Bugün: 22.11.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • BALIKESİR’ E DE ,CHP’YE DE SIKINTI VERİYORSUN HAVUTÇA!

BALIKESİR’ E DE ,CHP’YE DE SIKINTI VERİYORSUN HAVUTÇA!



Türkiye’nin ve dolayısıyla Balıkesir kamuoyunun aylardır bildiği, izlemeye  ve anlamaya çalıştığı  Balıkesir CHP milletvekili Namık Havutça ile ilgili yargıya taşınmış ve halen mahkemede  görüşülmekte olan  bir davası var.


Bu davayı ve olup-bitenleri ilk Balıkesir Postam gazetesinin vakayı manşete taşımasıyla öğrendik. Gazeteyi ve meslektaşlarımı yürekten kutluyorum. Ardından, davaya konu olan ve mağdur kılınan Dr.Hülya, cep telefonum üzerinden bana ulaştı ve bir kadın ve anne olarak yaşadığı mağduriyetleri ve rezillikleri bir bir anlattı. Meslektaşlarım da bilirler, öncelikle  olayın  haber değeri var ama Dr.Hülya’nın şu sözlerini unutamam: “Sizi bana anlattılar  onun için sizi  aradım. Engin Bey, anlattıklarımı yazabilecek misiniz!?”


BİR KADININ VE BİR BEBEĞİN ÇARESİZLİĞİ!


Dr.Hülya’nın böyle düşünmesinin, kaygılanmasının nedenleri vardı. Çünkü, gazeteci olarak hep dile getirilen ‘basın ahlak ve meslek ilkeleri’ bu tür vakalarda genelde kimi basın kurumları ve kendisine gazeteciyim  diyen kişilerce şantaj ve maddi çıkar sağlamak için kullanılmaya çalışılır. Haber, ilgili kişi veya partisiyle ilişkilerini bozacak,  abone-reklam gibi maddiyata dayalı sorunlara neden olacaksa, haber bilinçli olarak pass geçilir. Ya da ilgili kişi veya kurum güçlü ve dokunulmaz olarak kabul ediliyorsa, ‘durduk yerde .başımıza iş almayalım. Mahkeme kapılarında sürünüp, tazminatlara mahkum edilmeyelim’ diye  bu  tür vakalara ilişilmemeye çalışılır. Bu meslekte dirsek çürütmüş olan tüm meslektaşlarım bu gerçeği ve olumsuzluğu, çirkinliği bilirler.


Öyle de oldu!


Balıkesir Postam gazetesinin haberini sütunlarına taşıyan gazetelere yönelik CHP Milletvekili Havutça’nın avukatı, söz konusu mahkemeden aldığı ‘gizlilik ve yayın yasağı’ kararını göndererek, hem vakanın haber yapılmasını hem de yayınlanmış haberlerin, haber sitelerinden  kaldırılmasını sağladı.


‘GİZLİLİK’ VE ‘YAYIN YASAĞI’NIN ARDINA GİZLENEN BİR BALIKESİRLİ VEKİL!


Ben, vakayla ilgili birden çok haber ve yorum yazdım ve SonKurşun gazetesinde  ve sonkursungazetesi. com’da yayınladım. Sosyal medyada da hem haber hem de yorum yazılarımı  paylaştım. Bu nedenle, avukatıyla da bir çok kez tartıştım ve bu ‘yasak’ kararının  anlamsızlığını hep anlattım. Anlamadılar ve  ‘sansürcü’ bir anlayışla, gazeteme internette hizmet desteği sunan şirketle ilişki kurup, ilgili ‘gizlilik kararını’ gerekçe gösterip, ekranımı kararttılar.


Bu da CHP milletvekili Havutça’ya yetmedi ve  mahkemenin gizlilik kararını ihlal ettiğim gerekçesiyle benden savcılık nezdinde şikayetçi oldu. Emniyete çağrıldım ve ifademi vererek, kamuya mal olmuş bir kişinin böylesi bir davada mahkemenin verdiği ‘gizlilik kararı’ arkasına saklanmasının anlamsızlığını vurgulayarak, mesleğimin gerektirdiği şekilde işimi yaptığımı ve kamuoyunu bilgilendirdiğimi söyledim.


‘BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ’  KİMSENİN PASPASI DEĞİLDİR!


