Bugün: 23.07.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • AFRİN`DE ASLINDA KİMİNLE SAVAŞIYORUZ?

AFRİN`DE ASLINDA KİMİNLE SAVAŞIYORUZ?


ENGİN ARICAN

TSK’nin K.Suriye’de  PKK/PYD-YPG’nin kontrol ve denetiminde bulunan Afrin’e yönelik operasyonu 18. Gününe girerken, operasyon da bine yakın teröristin öldürüldüğü TSK tarafından teyid edildi.

Baştan bir gerçeği altını çizerek, vurgulayalım: TSK’nin Afrin’e yönelik gerçekleştirdiği harekat kimilerinin iddia ettiği gibi “savaş” değil,  terörist faaliyetlere yönelik gerçekleştirilmiş bir operasyondur..!

O nedenle, askeri terminolojiyi ters yüzüp ederek, başta ABD olmak üzere kimi çevrelerin “savaş” çığlıkları atmaları ve yapılan askeri harekatı “ savaş” olarak tanımlamaları, gerçeklerle örtüşmediği gibi,  ısrarla ve çok yönlü, yoğun bir şekilde sürdürülen algı operasyonundan öte bir şey değildir.

Zaten dikkat edilirse, TSK’nin ÖSO ile birlikte gerçekleştirdiği operasyonda TSK’nın ve ÖSO’nun şehit sayısı ortada….Buna karşın öldürülen PKK/YPG/PYD’li terörist sayısı ise 18. Gün itibari ile  yaklaşık bindir…

Bir  anlam da operasyonun başladığı ilk günden bugüne TSK ve ÖSO, karşısındaki  terörist yapı unsurlarını ezici bir askeri üstünlükle, adeta silip, süpürmekte ve ezip, geçmektedir…

Peki, bu durum  bizler için bir askeri sürpriz mi..?

Hayır..!

DUVARA TOSLAMAK KADERİNİZ..!

Suriye iç savaşının başlamasıyla K.Suriye’de ABD ve NATO,AB,İsrail şemsiyesi altında korunan, askeri teçhizat ve silah desteğiyle palazlandırılarak, DEAŞ’la  savaş bahanesiyle etnik temelde  hakimiyet alanı genişletilen PKK/PYD-YPG’nin ABD bayrağı gölgesinde “Rojova” ve “Kobani” de  “devrim ocakları” kuranların  bir şekilde duvara toslamaları kaçınılmazdı..!

Peki, gerçekten de Türkiye ve TSK, Fırat Kalkanı operasyonunda olduğu gibi Afrin’de kiminle karşı karşıya ve operasyonu kime/kimlere karşı gerçekleştiriyor?

PKK/YPG/PYD isimli etnik temelde ayrılıkçılık yapan ve bölgede “kürt devleti” kurmaya çalışan silahlı terör örgütüne karşı mı, yoksa bu örgütün hamiliğine soyunmuş ve bu örgüt üzerinden bölgede  farklı amaç ve hedefler peşinde  koşuşturan başta ABD ve İsrail olmak üzere “Koalisyon güçleri”ne  karşı mı  savaş veriliyor?

Evet, gerçekten bölgede ve Afrin’de kelimenin tam anlamıyla bir savaştan söz edilecekse asıl  olayın bu yönünü görmek ve bakmak, sorgulamak ve anlamak  gerekiyor. Türkiye halkının çiftçisi, işçisi, memuru, öğrencisi, askeri, polisi, iş adamı, sanayicisi, esnafı kadını erkeğiyle  bunu anladı da  içimizde bu gerçeği görmemek ve anlamamakta ısrar edenlerin, Afrin harekatına karşı çıkanların derdi ve davası ne?

 

SİYASİ KABIZLIK VE BU NASIL BİR MİDE..?

Çok mu demokratlar, çok mu barış sevdalısı, anti-emperyalist ve anti-militaristler ki Afrin’e askeri müdahaleyi “Saray’ın savaşı”, “şovenizmin şahlanışı”, “ezilen ve kardeş hakların  silahla ezilmesi” olarak nitelendirip, ”kurtarılmış topraklar” olarak gördükleri K.Suriye’de  bir biri ardına açılmış ABD üslerini, kargo uçakları ve yüzlerce tırla bu coğrafyaya boca edilmiş askeri teçhizat ve silah yükünü, ABD ve Batı’nın profesyonel kiralık katillerinin  denetiminde kurulmuş eğitim kamplarını “çağdaşlık” ya da “solculuk”, “Atatürkçülük”, ”ilericilik” adına bir an da sevindirik ve sempatik görüp, kabullene biliyorlar?

