SON DAKİKA

BALTOK BAN BAN'A SPONSOR OLDU         

Bugün: 17.08.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • ATA’NIN İSMİNİ KULLANIP,, ABD VE NATO’YA SELAM ÇAKTILAR!

ATA’NIN İSMİNİ KULLANIP,, ABD VE NATO’YA SELAM ÇAKTILAR!


27 Mayıs askeri darbesinin 58.yıl dönümünü anıyoruz Kimileri de laiklik adına, kimileri Cumhuriyet adına kimileri de hürriyet adına kimileri de Atatürk adına kimileri de ‘devrim’ adına 27 Mayıs darbesine övgüler düzüp, darbeyi kutsarken; darbenin ve darbecilerin karar ve icraatlarını, idamlarını ,sürgünlerini, darbe hukuku ve yargısının evlere şenlik uygulamalarına alkış tutuyor…

27 Mayıs darbesi ,darbe hukuku ve yargısı üzerinden AK Parti iktidarına,cumhurbaşkanı Erdoğan ile iktidarına göndermelerden de geri durulmuyor.ADD’nin 27 Mayıs darbesi ve idamlarla ilgili karar ve icraatlarını kutsaması soruşturma konusu oldu bile..!

Cumhuriyet tarihi boyunca 27 Mayıs’tan başlayarak gerçekleşmiş tüm askeri darbelerin ortak bir özelliği ve dili var. Darbeciler eylemlerini meşru kılabilmek için tüm darbelerde Mustafa Kemal Atatürk’e, Cumhuriyet devrimlerine göndermede bulunup, referans olarak Atatürk’ü n ismini tepe tepe kullanırken, yayınladıkları muhtıralarda paçayı ele vermekten ve yakalanmaktan da kaçınamıyorlar.

Tüm muhtıra bildirileri tek elden çıkmışçasına tüm uluslararası taahhütlere bağlı olduklarını,NATO’ya bağlı olduklarını önemle vurguluyorlar..!

27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 15 Temmuz darbelerinin ortak şifresi Atatürk’ün “yurtta sulh cihanda sulh” veciz sözü olurken, her darbe döneminde ve darbe yıllarında ülkenin ve milletin yaşadıkları ortada..

27 Mayıs darbesini gerçekleştiren TSK içinde Orgeneral Cemal Gürsel başkanlığındaki 38 kişilik Milli Birlik Komitesi üyesinin yayınladıkları muhtıra :

BUYRUN, 27 MAYIS MUHTIRASI..!

27 mayıs darbesini gerçekleştirenler ile ilgili görsel sonucu

“Sevgili Vatandaşlar,

Bugün demokrasimizin içine düştüğü buhran ve son müessif hadiseler dolayısıyla kardeş kavgasına meydan vermemek maksadıyla Türk Silahlı Kuvvetleri, memleketin idaresini ele almıştır. Bu harekata Silahlı Kuvvetlerimiz; partileri içine düştükleri uzlaşmaz durumdan kurtarmak ve partiler üstü tarafsız bir idarenin nezaret ve hakemliği altında en kısa zamanda adil ve serbest seçimler yaptırarak idareyi, hangi tarafa mensup olursa olsun, seçimi kazananlara devir ve teslim etmek üzere girişmiş bulunmaktadır. Girişilmiş olan bu teşebbüs, hiçbir şahsa veya zümreye karşı değildir. İdaremiz, hiç kimse hakkında şahsiyata müteallik tecavüzkar bir fiile müsaade etmeyeceği gibi, edilmesine de asla müsamaha etmeyecektir. Kim olursa olsun ve hangi partiye mensup bulunursa bulunsun, her vatandaş; kanunlar ve hukuk prensipleri esaslarına göre muamele görecektir. Bütün vatandaşların, partilerin üstünde aynı milletin, aynı soydan gelmiş evlatları olduklarını hatırlayarak ve kin gütmeden birbirlerine karşı hürmetle ve anlayışla muamele etmeleri, ıstıraplarımızın dinmesi ve milli varlığımızın selameti için zaruri görülmektedir. Kabineye mensup şahsiyetlerin, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne sığınmalarını rica ederiz. Şahsi emniyetleri kanunun teminatı altındadır. Müttefiklerimize, komşularımıza ve bütün dünyaya hitap ediyoruz. Gayemiz, Birleşmiş Milletler Anayasası’na ve insan hakları prensiplerine tamamen riayettir. Büyük Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” prensibi bayrağımızdır. Bütün ittifaklarımıza ve taahhütlerimize sadığız. NATO ve CENTO’ya inanıyoruz ve bağlıyız. Düşüncemiz “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh”tur. Milletimizin bir zarara uğramayacağı delaletinde sabır ve ihkamla tebessür etmeleri beklentilerimiz arasındadır.”

