Bugün: 26.06.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • AK PARTİ VE REFERANDUM SONUÇLARI

AK PARTİ VE REFERANDUM SONUÇLARI


16 Nisan referandumunun sonuçlanması ve  18 maddelik Anayasa değişiklik paketinin   yüzde 51.4 oy oranı ile kabul edilmesi  sonrasında AK Parti, referandum sonuçlarını artısı ve eksisiyle masaya yatırdı.

Bir siyasal parti için doğal olan bu mudur?

Evet, budur..!

16 Nisan’da yaşanan siyasal partiler arasında bir seçim olmasa da, merkezi ya da yerel iktidarı  belirleyecek siyasi partiler arası bir rekabet niteliği taşımasa da, Anayasa değişikliği konusunda  ‘evet’ ve ‘hayır’  temelinde yaşanan ‘bloklaşma’nın (Bu kelimeyi sevmiyorum ve beni ürkütüyor)  başını çeken iki siyasal parti vardı: AK Parti ve CHP..!

Bir de değişikliğe ‘evet’ diyen AK Parti ile , ‘hayır’ diyen Yeni CHP’nin paydaşları var.

İŞTE ‘EVET’ VE ‘HAYIR’ IN PAYDAŞLARI..!

Referandumda, AK Parti’in siyasi paydaşları başta MHP olmak üzere BBP, Hüda Par olurken…

Yeni CHP’nin siyasi paydaşları HDP/PKK, Saadet Partisi, Vatan Partisi, Demokrat Parti, Anavatan Partisi, Doğru Yol Partisi, Millet Partisi, HEPAR, Yurt Partisi, Adalet Partisi, Milliyetçi Türkiye Partisi, Merkez Parti, Milli Mücadele Partisi, Demokrat Genç Parti, Komünist Parti, EMEP, ÖDP dışında DHKP-C,TKP/ML, MLKP gibi  illegal sol parti ve terörist örgütler…

Tüm bu bildiğimiz, belki de ismini bile duymadığımız partilerin dışında referandum öncesi ve sonrasıyla ‘hayır’ kampanyasında rol üstlenmiş FETÖ’cüleri, MHP’nin   muhalefet kanadı, Sorosçuları, NATO’cuları, AB yanlıları ve AB ülkeleri yöneticilerini, partilerini ve medya organlarını  unutmamak gerekiyor.

Bu tablo ya ve ‘bloklaşma’ ya ‘evet ve ‘hayır’ paydaşlarına değişik sivil toplum örgütlerini, dernek ve vakıfları , platformları da ekleyebilirsiniz…

Bu tablo  önemli mi?

Evet, önemli..!

REFERANDUM HİKAYE HEDEF ERDOĞAN VE AK PARTİ..!

16 Nisan referandumunda sandıktan çıkan sonuçlarda kimin ne kadar tuzu var, iyi görülmesi ve anlaşılabilmesi gerekiyor. Kabul etsek de etmesek de, sevsek de sevmesek de bu bir siyasi  ‘bloklaşma’ ve ‘cepheleşme’….

’Hayır’ bloklaşmasında  birbirinden ideolojik ve siyasal olarak çok uzak bu yurt içindeki ve dışındaki tüm bu parti ve örgütleri bir araya getiren ise,  cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti..!

Evet, 16 Nisan referandumuna katılım oranı yüzde 86 ve  resmi olmayan sonuçlara göre, 25 milyonu aşkın  seçmen ‘evet’ derken, yaklaşık 24 milyon seçmen ‘hayır’ oyu kullanmış..!

Balıkesir’de gerçekleşen referandum sonuçlarını dikkate alarak gazetemiz 17 Nisan günü, özellikle AK Parti açısından ’şapkayı öne koymak zamanı’ manşetiyle çıkmıştı. Oysa ki, referandum öncesi yaşananlar ve sonuçlar, paydaşlar ve sonrasında yaşananlar irdelendiğinde  tüm seçmenlerin  şapkayı öne koyması gerektiğini  ince ince düşünüp, kaygılanacaktır…

AK PARTİ’DEN  İLK SANDIK  DEĞERLENDİRMELERİ..!

