Bugün: 22.11.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • ‘YENİ MHP’PROJESİ ADIM ADIM HAYAL OLUYOR!

‘YENİ MHP’PROJESİ ADIM ADIM HAYAL OLUYOR!


16  Nisan ‘da Anayasa değişiklik paketi ile ilgili gerçekleşecek referandum öncesi  MHP Disiplin Kurulu’nun oy birliğiyle aldığı karar doğrultusunda Balıkesir Milletvekili İsmail Ok, Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu, Isparta Milletvekili Nuri Okutan ve Iğdır İli Merkez İlçe Teşkilatı üyesi  Sinan Ogan MHP’den ihraç edildi. Bilindiği gibi daha önce de Gaziantep Milletvekili Ümit Özdağ partiden  ihraç edilmişti.


1 Kasım 2015`deki milletvekilliği genel seçiminde 40 milletvekili ile TBMM`de temsil edilen MHP`nin sandalye sayısı söz konusu ihraç kararıyla 36`ya düşmüş oldu!


MHP MDK’nun ihraç gerekçesi özetle şöyle: Okutan, Halaçoğlu ve Oğan’ın Genel Merkez`in bilgisi dışında Demokrat Parti ve BBP’ye ziyarette bulunmaları ve  referandumda ‘hayır’  kampanyasında yer almaları yönünde çalışma yapmaları "Partinin birlik ve beraberliğini ciddi şekilde bozma", "Genel Başkan, Genel Sekreter ve bunlardan sonra hiyerarşide bulunan görevlilere ve parti organlarına karşı ağır disiplinsizlik", "Parti ve yöneticilerinin manevi şahsiyetlerini rencide etme", "parti faaliyetlerini aksatma", "partinin gelişmesini engelleme" ve "başkalarını parti faaliyetlerine karşı ikna ve teşvik etme", "üyelik ve delege olmaktan kaynaklanan haklarını kötüye kullanarak partiye kasten zarar verme" gerekçelerine dayanıyor.


MHP MDK’nun parti üyeliğinden ihraç kararlarının MHP ve ülkücü camiada farklı dalgalanmalara ve algılara, öfke ve tepkilere neden olacağı muhakkak!


SİYASAL YAŞAMI VE MHP’Yİ DİZAYN ETMEK İSTEYENLER!

BAYKAL KASET KOMPLOSU ile ilgili görsel sonucu

Olayın biraz daha somutlanması ve iyi anlaşılabilmesi için 2010-11 yılında başta dönemin CHP lideri ve milletvekili Deniz Baykal’ın dinlenmesi ve kaset operasyonuna,  yine benzer dinleme ve kaset operasyonlarıyla MHP’den bazı isimlerin istifa etmeleri olayına  ve dönemin Başbakanı Erdoğan’ın Keçiören`deki konutu ve Başbakanlık Resmi Konutu`ndaki dinlemelere, bakanlıkların ve Genelkurmay’a  ve hatta MİT ve Emniyete yönelik dinleme olaylarına  dönüp bakmak ve yaşananları anımsamak gerekiyor.


Yaşananların kumpas olduğu ve birilerinin ülkemiz siyasal yaşamını ve devlet yönetimini kendi amaç ve çıkarları doğrultusunda dizayn etmeye çalıştığı konusunda kamuoyunda ve toplumda hemen herkesin genel kabulü!


Bunun sadece siyasi yaşamda rol oynayan siyasi parti  liderlerine, parti üst yöneticilerine, milletvekilleri yanı sıra devlet yönetiminde söz sahibi olan belli isimlere ve kurumlara yönelik olmadığını da belirtelim. Tam tersi, tepeden aşağıya hemen herkes dinlemekte, kaset operasyonlarına  hedef olmakta özellikle Emniyet-Adliye düzeneği ile   hedef alınan kişi ya da kurumlar  düzmece fezlekeler, asılsız itham ve iddialara maruz kalmakta, mağdur edilmekte idi.

 

FETÖ DE, ‘YENİ CHP’ VE ‘YENİ MHP’DE BİRER PROJEYDİ..!

MHP YE KASET KOMPLOSU ile ilgili görsel sonucu

Öyle ki, vatandaş evinde, iş yerinde özellikle cep telefonu taşımaktan, konuşmaktan, telefonuyla ailesiyle görüşmekten bile konuşmaktan  korkar hale getirilmişti.


Anımsayın..!


Ben de bir gazeteci-yazar olarak özel telefonlarım dahil gazetemdeki telefonların da dinlendiğini, evimin izlenip, aile bireylerimin çoluk çocuk dinlendiğini  ancak 2009 yılı 28 Ekim operasyonları sürecinde tesadüfen  emniyette öğrendim.


