Bugün: 22.11.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • 15 TEMMUZ KALKIŞMASI, BALIKESİR VE BAŞKAN UĞUR!

15 TEMMUZ KALKIŞMASI, BALIKESİR VE BAŞKAN UĞUR!


Yazılı, görsel ve işitsel medyada  haberciler, kameramanlar ve yorumcular için hareketli ve bir o kadar da mesleki açıdan bereketli  anlar, günler yaşıyoruz. Uluslararası gündem  yoğun ve karışık. Bölgesel  ve ulusal gündem  de aynı şekilde aşırı biçimde yoğun ve medya çalışanlarına gerçekten güç ve sabır diliyorum.


Kuşkusuz, EKSPRES gazetesi, büyükşehir gazetesi olarak bölgesel bir yayın organı. Gazetenin idari aparatının her gün bölgesel ve yerel gündemi, olay ve olgularıyla yakalama, izleme ve sayfalarına en iyi şekilde  yansıtma sorumluluğu yanı sıra  ülke ve bölge gündeminde yaşanan sıcak gelişmeleri de, haber ve yorumlarıyla okurlarına  yansıtması gerekiyor.


Aman, Allahım! Bu mesleki sorumluluk, alanın genişliği dikkate alınırsa,  korkunç bir şey! Sporundan magazinine, siyasetten siyasetçisine, adli vakalardan  terör eylemleri ve sonuçlarına, yerel yönetimlerden siyasi iktidara, askeri operasyonlardan bölgesel  çatışmalara ve daha bir çok alana uzanan geniş bir yelpaze…


HABERCİLİK GERÇEKTEN ZOR AMA ZEVKLİ BİR İŞ!


Haber ve yorumculuk açısından bu gerçekten çok zengin, çok dinamik, takip edilmesi, anlaşılabilmesi ,kavranabilmesi ve  mesleki açıdan yorumlanabilmesi açısından zor ve çileli bir iş. Bunu başarabilmek ve  gazete olarak  mesleki açıdan belli bir çizginin, kalitenin, zenginliğin yakalanabilmesi  farklı organizasyonları, uzmanlık  ve ilgi alanlarını gerektiriyor. Ama en önemlisi, bu mesleği yapmaya çalışanların, meslekleri ile tam anlamıyla içselleşmeleri, her gün bilgi ve ilgi dünyalarını  besleyip, geliştirmeleri, zenginleştirmeleri kaçınılmaz.


Ben, gazetecilik dışında, çok az meslek dalının, en tepedekinden en altta çalışanına kadar  hemen her gün, üretiminin sonucunu masaya yatırarak, eksiği ve yanlışlarıyla,  fazlası ve doğrularıyla  kişisel ve kurumsal bazda sorguladığını sanıyorum. Gerçekten bu zor ve kahırlı bir iştir. Kişinin, kendisini geliştirmeye ve yetkinleştirmeye dönük,  fazla bir meslek olduğunu sanmıyorum.


Geçtiğimiz günlerde meslektaşlarımızla bir araya gelerek, genel ve yerel gündem ve takip sorunu yanı sıra yaşadığımız bu sürecin çok yönlü ve gazetecilik açısından anlaşılması, kavranması ve yorumlanması konusunu uzun uzadıya görüştük, tartıştık.


Sonuç mu!?


Bugünkü yazıma fren koyup, yüzümü   büyükşehir ile yerel  gündeme çevirip, dikkatimi  bu alanda  yoğunlaştıracağım.

 

TÜRKİYE’NİN 15 TEMMUZ DESTANINA BALIKESİR KATKISI!


Tüm Türkiye’de olduğu gibi, Balıkesir büyükşehirde de 15 Temmuz darbe kalkışmasının ilk anlarından itibaren saatlerimiz durdu. Başta, büyükşehir belediye başkanı A.Edip Uğur ve ekibi olmak üzere, Vali Ersin Yazıcı, büyükşehirliler  kalkışmacılara karşı muhteşem bir direnç ve direniş sergiledi.  Balıkesir de ‘Demokrasi Nöbeti’ muhteşem bir organizasyon, katılım ve coşku ile 10 Ağustos’a kadar  başarıyla gerçekleşti.


