Bugün: 14.12.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • BALIKESİR AK PARTİ DE NELER OLUYOR?

BALIKESİR AK PARTİ DE NELER OLUYOR?


ilindiği gibi, Balıkesir AK Parti İl Başkanı sevgili Dinçer Orkan, partinin genel başkan yardımcısı ve  teşkilatlanma başkanı  Mustafa Ataş’ın  isteği doğrultusunda başkanlıktan istif etti ve kamuoyuna yaptığı açıklamada şöyle dedi:


"Teşkilatlanma Başkanı Mustafa Ataç benimle çalışmak istemediğini, başka bir arkadaşımla çalışmak istediğini söyledi. Ben de istifa ettim. Zaten benim görev sürem de dolmuştu. Şimdi yerime yeni bir il başkanı atanacak. Ardından kongreyle yeni il başkanı seçilecek.”


Orkan’ın istifası sondası il başkanlığına yine genel merkez kararıyla bu göre Hasan Demiraslan atandı ve 50 kişilik yönetimini oluşturarak, fiilen görevine başladı.


Ancak, il başkanlığı ve yönetiminde genel merkez tasarrufuyla beklenen değişiklikler gerçekleşmesine ve atamalar yapılmış  olmasına karşın, Balıkesir Ak Parti’de suların bir türlü durulmadığı gözleniyor. Doğal olarak, il başkanlığı ve yönetimi, kadın ve gençlik kollarında nelerin yaşandığını anlayabilmek için yaşananları  takip etmeye çalışsak da, ne olup bittiğini anlayabilmek ve yaşananları anlamlandırabilmek   zor!


Anlamak ya da anlamlandırabilmek çok mu önemli?

Evet, önemli..!


AK PARTİ GERÇEĞİ VE BAŞARISI!


Çünkü, AK Parti, Balıkesir büyükşehir nezdinde siyasal yaşamımızda  etkin rol oynayan hem merkezi hem yerel iktidar partisi olmanın ötesinde mevcut siyasal partiler içerisinde en fazla üyeye  ve oy tabanına sahip bir parti.


Bunun yanında, 2001 yılında kurulmuş olmasına karşın 2002 yılından bugüne tek başına merkezi iktidarı  elinde tutan, o gün bugündür gerçekleşmiş milletvekilliği genel seçimlerinde, yerel seçimlerinde, referandumlarda, cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmış bir siyasal parti.


Düşünsenize, AK Parti’nin iktidar olduğu 2002 yılında 10 yaşında olan bir çocuğumuz bugün 25 yaşında ve bu yaşa kadar ömrünü bir siyasal partinin tek başına iktidarında geçirdi, sabah akşam medya organlarında partinin ve liderinin ismi ve icraatlarını duyup, dinleyerek büyüdü…


Bir sosyal psikoloğa, toplum bilimciye ya da siyaset bilimciye  buyurun, sorun…!


Siyasal  yaşamımızın bu gerçeğinin toplum ve bireyin yaşamında olumlu ve olumsuz bir çok  yönüne dikkat çekecektir. Hele hele  orta yaş ve üstü kuşaklara bu gerçeği anımsatıp, sorduğunuzda  geçmiş yılların  siyasal ve sosyal yaşamında tanık olup, yaşadığı olumsuz deneyimleri bildiği için alacağınız yanıtlar çok daha düşündürücü ve manidar olacaktır.


Türkiye, genç bir nüfusa sahip bir ülke ve düşünebiliyor musunuz, milyonlarca gencimiz , IMF’in ne olduğunu, tüp, yağ, şeker, sigara, gazyağı kuyruklarını ,siyasal partilerin birbirinden milletvekili transferlerini, otellerde gerçekleşen milletvekili pazarlarını, bankaların bir gecede içinin boşaltılması  gibi hepsi yaşamlarımızda ve belleklerimizde derin yaralar açmış gündelik ve rutin olaylardan  hemen hiç birini bilmiyor ve yabancı!


GELENEKSEL SİYASET ANLAYIŞI AK PARTİ’Yİ  ZORLUYOR!


