Bugün: 22.11.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • SARI MI ‘PARALEL’ YOKSA SARI’YI İNDİRENLER Mİ!?

SARI MI ‘PARALEL’ YOKSA SARI’YI İNDİRENLER Mİ!?


Kapıdağı ve Erdek  için zeytin ve zeytincilik  aş ve  iş demek! 


Kapıdağı ve Erdek’te zeytinciliğin zengin  bir tarihsel, ekonomik, sosyal ve  kültürel geçmişi var. Resmi olarak Kapıdağı ve Erdek’te yaklaşık bir milyon zeytin ağacı var ve yıllık rekoltenin 12 bin ton olduğuna dikkat çekilirken, son yıllarda farklı nedenlerle %50 üren kaybı nedeniyle rekoltede ciddi düşmeler yaşanıyor. Elde edilen ve değerlendirilen ürünün büyük böleme sofralık olarak değerlendirilirken, yaklaşık  500 kg.lık kısmı yağlık olarak değerlendiriliyor.


Kapıdağ ve Erdek ekonomisinde   %50 oranında söz sahibi olan zeytin üreticilerinin en büyük dayanağı ve örgütlü gücünün 1954 yılında  başlangıçta Gemlik, Mudanya, ve Erdek Kooperatiflerinin bir araya gelmesiyle kurulmuş Marmarabirlik’in önemi tartışılmaz.


Gemlik, Mudanya ve Erdek’i zamanla  Bursa dahilinde Orhangazi ve İznik izlerken,Balıkesir büyükşehir dahilinde Edincik ve Marmara Adası, Tekirdağ dahilinde ise  Mürefte izlemiş ve Marmarabirlik’te güçlerini birleştirmiş.


1952 yılında kurulmuş Erdek Zeytin Tarım Satış Kooperatifi’nin 8 bin üyesi var ve Marmarabirlik de, 31 bine yaklaşan üretici  ortağı ile Birlik, Türkiye’nin en güçlü 500 sanayi kuruluşu içerisinde sürekli yenilenmenin ve hizmet çıtasını yükseltmenin arayışını ve mücadelesini sergiliyor. Ülkenin tamamına zeytin ve zeytinyağı ürünlerini pazarlayan Birlik, Almanya, Danimarka, İsviçre, KKTC, Bulgaristan`daki sözleşmeli alıcı firmalar ile Avrupa`nın tamamına, bunun yanında Amerika başta olmak üzere Kanada ve Avustralya piyasasına ürünlerini  sunmakta…


YAŞANANLAR SANKİ ERDEK’İN KADERİ!!!

HÜSEYİN SARI ile ilgili görsel sonucu

Marmarabirlik’le ilgili yazılacak, söylenecek, tartışılıp sorgulanması gereken kuşkusuz çok şey var. Birlik, varlığı ve ekonomik yaşamımızda üstlendiği rolle de bunu fazlasıyla hak ediyor. Ancak, bu yazımızda konumuz son yıllarda Erdek Zeytin Tarım Satış Kooperatifi  nezdinde yaşanan başkanlık ve yönetim sorunları ve doğal olarak da kooperatif başkanı Hüseyin Sarı’nın Kooperatifler Kanununa muhalefetten aleyhine sonuçlanmış mahkeme kararı ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın tasarrufuyla başkanlık görevinden azledilmesi sonrası yaşananlar.


Marmarabirlik başkanlığı ve yönetimi, Birlik’e bağlı kooperatifler  ama en önemlisi üretici ortaklar ve kamuoyu nezdinde yaşananların sürpriz bir yanı ve yönü var mı?


Hayır, yok...!


162 Sayılı Erdek Zeytin Tarım Satış Kooperatifi’nin 2015 yılında gerçekleşen genel kurulu öncesi yaşananlar ve genel kurul salonunda egemen olan hava dikkate alındığında Ocaklar eski belediye başkanı ve kooperatif başkanı Hüseyin Durak ile Birlik başkanlığı ve yönetimine karşı ‘kazan kaldıran’  Erdek belediye başkanı Hüseyin Sarı ve ekibinin arasında yaşanan  iktidar mücadelesinin adeta bir ‘savaşa’dönüştürülmüş olmasının zaman içerisinde özellikle Birlik başkanı ve yönetimi ile  farklı sıkıntı ve sorunlara neden olması kaçınılmazdı ve öyle de oldu!


ÜRETİCİ, SANKİ ‘CESUR YÜREK’ FİLMİNİ İZLİYOR!?


