Bugün: 18.08.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • TEMMUZ KALKIŞMACILARININ SİYASAL TABANI BELLİ!

TEMMUZ KALKIŞMACILARININ SİYASAL TABANI BELLİ!


Cumhuriyetimizin  tarihi, aynı zamanda  askeri darbeler tarihidir. 27 Mayıs 1960 yılında gerçekleşen askeri darbeden başlayarak, 12 Mart 1971 darbesini, 12 Eylül 1980 darbesini, 28 Şubat 1997 tarihlerinde ,kendi tabirleriyle, post modern askeri darbelerini , 15 Temmuz 2016 askeri darbe kalkışmasıyla,  bu devletin ve milletin ordusunu ,bu devletin ve milletin kendilerine emanet ettiği uçağı, tankı, silahı, bombayı  tehdit unsuru  ve sindirme aracı olarak tepe tepe kullananlarla, vatan hainleri ve katil sürüsüyle bu devletin ve milletin derdi ve hesaplaşması var!


Her askeri darbenin gerçekleşmeden önce  iş dünyasından, finans dünyasından, siyasi yaşamımızdan, medya dünyasından da ,sözün  özü, toplumsal  yaşamımızda hemen her kesimden, kışkırtıcıları, destekçileri, hazırlayıcıları, işbirlikçileri vardır. Bunların kimisi ekonomik ve siyasi yaşamın en tepesinden isimlerdir. Kimisi hakim, kimisi savcı, kimisi  de aydın geçinen soytarıdır.


Bunlar binbir surat gibidir. Ceplerinde taşıdıkları TC kimliğine aldanmayın. Bunlar ;  ABD, Almanya, İngiltere, İsrail gibi ülkelerin istihbarat örgütlerinde kendilerine verilmiş  künye  numaralarıyla bilinirler.


‘BUNLAR ENGEREKLER VE ÇIYANLARDIR’


Gerçekleşmiş her kalkışma ve darbeleri, esas duruş da karşılayan ve alkışlayan, el-etek öpen bunlardır. Değerli ozanımız Ahmet Arif , şiirinde bunları ne güzel tanımlamış:


“Bunlar,

Engerekler ve çıyanlardır,

Bunlar,

Aşımıza, ekmeğimize

Göz koyanlardır,

Tanı bunları,

Tanı da büyü...”


Onun içindir ki, başta  EKSPRES gazetesi  olmak üzere, diğer  yazılı, sözlü, görsel  basın olarak  darbe kalkışmasına karşı ses veren ,karşı duran tüm meslektaşlarımla , onur duyuyorum. Çünkü,  şimdi, tam da şimdi, seslerimizi  yükseltmek,  gazetelerimizi BAYRAKLAŞTIRMAK ve BAYRAK  olmak  zamanı…


Yazımızın girişinde de dikkat çektiğimiz gibi, ülkemizde gerçekleşmiş her askeri darbenin ve darbe kalkışmasının bir öncesi ve sonrası vardır. Bugüne kadar ülkemizde ve toplumumuzda demokrasiye dönük  her anti-demokratik hamlenin bizlere öğrettiği çok şey var. Örneğin, 15 Temmuz kalkışmasında  bir şeye tanık olduk. Darbe kalkışmasına karşı devletin ve siyasi iradenin geliştirdiği duruş ve siyasi iradenin halkı direnişe davet etmesiyle, bir anda ölümüne sokakları, alanları dolduran milyonlar…!


DARBECİLERİN  SİYASAL TOPLUMSAL TABANI YANI BAŞIMIZDA !


15 Temmuz darbe kalkışmasının üzerinden beş  gün geçti! Darbe kalkışmacılarının eylemleri, cinayetleri ortada! Yazılı ve görsel medya sayesinde  kalkışmayı, devlet ve iktidarın, halkın direnç ve direnişini dakika dakika yaşadık. Ancak, birileri başından bugüne kalkışmanın bastırılmasından rahatsız, suskun, üzgün,şaşkın  ve sıkıntılı. Bu psikolojiye ,sosyal medya üzerinden gerçekleşen  mesajlaşmalarda tanık oluyorsunuz. Kalkışmanın ilk anlarında bu çevrelerde tanık olduğunuz kalkışmaya desteğin, girişimin bastırılmasıyla birlikte, yerini ciddi bir moral çöküntüsüne, kalkışmayı bastıranlara öfke ve tepkiye dönüştüğünü gözlemliyoruz.


