Bugün: 22.11.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • AKBABALAR BAŞIMIZA ÜŞÜŞTÜ..!

AKBABALAR BAŞIMIZA ÜŞÜŞTÜ..!


ABD Başkanı Donald Trump, Rakka operasyonu öncesi Suriye`de Kürt Demokratik Birlik Partisi`nin (PYD) silahlı kanadı Halk Savunma Birlikleri`ne (YPG) silah yardımı yapılmasını onayladı. YPG`ye gönderilecek silahlar arasında ağır makinalı tüfekler ve zırhlı araçlar da var.


ABD Başkanı Trump’ın YPG’ye silah yardımı talimatını  uluslararası haber ajansları böyle duyurdu.


ABD Savunma Bakanı James Mattis ile birlikte Litvanya`ya giden Pentagon Sözcüsü Dana White da yaptığı açıklamada, şöyle dedi:

"Koalisyon ortağımız Türkiye`nin güvenlik kaygılarının fazlasıyla farkındayız. Türkiye hükümetine ve halkına şu konularda güvence vermek isteriz: ABD, NATO müttefikini koruma ve yeni güvenlik risklerinin önünde geçme taahhüdünde bulunmaktadır."


ABD VE NATO BU MİLLETİN DÜŞMANIDIR!


ABD’den üst üste yapılan bu açıklamalara ve YPG ‘ye ağır makinalı tüfekler ile zırhlı araçlar verilmesine bir tek okurumuz şaşırdı mı, HAYIR..!


White’a göre, Suriye Demokratik Güçleri`nin (SDG) yakın gelecekte Suriye`nin Rakka kentini Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütünden geri alacak tek askeri güç olduğunu vurguladı.


İnandınız mı, yine HAYIR..!


İster inanın ister inanmayın ,ister kabullenin ya da kabullenmeyin, ‘paranoyak bunlar’ yorumlarında bulunun Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile ABD ve NATO, adı konulmamış bir SAVAŞ içindedir. Irak ve ya Suriye, DAEŞ veya Esad hepsi hikaye, ABD ve NATO, diplomatik açıdan da, askeri  ve ekonomik anlamda da, T.C  Devleti’ni kuşatmanın, kıskaca almanı ama en önemlisi geçmiş yıllarda olduğu gibi T.C Devletine boyun eğdirmenin ve  teslim almanın arayışı ve çabası içerisindedir.


ABD’nin devlet başkanı düzeyinde aldığı karar ve yaptıkları açıklamalara bakın., küfür gibi..!


ORTAKLIK VE DOSTLUK MU KALDI..!


Neymiş, "Koalisyon ortağımız Türkiye`nin güvenlik kaygılarının fazlasıyla farkındayız. Türkiye hükümetine ve halkına şu konularda güvence vermek isteriz: ABD, NATO müttefikini koruma ve yeni güvenlik risklerinin önünde geçme taahhüdünde bulunmaktadır."


Ne ortaklığı, ne güvencesi ve ne taahhüdü..!?

Bunun adı alçaklıktır ve düşmanlıktır..!

Peki, tüm bu yaşananlar ve Türkiye’ye, Türk halkına reva gördükleri sürpriz midir?

HAYIR..!


Ne zamandır bize unutturulmaya ,belleklerimizden ‘bunlar dost’, ‘stratejik müttefiklerimiz’ diye belleklerimizden kazınmaya çalışılmış bir kavram var: Emperyalizm..!


DÜN YENDİK, BUGÜN YİNE YENECEĞİZ..!


Sanki bu  ülke ve millet Çanakkale’yi, 1.dünya savaşı sonunda imzalanmış Mondros mütarekesini, varlığına yönelik dayatılan SEVR’i, akbabalar gibi ülkenin ve milletin başına çöreklenmiş emperyalist işgal günlerini, milletin öz benliğine sahip çıkarak  yükselttiği ‘YA ÖZGÜR VATAN YA ÖLÜM’ şiarını ve özveriyle verilmiş bağımsızlık mücadelesini, ateş ve ihanetin hüküm sürdüğü koşullarda yeni bir devlet kurabilme inanç ve azmini hiç yaşamamış, varlığını LOZAN ile  güvence altına almamış gibi  bin yıllık Türk yurduna, 90 küsur yıllık Cumhuriyet Devleti’nin varlığına ve milletin geleceğine hayasızca ve alçakça saldırabilme cesaret ve gücünü kendilerinde görebiliyorlar.


