Bugün: 22.11.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • ABD DE ‘EŞEKLER’İN ANIRMALARINI ZEVKLE İZLİYORUM!

ABD DE ‘EŞEKLER’İN ANIRMALARINI ZEVKLE İZLİYORUM!


ABD Başkanlık seçimlerini sürpriz bir sonuçla Cumhuriyetçi Parti adayı Trump’un kazanmasıyla ABD de kurulu yerleşik düzen bir anda alt üst oldu. Sonuca ‘sürpriz’ diyorum, çünkü ülkemiz medyası dahil, tüm dünyada Demokratların adayı Hillary Clinton lehine bir hava estirildi. İki başkan adayının arasındaki farklar ve Türkiye’ye bakış açıları konusunda yazılıp çizilenlerden tam olarak bir şeylerin anlaşılabilmesi güçtü.


Ancak, seçim sonuçlarının netleşmesi ve başkanlık seçimlerini Trump’un kazandığının anlaşılmasıyla, bizzat ABD içinden yükselen sesler, itirazlar ve tepkilerin sokağa dökülmesiyle, seçimler ve sonuçlarıyla ilgili siyasal hazımsızlık üzerindeki sis bulutları bir nebze anlaşılmaya çalışıldı.


Çünkü, daha önce de yazımızda belirtmiş, ABD’de başkanlık seçimlerini Filler ya da Eşekler adına ‘A’ ve ya ‘B’ kişinin kazanmasının önemli olmadığını, ABD için önemli olanın ‘sistem’ olduğunu vurgulamıştık.


Filler’in başkan adayı Trump’un  sonuçlar belli olduktan sonra ABD halkına yaptığı ilk konuşmada mesajı şöyleydi: “Ulusumuzu yeniden inşa ederek, Amerikan rüyasını yenileyerek işe başlayacağız. Tüm Amerikalıların başkanı olacağım. Gizli Servis’e de teşekkür etmek istiyorum.”


Peki, ABD’deki başkanlık seçimleri  ve kimin kazanacağı Türkiye için gerçekten önemli mi?

Evet, önemli!


ABD DE ‘GEZİ’ EYLEMLERİNİ DESTEKLİYORUM!!!


Çünkü, ABD’de biri hapşırsa Türkiye’de  nezle olunduğu günlük siyasetin ve yaşamın esprisi olarak yıllardır kabul görüyorsa ve bu esprinin nedeni, ABD-Türkiye ilişkilerinde ABD lehine hemen her alanda bir bağımlılık anlamına  geliyorsa, ABD’de başkanlık seçimleri dahil hemen her şey, ne yazık ki,  bizi yakından ilgilendiriyor. 


Onun içindir ki, başkanlık yarışının ülke medyasına yansımasında Eşekler’in yani Demokrat Parti’nin adayı Hillary Clinton rüzgarı estirilirken, Doğan Medya  Grubu hızını alamayarak Posta gazetesinde Clinton’un başkan seçildiği haberini sonuçlar belli olmadan okurlarına ilan etti! 


Mandacı ve muhiplerin ruh halini bilen bir milletiz. Kraldan çok kralcı olmak, işbirlikçilik ve  vatan hainliğinin en vazgeçemediği hasletlerden biridir! Trum’un kaba, çirkin, arsız bir adam olduğu ve başkanlık yarışı boyunca kamuoyunda sistemli ve planlı  olarak işlendi.


İşte, tüm dünyada buna algı operasyonu, dezenformasyon ve manipülasyon deniyor! 


ABD’DEKİLER  TAMAM DA BİZDEKİ EŞEKLERE NE OLUYOR!


Ayrıca bu yöntem, medya kurumlarının ve gazetecilerin, yazarların işi değil, tüm dünyada istihbarat örgütlerinin kullandığı bir yöntemdir. Basın-yayın kuruluşları, gazeteciler ve yazarlar, basın ahlak ve meslek ilkeleri açısından algı operasyonu yapmazlar. Enflasyon ile dezenformasyon farklı şeylerdir. Türkiye’de algı operasyonlarının ,dezenformasyon ve manipülasyon faaliyetlerinin bu kadar yoğun ve üst düzeyde yapılıyor olmasının temel nedeni, ülkemiz basın-yayın yaşamının ve dolayısıyla kamuoyunun yabancı istihbarat örgütlerinin faaliyetlerine açık olmasından kaynaklanmakta. Öyle ki, bugün ister yaygın veya ‘ulusal’ basın-yayın organları, sahipleri, gazetecileri ve yazarları olsun ister bölgesel ve yerel basın-yayın organları olsun, biraz eşeleyip, incelediğinizde  basın-yayın organlarının sahiplerinin, gazeteci ve yazarlarının bir çoğunun yabancı istihbarat örgütleriyle ama dolaylı ama dolaysız ilişkilerine tanık olursunuz.