12 MART MUHTIRASI..!

12 mart darbesi ile ilgili görsel sonucu

12 Mart 1971’de Genelkurmay Başkanı Orgeneral Memduh Tağmaç, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Faruk Gürler, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Muhsin Batur ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Celal Eyiceoğlu`nun imzasını taşıyan muhtıra şu maddelerden oluştu:

“1- Parlamento ve hükümet, süregelen tutum, görüş ve icraatlarıyla yurdumuzu anarşi, kardeş kavgası, sosyal ve ekonomik huzursuzluklar içine sokmuş, Atatürk`ün bize hedef verdiği uygarlık seviyesine ulaşmak ümidini kamuoyunda yitirmiş ve anayasanın öngördüğü reformları tahakkuk ettirememiş olup, Türkiye Cumhuriyeti`nin geleceği ağır bir tehlike içine düşürülmüştür.

2- Türk milletinin ve sinesinden çıkan Silahlı Kuvvetleri`nin bu vahim ortam hakkında duyduğu üzüntü ve ümitsizliğini giderecek çarelerin, partilerüstü bir anlayışla meclislerimizce değerlendirilerek mevcut anarşik durumu giderecek anayasanın öngördüğü reformları Atatürkçü bir görüşle ele alacak ve inkılap kanunlarını uygulayacak kuvvetli ve inandırıcı bir hükümetin demokratik kurallar içinde teşkili zaruri görülmektedir. “

12 mart darbesi ile ilgili görsel sonucu

“MEŞHUR” 12 EYLÜL MUHTIRASI..!

12 eylül darbesi ile ilgili görsel sonucu

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nejat Tümer ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun`dan oluşan Milli Güvenlik Konseyi imzasıyla radyodan okunan ilk bildiride,özetle şöyle denilmekte:

“Sevgili Vatandaşlarım,

İşte bütün bunlar ve buna benzer sayılabilecek ve hepiniz tarafından yakinen bilinen daha birçok sebeplerden dolayı Türk Silahlı Kuvvetleri ülkenin ve milletin bütünlüğünü, milletin hak, hukuk ve hürriyetini korumak, can ve mal güvenliğini sağlayarak korkudan kurtarmak, refah ve mutluluğunu sağlamak, kanun ve nizam hakimiyetini, diğer bir deyimle devlet otoritesini tarafsız olarak yeniden tesis ve idame etmek gayesiyle devlet yönetimine el koymak zorunda kalmıştır. Bugünden itibaren yeni hükümet ve yasama organı kuruluncaya kadar muvakkat bir zaman için yasama ve yürütme yetkileri benim başkanlığımda, Kara, Deniz, Hava Kuvveti Komutanları ile Jandarma Genel Komutanı’ndan oluşan Milli Güvenlik Konseyi tarafından kullanılacaktır.

Büyük Atatürk’ün deyimiyle "Ulusal kültürümüzü, çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkarmak yurdumuzu dünyanın en mamur ve en uygar araç ve kaynaklarına sahip kılmak" hedefine yönelik hızlı bir kalkınma döneminin en kısa zamanda gerçekleştirilmesi zaruretine inanıyoruz. Bu inancımızın gerçekleşmesi için yüce ulusumuzun, bağrından çıkardığı ve yurdumuzdaki kutuplaşmada hiçbir tarafı tutmayan, sadece Atatürk ilkeleri doğrultusunda yürüyen Türk Silahlı Kuvvetleri yönetimine güveneceğinden kuşkumuz yoktur. İçinde bulunduğumuz buhrandan çıkmamız için ulusça arzu edildiğine inandığımız, disiplinli ve her türlü tasarrufa ağırlık veren bir yaşam ve dayanışma ortamına girilmesini ve milletçe gücümüzün tümünü ortaya koyacak bir çalışma hızını bekliyor ve yüce Türk Milleti`ne güveniyoruz.

“Vatandaşlarımızı kaderde, kıvançta ve tasada ortak bir bütün halinde milli şuur ve ülküler etrafında birleştirmenin iç barış ve huzurun sağlanmasında vazgeçilmez faktör olduğu düşüncesiyle, Atatürk Milliyetçiliğinden hız ve ilham almanın, politikada "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesine bağlı kalmanın, milli mücadele ruhunun, millet egemenliğine Atatürk ilke ve devrimlerine olan bağlılığın tam şuurunu yerleştirmek ve geliştirmekle ülkemize yönelik tehditlerin ulusça göğüsleneceğine inanıyoruz.

“Türkiye Cumhuriyeti, NATO dahil tüm ittifak ve anlaşmalara bağlı kalarak, başta komşularımız olmak üzere bütün ülkelerle kar-şılıklı bağımsızlık ve saygı esasına dayalı, birbirlerinin iç işlerine karışmamak kaydıyla eşit şartlar altında ekonomik, sosyal ve kültürel ilişkilerini geliştirme kararındadır.

“Bu husus süratle tahakkuk ettirilemediği takdirde, Türk Silahlı Kuvvetleri kanunların kendisine vermiş olduğu Türkiye Cumhuriyeti`ni korumak ve kollamak görevini yerine getirerek, idareyi doğrudan doğruya üzerine almaya kararlıdır. Bilgilerinize.”

