Bugün: 24.11.2017

AKP ve Bandırma!(1)


Geçtiğimiz hafta Ak Parti, Balıkesir  Büyükşehir Belediye Başkan Adayını Edip Uğur olarak  belirledi. 
Süpriz mi?
Hayır..!

UĞUR’UN ADAYLIĞI 
SÜPRİZ DEĞİL..!

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve milletvekili Uğur’un büyükşehir belediye başkanlığına aday olacağı son üç yılın konusu idi ve 9 Kasım’da Balıkesir’de gerçekleşen sandık bazında eğilim yoklaması öncesinde  Bandırma’da  oy kullanacak partililere de Uğur’un ismi bizzat milletvekili Cemal Öztaylan tarafından verilmişti.
Peki, sorun neydi ve neden, niçin Uğur ismi aylar önce partiye ve kamuoyuna angaje edilmeden, bu zamana kadar beklendi?
Çünkü, Uğur’un adaylığı öncelikle bizzat Uğur’un kendisine kabul ettirilmeye ve olağan bir şeymişçesine kabul ettirilmeye çalışıldı.
Aynı zamanda, Uğur’un başkan adaylığı, AK Parti Genel merkez yönetimi yanısıra bizzat AK Parti lideri ve Başbakan Erdoğan’a da  olağan bir adaylık olarak yansıtılmaya ve ikna edilmeye çalışıldı.
Bu sürecin, mimarlarından birisinin milletvekili Öztaylan olduğunu da belirtelim.
Sonuç olarak, Edip Uğur’a büyükşehir başkan adaylığının hayırlı olmasını diliyorum.

AKP’NİN DERDİ 
VE DAVASI NE!?

Ancak, Balıkesir merkez nezdinde ve ilçeleri genelinde, Ak Parti Genel Merkezi’nin ve bizzat Başbakan Erdoğan’ın gözetim ve bilgisinde, denetiminde kapsamlı bir siyaset mühendisliği yapıldığını ve 2009 Mart yerel seçim sonuçları dikkate alınarak, planlı ve programlı bir çalışmayla adım adım bugünlerin örüldüğünü söyleyebiliriz.
Kuşkusuz,bu çalışmada AK Parti Balıkesir il yönetiminin çabaları yanı sıra özellikle milletvekilleri Uğur ile Öztaylan’ın çabaları ve girişimleri de göz ardı edilemez.
Peki,dert ne!?
Dert ve dava, Balıkesir nezdinde yerel seçimlerde parti için bir daha 2009 yerel seçimleri sonucunun yaşanmaması ve Balıkesir merkez yanı sıra özellikle Güney Marmara’da Bandırma’nın, Körfez’de ise Edremit,Ayvalık ya da Burhani’ye ilçelerinden en az  birinde yerel iktidarın kazanılmasıdır.
Buna göre, öncelikle mevcut yerel yönetimler korunacak, Balıkesir merkez,Bandırma ve Körfez’de siyasi güç dengesi en azından bir ilçe kazanılarak Ak parti lehine bozulacaktır...
Amaç budur!

KAZANMAK TEK AMAÇ!

Ak Parti, hemen 2009 Mart yerel seçimleri sonrasında başlattığı bu sistemli, planlı ve programlı  2014 Mart yerel seçimlerine yönelik yerel seçim stratejisini uygularken, yöntem sorununu da kendi içersinde çözdü.
Örneğin, ilçeler ve parti teşkilatları bazında  yerel seçimlere 7-8 ay kala kimin başkan adayı olacağı yönünde parti içinde ve dışında başlayan kıpırdanmalar ve haraketliliği, parti içinde bir örgütsel karmaşaya,sen-ben davalarına yol açmadan siyaseten ve örgütsel hiyerarşi içinde manipüle etmeyi bildi.
Burada temel kaygı, büyükşehir yasası ve yerel seçimlere parelel olarak, yöntemsel olarak önceliği büyükşehir başkan adayının belirlenmesini  gözetti.Tüm çalışmalar belirlenmiş bu önceliğe göre, biçimlenip, şekillendirildi. Gereksiz tartışmalardan,iç çekişmelerden, polemiklerden uzak duruldu.

