Bugün: 21.11.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • ”AÇ… AÇ…” OYNATILAN KILIÇDAROĞLU…!

”AÇ… AÇ…” OYNATILAN KILIÇDAROĞLU…!


MHP lideri Devlet Bahçeli’nin dün, gerçekleştirdiği basın toplantısında gündemle ilgili yaptığı açıklamaları kaç defa, titizlikle defalarca satır satır okuyarak, anlamaya ve söylediklerini sindirmeye çalıştım. Konuşmasının her paragrafı benim için ayrı bir yazı konusu…


Bahçeli’nin yaşamının ve siyasetçi kimliği ve kişiliğinin, liderlik sanatı ile birlikte iyi incelenmesi ve sorgulanması, anlaşılması  gerektiğine inanıyorum. Siyasi liderler hakkında kolaycı ve magazinel, kaba  ön yargılı yorumlar bana oldum olası sempatik gelmedi, gelmiyor. Siyasi liderlerin yandaşları tarafından dokunulmaz ve aziz mertebesine ulaştırılmasını da en başta liderlerine yapılan en büyük haksızlık olarak görüyorum.


Sonuçta İNSAN’dan söz ediyoruz ve insanların her birinin kendisine ve inancına göre zaten bir kutsalı ve azizi var. Bu kalıbı zorlamanın ve saygı sınırını aşmanın ne anlamı ve hükmü var..!


KILIÇDAROĞLU’NUN YENİ VİZYONU..!


Siyasi ve sosyal yaşamda son günlerin gündemlerinden birisi, Yeni CHP lideri K.Kılıçdaroğlu’nun ‘Adalet’ yürüyüşü esnasında kendisini takip eden karavanda kızı ile birlikte iç çamaşırıyla demeye dilim varmıyor, “fanila”sı ile kahvaltı yapması…


Psikologlar ve sosyal psikologlar, kişilik analizcileri bilirler  ki, kişinin etrafından ve toplumdan gerekli ilgiyi ve sevgiyi görebilmek için yapmayacağı iş, kullanmayacağı yöntem yoktur..! Doğal insan yaşamının gerektirdiği davranışlardan, tarzlardan söz etmiyorum.


 Örneğin, ulusal kurtuluş savaşımızın önderi ve T.C. Devleti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün  de günlük yaşamı içerisinde mayolu kıyafetle yüzerken, kayıkta kürek çeken resimlerini ve değişik benzer çekilmiş resimlerini biliyoruz. Bu ve benzeri hiçbir resme siyasi çevrelerde ve yaşamımızda infial yaratmamış, değişik yorumlara ve tepkilere neden olmamıştır.


SEN, ATATÜRK’ÜN GÖLGESİ BİLE OLAMAZSIN..!


Çünkü, konumu, makamı  ve mevkisi ne olursa olsun sonuçta bir İNSAN’dan söz ediyoruz ve bunun unutulmaması gerekiyor…Ancak, burada atlanmaması gereken bir ayrıntı var. O da Atatürk’ün tüm yaşamında bir asker, bir başkomutan, bir devlet yöneticisi ve idarecisi, bir siyasi parti lideri olarak hiçbir zaman varlığını ve yaşamına ucuz siyasi şhovlara yem etmemiş olması, popülizm tuzağına düşmemiş, şark kurnazlığı yapmamış olmasıdır.


Atatürk’ün tüm yaşamı doğaldır ve doğal olduğu içindir ki, toplum tarafından hiçbir zaman kanıksanmamış ve örnek insan modeli olarak topluma sunulmuş, giyimi ve kuşamı ile toplum tarafından kabul görmüştür.


Sözün kısası, “Bak, kral çıplak” esprisiyle bağdaştırılamayacak kadar “kral” yaşamı ile hemen her aşamasında “bakın ben insanım ve zaten ben de sizler gibi Adem’im” demiştir..!


Kılıçdaroğlu  üzerinden yaşanmış ve resmedilmiş vakanın “püf” noktası tam da burada..!


İDOLLERİ HEP LEJYONERLER OLDU..!


Yeni CHP’nin genel başkanlık koltuğuna “birilerinin” tezgahladığı kirli bir oyunla, oldu-bitti ile oturmuş ve o günden bugüne  girdiği her genel ve yerel seçimi, referandumu, cumhurbaşkanlığı seçimlerini kaybetmiş  bir mirasyedi ve işgalcinin en başta kamuoyuna ve partililerine servis  edildiği gibi “Gandi” ile Mustafa Kemal Atatürk arasındaki kimlik ve kişilik farkını bilmesi  gerekir.. Ancak, görünen o ki her iki kimlik de Kılıçdaroğlu’na ağır gelmiş ve bir yerlerde kotarılmış “halk adamı “ kimliği ile kamuoyuna ve partililerine pazarlanmaya karar kılınmış…


Memlekette “halkın adamı “ olmak siyaseten “fanila” ile özdeş görülse ve oy olarak getirisi olsa idi, tüm liderler çarşısı “don- fanila” giymiş politikacılardan geçilmezdi..!


