bir uzaklaşmayı da beraberinde getirdiğini vurgulayalım…Bunun birkaç adım daha ötesi umutlu bekleyişin hayal kırıklıkları ile bezenmesi ve ‘aşkın’ soğuması, tabanda ve seçmen nezdinde farklı arayışların, ‘aşkların’ aranmasıdır..!


İFTARDAKİ  BİRLİKTELİK  DAİMİ KILINABİLMELİ..!


O nedenle Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Mustafa Ataş’ın  da hazır olduğu iftarda tüm il ve ilçe başkan ve yönetimlerini, belediye başkanlarını, milletvekillerini, gençlik ve kadın kolları il ve ilçe yöneticilerini  bir araya toplayarak Ramazan Ayı’nın mukaddesatını idrak etmelerine vesile olması, kardeşlik hukukunun  gelişmesinin ve güçlenmesinin önemine işaret etmesi önemli.


Çünkü, herkes bulunduğu noktadan ve baktığı pencereden yaşananları tercüme etmeye ve kendisini haklı göstermeye  çalışıyor ki, bunun  ne parti ne de seçmen  nezdinde, dikkat çektiğimiz gibi,  hiç bir anlamı ve hükmü yok!


Bir türlü görülmek istenmeyen ve anlaşılmak istenmeyen bu..!


Toplum nezdinde tesis etmek, görmek ve yaşamak istediğiniz birlik ve beraberliği, paylaşımcılığı, moral değerleri önce kendi içinizde yaşatmak ve egemen kılmak zorundasınız. Karşılıklı hoşgörü ve saygı bu birlik ve beraberliğin çimentosudur!


PARTİLİLER VE SEÇMEN  NE İSTİYOR?


Onun içindir ki, partililer ve partiye oy veren seçmen, Erdoğan’ın konuşmalarında sürekli vurguladığı ‘yenilenme’nin muhatabının doğrudan kendisinin olmasını ve  sürecin parti içinde ’sen-ben, bizim oğlan’ anlayışıyla boğazlanıp boğulmamasını bekliyor ve istiyor. Çünkü, büyük ölçüde kendisi adına konuşanlara inanmıyor ve güvenmiyor..! Onun içindir ki, her vesile ile yüzünü siyasal açıdan Reis’e yani Erdoğan’a  dönüyor…


Siyasal sistemin çarklarında bir sorun var ve çarkların sistemli ve verimli bir şekilde çalışması mümkün olamıyor ise  sistemi yeniden işler hale getirmek için uygun müdahaleleri yapmak zorundasınız. Burada ana unsur, ‘A’ veya ‘B’ kişiyi memnun etmek değil, partililer ve seçmenin ihtiyaçlarının belirlediği beklentiler  ve arzularıdır!


CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİNİ  İYİ  ANLAMAK GEREK..!


Büyükşehir belediye başkanı Uğur’un iftarda yaptığı konuşma bu yönü ile manidardır. Uğur, “yerel yönetimler başarılı olamazsa sizin de merkezi hükümette  ve idarede de başarılı olma şansınız yok” sözleri Erdoğan’ın sürekli ifade ettiği bir gerçeğin yinelenmesidir ve önemlidir.


Çünkü, Cumhurbaşkanlığı sisteminde yerel yönetimler ile Cumhurbaşkanının başkanlığında oluşturulacak ve yürütme görevini üstlenecek olan hükümet ile bakanlıklar arasında hizmet akışkanlğını  sağlayacak olan milletvekilleri triger ya da volon kayışı işlevi görecektir.


16 Nisan referandumuyla kabul edilen beşinci maddeye göre, TBMM`nin görevleri ve yetkileri, "kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak, bütçe ve kesin hesap kanun tekliflerini görüşmek ve kabul etmek, para basılmasına ve savaş ilanına karar vermek, milletlerarası antlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak, TBMM üye tam sayısının 5`te 3 çoğunluğunun kararı ile genel ve özel af ilanına karar vermek, anayasanın diğer maddelerinde öngörülen yetkileri kullanmak ve görevleri yerine getirmek" olarak sıralanıyor.


Erdoğan’ın tüm konuşmalarında 2019 cumhurbaşkanlığı seçimleri ve yerel yönetim seçimlerine önemle vurgu yapmasının temel nedeni budur..!Bir anlamda 2019 da gerçekleşecek cumhurbaşkanlığı seçimlerinde  % 50+1’in garanti ve güvencesi, siyasi anahtarı yerel yönetimlerin gösterdiği ve sergileyeceği başarıya, seçmen nezdinde yaratacağı  memnuniyetle doğrudan ilişkilidir. Bu gerçeği anlamayan ya da anlayamayanlara, görmek istemeyenlere ‘günaydın’ demek gerekiyor…


İşte Balıkesir nezdinde büyükşehir belediyesi ve AK Partili ilçe belediyeleri üzerinde üç yılı aşkın bir zamandır yaşanan tartışmaları, hedef göstermeleri  bir de bu minval üzerine düşünün. Eminim ki, çok farklı sonuçlara varacaksınız..


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 94