Bugün: 15.12.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • 16 NİSAN REFERANDUMU ÜZERİNE…

16 NİSAN REFERANDUMU ÜZERİNE…


16 Nisan referandumu gerçekleşti ve 58.365.078 kayıtlı seçmenden  49.798.920 seçmen sandık başına gitti. Referanduma katılım oranı % 85 ve resmi olmayan sonuçlara göre 18 maddelik  Anayasa değişiklik paketi  % 51.3  ‘evet’ oyları ile kabul edildi.

 Yaklaşık 25 milyon seçmen, TBMM’nde kabul edilmiş Anayasa değişiklik paketine  16 Nisan referandumu ile  ‘evet’ dedi.


Referandum oylaması sonrası oy sayımının başlaması ile birlikte  sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar ve belli TV kanallarında gayri resmi sonuçlar üzerine yaşanan tartışmalar ve yorumlar dikkate alındığında  özellikle  ‘evet’ sonunun %51 veya %55-58-60 olmasının bile ‘hayır’ düşüncesinde ve isteğinde olan kesimler açısından  farklı yorum ve tepkilere neden olacağı aşikardı.

Öyle de oldu!


SONUÇ, BİRLİK VE DAYANIŞMAYI GÜÇLENDİRMELİ..!


Ancak, sandıkların açılması ve sonucun belli olmaya başlamasıyla birlikte bir anlamda ‘öfke rüzgarı’ yatışmaya ve  bu kez de hükümet sisteminde böylesine köklü bir Anayasal değişikliği için %51-52’nin yetmeyeceği, yeni  Anayasaların toplumsal uzlaşı ile  yürürlüğe girebileceği, o nedenle cumhurbaşkanı Erdoğan’ın  2017 yılı sonbaharına kadar  ülkeyi erken seçime götürerek, güven tazelemesi gereği gibi bir çok siyasi hazımsızlık ürünü kaçık uçuk yorumlarda bulunuldu.


Bu da siyasal ve toplumsal yaşamda doğal olarak görülmeli…

Neden ve niçin?


94 YILLIK  STATÜKOYU  KIRMAK..!


Çünkü, ülkenin idare ve yönetim biçimini belirleme çabası 1876 Tanzimat Fermanı ile başladı ve 1.ve 2.meşrutiyet  dönemleri ve  Cumhuriyet Türkiyesi ile parlamenter demokratik düzen bugünlere taşındı.


Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 16 Nisan akşamı halka hitabında dikkat çektiği gibi, her zaman ve her ülkede  statükoyu savunanlar ile değişimden yana olanlar arasında farklı sorun ve sıkıntıların yaşanacağını ve referandumda da bunun sıkıntısını yaşadıklarını ama sonuçta başardıklarını vurgulaması  bu gerçeğin ifade edilmesinden başka bir şey değildir.


94 yıllık Cumhuriyet rejiminin hükümet biçiminin ve sisteminin Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine evrilmesi  16 Nisan referandumu öncesinde ‘hayırcılar’ın gerçeklerle uyuşmayan ve kirli bir algı operasyonunun ürünü olan  demogojilerle, yalanlarla Batı güdümlü bloklaşarak Erdoğan ve Ak Parti düşmanlığı temelinde  hesaplaşmaya girmesi ve referandumla ortaya çıkan sonuç, oluşturulmuş suni bloklaşmanın tüm paydaşlarının da önümüzdeki süreçte kendi içinde çözülüp, parçalanmasını beraberinde getirecektir.


16 NİSAN ERDOĞAN’IN MİLLETLE KUCAKLAŞMASININ ZAFERİDİR!


16 Nisan referandumunda ülke genelinde sonucun ‘evet’ çıkması  başta cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve Ak Parti’nin ama en önemlisi milletin zaferidir. Ülke genelinde büyükşehirler ve bir çok vilayette, ilçelerde ‘hayır’ oylarındaki yüksekliğin de kıyaslamalı olarak   çok yönlü  irdelenmesi gerekiyor.