Bugün, bizzat CIA ve özellikle Alman BND ile ilişkili vakıflar, düşünce kuruluşları ya da meslek örgütleri üzerinden basın-yayın organları, sahipleri, gazeteciler ve yazarlarla ilişki kurulmakta, ‘etki ajanları’ yetiştirilmekte. Bu ilişki düzleminde meslek örgütleri, meslek eğitimi, demokrasi, basın özgürlüğü, düşünce ve ifade özgürlüğü gibi değerler paravan olarak kullanılmakta! 


KAREN FOGG’U VE ‘KÖR AGOP ÇETESİ’Nİ UNUTTUNUZ MU?


Örneğin, AB Türkiye Temsilcisi Karen Fogg’un Türkiye’deki deşifre edilmiş faaliyetlerini, e-maillerini anımsayanınız var mı? Ya da  daha 2001 yılında, “Kör Agop Çetesi” diye anılan satın alınmış gazetecilerden, yazarlardan, akademisyenlerden, milletvekillerinden, siyasi parti ve sivil toplum örgütleri temsilcilerinden  oluşan kadroyu anımsıyor musunuz?


“Kör Agop Çetesi”nin baş mimarı ve organizatörü, AB nezdinde Almanya ve istihbarat örgütü BND’dir. BND de bu iş için Almanya’da kurulu ama sosyal demokrat ama muhafazakar  ama yeşilci partilerin vakıflarını tepe tepe kullandı. Bu vakıfların hangi siyasi partilerle hangi vekiller ve belediye başkanlarıyla, kimlerle ilişkileri olmuş, buyrun, araştırın! Bugünde AB ülkeleri nezdinde özellikle Alman devlet yöneticilerinin, partilerinin ve basınının Türkiye’ye ilgisi, FETÖ ve HDP/PKK/YPG ile muhabbetinin ardında bu gerçeklik bulunmakta!


Alman devletini ABD’den , istihbarat örgütü BND’yi CIA’dan ayrı ve bağımsız düşünemezsiniz. Çünkü, Hitler sonrası bugünün Alman devletini kuran, organize edip, ayağa kaldıran ABD’dir ve eski Gestapo örgütünün artıklarından BND’yi kurup, organize eden de CIA’nın ta kendisidir!


ATA’NIN DEVLETİNİ ABD VE CIA’YA KİM  PEŞKEŞ ÇEKTİ?


Hoş, okurlarımız, ‘Ya Engin, ABD ve CIA bu haltları yerken bizim devleti ve istihbarat örgütümüzü kim reorganize edip, kurdu?” diye sorabilir. 

Evet, , haklılar!

 2.dünya savaşı sonrası, Mustafa Kemal’in kurduğu devleti, İnönü’nün cumhurbaşkanlığı ve CHP’nin iktidar olduğu yıllarda ABD ile imzaladığımız ikili  anlaşmalar sayesinde ABD yeniden, kendi emperyal çıkarlarına uygun reorganize edip MİT’i  de kurdu. Başlangıçta MİT’in masraflarını ve personel maaşlarını bile ABD karşılarken, istihbaratçılarımızı da CIA eğitti!


Allah’ın bildiğini milletten, kuldan niye saklayalım!


Türkiye’nin hemen her alanda  onlarca yıldır yaşadığı sorun ve sıkıntıların, yaşanan toplumsal karmaşaların, askeri darbelerin, bitirilemeyen terörün temelinde de bu gerçek vardır! Yani bir anlamda mandacılığı ve muhipliği biz kendi ellerimizle besleyip, başımıza bela etmişiz. Bugün de bu beladan kurtulmaya çalışıyoruz. Kolumuza, bacağımıza içeride birilerinin yapışmasının, dışarda da birilerinin ayağına basmışız da çanı yanmış gibi, bas bas bağırıp ,çığırmasının ana nedeni budur!


Şimdilerde ABD’deki başkanlık seçimleri sonucunda Trump’in başkan seçilmesi ve ABD’de yaşanan gürülteleri ilgi ile izliyor ve kendi kendime gülüyorum.


Atalarımız boşuna dememişler, “Alma dünyanın ahını çıkar aheste aheste!”


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 319