Bunları neden ve niçin yazıyorum?


 Çünkü, en başta  AK Partili milletvekillerinin, belediye başkanlarının, parti başkan ve yöneticilerinin kuruluşundan bugüne  partilerinin ve lider kadrolarının ne yaptıklarını ve neyi başarıp neyi başaramadıklarını iyi bilmeleri ve anlamaları gerektiğine inanıyorum.


Tasavvuf kültüründe bir ‘ayna’ konusu vardır. Ben, biraz da sınırlarımı aşıp, zorlayarak  bugün incir çekirdeğini doldurmayacak sorun ve sıkıntıların nedeni ve sorumlusu  durumunda olanların, ‘ayna’ya dikkatlice bakmaları gerektiğine inanıyorum.


AK Parti, 2015 Haziran genel seçimlerinde  en fazla oyu almış bir siyasal parti olmasına karşın parti oylarındaki kısmi düşmenin nedenlerini ve niçinlerini sorgulayan parti liderliği, ‘kibir’ ve ‘şımarıklığa’ dikkat çekerek, seçilmişler yanı sıra teşkilat yönetimleri bazında  mevcut  olumsuzluk ve eksikliklerin giderilmesine yönelik bir dizi önlem aldı, çalışmalara başladı.


‘KİBİR’ VE ŞIMARIKLIK’...!


‘kibir’; kendini beğenme, başkalarından üstün tutma, büyüklenme, benlik, gurur…


‘şımarmak’; kendisine gösterilen sevgi ve saygıdan veya verilen değerden yüreklenerek yersiz ve aşırı davranışlarda bulunmak...


AK Parti, siyasal ve toplumsal açıdan sağladığı destek ve  başarılı  seçim sonuçlarıyla  hem siyasal hem de toplumsal bir demokratik ‘ güç’ tür!!


Şimdi, ‘kibir’ ve şımarıklık’ esprisinden hareketle kuruluşundan bugüne seçmenin her seçimde partiye ve liderine gösterdiği sevgi, saygı veya verilen değerden birilerinin yüreklenerek seçildikleri makam ve mevkilerde  yersiz ve aşırı davranışlar sergilemeleri; bunu kendilerini beğenerek, kendilerini başka insanlardan  üstün tutarak büyüklenmeleri, , benlik ve abartılı gururlarına yenilmeleri dün olduğu gibi bugünde AK Parti’nin temel sorun ve sıkıntı kaynağı olarak görülmekte…


PARTİ İÇİ DEMOKRASİNİN ÖNEMİ!


Bu sorun ve sıkıntıların aşılabilmesinin tek yolunun  siyasal demokrasi ve dolayısıyla siyasal partiler yasasının  ve seçim kanununun acilen değiştirilmesinden , parti içi demokrasinin geliştirilmesinden ve  güçlendirilmesinden geçtiğine inanıyorum.


Partisinde üye ve delegelerinin, yönetiminin  söz ve karar sahibi olmadığı koşullarda, belli mevkilere talip ve aday olanlar, kerameti belli kişilerde ve sonuçta da kendilerinde görme hastalığına düşmemeli. Aday olmasında ve seçilmesinde partisinin, üye ve delegelerinin etkin ve vazgeçilmez rolünü bizzat yaşamayan ve tepeden inme bir şekilde  belli makam ve mevkilere ulaşabilme kolaylığı yaşayan  kişiler, seçmen ile sandığı ve partisini, üye ve delegesini küçümseme eğilimi sergileyebilirler.


Bu parti üst yönetimine ve liderliğine de büyük haksızlık demektir!


Cumhuriyet döneminde siyasi vesayetin, liderlik sultası gibi olumsuzlukların kaynağı ve nedeni salt liderler olarak da görülmemeli. Liderlik ve yönetim erkinin etrafında oluşmuş kast sisteminin olumsuzluğu siyasi vesayet sistemini başlayan faktörlerin başında gelir. Bu birbirini besleyen anti-demokratik bir bir sistemdir.


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 269