Şimdi bir daha referandum sonrası AK Parti’de sonuçların masaya indirilmesiyle ilgili ilk değerlendirme sonuçlarına bir bakalım.

Buna  göre; referandum sürecinde seçmeni kapsayıcı bir dil kullanılmadığı ve ‘hayır’ diyenlere karşı kışkırtıcı bir dil kullanma yerine kuşatıcı ve kucaklayıcı  bir dilin kullanılmasının önemi, ekonomik durgunluğun sonuçlara olumsuz etki ettiği, büyükşehirlerde Anayasa değişiklik paketinin seçmene iyi anlatılamadığı  ve muhalefetin argümanlarına karşı anlaşılabilir ve kabul edilebilir  argümanlar üretilemediği değerlendirmeleri yapılıyor.

Genişletilmiş il başkanları toplantısında, il başkanlarına, belediye başkanlarına ve milletvekillerine 3 Kasım`da AK Parti`nin kazandığı illerden neden "hayır" oyları çıktığına ilişkin sorular yöneltilip, ilçe bazlı seçim sonuçları MYK ve MKYK`da ele alınacak. Özellikle de  İzmir, Ankara ve İstanbul gibi büyük şehirlerde(buna Balıkesir de dahil) seçim sonuçları değerlendirilecek.

Referandum sonrası sonuçlara göre bu çaba önemli ve tüm siyasal partilerin benzer ‘iç’ muhasebelerini yapmaları  kaçınılmaz ama önceki yazılarımda da dikkat çektiğim gibi sonuçları kişiselleştirmeden kaçınarak bu muhasebe yapılmalı.

Bu nokta da benim öncelikle kaygı duyduğum şey, 16 Nisan referandumunun anlamını ve bu anlama bağlı olarak oluşmuş  siyasal ve toplumsal bloklaşmanın niteliğinin  anlaşılamaması ve rakamların dilinin iyi okunamamasıdır. Ki bu siyasal ve toplumsal bloklaşma sadece ülkeyi ilgilendirmemekte, güçlü bir uluslararası ayağı bulunmaktadır.

Ne demek istiyorum?

Yukarıda da  dikkat çektiğim gibi, referandumda ‘hayır’ bloklaşmasının temel nedeni ve kullandığı tüm argümanlar cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti ‘düşmanlığı’ temelinde ve ekseninde oluşturulmuş bir bloklaşmadır. Konunun 18 maddelik Anayasa değişiklik paketi ile de bir ilgisi büyük ölçüde yoktur.

Eğer, bu değişiklik paketini Yeni CHP , kamuoyunun gündemine getirmiş olsaydı, bugünün ‘hayırcıları’ ‘benzer oy oranları ile ‘evet’ derdi! Yani  16 Nisan da ‘hayırcılar’ın derdi üzüm yemek değil, bağcıyı dövmektir!

Bu 16 Nisan referandumu ve sonuçlarıyla birlikte ortaya çıkmış yeni bir durum, yeni bir talep ya da arzu mudur?

Hayır..!

YÜZLEŞMEK VE HESAPLAŞMANIN  CİDDİYETİ..!

Haber ve yorumlarımızda 16 Nisan referandumunu gerçekte 15 Temmuz’un rövanşı olarak gören  Batı’nın yani emperyalizmin ve işbirlikçilerinin tüm yurtiçi ve yurtdışı güç ve olanaklarını seferber ederek, sandıktan çıkmasını bekledikleri ‘hayır’ ile ‘evet’i  boğma arzularının altındaki asıl gerçeğin Erdoğan’ı ve AK Parti’yi  siyaseten boğazlamak,  boğmak ve iktidardan alaşağı etmek olduğunu görmemek saflık olur!

AK Parti içinde referandum sonuçları üzerinden parti içi bir hesaplaşma bekleniyor ise bu hesaplaşma  16 Nisan’ın anlamını ve  verilen mücadelenin önem ve ciddiyetini anlayamayan, kavrayamayanlar, gevşek duranlar ya da makama mevkiye, statükoya teslim olmuş olanlar için yaşanacağını sanıyorum.

Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 40