Bugün: 14.12.2017

BAÇEP, NE DEMEK!?


1/100 binlik çevre düzen planı üzerine kamuoyunda yaşanan tartışmalarla plana endeksli çevresel faaliyetler ve girişimler   kendi içinde çeşitlenerek gelişmeye başladı.

Biz, çevre ve insan sağlığı endeksli gelişen bu hareketliliği sırasıyla analiz etmeye ve anlamaya çalışacağız.

1- Güney Marmara bölgesinde çevrecilik, çevre ve insan sağlığıyla ilgili hareketlilik bugün öne çıktığı şekliyle plan tartışmaları ile sınırlı olmadığı gibi zengin bir  geçmişe, birikime ve deneyime sahiptir. Bu hareketliliğin Balıkesir ve Güney Marmara nezdinde merkezi Bandırma’dır. Bu alanda rahmetli Nesrin Aydoğmuş’un S.O.S Çevre Gönüllüleri Platformu ile GÜMÇED nezdinde özellikle Sedat Kutbek’ın rolü, emeği, birikim ve deneyimleri yadsınamaz. S.O.S ve GÜMÇED nezdinde bir avuç çevre aktivisti, çevre hareketinin bugünlere taşınmasında etkin ve öncü rol üstlenmişlerdir. Bu tarihsel süreç de özellikle İlkHaber gazetesinin ve yönetici aparatının basın anlamında rolü de yadsınamaz. Ben de bu koşullarda bir toplum ve çevre aktivisti olarak çevre mücadelesinin içersinde değişik sorumluluklar aldım.

2- Sahil Yenice’de fosfat fabrikası ve Ayyıldıztepe de çimento fabrikasının kuruluş girişimi ile birlikte çevre hareketi yeniden ivme kazanmış, GÜMÇED Temsilciliğini bu koşullarda ben üstlenerek, bir avuç çevre aktivisti tarafından süreç başarıyla kucaklanıp , tamamlanırken, her iki yatırım girişimi çevre ve insan sağlığıyla ilgili kaygılar nedeniyle toplumsal olarak durduruldu.

3-  Özellikle S.Yenice de verilen çevre mücadelesi, çevre hareketi açısından çok yönlü öğretici olmuş, çevre aktivistleri  yanı sıra  toplumsal aktivistler; ilk kez çevre ve insan sağlığını farklı amaç ve çıkarlar için kullanma derdine düşmüş  ilişkili kişilerle ya da odaklarla tanışmış, bu tür provakatif müdahaleleri başarıyla boşa çıkartmıştır.

4- Ayyıldıztepe ve S.Yenice de  verilen çevre mücadelesi Bandırma’da ciddi bir çevre aktivistleri birikiminin de doğmasını beraberinde getirdi. S.Yenice deneyimi  çevre hareketini bir yol ayrımına taşıdı. Birbiri ardı sıra gündeme gelen sanayi yatırımları konusunda bunalan çevreciler, mücadele birikimleri ve deneyimlerinden hareketle daha kucaklayıcı, daha demokratik ve gönüllülük esasına dayalı, siyasi partiler üstü, yurttaş insiyatifinin gelişimine hizmet edecek  bir oluşuma ihtiyaç duyulması nedeniyle Bandırma Çevre Platformu’nu (BAÇEP) oluşturdu. SOS ve GÜMÇED gibi  çevre örgütleri BAÇEP içinde yerini aldı. BAÇEP, çevre mücadelesinde şemsiye yapı oldu.

5- BAÇEP bünyesinde buluşup,  BAÇEP şemsiyesi altında toplaşanlar,  Bandırma ve çevre ilçeleri, köyleri içine alacak şekilde  geniş kapsamlı bir imza kampanyası örgütleyerek, kısa süre içinde 7 bin imza topladı. Oluşturulan BAÇEP  temsili heyeti ile bu imzalar Balıkesir’de ilgili  ve yetkili kurumlara verildi.

6-  BAÇEP, S.Yenice’deki başarısından sonra Dutliman’da kurulması öngörülen termik santrale karşı  S.Yenice deneyimi ile başarıyla mücadele verdi  ve aynı şekilde kazandı. Yatırım kararı iptal edildi.

7- Gönen Çayında yaşanan kirlilik konusunda da Gönen Ovası Sulama Birliğiyle ortaklaşa imza kampanyası yürüten ve  5 bini aşkın imza toplayan BAÇEP, bölgeye ismini taşıdı. Bununla da yetinilmedi ve Erdek ile Bandırma’da katı atık  ve  kanalizasyon atık tesisi yapımı; Kapıdağ da Yaban Hayatı Koruma Alanı’nın  işlevli kılınması ve Kapıdağ’ın Milli Park ilan edilmesi gibi   bir çok çalışmaya imza atan BAÇEP,  çevre kirliliğiyle ilgili güncel bir çok soruna müdahale etmekten  kaçınmadı.

8-  Bandırma Şirinçavuş köyü alanına termik yapılmasına karşı da harekete geçen BAÇEP, yatırımın durdurulmasına yönelik  fiili rol oynadı ve yatırım sürecini durdurulmasında etkin rol oynadı.

