Bugün: 11.12.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • ‘Zübük’ Başkan istemiyoruz!

‘Zübük’ Başkan istemiyoruz!

Bandırma’da yerel yönetim anlayışında bir dönem bitiyor..!

2014 Mart’ında yerel seçimler var.Bir çok kez yasdım ve Bandırma’da şehr-i eminliğe aday olacaklar da nasıl özellikler aramamız gerektiği konusuna bir çok kez vurgu yaptım.

NASIL BİR BANDIRMA’DA 
YAŞAMAK İSTİYORUZ!?

Aslında, bu soru iki yönlü bir soru.
Öyle ki, nasıl bir belediye başkanı aramalı ve seçmeliyiz sorusu nasıl bir kent istiyorsunuz, sorusuyla doğrudan ilişkili. Öncelik ise, yönetiminden sorumlu olmak istediğiniz kentle ilgili, “nasıl bir kent” sorusunun yanıtının bulunmasının  yanıtında gizli.
Yani, soruyu tersden sorarsanız, hiç kimsenin, bir belediye başkan adayına göre, kent bulabilmesi mümkün değil..! 
Kentin, tarihsel, kültürel, ekonomik, sosyal, sportif hatta coğrafi özelliklerini göz önüne alarak, beklenti ve ihtiyaçlarınıza göre, uygun belediye başkan adayını belirlemek, seçmek zorundasınız.
Bandırma’da biz bu özelliklere hemen hiç önem vermedik ve gözetmedik dersem bu abartılı sayılmamalı.Kentin durumu belli ve ortada..! 
Bu ise, Bandırma’nın fiziki anlamda suçu değil. Bu, bu kentte yaşayanların yani özellikle seçmenlerin, kent aydınlarının ve kent yönetiminde etkin söz sahibi olanların, sivil toplum örgütlerinin suçu..!

NASIL BİR BELEDİYE 
BAŞKANI İSTİYORUZ!?

Peki, Bandırma’yı beş yıllığına yönetecek başkan adayı ve Meclis üyelerini  öncelikle belirleyecek siyasi partiler, gerçekten de Bandırma’nın tanımlanmasına ve özelliklerine, beklenti ve ihtiyaçlarına uygun kadroların öne çıkmaları konusunda yeterli mi?
Hayır..!
Bu kadrolara gerekli teorik ve kültürel donanımı kazandırabilecek konumdalar mı?
Hayır..!
Bu konumda, ellerindeki partili kadroları akademik formasyonlarına,mesleki bilgi ve deneyimlerine ve benzer özelliklerine göre kategorize ederek, kent için koşullandırma gücüne sahipler mi?
Hayır..!
Peki, Bandırma’da mevcut siyasi partileri koyduk bir yana. Partilerine rağmen bu eksikliği ve boşluğu gören başkan adayları ya da Meclis kadroları, bu işin özel bir paydaşı olarak, yukarıda ifade ettiğimiz unsurlar çerçevesi içersinde özel bir kişisel ya da grupsal çalışmanın içersindeler mi?
Hayır..!
Hepsinden vazgeçtik. Siyasi partiler nezdinde belediye başkan adayları ve Meclis üyesi adayları gerçekten kent ve kent toplumu için bir vizyon sahipleri mi? Hayal güçleri var mı?
Genelde yok..!

Bandırma’da yıllanmış bir yönetim ve yönetici alışkanlığımız var. Bu genel olarak iyi tanımlanmalı ve anlaşılabilmeli.
Örneğin, Cumhuriyet tarihinden bugüne aklımızda, kentin belliğinde yer tutmuş kaç belediye başkanı var?
İsimlerini iyi kötü biliyoruz ama aradığımız  ‘şey’ isimlerden öte, şehr-i  emin olarak kente görev süresi içersinde gerçekten damgasını vurmuş, kaç kişiyi anımsıyorsunuz?Bir şekilde kentin yönetici olarak başına gelenler, Meclis sıralarını beş yıllığına doldurmuş olanlar geldikleri gibi gitmişler..!
Vazgeçtik, vatandaşdan ya da seçmenden, bu soruları Belediye çalışanlarına ve daire müdürlerine sorduğunuzda dahi Bandırma’nın yıllardır içersine sürüklendiği acziyeti ve çaresizliği tüm çıplaklığıyla göreceksiniz.
Demek ki, bu işin partisi falan yok! Üç aşağı beş yukarı tüm siyasi partiler, konu belediye yönetimi olduğunda siyasal sermayeleri ne ise, onu ortaya koyabilmişler. Bu da yetmemiş, daha önce ortaya koydukları ve seçtirdikleri adayları cilalayıp cilalayıp  yeniden ortaya koyup,  “mallarını” bizlere pazarlayabilmişler.

ŞARK KURNAZLIĞI
 DÖNEMİ BİTİYOR!