Bandırma Cumhuriyet Savcısı  Mehmet Erten,  Havutça’nın şikayet dilekçesiyle ilgili örnek bir karar vererek, ‘soruşturmaya yer olmadığı’ kararını verdi. Kararda, özetle şöyle deniyor:


“Tanınmış bir siyasetçi ve milletvekili olan müşteki hakkında kaleme alınan yazı ‘Basın özgürlüğü’ kapsamında topluma haber verme bilinciyle yayınlanmış olup özel hayatın gizliliği kapsamında ihlal edici her hangi bir unsur içermediğinden atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı…”


Kuşkusuz, Bandırma Cumhuriyet Savcısı sn.Erten, karanının gerekçelerini de uzun uzadıya yazmış ve  tüm gerekçeleri  demokrasi, kamuoyunun bilgilenme hakkı  ve  basın özgürlüğü  gibi konularda birer ders niteliğini taşıyor. Gerekçenin tamamını yazıma taşıyabilmem fiziken mümkün değil. Sözün kısası, böyle milletvekillerimiz  ve siyasetçilerimiz de var, böylesi  cumhuriyet savcılarımız da var!


ARTIK,BU BEBEK, BALIKESİR’İN BEBEĞİDİR!


Peki, Balıkesir CHP milletvekili Namık Havutça ne yapmış, mahkemeye yansımış vaka-i  adliye  ne?


Havutça evli ve iki çocuk babası. Öğretmenlik yaşamından başlayarak  avukatlık yaşamında bir çok siyasal ve sosyal sorumluluk üstlenmiş. CHP’den Bandırma Belediye Meclis üyeliği, İGM üyeliği yaptıktan sonra Balıkesir milletvekili olarak CHP adına TBMM’nde bir çok sorumluluk üstlenmiş.


Ancak, gerçekten de bu yoğun siyasal ve sosyal trafik içerisinde, Havutça, milletvekilliği döneminde  aynı partide aktif olan bir ailenin kızıyla gayri meşru ilişki içerisine girmiş ve adeta, ikinci baharını ya da bilmem kaçıncı baharını yaşamış. Bu ilişkiden bir çocuk sahibi olduktan sonra ise, ilişki şu veya bu nedenle gizlenir, taşınır bir ilişki olmaktan çıkmış ve vaka, önce mahkemeye sonra kamuoyuna taşınmış.


Bu gayri meşru ilişkiyi, bebeği başta CHP lideri Kılıçdaroğlu olmak üzere tüm parti üst yönetimi,   Balıkesir CHP’de, Bandırma CHP de, Bandırma ve Erdek belediye başkanları da, partililerin bir çoğu da,  CHP’li vekillerin  eskisi  veya yenisi  hepsi  biliyor. İlginçtir ki, bayanın  ve bebeğin mağduriyeti, bir kenara atılıp, ‘aman ha CHP, Havutça  zarar görmesin’ anlayışıyla, olayın üzeri ‘yayın yasağı’ ve ‘gizlilik kararı’ ile örtülmek isteniyor.


YILLARDIR, AYLARDIR YANIT BEKLEYEN SORULAR!

Şimdi, soru sormak zamanı:


-         Benzer bir vaka, AK Partili veya MHP’li bir Balıkesir milletvekili, belediye başkanı, parti yöneticisi  tarafından yaşanmış, yaşatılmış olsa idi, acaba CHP ne yapardı?

-          

-         Siyasi ahlak, erdem, dürüstlük ve  şeffaflık üzerine mangalda kül bırakmayan CHP, ‘kol kırılır yen içinde’ mantığıyla bu siyasal tutumu ve duruşuyla, sansürcü anlayışıyla Balıkesir  halkına ve  CHP’ye oy vermiş insanlara derdini nasıl anlatacak?

-          

-         Özellikle Kadın Hakları, kadınlara yönelik ayrımcılık, baskı ve şiddet üzerine takdire şayan çıkışlar yapan CHP’li bayanlar ve Kadın Kolları üyeleri, Dr.Hülya ve bebeğinin kendi partilerinin bir milletvekili tarafından uğradığı  mağduriyetlere  daha ne kadar sahip çıkmamayı ve görmezden gelmeyi düşünüyorlar?


-Balıkesir CHP milletvekili Havutça, kamuoyuna ve mahkemelere yansımış ‘babalık davasını’ sonuçlandırmak için, ne zaman DNA testi yaptırıp  ya da Başbakan yardımcısı Tuğrul Türkeş gibi, kamuoyu  önünde ilişkisinin özel ve siyasal sorumluluğunu  kabullenip, bu tartışmaları bitirmeyi düşünüyor?


- Balıkesir CHP milletvekili Havutça, Balıkesir’lilerden,  kamuoyundan, partililerinden, seçmenlerinden  özür dilemeyi düşünmüyor mu? Bizzat kendisi, neden ve niçin  mahkemenin, dava ile ilgili, ‘gizlilik’ ve ‘yayın yasağı’ kararının iptal edilmesi talebinde bulunmuyor? Elindeki mahkeme kararı ile basını sansürleme çabası kendisine ve partisine yakışıyor mu?


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 465