Kafadan, akıldan, ruhtan, yürekten   vazgeçtik ya bu ne biçim ve nasıl  bir mide..!?

Yaşananlardan “savaş” sözcüğü üzerine yedi katlı hayali apartman inşa etmeye kalkanlar, o  apartmanın en üst katında oturmaya ve aşağı da olup-bitenlere “kuş bakışı” bakmaya devam etsinler… Duydukları barut ve kan kokusu etrafında dönüp duracaklarına, kelimenin tam anlamıyla yaşanmakta olan savaşın izini sürmek istiyorlarsa, bugün Afrin nezdinde yaşanan  savaş, gerçekte Türkiye-ABD savaşıdır..!

N’oldu, yaşananların tercüme edilmesini ve sonucu beğenmediniz mi..?

Ezberleriniz mi bozuldu..?

İşte bunun siyasi literatürdeki ismi, “siyasi kabızlık”tır ve tek çaresi içinizde ne varsa boşaltıp, içinizi temizlemektir. Dünyada bu derdin çözümü ile ilgili bilinen başka yolu, yöntemi yok..!

Dikkat ederseniz, Afrin de ilk an’dan itibaren Mehmetçiğin patlattığı her mermi ve her bombanın sesi önce ABD’de de  Beyaz Saray’dan ve Pentagon’dan duyuluyor, daha sonra çığlıkları PKK/YPG/PYD’li lejyonerlerden  çıkıyor…Bremen mızıkacıları gibi, bu kervana, NATO’yu, AB’yi, İsrail’i de katabilirsiniz…

MAGINO HATTI VE İŞGAL KULELERİ..!

Afrin’e yönelik temizlik harekatının dünya askeri tarihi açısından komik yanları da var. Afrin’e yönelik TSK ve ÖSO’nun başlattığı askeri operasyon ile bir gerçek su yüzüne çıktı. Amerikalılar ve Almanlar,Afrin de “şimdilik” askeri açıdan zamana oynamışlar. Lejyonerleri olan PKK/YPG’lileri   Türkiye’nin olası bir askeri müdahalesine karşı  hızla askeri olarak eğitip, donatıp savunma konumunda  mevzilendirirken, aynı Fransızlar’ın 2.dünya savaşında Hitler ordularının olası askeri saldırısına karşı yaptıkları gibi meşhur Maginot Hattı’nı oluşturur gibi, dayanıklı beton savunma kuleleri ile bölgeyi donatmışlar…!

Televizyonlar da ya da internette videolarını izlemişsinizdir. Daire şeklindeki, beton kalınlığı 90 santim olan, lego gibi üst üste konulmuş, modüler yapılar. ABD’lilerin Irak’ta “işgal kuleleri” olarak bilinen kulelerin Alman mühendislerinin yol göstericiliğinde yapıldığı belirtiliyor. Bu kuleler arası irtibat ise metrelerce uzunlukta tünellerle sağlanıyor…

Sanırım bu kuleler Afrin coğrafyasında projelendirilip, planlanıp inşa edilerek ,bir ağ gibi bölgeyi kapladığında Türkiye’ye bakıp, “nah  içeri girersiniz” demişlerdir, aynı Fransızlar’ın zamanında Almanya’ya bakın, Hitler ordularına  dedikleri gibi..

 

MEHMETÇİĞE FRANSIZ KALANLAR..!

Biliyorsunuz, Fransa, 2.dünya savaşı öncesi Almanya’da Hitler ordularının olası saldırısına karşı sınırında yaklaşık 650 km. uzunluğunda betondan bir savunma hattı oluşturdu. Amanya sınırının tamamına yakınını bu şekilde kapatan Fransızlar, sadece Belçika sınırında küçük bir alanı kapatmadılar. Hitler Ordusunun bu alana yönelmesi durumunda İngilizlir’in yardıma yetişeceğini öngördüler.Fransızlar Maginot Hattı’nda  mevzilendirdikleri askerleri için her şeyi öngörmüş,her şeyi düşünmüştü.

Ne mi oldu?

6 ay değil  6 yıl da geçilemez denilen Maginot Hattı’ndan Almanlar, savaş oyunuyla Belçika sınırından kolaylıkla bir günde geçmiş ve Fransa’yı adeta savaşmadan telim almışlardı..

Hani bir laf var ya, “Fransız kalma..” diye.. kim bilir, belki de bunun için söylenmiştir….Biz konumuza dönelim. Öyle sanıyorum ki,aynı içimizdeki mandacı ve muhipler gibi,  Amerikalılar da Afrin de Mehmetçik karşısında Fransız kaldılar..!

Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 108