Bugün: 26.06.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • ABD VE NATO’NUN KÖPEKLERİ..!

ABD VE NATO’NUN KÖPEKLERİ..!


Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD’ye yaptığı ziyaret ve devlet başkanı Trump ile yapacağı görüşme uluslararası camianın ve  basın-yayın organlarının ana gündem konusu oldu.  Erdoğan ve Trump görüşmesi konusunda hemen herkesin hem fikir olduğu konuların başında  ABD’nin YPG’ye silah desteği ve FETO’nun iadesi konusu geliyor.



Bize göre ise her iki konunun da uluslararası ve ulusal kamuoyuna yansıtıldığının tersine her iki konunun da ne ABD ne da Türkiye açısından hiç b.ir anlamı ve hükmü yok!

Neden ve niçin?


ABD,TERÖRİSTLERE YENİ Mİ SİLAH VERİYOR?


Çünkü, ABD ve AB ülkeleri, İsrail ve NATO, ilk günden bugüne ‘kürt kartı’ üzerine oynuyor ve başta HDP olmak üzere PKK/YPG/PYD gibi bölücü terör örgütlerini besliyor, destekliyor ve hamilik yapıyor. Batılı sömürgecilerin bu  amaç ve sevdası yeni de değil. Yüzlerce yıldır bu topraklarda etnik ve mezhepsel kışkırtıcılık ve bölücülük yapmak sömürgeciler için vazgeçilmez bir politika. Yoksa, ne kürt halkı ne de HDP/PKK/YPG/PYD küresel  güç ve çıkar odaklarının derdi değil!


Daha önceki yazılarımızda da dikkat çekip, vurguladık: HDP/PKK/YPG/PYD ABD, AB, siyonistler ve NATO için  Türkiye’ye karşı kullanılan bir proje ve taşeron bir terör örgütüdür. Lejyondur..!


Ancak, toplumsal ve siyasal bir gerçeğin altını çizmekte de yarar var: Türkiye, kendi içindeki etnik sorunları ulusal birliğini ve bütünlüğünü koruyarak, demokratik bir anlayışla çözmek, Batı emperyalizminin elinden kürt yurttaşlarının ‘kart’ olarak kullanılmasına son vermek ,terör belasından kurtulmak zorunda.


TERÖRİST NATO,TERÖRÜN HAMİSİ..!


Çözüm konusunda genel doğruları yazmak fazla bir şey de ifade etmiyor.  Çünkü, devlet ve siyasal iktidarın etnik sorunları demokratik zeminde çözüme ulaştırma yönündeki hemen her adımı bizzat yine Batı emperyalizmi ve işbirlikçileri tarafından köstekleniyor. Ülkenin etnik ve terör sorunu ile boğuşması, dikkatini  iç gerilim ve çatışma konularında odaklaması isteniyor. Devletin ve siyasal iktidarın ‘açılım’ politikalarından vazgeçerek, hızla bölücü terör örgütünün etkisizleştirilmesine yönelik polisiye ve askeri önlemler alması, temelde  demokratikleşme önündeki en büyük engelin ülkenin dışa bağımlılığı, ulusal bağımsızlık ve egemenlik sorununu  aşamamasından kaynaklanıyor.


Çünkü, Türkiye, yaşamın her alanında Batı emperyalizmine bağımlılık  ilişkilerinden kurtulamadığı, kölelik antlaşmalarını yırtamadığı, NATO’dan çıkamadığı ya da bu ilişkili ulusal çıkarlarına uygun yeniden düzenleyemediği, ulusal bağımsızlığını ve egemenliğini kazanamadığı ve güvence altına alamadığı sürece  bölücü terör belasından kurtulamaz!


Ülkemizde terör ve etnik kışkırtıcılığın son bulması, bir ulusal bağımsızlık ve egemenlik sorunudur…


PKK/YPG ,DEAŞ,FETÖ HEPSİ ABD VE NATO PROJESİDİR..!


Erdoğan ve Trump görüşmesinde ele alınması beklenen, ikinci sorun ise FETO ve FETÖ konusudur ki, ben bu konunun  Trump ile karşılıklı görüşmelerle sonuçlanacağını sanmıyorum. Çünkü, FETÖ konusu da ABD/CIA’dan NATO’dan bağımsız ele alınamaz. FETÖ  yapılanması da  bir ABD/CIA ve NATO projesidir ve FETÖ, bir NATO Gladıo örgütlenmesidir…


Ve Türkiye, 94 yıllık Cumhuriyet tarihinde ilk kez ‘kılcal damarlarına’ kadar sızmış  devlet içinde devlet olmanın ötesine geçerek bir anlamda ‘devleti’ yönetmeye başlamış ve tümüyle harekete geçirmek için 15 Temmuz askeri müdahalesine ve işgal girişimine kalkışmış  NATO’ya ve dolayısıyla da ABD/CIA’ya bağımlı  işbirlikçi ve hain bir örgütlenmenin şifrelerini çözüp deşifre ederken aynı zamanda bünyesinden tasfiye edip, temizlenmeye çalışıyor.


