Bugün: 20.11.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • AYİNESİ İŞTİR KİŞİNİN LAFA BAKILMAZ..!

AYİNESİ İŞTİR KİŞİNİN LAFA BAKILMAZ..!


MKYK’da alınan kararlar Erdoğan’ın genel başkanlığa dönmesinin ardından gerçekleştirdiği ilk genişletilmiş il başkanları toplantısında, parti teşkilat başkanlarına da iletildi.


Buna göre;

Erdoğan’ın  ‘metal yorgunluğu var’ dediği teşkilatlar  sekiz aylık bir süreçte baştan aşağıya yenilenecek.


Partide ‘büyük değişim’ 4 Temmuz tarihinde başlayacak, 19 Ağustos- 12 Kasım tarihleri arasında ilçe kongrelerinin tamamlanmasıyla 2018 Şubat sonuna kadar il kongreleri tamamlanmış olacak.


Köy ve mahalle ve köyler ile nüfusu 5 binin altında olan beldelerde, ilçe kongrelerine katılacak 400 delegenin belirlenmesi için parti üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilecek seçimlerin ardından, nüfusu 5 binin üzerinde olan 41 beldede belde kongreleri yapılacak.


Delege seçimlerinde ve devamında gerçekleşecek belde, ilçe ve il kongrelerinde  “tanıdık, eş-dost-hısım-akraba kayırmacılığına” kesinlikle izin ve taviz verilmeyecek.


Partinin Büyük Kongresi’nin ise,2018 yılının bahar aylarında gerçekleştirilmesi öngörülüyor.


‘DAVA PARTİLERİ’NİN ORTAK SORUNU..!


İktidar partisinde tepeden tırnağa tüm yapıyı sarsan ve ‘büyük değişim’ olarak özetlenen bu partisel yenilenme sürecinde ana motor ve itici gücün parti genel başkanı ve cumhurbaşkanı Erdoğan olduğu gözleniyor. ’Dava partileri’nin en büyük iddiası mevcut siyasal statükonun değiştirilmesi ya da yıkılması hedefini gözetir. Değişim ve dönüşüme uğrayan ya da yıkılıp parçalanan statik yapının yerine iktidar olanlar kendi anlayışlarına uygun bir düzeni inşa ederler.


Ancak, ‘dava partileri’nin en büyük sorun ve sıkıntısı, mevcut statükoyu değiştirmek ya da yıkmak hedefiyle  yola çıkanların iktidar olmaları sonrası başlattıkları  değişim ve dönüşümle şekillendikleri ‘yeni düzen’in yarattığı statükoya bir zaman sonra saplanıp kalmaları, yarattıkları statükonun bir parçası olmaları, yenilikçi ve değişimci niteliklerini ve heyecanlarını yitirmeleridir.


Öyle ki, ‘Yeni Türkiye’, ‘Büyük Türkiye’, ‘ hedef 2023/2071’ gibi  zamana yayılı hedefler siyasal bir özne için statükonun parçası olmayı değil sürekli yenilenme ve değişimi, yaşamın her alanında reorganize olmayı, partisel  iç dinamiklerin sürekli beslenip, güçlendirilip, diri tutulmasını  zorunlu kılar.


Örneğin, dünkü yazımızda da dile getirdiğimiz gibi, Balıkesir AK Parti il başkanlığının gerçekleştirdiği bayramlaşma töreninde karşılıklı polemikleri ile kamuoyunun gündemine gelen milletvekilleri Ali Aydınlıoğlu, Kasım Bostan, Mahmut Poyrazlı ve Sema Kırcı ile İl başkanı Hasan Demiraslan’ın ya da büyükşehir belediye başkanı Uğur, karesi belediye başkanı Yücel Yılmaz ve 6 Eylül belediye başkanı Kafaoğlu’nun ‘dava partisi’nden  ve bir ‘dava’nın  eri olmaktan, yoldaşı ya da kaderdaşı olmaktan anladıkları gerçekten ne..!?


HİZMET VE HİZMETKARLIK..!


Bu ‘davayı’ en iyi özetleyen ve anlaşılır kılan partinin kurucusu ve genel başkanı Erdoğan’dır. Erdoğan, toplumsal yaşamın hangi  mevkiinde sorumluluk almış olursanız olun  davayı, hizmet ve hizmetkar olabilmek arasındaki  ilişkiye indirgeyerek, bu ilişkide dengeyi gözetemeyenlerin, bu ilişkide suistimale yelken açanların, kibrine yenik düşenlerin, kayırmacılık yapanların, yorgun düşenlerin, cesaretini ve heyecanını tüketmiş olanların, hizmetkarlığı lafazanlıkla karıştıranların, içten hesaplı davrananların, zorlu, özverili ve çileli yolun yükünü taşıyamayan ve kaldıramayanların ‘dava’nın gereğini yerine getiremeyeceklerini öngörerek, teşkilat yapısının tepeden tırnağa yenilenmesinin vazgeçilmezliğini görüyor.


