Bugün: 27.06.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • HESAPLAŞACAĞIZ VE KAZANACAĞIZ..!

HESAPLAŞACAĞIZ VE KAZANACAĞIZ..!


Kayseri`de Erciyes Üniversitesi`nin ana girişinin yakınında, geçtiğimiz hafta sonu  saat 08.45`de içinde çarşı iznine çıkan sivil kıyafetli askerlerin de bulunduğu halk otobüsü geçerken, bomba yüklü araç patlatıldı. Resmi açıklamaya göre, 13 asker şehit oldu 48 askerimiz yaralandı.


Oysa ki, İstanbul Beşiktaş’ta gerçekleşen hain saldırı sonrası daha yaralarımızı saramamıştık. Saldırı haberinin televizyondan verildiği ilk anlarda  mahalle kahvesindeydim. İnsanlar sessizce dinledi ve birkaç dakika suskunluğa gömüldü. Ardından ise tepkiler yükselmeye başladı.


Aynı anda telefonum çaldı, Elazığ’da polis damadı ve kızını, torununu ziyarete gitmiş olan  sevgili Erhan Göçmen Elazığ izlenimlerini paylaştı. Suriyeli mültecilerle sohbet etmiş. Beşiktaş’taki bombalı terör saldırısı sonrası şöyle demiş:


“Başlangıçta bizde de aynı şeyler yaşandı. Kentlerimizde gelişi güzel bombalar patlatıldı, onlarca yüzlerce insan hedef yapıldı. Biz doğduğumuz, büyüdüğümüz, yaşadığımız ata topraklarından bombalar, silahlar patlarken canımızı zor kurtardık ve  Türkiye’ye kaçtık! Ülkemizin, insanlarımızın çoluk çocuk, kadın erkek, genç yaşlı hali ortada. Perişan olduk. Dün  bize yaptıklarını şimdi size yapmaya çalışıyorlar. Komşularınızın, Batı’nın ne değine bakmayın ve bizim düştüğümüz yanlışa düşmeyin. Şimdiden yılanın başını ezip, oynanan oyunu boşa çıkartmazsanız, aynı bizim yaşadıklarımızı sizler de yaşayacaksınız.”

Irak ve Suriye’de yaşananlar ortada!


TÜRKİYE, IRAK VE SURİYE OLMAYACAK!


Sınırlarımızın hemen ötesi yanıp, kavruluyor. Etnik ve mezhep temelinde bu ülkelerde kışkırtıcılık yapanlar, bu ülkelerde birlik ve beraberliği param parça ederek, Irak ve Suriye coğrafyasından kaç devlet çıkartacaklarının hesabını yapıyor. Artık, şu gerçeği iyi  biliyoruz: Savaş bir şekilde bitirildiğinde, ortada ne dünün Irak’ı ne de dünün Suriye’si  kalmayacak!


Önümdeki masada orta yaş kuşağından biri merakla şu soruyu soruyor: ‘Böyle ne olacak? Bu işin sonu nereye varacak?’


‘Hesaplaşacağız!’ diyerek yanıt veriyor ve anlatıyorum. Sessizce dinliyorlar: ‘Biz aşılı bir ülke ve milletiz. Türkiye, bomba ile silahla teslim alınabilecek bir ülke  değil. Türkiye, ne Irak ne de Suriye! Bağımsızlığı ve egemenliği için  kurtuluş savaşı vermiş, kazanmış  ve devlet kurmuş bir milletiz. Biz bunları Kut-ül Amare da, Çanakkale de, işgal yıllarında yendik.15 Temmuz da darbe ve işgal girişimlerini milletçe direnip, boşa çıkarttık. Yine teslim olmayacağız, hesaplaşıp, direnip, kazanacağız!’


Yazımızın başında bir gerçeğin altını kırmızı kalemle çizip, belirtelim: Bu hesaplaşma, devletin sadece askeriyle, polisiyle olmaz, kazanılmaz! Milletinin desteğini almadan, milleti seferber olmadan bu mücadelede başarılı olunamaz!

Bu alçakça, haince ve kahpece bir savaş!