ADAYLIKLARDA SONA
 DOĞRU ADIM ADIM...

Edip Uğur’un büyükşehir belediye başkan adaylığının resmileştirilmesi sonrası hafta sonu ilçelere ve parti örgütlerine yaptığı ziyaret, yaptığı konuşmalar Ak Parti’nin adaylarını belirleme sürecinde artık son noktaya yöneldiğini gösteriyor.
Uğur’da, önümüzdeki 10-15 gün içersinde belediye başkan adaylarını belirleyerek, isimlerini açıklayacaklarını vurguladı.
İsimlerin açıklanmasıyla da belirlenmiş belediye başkanları ile Meclis kadroları  isim isim belirlenip, kamuoyuna açıklanacak.
Sonrasında ise,ki bu sürecin Aralık sonuna kadar uzaması bekleniyor, yerel seçim çalışmaları  her alanda tüm hızıyla başlatılacak.

BANDIRMA VE AKP..!

Ak Parti’de Balıkesir büyükşehir belediye başkan adayı belli olduğuna göre, Bandırma Ak Parti’de neler oldu ve oluyor,kısaca bu sürece bakalım.
Öncelikle, Bandırma Ak Parti İlçe Başkanı Eşref Kasapoğlu ve parti yönetimi,bu süreci başından itibaren başarıyla ve uyum içersinde bugünlere taşıdı.
Kuşkusuz,parti başkanı ve yönetiminin başarısında en büyük etken yine milletvekili Öztaylan’ın örgütselve politik yönlendirmeleri, müdahaleleri, politik insiyatifi büyük rol oynadı.
Bandırma’da Ak Parti olayı, teşkilatlanması ve siyasal yaşamda  bir  iktidar partisi kurumu olarak yer alması kolaylıkla analiz edilebilecek bir olay olmadığı gibi, karmaşık ve iniş çıkışları olan bir süreçtir.

AKP, KENDİ TARİHİNİ 
OLUŞTURUYOR!

Ak Parti, 14 Ağustos 2001 yılında kurulmuş ve kendisini muhafazakar demokrat olarak tanımlamış bir siyasal partidir.
Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde kurulan parti, 15 ay sonra, 3 Kasım 2002 genel seçimlerinde oyların % 34.3’ünü alarak kurucularından Abdullah Gül başkanlığında 58.Hükümeti kurdu.
Bu yıllarda Bandırma’da rahmetli İsmail Çolak’ın başkanlığında oluşturulan 22 kişilik  ilçe parti  örgütünün nasıl oluşturulduğu, çalışma ortamları,çekilen zorluklar biliniyor. Partinin ilk kurucularından bugün parti yönetiminde Ali Kemal Sert ve Metin Atıcı kalmış durumda.
Ancak, Erdoğan’ın siyaset yasağı nedeniyle vekilliğinin önlenmesi ve   MSP’den başlayarak bu siyasi cenahın yaşadıkları baskılar, yasaklamalar nedeniyle siyasal ve sosyal yaşamda ürküntü ve çekince kaynağı olmasının ülke  genelinde olduğu gibi, Bandırma’da da partinin kuruluşu ve sonrasında ilk kurucular nezdinde farklı sıkıntılara neden olduğu aşikardır.
İktidar olmuş bir partinin liderinin siyaset yasaklı olması ve vekil seçilememesi önündeki yasak CHP’nin desteklediği bir Anayasa değişikliğiyle  kaldırılırken Erdoğan Siirt’te yapılan yenileme seçimleriyle  8 mart 2003’te milletvekili olarak Meclise girebildi. Sonrasında Gül’ün başkanlığındaki 58.Hükümet görevinden istifa ederek,hükümet kurma görevi Erdoğan’a verilerek, 15 Mart 2003’de 59.Cumhuriyet Hükümeti kuruldu.
Bu gelişmelerin hemen ardından 2004 yılında yapılan yerel seçimlerde, İl Genel’de oyların %41.67’sini alan Ak Parti,15 büyükşehir belediyesinden 11’ini ve toplam 1950 belediyeyi kazandı.