Balıkesir, adına ve tarihine yakışır biçimde, Edip Uğur’un öncülüğünde belediyenin tüm araçları ve personeliyle  kentin dış bağlantılarını kesti, askeri alanların önünde barikat kurdu. Kamunun darbecilere karşı tavır almasında, tüm imkanlarıyla seferber kılınmasında etkin rol oynadı.


Durmadı ve bununla da yetinmedi!


Vali Yazıcı ile koordinasyon içinde Başkan Uğur, ilk günden itibaren tüm ilçelerle ‘Demokrasi Nöbetleri’nde bir araya gelmeye çalıştı, her türlü desteği verdi ve  bir anlamda bu ilçelerin organize olmasında  tüm ekibi ve imkanlarıyla aktif rol üstlendi.


Bu süreçte, OHAL kapsamında Fetöristlerin Balıkesir nezdinde devlet ve toplumsal yaşamın her alanından tasfiye edilmesi, temizlenmesinde de Valilik ve Emniyet’le işbirliği içerisinde  üzerine düşen sorumluluğu layıkıyla yerine getirmeye çalıştı. Bir an için olsun darbecilere ve Fetöristlere karşı duruşunu bozmadı, lafını esirgemedi.


BAŞKAN UĞUR’U KİMLER NEDEN HEDEF YAPMAYA ÇALIŞIYOR!


Ancak, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin, Başkan Uğur ve ekibinin, FETÖ konusunda duruşu ve tavrı net olmasına, 15 Temmuz kalkışmasından bugüne yapılanlar bilinmesine karşın, doğrudan Uğur’u hedef alan ve özellikle fısıltı gazetesi ile sosyal medya üzerinden örgütlenmeye çalışılan bir  karalama ve Uğur’u FETO ile ilişkilendirme çabası başlatıldı. Değişik  zamanlarda Uğur’un yaptığı konuşmaların videoları servis edilmeye başlandı.


Bu tür çabalar 15 Temmuz  kalkışması öncesinde de zaman zaman kamuoyunun önüne taşınmaya çalışıldı. Uğur’un parti genel merkezi ve Erdoğan ile ilişkisinin negatif olduğu,  milletvekili genel seçimlerinde milletvekili aday sıralamasında öngördüğü isimlerin üzerinin çizildiği, Feto ile  gizli ticari ve parasal ilişkilerinin olduğu, elinde parti üst yönetimi ve Erdoğan ile ilgili çok ciddi bilgiler, belgeler bulunduğu için şimdilik dokunulamadığı, Mirza ve Saka ile ortak oldukları  gibi,  bir çok dolaylı dolaysız itham, belli çevreler ve kişilerce sürekli ve  ısrarla dillendirildi.


Sonuç?


Sonuç, yok!


BALIKESİR  EVLATLARIYLA  ONURLANMAYI  BİLMELİ!


Başkan Uğur’un da FETÖ operasyonları kapsamında derdest edileceği günü bekleyenler, hala beklemeye devam ediyorlar. Senaryo çok ama  adı üzerinde senaryo!


Oysa ki, konu FETO ve 15 Temmuz kalkışması karşısında sergilenen duruş ve tavır olduğunda, Balıkesir’in sadece merkez olarak değil, tüm ilçeleri ve hatta kırsal mahalleleriyle, bir bütün olarak duruş ve tavrı, tarihseldir, muhteşemdir ve örnektir. Bu, tarihsel, muhteşem ve örnek tablonun yaratılmasında  büyükşehir belediyesinin ve kişi olarak başkan Uğur’un  üstlenmiş olduğu rol ve emek ortada.


 O zaman neyin davasını güdüyor ve neyin hesaplaşmasına girmek istiyoruz? Böylesine, mesnetsiz bir dava ve hesaplaşma dürtüsünün Balıkesir’e katkısı ne olacak, bilmiyorum. İnsan ve toplum yaşamında tanık olmuşuzdur. Zaman zaman, kişiler veya toplum, tarihsel ve güncel başarıları sindiremez, kaldıramaz. Farklı sindirim sorunları yaşar. Bu ya  sosyolojik, ya  tarihsel ve kültürel, ya siyasi ya da  psikolojik bir vakadır.


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 321