Bugün: 27.06.2017

16 NİSAN, 15 TEMMUZ’DUR..!


“Almanya acı vatan

Adama hiç gülmeyi

Nedendir bilemedim

Bazıları gelmeyi”


Sözleri Haydar Gedikoğlu’na ait bu şarkıyı  gençlik yıllarımda Ruhi Su’dan dinledim. Almanya, Türkiye ve Türk insanı için o yıllar ulaşılması güç, uzak bir diyardı. O yıllar ulaşım da gelişmediği ve başlı başına bir olay olduğu için Almanya’ya gitme hakkını kazanmış bir kişi önce bir şekilde İstanbul’a oradan da kara,demiryolu ya da hava yoluyla adeta tam bir bilinmeze gidiyormuşçasına Almanya’ya giderdi.


Almanya’nın ‘acı bir vatan’ olması ve kimi gidenlerin bir daha geri dönmemesi üzerine o yıllarda  gurbetçi ailelerden, gidenlerden çok şey dinledik. Benim kayınpederim de o yıllarda Almanya’ya gidenler kervanındaydı. Dört çocuğunu geride bırakarak, el kapılarında yıllarca inşaat ustası olarak ter döküp, çile çekmiş, vatan  ve aile hasretiyle yanıp kavrulmuşlardandı.


O, kaynanam gibi    Kırcaali’den  1940’lı yıllarda ‘vatan’ bildiği, doğduğu topraklardan Bulgaristan’dan göç etmek zorunda bırakılmış bir göçmendi. Ana dili Türkçe yanı sıra Bulgarca, ve Slavcayı konuşurken Almanya macerasının başlaması ile kısa sürede Almanca’yı sökmüş, gurbetteki hemşehrilerine tercümanlık yapmıştı.


TÜRKİYE AVRUPA, AVRUPA TÜRKİYE’DİR..!


Biz, Osmanlı döneminden ardımızda bıraktığımız soydaşlarımızın yürek yakan yaşamlarını fazla bilmez ve önemsemeyiz. Oysa ki, Kırcaali de  Bulgaristan’da krallık dönemini, Alman Nazi işgalini, işgale karşı verilen bağımsızlık mücadelesini, Kızılordu’nun gelişini ve ülkenin  Çiftçi Partisi ve Komünist partili yıllarını yaşamış, ülkenin sosyalizme evrilmesini tanık olmuş  olan babam, yöneticilerin   sosyalizm adına soydaşlarımıza yönelik asimilasyoncu politikalarına ve zorbalıklarına karşı canlarını kurtarmak ve özvatanları Türkiye’ye geçebilmek için verdikleri  uğraşı ve yaşadıkları tam bir tarihtir. O yılları ve yaşadıklarını, tanık olduklarını ben, ondan ve annemden öğrendim. Her ikisi de rahmetli oldular ve nur içerisinde uyusunlar…


Hiç unutamam.. Evimizi taşıyoruz ve  ortaya dökülmüş kitaplarımın arasında Lenin, Nazım Hikmet ve George Dimitrof’un kitaplarını ve üstünde resimlerini  gördüğünde, ‘ben bunları tanıyorum oğlum. Nazım, Bulgaristan’a da gelmiş, radyodan dinlemiştim. O, Lenin’in de her yerde heykeli vardı. Dimitrof da devlet başkanı olmuş, o bir partizandı” demiş, o yılları anlatırken, gözleri nemlenmişti…


KORKUYORLAR VE KORKSUNLAR..!


Türk insanına, Avrupa ve bir çok Avrupa ülkesi yabancı değildir. Avrupa’nın dününü de bugünlerini de bilirler. Biliyorum ki, yaşasalardı, ‘Bugün ne oluyor? Bu yaşananlar ve yaptıkları ne?’ diye sorsaydım, verecekleri yanıt  şu olurdu: Korkuyorlar oğlum..! Türkiye, dünün Türkiyesi değil, geliştik ve serpildik. Yeniden ayağa kalkmamızdan ve yürümemizden korkuyorlar!


Geçmişinden, tarihinden, tarihsel ve kültürel zenginliğinden kaçarak kimse bir yere varamaz. Bu bizim tarihimiz ve kültürümüz. Avrupa’da bizim sahip olduğumuz tarihsel ve kültürel zenginliğe sahip kaç ülke, kaç devlet ve ulus var?