Dikkat edilirse, yerel iktidara başkan adayları ve Meclis üye sayı çoğunluğu verilmiş, iktidar ve muhalefetiyle tüm siyasi partilerde ortak bir özelliğe tanık oluruz.
Özellikle, kentin belediye başkanlığa getirdiğimiz kişiler, önce siyasi partilerinde yönetim kurullarına ve parti başkanlığına getirilmiştir.bu süreç de, bir çoğu önce Meclis üyeliği görevinde bulunmuş ya da İGM üyeliği yapmıştır.
Bu içi boş bir süreç değildir..
Partisi içersinde alttan yukarı yükseliş,kent yaşamında  bir çok sosyal, ticari, kültürel, sportif bir çok sorumluluk almalarını da birlikte sağlamıştır. Bu bir anlamda, kişinin yani adayın künyesini zenginleştirme sürecidir.
Sıkıntı, siyasalve sosyal açıdan künyesini genelde zenginleştirmiş ve bu yönüyle öne çıkmış, toplumda kabul görmüş isimlerin, akademik ve kültürel açıdan cılızlığıdır.
Bandırma, 30-40 bin nüfuslu bir sahil kasabası olarak bu eksikliği ve çarpıklığı, cılızlığı kolaylıkla kaldırabilmiş, bu kişilerde ciddi anlamda zorlanmadan iktidar koltuklarında maçı beş yıllığına bir şekilde idare edebilmiştir.
Ancak, özellikle son 20-30 yıl öncesinde deniz bitmiş, tükenmiş olduğu için kent yönetimi ile ilgili sıkıntı ve sorunlar, beklentiler ve ihtiyaçlar değişmeye ve dönüşmeye başlamış,”Nasıl bir kent istiyoruz” ve “nasıl bir belediye başkanı istiyoruz” soruları gün geçtikçe artmaya ve toplumsal tatminsizlik yükselmeye başlamıştır.

‘ZÜBÜK’ BAŞKAN 
ADAYLARI İSTEMİYORUZ!
Artık, şunu biliyor ve bekliyor, istiyoruz:
- Bu kenti dünü ve bugünü ile bilmeyenler, tanımayanlar bu kentte belediye başkanlığı ve Meclis üyeliği yapmamalıdırlar.
- Akademik formasyonu olmayan, yabancı dil bilmeyen, kitap okumayan, bilgisayar ve internet kullanmasını bilmeyenler, özellikle kültür ve sanatla ilgilenmeyenler bu kentte belediye başkan adayı olmamalıdırlar.
- Kent toplumuyla kucaklaşmamış, sevilmemiş, kabul görmemiş, doğa ve insan sağlığıyla ilgili sorunlar konusunda duyarsız kalmış insanlar belediye başkan adayı olmamalıdırlar.
- Kent ve kent toplumuyla ilgili vizyon sahibi olmayan, hayal kuramayan insanlar bu kentte belediye başkan adayı olmamalılar.
- Denizle hiçbir ilişkisi olmayan, yüzme bilmeyen, balığı tezgah da görmüş insanlar bu kentin belediye başkan adaylığının yanına bile sokulmamalılar.
- Bandırma Belediye başkanı olacak aday, şunu bilmeli: Bandırma, bilmem hangi siyasi partinin ilçe başkanını aramıyor!Bandırma, beş yıllığına görev yapacak, hizmetkar arıyor. Maaşı,ikramiyesi, yolluğu, makamı, makam aracı, telefonu, havası cakası bizden, bir hizmetkar aranıyor!
- Bandırma; eline, beline, diline sahip  çıkacak, kendi personeline ve vatandaşlarına pusu kurmayacak, üç kuruşluk rant için tezgah içinde yer almayacak, şantaj peşinde koşmayacak, riyakarlıktan ve sahtekarlıktan uzak belediye başkan adayı istiyor.
- Bandırma; sapkın duygu ve düşünceleri,hesapları doğrultusunda kenti açık hava meyhanesi ve kerhanesi yapmayacak bir belediye başkanı istiyor.

İNSANCA YAŞAMAK
 İSTİYORUZ!