Örneğin: “Retweeted Deniz Baykal (@dbdenizbaykal):Darbe var demekle, halkı sokağa çağırmakla, askeri, polisi, karşı, karşıya getirmekle kurdukları senaryoyla en büyük "darbeyi" yaptılar.”


Aynı şekilde, sosyal medya üzerinden korkunç, yalan yanlış  bir algı operasyonuna girildi.


CHP MİLLETVEKİLİ HAVUTÇA’NIN MESAJLARI KAN DONDURUYOR!


Örnek mi, buyrun , Balıkesir CHP milletvekili Namık Havutça’nın paylaşımlarına bir bakın! Hemen kalkışma ertesinde paylaştığı masaj şöyle:

“İstanbul boğaz köprüsünde 20 yaşındaki vatan evladı verilen emre uymak zorunda, ne olup bittiğinden  habersiz Mehmetçiklerimize alçakça. İntikam alırcasına  hunharca tekbir getirerek katleden İŞİD kılıklı caniler, onlar Türk askeri memleket insanı bizim evladımız komşumuzun  arkadaşımızın oğlu kutsal vatan borcunu ödeyen Mehmetçiğimiz. Bu yapılan muamelenin hesabı sorulacak bunun peşini bırakmayacağız Görüntüler elimizde  yüce Türk  adaletinin önünde hesap vereceksiniz En önemlisi de  sizi bu halk vicdanlarında çoktan mahkum etti. Hesabı sorulacak bekleyin”


Havutça’nın  kalkışmacılarla  ve Mehmetçiği  kullanmaları, halkına ateş ettirmeleriyle, hatta darbecilerin TBMM’ni bombalamalarıyla  ilgili bir sözü var mı, yok!


Devam edelim, şöyle diyor:

“Bu yobaz sürüsünün düşmanı  Feto değil  Atatürk ve Türk askeridir. Bunu hala anlamayan sözüm ona Atatürkçü geçinen zavallılar var. Tarihten gelen bir kin ve nefret bu. Kubilay’ı şehit edenlerin torunları bunlar.Türk halkının evladı 20 yaşında emir eri olan  bir askerin başının kesilmesi bir vahşettir ve kabul edilemez. Darbeye karşı olduğumuz kadar  bu vahşete de karşı durmalıyız. Bu devlet O askerin  kafasını kesen canileri  derhal tesbit edip yargıya teslim etmelidir Unutmayın tarih bunu da kaydedecektir.”


İşte, Kuvayı Milliye kenti Balıkesir’in   ve Ata’nın partisi CHP’yi  temsil eden Havutça’nın sosyal medyada 15 Temmuz kalkışmasıyla ilgili paylaşımları bunlar. Ahmet Akın dışında ,ne yazık ki, Mehmet Tüm de, benzer paylaşımlar içine girmiş!


Her iki CHP’li vekilin, 15 Temmuz kalkışmasıyla ilgili açık bir mesajlaşması yok ama gerçekleştirilen algı operasyonuna yönelik çok mesajlaşma ve YALAN var! TBMM’ne seçilmiş, hele hele Balıkesir gibi bir Kuvayı Milliye kentini temsilen seçilmiş bir vekil, ‘askerin kafasını kestiler’ gibi, kalkışmacı askerlere kötü davranıyorlar gibi,  algı operasyonu ürünü, YALANLARA alet olmaz ve kalkışmacıların darbe yapmasını önlemiş kendi halkını, ‘yobaz sürüsü’ diyerek TEHDİT  etmez!


Ne diyebiliriz ki, Allah böylelerini islah etsin, şaşırtmasın ve akıl fikir versin!


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 351