12 eylül darbesi ile ilgili görsel sonucu

FETÖ’CÜLERİN 15 TEMMUZ MUHTIRASI..!

15 temmuz darbesi ile ilgili görsel sonucu

15 Temmuz 2016 tarihinde TSK içinde bir grup FETÖ’cü  üst düzey subay ve askerin  darbe ve işgal kalkışmasında yayınladıkları muhtıra:

“Türkiye cumhuriyetinin değerli vatandaşları,

Sistematik bir şekilde sürdürülen anayasa ve kanun ihlalleri; devletin temel nitelikleri ve hayati kurumlarının varlığı açısından önemli bir tehdit haline gelmiş, Türk Silahlı Kuvvetleri dahil olmak üzere devletin tüm kurumları ideolojik saiklerle dizayn edilmeye başlanmış ve dolayısıyla görevlerini yapamaz hale getirilmiştir.

Gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içerisinde olan cumhurbaşkanı ve hükümet yetkilileri tarafından; temel hak ve hürriyetler zedelenmiş, kuvvetler ayrılığına dayalı, laik ve demokratik hukuk düzeni fiilen ortadan kaldırılmıştır.

Devletimiz; uluslararası ortamda hak ettiği itibarini yitirmiş ve evrensel temel insan haklarının göz ardı edildiği, korkuya dayalı otokrasi ile yönetilen bir ülke haline getirilmiştir.

Siyasi idarenin aldığı hatalı kararlarla mücadeleden geri durduğu terör tırmanarak birçok masum vatandaşımızın ve teröristle mücadele eden güvenlik görevlilerimizin hayatına mal olmuştur.

Bürokrasi içerisindeki yolsuzluk ve hırsızlık ciddi boyutlara ulaşmış, ülke sathında bununla mücadele edecek hukuk sistemi işlemez hale getirilmiştir.

Bu ahval ve şerait altında, yüce Atatürk`ün önderliğinde milletimizin olağanüstü fedakarlıklarla kurduğu ve bugünlere getirdiği cumhuriyetimizin koruyucusu olan Türk Silahlı Kuvvetleri, "yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesinden hareketle;

- vatanın bölünmez bütünlüğünü, milletin ve devletin bekasını devam ettirmek,

- cumhuriyetimizin kazanımlarının karşı karşıya kaldığı tehlikeleri bertaraf etmek,

- hukuk devleti önündeki fiili engelleri ortadan kaldırmak,

- milli güvenlik tehdidi haline gelmiş olan yolsuzluğu engellemek,

- terörizm ve terörün her türlüsü ile etkin mücadele yolunu açmak,

- temel evrensel insan haklarını, mezhep ve etnisite ayrımı gözetmeksizin tüm vatandaşlarımız için geçerli kılmak,

- laik, demokratik, sosyal ve hukuk devleti ilkesi üzerine oturan anayasal düzeni yeniden tesis etmek,

- devletimizin ve milletimizin kaybedilen uluslararası itibarını yeniden kazanmak,

- uluslararası ortamda barış, istikrar ve huzurun temini için daha güçlü bir ilişki ve işbirliğini tesis etmek maksadıyla yönetime el koymuştur.

Devletin yönetimi teşkil edilen yurtta sulh konseyi tarafından deruhte edilecektir.

Yurtta sulh konseyi BM-NATO ve diğer tüm uluslararası kuruluşlarla oluşturulmuş yükümlülükleri yerine getirecek her türlü tedbiri almıştır.

Meşruiyetini kaybetmiş siyasi iktidara görevden el çektirilmiştir. Vatana ihanet içerisinde bulunan tüm kişi ve kuruluşların en kısa zamanda ulusumuz adına hakkaniyet ve adaletle karar vermeye yetkili mahkemeler önünde hesap vermesi temin edilecektir.

KOPYACILAR VE BESLEMELER..!

ABD ve NATO ile ilgili görsel sonucu

Evet, Cumhuriyet Türkiyesi’nde yıllardır tanık olduğumuz ve yaşadığımız darbelerin ve darbecilerin dili ve dünyası bu..!

Öğretmenler iyi bilir: Bir sınıfta sınava giren öğrenciler kopya çekmiş ve üç-beş öğrencinin sınav kağıtları aynı ise, kopya çekilmiştir. Bu kadar basit..!

Eğer, beyninizi, şahsiyetinizi, onurunuzu, şerefinizi bir başka ülkeye/ülkelere satmış ve teslim etmişseniz, işte böyle tek kalemden çıkmış darbe bildirilerine tanık olur, ülke ve toplum olarak, mağdur kılınırsınız…Bunu en iyi ceplerinden ABD $’ı çıkan beslemeler bilir..!

Buyrun, biraz da oyunun şifrelerini siz kırın..

Esen kalın…

ABD ve NATO`nun beslemeleri ile ilgili görsel sonucu


Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 64