Biliniz ki, Türkiye’nin bugün yaptıklarının  ne ABD/CIA ne de NATO nezdinde kabul edilebilir, bağışlanabilir hiç bir yanı yok. AB’nin ve AB ülkelerinin, siyonistlerin ağlanıp dövünmelerine kanmayın…


Bunların Efendileri ABD’dir..!


Çabuk unutuyoruz…


Bölücü terör  örgütü lideri Apo’nun 1999 yılında Nairobi`de Kenya güvenlik birimlerince yakalanması sonrasında, 15 Şubat 1999 günü Türk güvenlik görevlilerine teslim edilerek Türkiye`ye getirildiğini ve  teslim sürecinde hangi ülkelerin ve istihbarat örgütlerinin aracılık yaptığını anımsayın. Teslim şartlarını da unutmayın..! Bize, haine ve binlerce insanın katiline  devlet olarak yıllarca gardiyanlık yaptırdılar.


Batı, sömürgecilik, emperyalizm, sözün kısası ABD ve NATO budur..!


TÜRKİYE  AYAĞINDAKİ PRANGALARI  KIRMALI..!


Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trump  ile görüşmek için ABD’ye  uçmadan önce Alman vekillerin İncirlik’e girmelerine izin verilmemesi üzerine Aylanya’da ‘kıyamet ‘ koptu  ve Alman Federal Meclis Savunma Komisyonu Başkanı bu kararın ardından askerlerini İncirlik’ten çekeceklerini ve kendilerine yeni ülke ve yer arayacaklarını açıklarken, Die Tageszeitung gazetesi konuyla ilgili bir yorum yayınlayarak, "Türkiye’yi NATO’da göstermelik ortak olarak tutmak ne ölçüde anlamlı?" sorusunu sorarak, Türkiye’nin lütuflarına bağlı kalamayacaklarına dikkat çekti.


Yorumları düşündürücü ve ilginç olmaktan uzak ve şöyle deniyor:

“Türk hükümeti bir kez daha parlamenterlerin İncirlik`i ziyaretine izin vermiyor. İzin vermeme gerekçesinin NATO misyonunun hedefleri ve amaçları ile hiçbir ilgisi yok. Bunun sadece Türkiye`yi diktatörlüğe doğru dönüştürmek isteyen ülkenin iç politikaları ile ilgisi bulunuyor. Almanya açısından bu durum ‘tüm askerler geri marş` anlamına gelir. Çekilmenin zamanı çoktan gelmiştir.”


AL BİRİNİ  VUR  ÖTEKİNE..!


Erdoğan’ın Washington’a gittiği gün FETÖ lideri Fethullah Gülen  de Washington Post’a bir yazı yazıyor ve NATO’yu Türkiye’ye müdahaleye davet edip, şöyle diyor:

“Erdoğan’ın kendi halkına zulmetmesi artık sadece bir içişleri meselesi olmaktan çıkmıştır. Sivil toplum, gazeteci, akademisyen ve Kürt vatandaşlara karşı sürmekte olan zulüm ülkenin uzun vadede istikrarını tehdit eder hale gelmiştir. Toplumda hali hazırda AKP rejimi etrafında derin bir kutuplaşma meydana gelmiştir. Türkiye’nin şiddeti meşru gören radikallere kucak acarken Kürt vatandaşlarını ümitsizliğe sevk eden diktatöryel bir rejim haline gelmesi Orta Doğu güvenliği için bir kabus olacaktır.

 “Türkiye halkının demokrasilerini tekrar ayağa kaldırmak için Avrupalı müttefikleri ve ABD’nin desteklerine ihtiyaçları var. Türkiye 1950’de NATO’ya girebilmek için gerçek manada çok partili seçimleri başlattı. NATO, üyeliğinin gereği olarak Türkiye’nin ittifakın demokratik normlarına sadik kalmasını talep edebilir ve etmelidir.”


Evet, köpeği konuştu ve sahibinden Türkiye’ye müdahale ‘rica’ etti. Şaşırmayın,..! FETO’nun  yazısının HDP/PKK/YPG’nin ya da ‘Yeni CHP’nin basın açıklamalarından  içerik olarak farklı ne yanı var?


Ne diyebiliriz ki !?


Allah, kimseyi şaşırtmasın ve NATO kapılarında süründürüp, köpeklik ettirmesin!


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 39