Bugün: 18.12.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • 1 KASIM DA KİME OY VERECEĞİZ!?

1 KASIM DA KİME OY VERECEĞİZ!?


7 Haziran  milletvekilliği genel seçimlerinde sandığa gittik. Oyumuzu verdik ama sandıktan tek başına iktidar çıkmadı!

Sandıktan tek başına iktidar da çıkmasa, sandıktan çıkanlarla, baraj engelini aşabilmiş olanlarla acaba bir koalisyon hükümeti çıkar mı diye bekledik.

O da olmadı!

Kiminin kırmızı çizgileri, kiminin şartları şurtları, kiminin restleri  bir hükümet çıkartmaya yetmedi.

Eskilerin tabiriyle: Topunu bir çuvala koysanız, sonuç da çuvaldan bir iktidar çıkamadı!

Siyasj  parti liderleri ve partiler, tek başına  iktidar olmanın derdinde, seçmen suların bir an önce durulması, işine, ocağına bakmanın peşinde!

Sonuçta  Anayasa hükümleri gereğince  erken seçim kararı alındı ve 1 Kasım da yeniden sandığa gideceğiz.

Seçmen aynı seçmen ama sandıktan çıkacak sonuçla ilgili bin bir türlü olasılık hesabı yapılmakta…Hızını alamayan  yeniden sandığı işaret etmekte..

 

NE  SANDIKMIŞ  BE..?

 

7 Haziran’dan 1 Kasım’a beş aydır, en büyük sermayemiz olan, zamanı öğütmekle meşgulüz. Zamanın dişlileri arasında öğütülen ise, her zaman ki gibi,  ülke ve halk!

Seçmen, vekil adayları, partiler ve partililer gibi bıkkın ve yorgun. Nerede insan içine karışsak, sanki bizler falcıymışızcasına yöneltilen soru hep aynı:

“Sandıktan kim iktidar çıkar?

Aslında, soruyu sorunlardan, kim hangi partiye meyilli olursa olsun, genellikle herkesin hem fikir olduğu ortak sonuç şu:

-Ak Parti yine sandıktan 1.parti olarak çıkarken, CHP 2.parti, 3. Veya 4.parti MHP yada HDP olacak(!?) Vatandaşın sıralaması üç aşağı beş  yukarı aynı!

Sonuç belli ise, o zaman!?

 

SEÇMEN,BU OYUNU NİCEDİR  ÇÖZDÜ..!

 

Her şey, sandıktan 1.olarak çıkması beklenen AK Parti’nin tek başına hükümet kuracak  ol oranını yakalayıp yakalayamayacağı ‘dert’ oluyor.276, Ak Parti için çanta da keklik mi!?Kimi anketlere ve yorumlara göre  ‘evet’, kimilerine göre ‘hayır’, kimilerine göre ise, ‘bıçak sırtı’..!

 

1 Kasım seçim sonuçlarına göre, parti liderleri yaptıkları açıklamalarla zaten, olası bir koalisyon ortaklığına hazır olduklarını çoktan beyan ettiler.

 

Bu da garip ve düşündürücü…

Tek başına iktidar olabilmeyi ‘zor’ hatta imkansız görenler, hükümete ortak olabilme kulvarı dışına itilmemek için şimdiden sıraya girdiler. Kendi partilerine de, seçmenlerine de  hakaret…

Ahmet  Davutoğlu’nun beyanıyla, iktidara bir tek kurulmuş, motive olmuş  parti, AK Parti..!

Siyasal yaşamımızın diğer paydaşları sadece olası bir koalisyon hükümetine aday! Bir anlamda, seçmen 1 Kasım da sandığa  bu psikolojiyle gidecek.

 

KOMEDİ Mİ TRAJİKOMİK Mİ, TRAJEDİ Mİ, DRAM MI!?

 

-Oyunu kime attın!?

- ‘A’ partisine!

-Neden, niçin…!?

-Koalisyon hükümeti kurabilsin diye…

-İktidar olmasınlar mı !?

- Zaten yıllardır iktidar olamıyorlar. Hiç değilse iktidar ortağı olsunlar …

-Madem derdiniz bu , 7 Haziran da koalisyon hükümeti kursaydınız!?

-Davutoğlu ile  yapacaktık ama Saray yani Erdoğan engelledi!

 

RTE DÜŞMANLIĞI EDEBİYATININ ARKASINDAKİ OYUN NE…!?

 

Evet,  bu da siyasal ve toplumsal yaşamımızın yeni faktörleri ve aktörleri: Saray ve Erdoğan! Oysa ki, 1 Kasım da sandığa girecek olan  ‘Recep Tayyip Erdoğan’ isminde bir parti yok! Ancak, İngiliz, Amerikan, Alman, İsrail basınına bakınca, koro olarak söylemleri, seçmene davetleri  tek:1 Kasım da RTE’a  oy vermeyin!

Başka…!?

İçerde de, dış koronun uzantısı  olarak; başta Doğan grubu olmak üzere cemaatçisi, Cumhuriyet’i, Taraf’ı, Halk TV’si, Fox TV’si, PKK’sı, TÜSİAD’ı , Sorosçusu yani geniş mi geniş bir yelpaze,  aynı nakaratı yineliyor: 1 Kasım da RTE oy yok!

Ortak dert ve hedef, RTE..!

Yoksa kimsenin derdi de hedefi de temelde AK Parti falan değil…Onun içindir ki, yıllardır partinin başına Gül mü gelsin yoksa 5.partiyi mi kuralım, arayışları sürdürülüyor. Koca ülke, başka bir derdi ve davası yokmuşçasına, kişi eksenli,  siyasal ve toplumsal kutuplaşmanın  kucağına itilmek isteniyor.

 

EL BİRLİĞİYLE UMACI YARATANLARIN DERDİ NE?

 

Ben, Cumhuriyet tarihi boyunca, (Mustafa Kemal Atatürk dönemi hariç)) siyasetin, tek kişinin varlığına ve makamına böylesine kitlendiği bir başka dönemi anımsamıyorum. Böylesi bir siyasal ve toplumsal hedef olmayı, kişi olarak, ne 27 Mayıs darbecileri, ne 12 Mart darbecileri ne de 12 Eylül’ün NETEKİM’i bu düzeyde yaşadı.. Keza. bu NETEKİM’ler karşılarında hiçbir dönem böylesine , kendi içinde her rengi barındıran, bir cepheleşmeye, karşı duruşa  tanık olmaya  nail olamadı!

Kuşkusuz, siyaset bilimi, sosyoloji hatta toplum psikolojisi  açısından bunun da nedenleri çok yönlü sorgulanmalı ve bu ayrı bir yazı konusu.

 

1 KASIM DA SANDIĞA MUHAKKAK GİDİN, OYUNUZU KULLANIN!

 

Sonuç olarak;  1 Kasım da sandığa giderek, yurttaşlık görevimizi yerine getirip, irademizi sandığa yansıtarak, siyasal iktidarın hangi parti ya da partiler  eliyle kurulacağını belirleyeceğiz. Siyaseti bir bilim olarak görmediğimiz, sosyolojiye yabancı kaldığımız, ekonomik-politikaya bilimsel açıdan sırtımızı döndüğümüz sürece seçmen olarak bizler mi iktidarı/iktidarları belirleyeceğiz iktidarlar ya da oligarklar mı bizlerin yaşamını belirleyecek hep birlikte yaşayacağız.

Her şeye karşın, 1 Kasım da herkes sandığa..!

Esen kalın…


Etiketler: engin arican 
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 531