 

9- 1/100 binlik çevre düzen planını  başından  bugüne  takip eden, kamuoyunu  basın açıklamaları ve yayın yoluyla plan konusundaki gelişmelerle ilgili bilgilendiren ve uyaran BAÇEP’in dışında, Bandırma ve Erdek’teki yerel yönetimler, hemen hiç kimse oralı olmadı. Ne zaman ki plan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından askıya çıkartıldı ve itiraz süresinin bitimine birkaç gün kala, BAÇEP’in ısrarlı  açıklamaları ve basın yoluyla yarattığı kamuoyu baskısıyla  yerel yönetimler nezdinde plan konusunda kıpırtı başladı.

 

10-  Plan  konusundaki tüm eksikliklere, hatta yaşanan kimi olumsuzluklara karşın BAÇEP, çevre ve insan sağlığıyla ilgili endişeleri ve çevreci hareketlilikleri, kimi kümelenmeleri  olumlu bir gelişme olarak gördü.

Ancak, BAÇEP, plan konusunda, çevre hareketliliğinin yine tarihsel ve güncel bir yol ayrımına girdiğini de gözlemlemledi. Çevre  temasıyla öne çıkan farklı anlayış ve mücadele yöntemleri içeren bu farklılık bize  yabancı değildi.  BAÇEP, siyasal bir platform değildir. BAÇEP; siyasal partiler üstü,  gönüllülük esasına dayalı, yurttaş insiyatifini öngören, demokratik bir çevre oluşumudur. Çevre hareketini ve mücadelesini daraltıcı, provakatif mahiyetteki her türlü düşünceyi ve çabayı red eder. BAÇEP, en geniş toplumsal temsiliyet esasına dayanır. Siyasi ya da kişisel ikbal hesaplarına kapalıdır.

11- BAÇEP’in  ülkemizin sanayileşmesi ve sanayi yatırımlarına karşı anlayışı ve yaklaşımı net ve somuttur. BAÇEP, sanayi karşıtı bir çevre platformu, demokratik bir bileşke değildir. BAÇEP;  ülkemizin,  bölgemizin ve  kentimizin   her yönden geliştirilmesinde doğa ve insan sağlığının gözetilerek, yenilenebilir ve sürdürülebilinir kalkınmanın savunucusudur. Doğal, tarihsel ve kültürel   güzellik ve zenginliklerimizin  korunması ve geleceğe taşınması asli görevimizdir. Bu aynı zamanda her yurttaşın, gözetmesi gereken bir yurttaşlık  sorumluluğudur. BAÇEP, gelişmekte olan ülkelere yönelik, Batılı emperyal ülkelerin çevreciliği kendi çıkarları için  farklı yol ve yöntemlerle etkilemeye, yönlendirmeye  çalışarak, gelişmekte olan ülkelerin ekonomik  ve toplumsal gelişmelerine ket vurma çabası içinde olduğunu görmekte, bilmekte, bu emperyal oyunu ve kışkırtıcılığı red etmektedir.

12- S.Yenice’de fosfat fabrikası ve Ayyıldıztepe’de çimento  fabrikası kurulması süreçlerinde Bandırma, Ticaret Odası eski Başkanı Osman Kocaman, Ticaret Borsası Başkanı Halit Sezgin başta olmak üzere Meclis’deki tüm siyasi parti temsilcilerinin, meslek odaları ve sendikaların, muhtarların ve kentteki bir çok sivil toplum örgütlerinin katılımıyla başta çevre ve insan sağlığı konusu olmak üzere genel bir ortak bilince ve reflekse ulaştı. Bandırma, sanayileşmeye karşı bir kent olmadığı gibi, sanayi yatırımcılarına da açık bir kenttir. Ancak, tek şartı var: Sanayileşme ve yatırımlarda çevre ve insan sağlığının öncelikle gözetilmesi ve bu alanda her türlü önleyici tedbirin alınması. Bu çıta, BAÇEP’in de bir anlamda varlığını belirleyen ve çalışmalarının yönünü şekillendiren çıta oldu. ’ÖNCE DOĞA ÖNCE İNSAN’ belgisi BAÇEP’in bu anlayış ve refleksle temel belgisi kabel edildi.

Evet, BAÇEP’in ve kentimizde en az son 20-30 yıldır  gelişen çevrecilik hareketinin genel karakteri bu. Bir gazeteci ve yazar olarak bu süreçle fazla içselleştiğimi biliyorum. Yıllarca bir çevre aktivisti olarak, GÜMÇED de değişik sorumluluklar aldım, Bandırma Temsilciliğini yürüttüm. BAÇEP’in kurucusu ve Genel Sekreterliğini yaptım.  Son birkaç yıldır ise yol arkadaşımız Hüseyin Ata, diğer çevre aktivisti arkadaşlarımızla başarıyla BAÇEP Başkanlığını yürütmekte.

BAÇEP geçtiğimiz günlerde yönetimini de yenilerek, Bandırma’nın zenginliğini yönetimine taşıdı ve yoluna devam ediyor. BAÇEP yönetiminin, dün olduğu gibi bugün de, çevre sorunlarıyla ilgili üzerine düşen sorumluluğu layıkıyla yerine getireceğine yürekten inanıyorum. Çevrecilik eksenin de yaşanan haraketliliklerin, farklı kümelenmelerin çeşitli  girişimlere neden olması, bir zenginlik olarak görülmeli. Sanayi karşıtı düşünceleri de bir yere kadar doğal ve anlaşılabilir bulduğumu belirtmeliyim.

Sevgiyle kalın…


Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 727