Bugün: 20.08.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • 28 EKİM 2009 FETÖRİST OPERASYONU!

28 EKİM 2009 FETÖRİST OPERASYONU!


Balıkesir İli Gazeteciler Cemiyeti ,sanırım, 2016-2017 için ‘Üye kimlik’ ve ‘araç görev kartları’nın dağıtımına başlamış ve örnek kartına  Cihan Hayırsevener’in resmini koyarak, ‘Basın Şehidi-18 Aralık 2009’  diye yazmış.


Öncelikle BGC yönetimini, bu anlamlı ve örnek çalışmaları nedeniyle kutluyorum.


Her ne gerekçe veya mazeretle olursa olsun, bir gazetecinin mesleğinden ötürü şiddete maruz kalması ve yaşamını yitirmesine neden olacak bir saldırıya uğramış olması kabul edilemez. Yaşam hakkı kutsaldır ve bu kutsiyeti gölgeleyecek  hiç bir şey masum görülemez.


FETÖRİSTLERİN 28 EKİM 2009 OPERASYONU VE AK PARTİ!


Ancak, 28 Ekim 2009 ve 18  Aralık 2009 operasyonları ve sonrasında yaşananlar hem  Güney Marmara ve özellikle Bandırma, dolayısıyla  da Balıkesir için basın açısından tarihsel açıdan önemli.  15 Temmuz darbe kalkışması ve FETÖ gerçeği ile günlerdir yüzleşen ve hesaplaşan Türkiye için, Bandırma’da gerçekleşmiş, Bandırma-Balıkesir- Ankara üçgeni içinde olgunlaştırılmış, Emniyet-Adliye  işbirliğiyle kotarılmış bu  karanlık ve kirli operasyonun kanlı bir operasyon haline dönüşmesinin tüm yönleriyle irdelenmesi, sorgulanması   ve yaşananların gün ışığına taşınması, anlaşılır kılınması gerekiyor.


Neden ve niçin?


FETÖRİSTLER,SOROSÇULAR,SAHTE  KEMALİSTLER DEVREDE!


Çünkü, 28 Ekim 2009 operasyonu, hazırlanmasından gerçekleşmesine ve tüm yargı sürecine kadar  karmaşık gibi görünse de tipik, klasik bir FETÖ operasyonudur.


Bu, FETÖ operasyonunun, diğer FETÖ operasyonları gibi, Emniyet- Adliye- Basın- Belediye-Siyaset ayağı söz konusudur.


Daha da ilginci, bu çetesel yapının, 28 Ekim 2009 operasyonuyla yetinmeyerek, sonraki süreçte, aynı ilişki ağını, gücünü ve olanaklarını  kullanarak Bandırma Garnizon Komutanlığı’na, Erdek Donanma Komutanlığı’na ve Bandırma Subay Orduevi’ne kadar bir dizi  operasyon gerçekleştirdiği bilinmekte.


28 Ekim 2009 operasyonunun, bir diğer önemli özelliği, FETÖ çetesinin, operasyon sürecinde devletin içindeki  Sahte Kemalist, Sorosçu  ‘derin’ ilişkilerle birlikte hareket etmesi ve ortak bir amaçla hareket edip, hedefe kitlenmesidir.


Peki, hedef nedir?


FETÖRİSTLERİN EMNİYET VE ADLİYE AYAĞI ORTAYA ÇIKTI!

YA SİYASET VE BASIN AYAĞI?

Öncelikli hedef , ülke genelinde olduğu gibi, Balıkesir ve ilçelerinde, AK Parti’nin ve AK partili belediye yönetimlerinin ‘her ne şekilde olursa olsun’  kamuoyunda  basın içi ilişkilerle dezenformasyon ve manipülatif haberlerle yıpratılıp, itibarının zedelenmesi, yürütülen algı operasyonlarıyla  Fetullahçı  Emniyet-Adliye  ağının devreye sokulup, gerçekleştirilecek operasyonların önünün açılması, sahte deliller ve maddi delilden  yoksun  hayal eseri kurgularla göstermelik mahkemelerde  gerçekleştirilen yargısal süreçlerle, mağdur kılınmış insanların onlarca yıl  hapis cezası ile  süründürülüp, etkisizleştirilmesi, yaşamdan bir şekilde tasfiye edilmeleridir.