FEODALİTEDEN KAPİTALİZME GİYİM KÜLTÜRÜ..!


Feodal dönemde, soyluların yani aristokratların avam ile farklılıklarını tescillemek için takındıkları “maske”, zaman içerisinde insanlık tarihinde burjuvazinin eğlence malzemesi oldu ve “maskeli balo” düzenlemek moda kabul edildi. Batıcılar yani burjuva kültüründen beslenenler ya da özenenler, bireylerin ”özel yaşamı” ve giyim/kuşamı ticari bir kalıba dökerek, moda anlayışını buna göre şekillendirdi ve tüketim  anlayışını buna göre şekillendirdi.


İnsanlık tarihinde giyim/kuşam ve  moda konusu çok geniş ve zengin bir konu. Allah’ın sığır çobanlarının ya da at sırtında ömür tüketen, maden ocaklarının karanlığında umut arayanların giydiği “kot” giysilerin bugün 7’den 70’e hemen her sınıftan insanın temel giyimi olması gibi.. Bu da yetmedi şimdilerde aldıkları yırtık pırtık göt göbek dışarıda yırtık kotlarla hemen herkes caka satıyor..!


“Fanila” kurtarmazsa yakında Yeni CHP lideri K. Kılıçdaroğlu’nu yırtık-pırtık kodların içerisinde görürsek, şaşırmayın..! O da olmadı, “fanila” ile başlayan “iç çamaşırları” ile poz verme işini geliştirip, baldır-bacak göstermeye başlarsa da şaşırmayın..!(Göz zevkinin bozulduğuna inanalar, haklarını her şekilde arayabilir..)


YENİ CHP’LİLER VE KEMALİSTLER NE YAPSIN..!?


Bahçeli, VAKA’ya ne de güzel son notayı koymuş ve  şöyle demiş:

"Buna yorum gerekmez. Kim neyi giyiyorsa giysin. Ancak siyaseti iç çamaşırı seviyesine düşürmemek gerekir. "

Sözlerin inceliğini görüyor musunuz?

Bu sözler karşısında belki “küfür etse daha iyiydi” diyeceksiniz ama işte bu siyasetin ve liderliğin nezaket ve saygı kuralları çerçevesinde dile getirilmesidir.


Bence herkesin bildiği ve dünyaca ünlü “Playboy” dergisinin erkek modeller sayfasına Yeni CHP lideri K.Kılıçdaroğlu’nu da kazandırmak gerekiyor. VAKA’nın nedeni başka partililer olmak üzere toplumun ilgisini  bir şekilde ilgisini ve beğenisini kazanmak ise, bence değerlendirmesi gerek.. Parti içerisinde üst takımdan model çeşitlendirmesine de gidip, bu konuda bir çok insan açısından ön açıcı olabilir…


VAKA’nın espritüel yanı bir yana, aslında Yeni CHP lideri  kendi partilisini de, halkını da tanımıyor..! Türk toplumunda hanenin bir mahremiyeti vardır ve herkes dışa karşı küçük-büyük bir mahremiyeti gözetir ve bir şekilde eğitimini alır, eğitilir. ”iç çamaşırı” bu hane mahremiyetinin  özel bir parçasıdır. Bu hane mahremiyetini en çok ihlal eden erkek bireyler, erkek çocuğu ve baba da olsa,(hanenin kadın ve kızları sürekli uyarıcıdır) hanenin kapısı çalındığında hemen herkes üstüne bir şey giyer, gelenin önüne “iç çamaşırı” ile çıkmaz, çıkılmaz..


Siz, sosyal medyada yapılan paylaşımlar içerisinde hiç kadın ya da erkeğin “iç çamaşırları” ile poz verip, resim çektirdiğini ve insanlarla paylaştığını gördünüz mü?


Göremezsiniz..!

Çünkü, bu “özel” ve mahremdir..!


Erdoğan’ın da Yeni CHP lideri Kılıçdaroğlu’nu bu bilinçli çektirttiği ve servis ettiği Doğan grubu gazetelerinde yer alan pozdan sonra davranışını “halka saygısızlık” olarak nitelendirmesi “birileri” tarafından “reklamın iyisi kötüsü olmaz” anlayışıyla karşılansa da partililerine ve halkına karşı büyük bir yabancılaşmayı ve saygısızlığı içermekte….


Esen kalın…

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 54