Bugün: 21.11.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • 15 Temmuz ve Buzdağının Görünmeyen Kısmı..!

15 Temmuz ve Buzdağının Görünmeyen Kısmı..!


15 Temmuz darbe ve işgal kalkışmasının 1.yıldönümünü anma ve kutlama etkinliklerine yurtiçi ve yurtdışında yüzbinler  ve milyonlarca yurttaş katıldı. Ben de, bir gazeteci-yazar olarak ama her şeyden öte bir yurttaş olarak 15 Temmuz günü anma ve kutlamalara ailemle birlikte Bandırma’da katıldım. ‘Demokrasi Nöbeti’nde onlarca yurttaş ile söyleştim, zaman zaman tartıştım.


Baştan belirtelim: 15 Temmuz darbe ve işgal kalkışmasının bastırılması sonrası  AKP Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli`nin ilk imzacı olduğu teklifler de dahil 5 teklif birleştirilerek, görüşmelerin ardından 15 Temmuz günü, “Demokrasi ve Özgürlükler Günü” olarak resmi tatil ilan edildi.


Yani 15 Temmuz, resmi olarak ‘Demokrasi’ ve ‘ Özgürlükler Günü’..!


27 MAYIS BAYRAMI VE 15 TEMMUZ..!


Doğal olarak da 1.yıldönümünü andığımız ve kutladığımız 15 Temmuz, resmi devlet anma ve törenleri kapsamında kutlandı. Anma ve kutlamaları cumhurbaşkanlığının ve başbakanlığın  ilgili bakanlıkların talimatları doğrultusunda iller nezdinde başta valilikler olmak üzere ilçelerde kaymakamlıklar organize etti ve tüm devlet kurumlarına yazılı talimatlar kapsamında anma ve kutlamalara en geniş katılım sağlanmaya çalışıldı.


Türkiye’nin darbelerle ve darbecilerle ilişkili bir başka resmi bayramı daha vardı. 27 Mayıs Hürriyet ve Demokrasi Bayramı ve biz  devlet ve millet olarak bu bayramı resmi olarak tam 30 yıl kutlamak zorunda bırakıldık.1963 yılından itibaren kutlamaya mecbur kılındığımız bu bayram 1982 yılına kadar resmi olarak kutlandı! Bugün bir çok  kişi zorlama ve dayatmayla kutladığımız bu resmi bayramı anımsamaz bile…


Evet, bu  hepimiz için tam bir utançtı..!


TSK içinde emir-komuta zinciri dışında alt rütbeli bir avuç asker üniformalı teröristin  sonraki yıllarda hep tanık olduğumuz gibi Mustafa Kemal Atatürk’ün adının ardına saklanarak, milli egemenliği gasp ettikleri ve göstermelik mahkemelerde ,darbe hukukuyla insanları yargılayıp ülkenin başbakanı Adnan Menderes ile bakanları Fatih Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan’ı darağacında sallandırdıkları kara günü bu millete ‘hürriyet’ ve ‘demokrasi bayramı’ olarak on yıllarca resmi olarak kutlatanlar ülkemiz siyasal ve sosyal yaşamını da ayar edip, darbeciliği meşrulaştırmışlardı.


Çocukluk ve delikanlılığımızda bu bayramı, diğer resmi bayramlar gibi, içtenlikle ve coşku içinde kutlandığına, sahiplenildiğine hiç tanık olmadım. Sonuçta da darbeciler de zorlama ve dayatmalarla bu işin yürümeyeceğini anlamış olsalar gerek ki, zaten kaldırıldı.


Çünkü,  bu bayramın toplumsal karşılığı yoktu..!


15 TEMMUZ BAYRAMININ TARİHSEL VE TOPLUMSAL ÖNEMİ..!


15 Temmuz darbe ve işgal girişimine karşı  devletin ve milletin gösterdiği direnç ve direniş sonucunda kalkışmanın binlerce  yurttaşımızın canı ve kanı pahasına bastırılmış olmasının ülkemizin  gerçek anlamda demokratikleşmesi ve özgürleşmesi yolunda  tarihsel önemine binaen Meclis’teki iktidar ve muhalefet partileri tarafından ortak bir teklifle bayram olarak kabul edilmesinin tarihsel ve toplumsal önemi büyük..!