Eminim ki, bu talihsiz, karanlık, kirli ve kanlı FETOCU operasyon sürecini en iyi başta  BGC Başkanı Ramazan Demir ve halen  Erdek Belediye Başkanlığı görevini sürdüren  Hüseyin Sarı bilmekte.


Bugün, 28 Ekim 2009 operasyonunu gerçekleştirmiş, Emniyet-Adliye ayağındaki hemen herkes emniyet müdürlerinden polisine, savcısından hakimine, özel yetkili mahkeme savcılarından özel yetkili mahkeme başkan ve heyetlerine, dosyayı Yargıtay aşamasında ele alan  savcı ve hakimlerine kadar,  hemen herkes, FETÖ operasyonları kapsamında ya görevlerinden açığa alınmış ya tutuklanmış ya da firari durumdadır.


DÖNEMİN EN ÖNEMLİ MAĞDURU VE TANIĞI  ÖZTAYLAN VE YILDIZ’DIR


FETOCU Emniyet-Adliye- Basın- Siyasetçi- Belediyeci  ilişki örgüsünün 28 Ekim 2009 operasyonunda doğrudan hedefi, öncesi ve sonrasıyla AK Parti ,AK Partili belediyeler, milletvekili Cemal Öztaylan, AK Partili  eski belediye başkan yardımcısı ve İGM üyesi  Talip Yıldız oldu.


Bu operasyonda, ikinci halka ise, Fetullahçı çeteye tehdit olarak algılanan İlkHaber gazetesinin kurucusu İhsan Kuruoğlu ve gazete ile ilişkili bir çok insandı. Ben de, bu operasyon kapsamında yazdığım yazılardan dolayı, gazeteci ve yazar olarak, Fetullahçı çete tarafından  ‘tehdit’ olarak algılandım ve  sanık ve hedef yapıldım.


Hep yazdım ve sayısız yazıda hep vurguladım. Balıkesir ve Bandırma basını, 28 Ekim  2009 Fetullahçı çetenin operasyonunun karanlık, kirli ve kanlı döngüsünün üzerine gitmediği, sorgulamadığı ve mesleki olarak hesaplaşmadığı sürece ,işlenmiş suça  ya örtü ya ortak olacaktır, dedim. Bu göstermelik çete operasyonu Yargı sürecinde tel tel döküldü ve geç de olsa, 15 Temmuz darbe kalkışması sonrası ,bu operasyon sürecinde başından sonuna dahli olan hemen herkes Fetullahçı Terör Örgütü ile ilişkisi nedeniyle, gün ışığına taşınırken, mağdur edilmiş olanlar dışarı, sorumlu olanlar içeri alındı.


Bitti mi, hayır, bitmedi!


FETÖRİST VE SOROSÇU ÇETENİN FİGÜRANLARI HALA ARAMIZDA!

Bu karanlık, kirli ve kanlı operasyon sürecinin FETOCU figüranları  ama basın ama siyaset ama yerel yönetici olarak hala aramızda.


Allah’ın işi, demek lazım!


Kimisi 15 Temmuz  darbe kalkışmasında , yine sosyal paylaşımlarıyla paçayı kaptırdı. Kimisi, 15 Temmuz darbe kalkışmasına ve Fetocu çeteye herkesten fazla küfür etmenin, karşı olduğunu ispat edebilmenin nafile çabasını sergiliyor. Uykudaki  Fetörist hücreler gibi, bir bir bulundukları ortamlara  sinip, uykuya yatıyorlar. Ya da mağdur kılınandan daha fazla mağdur, toprak olandan daha fazla  toprak olup, yeniden başlarını kaldıracakları, uyanacakları  ya da uyandırılacakları günü bekliyorlar.


Evet, Balıkesir ve Bandırma, 28 Ekim 2009 tarihinde Emniyet-Adliye- Basın-Siyasetçi-Belediyeci  Fetocu çetenin karanlık, kirli ve kanlı operasyonunun izini sürüp, bu sürecin aktörlerini de figüranlarını da bir bir gün yüzüne çıkartmalı. Bu, yaşanan operasyonların mağdurlarına da gazeteci meslektaşımız Cihan Hayırsevener’e de boyun borcumuz. Balıkesir ve Bandırma’nın  tarihinde karanlık, kirli  ve kanlı bir lekenin kalmasına asla izin verilmemeli.


Ben, BGC yönetiminin,  ‘kimlik’ ve ‘görev aracı’ kartlarında bizlere bu süreci anımsattığı ve andığı için kendi adıma teşekkür ediyorum.


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 359