Bu yönüyle siyaset bilimcilerin, sosyologların, sosyal bilimciler ve psikologların çok yönlü irdelemesi gereken bu referandum sonuçları, ‘hayırcı blok’ un her siyasi paydaşı için  önümüzdeki süreçte ciddi siyasi riskler barındırıyor. Referandum sonuçlarının ‘hayırcı blok’ için içerdiği siyasi riskleri önümüzdeki günlerde yazılarımızda çok yönlü irdelemeye çalışacağız.


Örneğin, referandumda sandığa yansıyan ‘hayır’ oyları, sadece  ‘Yeni  CHP’nin oyları ya da siyasi başarısı olarak görülmemeli. 1 Kasım 2015 milletvekilliği genel seçimlerinde AK Parti’nin seçimlerden 1.parti olarak çıkmasına karşın, hükümeti kurabilmek için yeterli  sayısal çoğunluğu elde edememesi üzerine başlayan koalisyon hükümeti kurma çalışmalarında  ‘Yeni CHP’nin HDP ve MHP ile ortak hükümet kurma çalışmaları 16 Nisan referandumunda kurulması başarılmış ‘siyasi bloklaşma’ nın başarısız  örneğidir.


‘BLOKLAŞMA’ DA EMPERYALİZMİN PROJESİDİR..!


Erdoğan düşmanlığı temelinde anti-Ak Parti  temeli ve ekseninde siyasi bir bloklaşma yaratmak bir ABD/CIA,AB  ve NATO, Siyonist projedir. Yeni CHP, HDP/PKK, FETÖ ve benzeri parti ve örgütlülüklerin de aynı küresel güç ve çıkar odaklarının projesi olduğunun tartışıldığı bir ortamda ülkemizde 16 Nisan referandumunda sandığa yansımış ‘bloklaşma’ nın amaç ve hedefi daha iyi anlaşılır.


Referandum öncesinde ABD ve AB ülkeleri siyasi liderlerinin, yöneticilerinin ve medyalarının 16 Nisan’da ortaya konulacak sandığa ve ‘hayır’a kitlenmeleri, AB ülkelerinde ‘evet’in sesinin kesilmesi çabalarını ve izlenen karalama politikalarını, algı operasyonlarını yukarıda dikkat çektiğimiz projeden bağımsız düşünebilmemiz mümkün değildir.


Dikkat edilir ise, 16 Nisan  da gerçekleşmiş referandum sonuçlarından ve ‘evet’in zaferinden Avrupa  Konseyi ve AB rahatsızlığını açıkça dile getiriyor.


Ne adına, ‘ülkemizdeki demokratlar’ adına..!!!

Biraz daha eşelerseniz, ‘kemalistler, laikler, çağdaşlar, libareller, insan hak ve özgürlükleri’ adına!!!

Biraz daha eşelemeye devam ederseniz, ‘Kürtler, Ermeniler, Aleviler…’ adına!!!


BALIKESİR  AK PARTİ ŞAPKAYI ÖNÜNE KOYMALI..!


Dün, Balıkesir büyükşehir için referandum sonuçlarını gazetemiz ‘Şapkayı Öne Koyma Vakti’ başlığıyla sundu. Bilindiği gibi Balıkesir’de referandum,  % 45,6 ‘evet’, % 54,4 ‘hayır’  olarak sonuçlandı. Büyükşehir merkez ilçeler dahil tüm ilçelerinde referandum sonuçlarını  daha sonraki yazılarımızda ayrıntılı olarak irdeleyip, ele alacağız.


Evet, büyükşehir nezdinde tüm bu referandum sonuçları AK Parti açısından şapkanın öne konularak sorgulanmasını ve analizini gerekli kılıyor. Türkiye genelinde elde edilmiş sonuç, bu muhakemenin geçiştirilmesini değil kolaycı yorumlara kaçılmadan, elde edilmiş sonuçları kişiselleştirmeden ciddiyetle ve titizlikle yapılmasını gerekli kılıyor.


Ben, 16 Nisan referandum sonuçlarının ülkemize ve bölgemize hayırlı olmasını temenni ediyor, esenlikler diliyorum.


Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 211