AKP, 2004’TE 
NASIL KAZANDI!?

2004 yerel seçim sürecini ve Cemal Öztaylan’ın bir gece yarısı telefonuyla Bandırma Belediye Başkan Adayı yapıldığı günleri anımsayın.!
Rahmetli Çolak’ın, yönetiminin yaşananlara tepkisini ve partiden çıkmış başkan aday adaylarını bir bir anımsayın..
O yıllarda Erdoğan’ın eski Özel Kalem Müdürü,sağ kolu olarak bilinen Turhan Çömez vekildi.
Partinin kapısından içeri girmemiş Öztaylan,Erdoğan’ın bir telefonu ve yetkilendirmesiyle partinin  başkan adayı oldu!
Kendi içinde sorunlu,sıkıntılı, moralsız bir parti ile önce başkan adaylarından Talip Yıldız, Recep Eraydın,Nuri Taşçı’yı  listesine alan Öztaylan,yarım yamalak bir seçim çalışmasıyla oyların % 38’ini alarak Ak Parti’yi Bandırma’da yerel iktidara taşıdı. Daha doğrusu, Ak Parti ve Erdoğan rüzgarı, Öztaylan ve ekibini yerel iktidara taşıdı..
Ak Parti’nin yerel iktidar bileşkesine bir bakın:
Öztaylan; Adalet Partili ve eski İGM üyesi ve DYP milletvekili...
Başkan Yardımcısı Recep Eraydın: Eski ANAP’lı...
Başkan Yardımcısı Talip Yıldız: Eski ANAP’lı...
Başkan Yardımcısı Mehmet Aslaner:Yasaklanan Fazilet’ten ayrılarak AK Parti’nin kuruluşunda yer aldı.
Tablo bu!

AKP, MERKEZ SAĞIN 
ADRESİ DEĞİL, 
MERKEZİ OLDU!

2014 Mart yerel seçimleri için Bandırma AK Parti’de başkan aday adayı olan isimlere ve politik özgeçmişlerine bir bakın..
2004 yerel seçim sürecindeki politik köken çeşikliliğini aynı şekilde göreceksiniz...
Bu şu anlama geliyor:Türkiye siyasal yaşamında Ak parti, kurucularının sıklıkla yinelediği ve dikkat çektiği gibi, ülkemiz siyasal yaşam tarihinden hem politik anlayış hem de insan potansiyali açısından  her yönü ile sürekli beslenen adeta siyasal bir platformdur.
‘Platform’ sözcüğünü bilinçli kullanıyorum. Çünkü, ANAP gibi, AKP’nin de temel sorunu partileşme ve kurumsallaşmadır.
AK Parti’nin kuruluş ve iktidar öyküsü genelde ve yerelde bilinmeden,anlaşılır kılınmadan, yeni bir siyasal anlayışla partililik bilinci ve kültürü oluşturulmadan AK Parti,siyasal açıdan “obez” bir yapı görünümüne sahip olacak. sürekli farklı sindirim sorunları yaşayacaktır.

AKP’NİN DERDİ 
KURUMSALLAŞMADA!

Bugün siyasal yaşamımızda merkez sağın ya da bir başka ifadeyle kendisini muhafazakar demokrat olarak tanımlayan kesimlerle özdeş kılmış ne AP-DYP ne de ANAP ve ikisinin bileşkesi DP, varlıklerini siyasal ve kitlesel açıdan tüketmiş durumda.MSP ve “milli görüş” çizgisinin hali ortada. 
Merkez sağda, siyasal çekim ve ilgi merkezi AKP olmuş durumda..!
Bu sonucun siyasal yükü ve faturası ağırdır.
AKP liderliği ve yönetimi de bu gerçeği görmekte, “Yeni Türkiye” hedefine uygun “yeni siyaset” ve “yeni parti” vurguları bu nedenle sıklıkla yapılmakta.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1398