Bir anımı da okurlarımızda paylaşmak isterim. Almanya’ya Camen kardeş kent muhabbetine tüm kafile Belçika Brüksel’de bir Türk  lokantasındayız. Başkan yardımcısı Mirza’da  kafilemizin başı.. Bize sorulan soru, Türkiye’de neler oluyor? Avrupa’da işler yavaşlamışken,Türkiye’nin  hızlı gelişmesinin ve büyümenin nedeni ne, idi…


Evet, gelelim bugünkü yazımızın konusuna…


AB’NİN OYUNLARI ARDINDA  ABD VE NATO VAR..!


Almanya`nın dış istihbarat teşkilatı Federal Haberalma Servisi`nin (BND) Başkanı Bruno Kahl’ın haftalık Der Spiegel dergisine verdiği mülakatta söylediklerini günlerdir konuşup, tartışıyoruz.


Neymiş..?


15 Temmuz darbe kalkışması ve işgal girişiminde FETÖ’nün olduğuna dair Türkiye’nin kendilerini kanıtlarla ikna edemediğini ve ikna olamadıklarını söylemiş..!


Yunanistan, Türkiye’den 224  kişinin iltica talebinde bulunmuş ve 128 FETÖ’cüye ayrıcalık tanıyarak, ‘altın vize’ ile oturma izni vermiş!


T.C Devleti cumhurbaşkanına, başbakanına, bakan ve milletvekillerine tanınmayan hakları PKK ve FETÖ’cü teröristlere sunan Almanya’da devlet televizyonu ARD, PKK  gösterilerini haberleştirirken, 16 Nisan referandum sonuçlarına yönelik algı operasyonları yaparak, ‘hayır’ ın önde olduğunu açıklıyor! Hollanda ve İsviçre’de yaşanan skandalları saymıyorum bile..


Avrupa Parlamentosu, ve Konseyi’nden yapılan, referandumdan ‘evet’ çıkar ise Türkiye’nin AB üyelik başvurusunun gerçekleşmesinin hayal olacağı yönündeki açıklamalar bir yana AB’nin derdi gerçekten de, demokrasi, özgürlükler ve insan hakları mı!? Ya da Cumhuriyet, laiklik, Kemalizm, parlamenter düzen, hukuk ve yargının bağımsızlığı, güçler dağılımı,   ülkenin bağımsızlığı ve gerçekten millettin egemenliği, Türkleri veya Kürtleri  çok  sevmesi  sorunu mu?


Güldürmeyin insanı…!


SAFTİRİK  OLMAYALIM..!


16 Nisan da referandum sandığından ‘evet’ ya da ‘hayır’ çıkacak ve kararı bu millet verecek. Sandıktan şu veya bu sonucun çıkması ülkenin ya da dünyanın sonu mu, hayır!


O zaman, neden ve niçin AB telaş içerisinde, 16 Nisan sonucu konusunda telaş içerisinde olmanın ötesinde ‘hayır’ sonucu çıksın diye yırtınıyor? AB ülkelerinin haber ve yorumlara, anketlere göre milletin eğilimi ‘hayır’ yönünde  ise, telaş içerisinde  yırtınmalarına  ne gerek var!


Hadi Almanya’yı anladık ama çalışanların bile maaşlarını ödeyemeyen  ve kriz içerisinde cebelleşen Yunanistan’ın Türkiye’ye eğelenmelerine ne demeli? Türk halkı yıllardır Türkiye karşıtlığı üzerinden Yunanistan’ın ne naneler yediğini ve ülkesini terör örgütlerine açıp, beslediğini, himaye edip, Yunanistan üzerinden Türkiye’ye eylem yapmaları dahil  her türlü kirli faaliyete göz yumduğunu biliyor, izliyor, yaşıyor.


Daha önce de yazdık ve vurguladık: 16 Nisan referandumu, 15 Temmuz’un  rövanşı olarak önümüze konmak ve hesaplaşmanın o günü, o sandığa taşınması isteniyor! Bir anlamda kalede gedik açılmak, o gedikten yeni oyunlar için içeri kafalarını sokmak istiyorlar ise, bu ülke ve millet için hava hoş!


Şimdiden gazamız mübarek olsun! El mi yaman bey mi yaman hep birlikte görelim..!


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 81