Doğal olarak  15 Temmuz’un 1.yıldönümünde resmi bayram olarak kabul edilmiş bu günün  siyasi kaygılardan ve ucuz siyasi hesaplardan uzak bir anlayışla devlete ve millete mal edilmesi yönünde  devlet katında anma ve kutlamaların organize edilmiş olması ayrı bir önemde.


Bu olmalı ve darbeci eğilimler devlet nezdinde bürokratik yapının  tüm dokularından arındırılarak, temizlenmeli. Kuşkusuz, bu yıl ki anma ve kutlamalarda kimi yurttaşların en büyük kaygı ve endişeleri, itirazları  kalkışmanın bastırılmasının üzerinden  daha bir yıl geçmiş olmasına karşın, FETÖ’cülerin ve darbeci eğilimli bir çok kişinin özellikle devlet bürokrasisinde kendilerini gizleyerek varlıklarını sürdürdükleri ve kendileri için  uygun bir ortam bulduklarında yeniden devlet ve toplumla bir hesaplaşmaya girecekleri noktasında yoğunlaşıyor.


DARBECİLİĞİN  PANZEHİRİ ULUSAL BİRLİK VE DAYANIŞMADIR..!


Toplumda yaygın olan bu endişelerin ve kaygıların, eleştirilerin haksız olduğunu kimse iddia edemez. Bunu cumhurbaşkanı da siyasal iktidar da, muhalefet partileri de, hatta bir çok bürokrat da  inkar etmiyor.


Ne olmasını bekliyorduk?


15 Temmuz darbe ve işgal kalkışmasının bastırılmasıyla birlikte 16 Temmuz’da bir anda devlet ve toplum yaşamındaki darbeci  ve anti-demokrat eğilimlerin, yabancı istihbarat örgütlerinin yıllardır hamiliğine ve işbirlikçiliğine soyunmuş  hainlerden bir gece de temizlenmeyi mi..?


Bu mümkün değil..!


FETÖ operasyonlarında gözaltına alınmış, tutuklanmış ve kimisi emniyette, kimisi savcılıklarda, kimisi mahkemelerde serbest bırakılmış zanlılarla da zaman zaman bir araya gelip, konuşma olanağı bulduğumuzda şuna tanık oluyoruz: Başlarına gelenden ve karşılaştıkları muamelelerden dolayı öfkeli ve kinliler. Bugün suskun ve sinmiş bir görüntü sergileseler de ciddi bir hesaplaşma dürtüsüyle   ama bir şekilde Erdoğan’ın  ve siyasal iktidarın her ne şekilde olursa olsun  alaşağı edilip, devrilecekleri ya da devirecekleri günün hayali ile yaşıyorlar.


LEJYONLAR PUSMUŞ BEKLİYORLAR..!


2015 yılı Haziran genel seçimlerinde ve  16 Nisan referandumunda sandığa yansıyan tablo Erdoğan ve siyasal iktidar karşıtlığı temelinde adım adım yurtdışı ve yurt içinde oluşturulmaya ve örülmeye çalışılan  ‘cephe’nin toplumsal ve siyasal sonuçlarını sundu bizlere…


Cesaretlendiler ve umutlandılar..!


15 Temmuz akşamı anma ve kutlamalara katılım, yürüyüşlerdeki ilgi ve coşkuyu pusmuş ve sinmiş gözlerle izlediler ve  meydanlarda kelle hesapları yaptıklarını biliyoruz. Siyasi açıdan en büyük beklentileri  AK Parti’nin  iç sorun ve sıkıntılara yenilmesi, kendi içlerinde gruplaşmalar ve dağılmalar… Bunlara göre MHP zaten Bahçeli liderliğinde yaşanan ayrılmalar ve istifalarla bir daha dikiş tutmaz şeklinde…


Yeni CHP’den HDP/PKK’ya, MHP’den ayrışmış olanlar ve her türlü renkle  tek amaç ve hedefle cephelerini örmeye çalışanların temel düsturu, Erdoğan’ın siyasal ve sosyal yaşamdan tasfiyesi ve alaşağı edilmesinde odaklaşıyor. Bunların temelinde AK Parti diye bile özel bir dert ve davaları yok. Erdoğan ile yatıp Erdoğan ile kalkıyorlar…


Onun için  devletin ve Erdoğan’ın bir anlık gevşemesi bu cenahın 15 Temmuz’u bile aratacak tarzda yeni  kalkışmalara ve yeni karanlık, kirli düzenlere daha kanlı girişimlere soyunmalarını beraberinde getirecektir…


Esen kalın..


Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 87