BALIKESİR, DÜŞMANINI İYİ TANIYOR VE BİLİYOR!


Dikkat edilir ise, Cumhuriyet Devletinin ordusuyla, polisiyle bire bir ya da doğrudan karşı karşıya gelemeyenler, terörü bir savaş aracı ve yöntemi olarak kullanarak ve günümüzde doğrudan milleti  hedef alarak amaç ve hedeflerine ulaşmak istiyorlar.


Kim bunlar?

Başta ABD ve AB ülkeleri ve siyonistler ile içimizdeki mandacılar ve muhiplerdir!

Devlet devletliğini yapacak ve 15 Temmuz de yaşandığı gibi, millet devletleşecektir. Milletin devletleşmesi, toplumsal yaşamın her alanında kadınından erkeğine, gencinden yaşlısına ulusal birlik ve beraberliğin gözetilerek, ulusal seferberliğin  aşılmaz bir duvar gibi yükseltilmesidir.


Milletimiz, hayatın her alanında örgütlenmeli, siyasi partileri, sivil toplum örgütleri dahil her alanda emperyalist saldırganlar ve işbirlikçilerine, terör hamilerine ve teröristlere karşı sesini yükseltmeli; vatanına, devletine, insanlarına, gençlerine ve özellikle  bu mücadelede en ön safta savaşan ordusuna, kolluk güçlerine  sahip çıkmalıdır!


Millet olarak çalışmalı ve üretmeli, her türlü provakatörlere, provakasyonlara karşı uyanık durmalı ve güçlü olmalıyız!

Türk insanına artık yaşananlara karşı izleyici konumda durmak haramdır!


BALIKESİR’E ARTIK DURMAK HARAM!


Dünyada sömürgeciliğe yani emperyalizme karşı ilk mücadeleyi vermiş ve kazanmış bir milletin çocukları olarak, devletimize ve milletimize sahip çıkmak, savurmak, vatan ve namus görevi addedilmeli. Balıkesir’liler olarak bizler emperyalizmin, işgali, vatansızlığı, bizlere reva görülmüş köleliği ,zulmü  en iyi bilen, kahrını tüm boyutlarıyla çekmiş  bir kentiz. Kentlerimiz, tepelerimiz, yaylalarımız, köylerimiz, kentlerimiz yaşanmış her şeye tanık!


Balıkesir,  ulusal silkelenişin de, direnişin de, mücadelenin de, savaşın da adıdır! Kuva-yı Milliye denilince, bu ülkede, ilk akla gelen kentin Balıkesir olması sürpriz değildir.93 yıl öncesine göre daha çaresiz ve umutsuz değiliz. Kazandıklarımıza sahip çıkabilmenin, koruyabilmenin ve çocuklarımıza teslim etmenin arayışı ve çabası içindeyiz.


YOLUMUZ AYDINLIK VE MUZAFFER OLSUN!


Hesaplaşacağız!

‘Sizinle millet olarak hesabımız yarım kalmıştı’ diyenlerle, gerçekten de yarım kalmış yüz yıllık hesabı ülkemiz  ve milletimiz lehine tamama erdirebilmek için bu mücadelede seve seve yerimizi alacağız. Vatan, bayrak,  din iman, namus,  kadın, yaşlı , genç, bebe bilmeyenler bu coğrafyanın insanlarına hiç yabancı olmadı. Onlarca yıldır düşmanlarımızı bizlere unutturmak istediler, unutturamadılar. Balıkesir, mandacı ve muhiplerine ise  zaten hiç yabancı bir kent olmadı!


Matruşka gibi oyun içinde oyun devşirenlere karşı  milletçe soğuk kanlılığımızı yitirmeden, aklı selim bir şekilde, dostlarına güven düşmanlarına korku salan  Yeni, Güçlü  ve Milli Türkiye’yi yaratmak için yola düşmüş sevda yolcularının kervanına katılarak, oyun nasıl kurulurmuş ve nasıl bozulurmuş tüm cihana gösterebilmenin millet olarak onurunu yaşayacağız.


Allah, yolumuzu aydınlık ve muzaffer kılsın!


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 126