Bandırma’nın ne istediği ve neyi arzuladığı ortada..! Bu istek ve arzular, çoğaltılabilir.
Bandırma’lının istek ve arzularanı belirleyen ‘şey’ aslında hiçbirimize yabancı değil. Türk insanı nerede yaşıyor ve ne istiyor, ne bekliyorsa, Bandırma’lı da bunu bekliyor ve istiyor.
Bu basitçe şöyle ifade edilebilinir: İNSANCA YAŞAMAK İSTİYORUZ..!
Buyrun, bunun içine özgürce istediğiniz gibi doldurun..!
Örneğin,2009’dan bugüne bu kentin belediye başkanı Sedat Pekel..!
Pekel’in iyi veya  kotü insan olup olmaması kimseyi hiç mi hiç ilgilendirmiyor.
Pekel, sadece, beş yıllığına seçtiğimiz bir hizmetkar..!
Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi, başkanlık makamında edindiği  tüm  ekonomik ve sosyal ayrıcalığın sahibi bizleriz.
Pekel’in görev sürecinde muhaliflerinden  ve partililerinden, vatandaşlardan sürekli karşılaştığı temel soru şu:
-5 yıldır, ne yaptın!? 
Pekel’in ise, verdiği yanıt hep aynı oldu ve bir papafan gibi hep aynı şeyleri söyledi:
- İş yapacaktım ama AKP ile Öztaylan beni engelledi.
- Asfalt döktüm,taş döşedim, kaldırım yaptım.
- Makamımda çok güzel misafir ağırladım.
- Dükkanların açılışını yaptım,kurdelalar kestim..
-Festivallerde şarkıcılar,dansözler getirdim.
-Çöpleri topladım,konteynırları boyadım, üzerlerine sevimli figürler yaptırdım.
-Kent girişine palmiyeler diktirdim.
Başka...!?
- Size otogar yaptım..AVM açtım..Yeni Belediye Hizmet binası yaptım.. Galericileri topladım.. Tır Parkı hizmette...Belediye Otelini kazandırdım.
- Belediye pazar yerini de Öztaylan engellemeseydi, yapacaktım ama yetişmezse, önümüzdeki seçimleri alınca, bitirip, hizmete açacağım.

İşte, beş yıldır Bandırma’nın manzarası bu..!

ARTIK, YALANIN DİBİ ÇIKTI!

Pekel’in “yaptım”, “açtım”, “kazandırdım” dediği şeylerin hepsi  AKP’nin yerel yönetiminin ve Pekel’in “başının belası” Öztaylan’’ın eseri...
Ortada, bir tek proje yok..! 
Bu ifadeden öylesine sıkıldılar ki, şimdi kağıt üzerinde ama yapımı Nuh Nebi’ye kalmış projelerden söz ediliyor.
Aslında biten ve tükenen Pekel değil..! Yıllardır Bandırma’da yaşanan bir yerel yönetim anlayışı ve yerel yönetici prototibi, artık, tarihe karışıyor.
Pekel,nezdinde bunu söyleyen AKP veya Öztaylan mı?
Hayır..!
Bu gerçeği en iyi gören CHP’liler ve sosyal demokratlar ya da Kemalistler ve özellikle sosyalistler.

Deniz bitti...!

PEKEL, SUSKUN VE 
YALAKA BASIN İSTİYOR!

Bunu yazdığımızda ve bu gerçeği dillendirdiğimizde Pekel, bizlere ve SonKurşun’a kızıyor, tepki veriyor...
Nasıl mı!?
Bandırma Belediyesi’nin ilanlarını ve reklamlarını SonKurşun’a vermiyor! 
Belediyenin telefonlarıyla ya da şifai olarak etrafındaki insanların gazete ve dergiye abone olmamaları ve reklam vermemeleri konusunda uyarıp, aklı sıra bize ve Bandırma’lılara  ait olan makamını kullanarak, beni ve gazetemi cezalandırmaya çalışıyor.
Hızını alamıyor, yazdığım makalelerden dolayı, tazminat peşinde koşuyor!
Olmuyor, bu kez, verdiği ilanın ya da reklamın parasını ödememek için akla gelmeyecek taklalar atıyor!
Evet, karşınızdaki Bandırma’nın Belediye Başkanı Sedat Pekel..!
Kızmıyoruz...
Basınınve basın çalışanlarının özgür ve hür olduğu konusundaki beyanları ortada...
Kentin kültür ve sanat yaşamıyla ilgili riyakar tutumu ve  her olayda tel tel dökülen anlayışını biliyoruz.
Sadece, Bandırma adına üzülüyoruz...
Siyasal yaşamımız, günü dolmuş ve tükenmiş siyasi liderlerin ya da kadroların, zamanında çekilmeyi bilememenin yarattığı sıkıntı ve sorunlarla doludur.
Pekel de bunun sıkıntısı var ve bu sıkıntı sorumlusu olduğu kentle ve personeliyle bile davalı olma yolunu açıyor.
Yazık..!

BANDIRMA,SORU SORMALI!

Bandırma, soru sormalı...Düşünmenin anahtarı,soru’dur ve sora sormak,sorduğumuz soruların yanıtlarının peşine düşmek, yanıtları için ısrarcı olmak zorundayız.
Yurttaş olmak, soru sormak ve yanıtlarının peşinde koşmaktır..!
Nasıl bir Bandırma özlüyoruz ve nasıl bir Bandırma’da yaşamak istiyoruz!?
Temel sorun da soru da budur..!

Esen kalın...!
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 3111