Evet, okurun işini kolaylaştıralım. Bir ‘dava partisi’nde, temel  kriter ve ayraç, laf değil icraat ve hizmettir.Şimdi sormak gerekiyor:


2015 Haziran ve Kasım seçimlerinde AK Parti’den milletvekili seçilmiş Ali Aydınlıoğlu, Mahmut Poyrazlı, kasım Bostan ve sama Kırcı’dan bu milletin beklediği ve istediği ne?


HİZMET ve YATIRIM…!


Özellikle de seçim bölgeleri ile Ankara arasında köprü vazifesi görmeleri, kamu hizmet ve yatırımlarının bölgeye akışını sağlamak, takip etmek ve sonuçlanmasını sağlamak…


Peki, büyükşehir belediye başkanı ile  Karesi ve 6 Eylül belediye başkanları gibi diğer belediye başkanlarından bu milletin beklediği ve istediği ne..?


Yine HİZMET ve YATIRIM..!


Yoksa Sema Kırcı ‘nın Uğur’a “Edip bey yeter artık. Biz de Ankara da sizden illahlah ediyor. Bırakın artık” sözleri 2014 Mart yerel seçimlerinden bugüne büyükşehir belediyesi nezdinde gerçekleştirilmiş hizmet ve yatırımlar, kamuoyunun gündemine taşınmış projeler dikkate alındığında  bir balon gibi sönüyor…


Ya da Ali Aydınlıoğlu’nun  Uğur’a, “Yeter artık. Memleketi yüz sene sen mi yöneteceksin? Beni ‘Hoca hoca’ deyip aşağılıyorsun. Ben MKYK üyesiyim. Beni adam yerine koymuyorsun. Sen kral mısın?” sözleri aynı Kırcı’nın anlamsız ve içi boş sitemleri gibi  büyükşehir nezdinde ve bütününde parti de yaşanan sorun ve sıkıntıların kaynağını ele veriyor.


Peki, partinin il başkanı ve yönetimine bu durumda düşen sorumluluk  ve görev ne..?


Ak Parti bir ‘dava partisi’ ise ve dava partilerinde HİZMET ve YATIRIMLAR esas ise, siyasi gevezeliği , kibiri, şımarıklığı  değil de HİZMETKARLIĞI YAŞAM BİÇİMİ EYLEMİŞ milletvekilleri, belediye başkanları ve partililerle yürümek esas olmalı…


KİŞİSEL HİZİPLEŞME VE FRAKSİYONEL YAKLAŞIMLAR..!


Balıkesir büyükşehir nezdinde, hizmet ve yatırımların itici gücü büyükşehir belediyesi ve AK partili ilçe belediyeleri ise, belediyeler arası  birliktelik ve uyuma her fırsatta çomak sokarak, büyükşehir belediye başkanı Uğur’a yönelik parti içinde ve kamuoyuna yönelik el altından algı operasyonlarını organize ederek, itibar suikastlerine yönelenler, tertip ve düzen arayışları içerisine girenler ya farkında olmadan kendileriyle ilgili yarattıkları imajı değiştirmek ve yenilemek durumundalar ya da  akıllarını başlarına devşirip, parti içi  fraksiyonel arayış  ve çabalarına son vermek zorundalar.


Bizden uyarması, yazması, söylemesi..


Not: Bandırma Belediyesi  Yap-İşlet-Devret modeliyle AK Partili Öztaylan/Eraydın’ın belediye başkanlıkları döneminde yapımı gerçekleşen bir otel binasındaki belediye hisselerinin ihale yöntemiyle satışında yaşanan yolsuzluk ve suistimalleri ilk gazeteci ve yazar olarak ben dile getirmiştim. Bu ticaretten Bandırmaspor’unda kayıt dışı  gelir elde ettiğine dikkat çekmiş, İçişleri Bakanlığını ve cumhuriyet savcılarını göreve davet etmiştim. Kimse kılını bile kıpırdatmadı.(Buna Ak parti ilçe teşkilatı, meclis üyeleri dahil..) Bugün ise 1 milyon dolarlık para transferi konuşulurken, itham ve iddialar havada uçuşuyor. Bizi izlemeye devam edin..!


Esen kalın..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 96