Bugüne kadar çok yazdım ve dillendirdim ki konu Hüseyin Sarı olduğunda, Sarı’nın siyasi ve sosyal yaşamda başlı başına bir fenomen kabul edilmesi gerektiğini, iktidar ve egemenlik için her yol mübah anlayışıyla yola çıkmayı kendisine destur edinmiş Sarı’nın  bu anlayış ve yaklaşımının, kişisel hırsları ile birleşince en başta kendisi için  farklı sorunlara neden olacağını hep belirttim.


Öyle de oldu ve sonuçta ‘dili’ başına ‘bela’ oldu ve kooperaratif kanununa muhalefetten seçimle kazandığı kooperatif başkanlığını  yasalar karşısında hakim kararıyla yitirdi!


ERDEK DE ‘PARALEL’ ARAYIŞI..!

Sarı’nın kooperatif  başkanlığından azledilmesi sonrası sosyal paylaşımda verdiği mesaj şöyle idi:

“162 sayılı Erdek zeytin tarım satıs kooperatifi başkanlığindan azlim ile ilgili Çoluk çocuk çakal erken seviniyor. Daha hukuki süreç devam ediyor. Kaldı ki yönetim kurulu aslanlar gibi görev başında. İdari yazı siyasi bir karardan ibaret. Genel kurulda ki üyelerimizin güveni bizim için her şeyden önemlidir.Önemli olan yüz kızartıcı bir suç istinat edilememesidir. Şeffaf yönetim anlayışımızın sonucunda yanlı siyasi kararlar bizi bağlamaz...Hukuki süreç daha tamamlanmadı. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Seçimle gelen seçimle gider... Paralel yapıların girişimleri sonuçsuz kalmaya mahkumdur.Kamu oyuna duyurulur.”

15 TEMMUZ’A EL SALLAYAN ŞİMDİ KİME PARMAK SALLIYOR?


Hakkındaki mahkeme kararını ‘siyasi bir karar’  ve ‘paralel yapı’nın işi olarak nitelendirerek , sonucu ‘çoluk çocuk çakal erken seviniyor’ diye yorumlayan ve  Marmarabirlik yönetim kurulu üyesi Mustafa İlgen’in konu ile ilgili beyanına da yine sosyal paylaşım sitelisinden verdiği mesajla şöyle  yorumladı:

“BEN MARMARABİRLİĞE BU SAHSIN EGOSU YÜZUNDEN ZARAR VERMEMEK ICIN DAVA ACTIM PAZARLIK KONUSU DAHI YAPMAM 20 12 de akp nin istemediği bu zatı 2014 te yerel seçim sonrası sayın asanın ziyaretinde ben önerdim... ve o makama benim önerim sonrasinda oturdu. 2015 te 162 sayıli Erdek zytin sts koop seçimlerinde kongre salonunda seçimi kazanırsan istifa edeceğim diye yemin etti. Seçimi kaybetmesine ragmen 2 yıldır hem hukuka aykirı hemde kendi sözüne yemine aykırı olarak aylık 10 000 tl maaş ve altında makam arabası ile koltuğu işgal ediyor. Bu beyanatın 2 satırini bile o yazamaz. Kendi açiklama yapmaktan aciz baskani yazıp yollamıs çok belli. Bizim yaptığımız iş yasal ancak onun oturduğu koltukta oturması gasptan öte bir şey olmadıği gibi yemininede aykırı. Bir insana para sözünü ve onurunu çiģnetmemeli.”


Sarı’nın bu beyan ve paylaşımları üzerine yorum yapmayacağım. Yorumu ve takdiri kooperatif ortakları ve Erdek kamuoyu yapmalı!


Çünkü, O bir ‘cesur yürek’ ve Balıkesir büyükşehir kapsamı içerisinde hiç bir ilçe belediye başkanına nail olmayan ünvana sahip olan Sarı, aleyhine karar vermiş olan mahkeme heyetine, Bakanlığa, Birlik başkan  ve yönetimine, muarızlarına ‘cesur yürek’ edasıyla tekme tokat saldırmakla meşgul..!


Oysa ki,Sarı’nın bugün başına gelenlerin yine Sarı ile ilgili olduğunu sanıyorum. Sarı, Birlik üyesi olarak kooperatif başkanlığına soyunup, kazanarak beldenin sınırları dışına uzandığı nokta da belde de yıllardır sorumlusu  olduğu ve egemen kıldığı havanın dışarı da hiçbir hükmünün  ve anlamının olmadığını, kimsenin ‘cesur yürek’ gibi hikayelere kanmadığını,


 inanmadığını gördü ve yaşadı..

Film ile gerçek yaşam arasındaki fark, Sarı’yı çarptı!


Kanımca Erdek de, yıllardır beldede egemen kılınmış bu puslu ve kirli havanın etkisinden bir an önce sıyrılarak, beldenin bir film stüdyosu olmadığı gerçeğini anlayıp, özlediği temiz havayla ciğerlerini doldurmalı..


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 309