Evet, şu  söylenebilir: devlet ve iktidar temsilcilerine, bakan ve milletvekillerine, siyasi parti liderlerine yönelik dinleme ve izleme, kaset operasyonları sadece devlet ve siyasi iktidarı, genel olarak siyaseti dizayn etme amacından öte aslında tüm ülkeyi dizayn etme çabasını içeriyordu.


Türkiye de hemen herkes ve her kurum ‘birileri’ için hedefti ve yaşadığımız olaylar  söz konusu ettiğimiz o  ‘birilerinin’  FETÖ olduğu gerçeğini özellikle 15 Temmuz’da yüzümüze şamar gibi vurdu!


CHP-MHP-HDP KOALİSYONU DA BİR PROJEYDİ!


Baykal’a kaset operasyonuyla  CHP ‘ye yönelik operasyonunu başarıyla tamamlayan ve Kemal Kılıçdaroğlu’nu ‘Yeni CHP’nin başına taşıyan FETÖ, aynı zaman dilimi içerisinde MHP’ye yönelik dinleme ve kaset operasyonunu MHP lideri Bahçeli ve  yönetim ekibi sayesinde nihayete erdiremedi. Operasyon MHP’de yarım kaldı!


Bu nihayete erememiş yarım operasyonun etkileri  MHP nezdinde Haziran ve Kasım genel seçimlerine kadar sürdü.1 Kasım genel seçimleri sonucu hükümeti kurma görüşmeleri ve ülkede egemen olan siyasi hava MHP liderliği ve yönetiminin o güne kadar Erdoğan ve AK Parti iktidarına karşı izlemiş bulunduğu hırçın siyasette kırılma, çözülme ve ayrılma sürecini başlattı. 15 Temmuz darbe kalkışması ve işgal girişimi ile ise MHP liderliği, ülkeyi dizayn etmeye çalışanlarla köprüleri attı ve  parti politikasını ülke menfaatlerine uygun bir şekilde yeniden belirledi!


Dikkat edilir ise, özellikle 2015 yılı başından itibaren  MHP ve ülkücü hareketi kendi amaçlarına uygun dizayn etmek isteyenler, MHP için yeni bir parti içi operasyonu sahneye koydular. MHP de liderlik sorunu ve kongre talebiyle biçimlenen operasyon aşama aşama farklı krizlere neden olarak gelişip, bugünlere geldi ve sonuçta FETÖ ile ilişkili kanatın öncülü milletvekilleri   partiden ihraç edildi.


MHP DİRENDİ VE KİRLİ NİYETLERİ KURSAKLARINDA KALDI!


Bugün için şunu diyebiliriz: CHP’den Baykal ve Baykalcı ekibi dinleme ve kaset operasyonuyla tasfiye ederek, Kılıçdaroğlu’nun liderliğinde ‘Yeni CHP’yi yaratanlar, MHP’deki dinleme ve kaset operasyonlarına, tüm gizli kapaklı tezgahlarına karşın ‘Yeni MHP’yi yaratma amaçlarına ulaşamadılar!


Bugün MHP ve ülkücü hareketten Bahçeli ve yönetimine muhalif  olan insanlarla söyleştiğimizde  genel de tanık olunan şey, katı ve koyu bir Erdoğan düşmanlığı yanı sıra  Ak Parti karşıtlığı..! Bu nokta da bugünkü Bahçeli liderliğinin ve parti yönetiminin geçmişte ki söylemlerini ve eleştirilerini öne çıkartarak, Bahçeli ve parti yönetiminin ‘dönek’ ve ‘tutarsız’ olduğunu iddia ediyorlar.


FETÖ ve hamisi ABD/CIA, AB, İsrail  ve NATO,  AK Parti iktidarları döneminde bir şeyi başardı: Ülke siyasal  ve toplumsal yaşamını Erdoğan  ve AK parti düşmanlığı üzerinden kutuplaştırmayı ve toplumun bir kesimini toplumun bir değer kesimine karşı düşmanca eğilimler içerisine girmesini sağlamayı başardı ve bu az bir başarı olarak da görülmemeli…


Benim naçizane fikrim ve önerim, muhalif konumdaki MHP’li ve ülkücülerden, yaşanmış süreci ve sonuçlarını, kişiselleştirmelerden ve ötekileştirmelerden uzak durarak, sağduyu ive akılcı bir yaklaşımla, yeniden ama yeniden ele alıp, sorgulamaları…


Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 224