Kızıp, öfkelenmeyin ve dövünmeyin!


Kendi kendimize ve ülkemiz ile milletimize bu puşt ve hain  pusuyu kurmuş olan bizleriz.. Atalarımız iğneyi önce kendine çuvaldızı karşındakine batır, diye boşuna söylememişler. Önce içimizdeki işbirlikçiler  yani mandacılar muhipleri bileceğiz. Bilmek de yetmez! Gerçekten bağımsız ve egemen bir ülkeyi yeniden yaratabilmek için, kazanabilmek , koruyup, geliştirip, güçlendirebilmek için içimizdeki mandacı ve muhiplerle yüzleşip, sonuna kadar hesaplaşmayı bileceğiz.


Ulusal birliğin, beraberliğin, dayanışmanın vazgeçilmez önemi bu mücadeleyi başarıyla taçlandırabilmenin tek yolu ve yöntemidir. En büyük silah, milletin birliği ve beraberliğidir..!


Dün olduğu ve başardığımız gibi, bugün emperyalist saldırılara ve kuşatmalara karşı verdiğimiz mücadeyi yine kazanacağız. Çünkü, bu topraklar ve bu millet emperyalizme ve içimizdeki işbirlikçi hainlere karşı aşılıdır..!


İÇİMİZDEKİ MANDACILAR VE MUHİPLER..!


İçimizde yükselen çatlak ve bozuk seslere, mızmızlananlara, sürekli şikayet ederek  emperyalistlerin kapılarında ağlananlara, ülkemizin ve milletimizin varlığına ve tüm değerlerine alçakça saldırarak aşağılayanlara, içimize fitne ve fesat tohumları ekmeye çalışanlara aldanmayın, bakmayın..!


Bunlar dün de vardı, bugün de varlar, aramızdalar…Yerli ve milli olan her şeyi aşağılayan, ulusal özgüvenden ve bilinçten yoksun, soysuzluğunu afilli sözler arkasında gizleyerek emperyalizmle saf tutan, kader birliği yapan, aramızda makam ve para derdiyle ruhunu satmış çok işbirlikçi ve hain, alçak var.


Hep yazdık ve hep vurguladık: Türkiye, devleti ve milletiyle 2.Kuva-yı Milliye savaşını vermeli, veriyor ve yine kazanacağız diye.. Gücümüzü tarihimizden, milletimize duyduğumuz sonsuz inançtan ve haklılığımızdan alıyoruz.


Türkiye’nin bugün en çok ihtiyacı olan şey, zaman ve kazandığımız her dakikayı, her saati, her gün ve ayı, seneyi en gerçekçi , en verimli, en akılcı  şekilde kullanmayı bilmek zorundayız. Türkiye, bağımsız ve egemen bir ülke olma yolunda üretmek, ve üretimiyle uluslararası alanda marka bir ülke olmak zorunda.

 

EN BÜYÜK  GÜVENCE MİLLETTİR..!


Türkiye, emperyal bağımlılık ilişkilerinden, kölelik antlaşmalarından, ABD ve NATO,AB dümeni ve Siyonist tezgahların  kıskacından bir an önce kurtularak, başta İncirlik olmak üzere topraklarındaki tüm yabancı üsleri söküp, atmak zorunda.


Zor mu, varlığını ve geleceğini garanti altına almak istiyorsak,  zoru başarmak  zorundayız..! Ülkemizi ve milletimizi parçalamak ve bölmek için akbabalar gibi başımıza tünemiş emperyalizmden ve işbirlikçilerinin saldırılarından, kumpaslarından başka kurtuluş yolu yok..!


Bu yolda en büyük güvenceniz milletin ta kendisidir..!


Esen kalın..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 163