Bugün: 22.11.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • ‘YENİ CHP’,YÜZÜNÜ ÜLKESİNE VE HALKINA DÖNMELİ!

‘YENİ CHP’,YÜZÜNÜ ÜLKESİNE VE HALKINA DÖNMELİ!


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından görevlendirilen CHP Balıkesir milletvekilleri Namık Havutça ve Mehmet Tüm, İstanbul milletvekilleri Mahmut Tanal ve Dursun Çiçek, Uşak Milletvekili Özkan Yalım, Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen, Muğla Milletvekili Nurettin Demir ve Samsun Milletvekili Kemal Zeybek, Şanlıurfa’ya  giderek, bir dizi incelemelerde, ziyaretlerde bulundu.


Ancak, her ne hikmetse, Şanlıurfa ziyaretleri yine olay oldu ve yaşananlar, vatandaş tepkileri  televizyonlarda, sosyal medya da , haber ajanslarında yazılı, sözlü,  görüntülü haber oldu. CHP’li vekillerin Şanlıurfa ziyareti kaç gün sürecek bilinmez ama  eminim ki, gerçekleştirilecek ortak basın toplantıları ve açıklamaları yanı sıra hangi vekil, hangi vilayetin vekili ise, yerel medya organları  benzer basın açıklamalarına tanık olacak.


Ne mi denecek?


‘YENİ CHP’, MAZERET  PARTİSİ  OLMAKTAN  ÇIKMALI!


İktidar partisi ve Şanlıurfa’daki  yandaş ve kandaşları tarafından CHP’nin ve vekillerinin  ziyaret ve incelemelerinin engellendiğini, devletin valisi ve kolluk güçlerinin tepkilere ve olaylara seyirci kaldıkları, hastane bahçesinde vatandaşların provoke edilip, kendilerine karşı kışkırtıldığını, vb. bir çok gerekçe öne sürüp, çeşitli  itham ve iddialarda bulunacaklar.


Bu itham ve iddialara ise gerek Şanlıurfa da ve gerekse de Meclis de destek bulacakları  tek siyasal parti ve o partinin vekilleri var. O da, kuşkusuz, HDP olacak!


Şaşırdınız mı, hayır! Tam tersi, alıştık ve alıştınız!


Konu, benzer bir çok vaka ve tepki gibi, acilen  sözde yansız ve tarafsız, objektif  habercilik yapan, başta Cumhuriyet olmak üzere FETOCU  medya  kalıntılarına, Doğan Grubu medya organlarına, PKK’nın yayın organlarına, SOROSÇU medyasal organlara  taşına bileceği  gibi, yıllardır aşina olduğumuz gibi, AB’ne ve Avrupa Parlamentosu’na da taşınabilir.


Gülmeyin!



ATATÜRK’ÜN PARTİSİNİN DÜŞTÜĞÜ HAL  BU  MU OLMALI?



Ulusal kurtuluş savaşımızın önderi ve TC Devleti’nin kurucusu Atatürk’ün kurduğu partinin, günümüz versiyonu olan, ‘Yeni CHP’nin siyasi ve örgütsel ahvali, ne yazık ki, budur!



Peki, bayram değil seyran değil, ‘Yeni CHP’nin lideri Kılıçdaroğlu, neden ve niçin, 8 ‘Yeni CHP’li vekili, Temmuz ayının şu kavurucu sıcaklarında, Şanlıurfa diyarına gönderdi? Ziyaret ve incelemelerle ilgili basına yansıyan bilgilere göre,  Kılıçdaroğlu, bir süredir Doğu ve Güney  Doğu Anadolu’da kaçak elektiriğin önlenmesi ve kaçakların kayıt altına alınmasına yönelik iktidarın, Enerji Bakanlığı’nın, TEDAŞ’ın yürütmeye çalıştığı kapsamlı mücadeleye karşı, bölgede yükseltilmeye ve özellikle de HDP-PKK tarafından kışkırtılan başta yol kesme, barikat kurma, kamu binalarının  taşlanmasından, yakılmasına, TEDAŞ araç ve personelinin darp edilmesine uzanan olayları yerinde incelemeye ve görmeye gitmiş!


Gerçekten gülmeyin!



BAKANLIK PERSONELİNE VE ÇALIŞANLARINA DA BİR SORUN!



Vekildir, gidip, görüp, bilgi  alıp, ortada bir sorun, bir mağduriyet  var ise, melhem olabilmenin derdine düşecekler tabii ki! Onun için de, Şanlıurfa’ya varır varmaz, vekillerimiz ilk iş olarak, Tatar Höyük Sulama Birliğinde sulama birlik başkanları ve çiftçilerle toplantılar yapmışlar.(Keşke,  vekil Tanal, bu  toplantıyı ve şehit ailesini ziyareti de  canlı olarak yayınlamış olsaydı.)



Yine basından öğrendiğimize göre, bu toplantı da, ne sormuşlar: Bölgede yaşanan elektrik kesintilerinin üreticiye yansımasını!? Bunun için ‘Gandi’nin vekillerini Şanlıurfa’lara kadar göndermesine gerek yoktu ki! Her vekil, kendi seçim bölgesinde vatandaşa, oralarda ne yaşanıyor, devlet neyin peşinde, diye sorup öğrenebilirdi. Ya da siyaseten halk, işçi sınıfı demek ve kolay solculuk kolay! TEDAŞ çalışanlarına bir sorun! Sizin iş araçlarınız neden taşlanıp, yakılıyor? Siz, neden sürekli dövülüp, sövülüyorsunuz, diye…



Ancak, dert ve dava başka.!



YAŞANANLAR  DEMOKRASİ VE CHP ADINA ÜZÜCÜ!



 Hastane ziyaretinde  vatandaşlarla yaşanan diyalog ve vekillerin soruları, beyanları derdi ve davayı da ele veriyor. AK  Parti iktidarını, Başbakan Yıldırım  ve cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alan, iktidarla vatandaşı karşı karşıya getirme çabası içeren bir diyalogdan söz ediyoruz.


 Sonuç, ortada!



 Tepki ve basında yer alan haberlere göre, ‘kovalama’ ve ‘kaçış’!



Hoş mu, hayır!



Sonuçta, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ana muhalefet partisinden ve milletin vekillerinden söz ediyoruz. Siyasal görüşlerine katılırsınız ya da katılmazsınız. Eksiği vardır, fazlası vardır. Ama en önemlisi, demokrasilerde iktidar ne kadar vazgeçilmez ise muhalefet partileri de vazgeçilmezdir.



Türkiye’de asıl sorun, iktidar ve muhalefet  bilmecesinde ve mücadelesinde, yetkinin sahibi, milletin, halkın arada kalması ve mağdur kılınmasıdır. İktidar partisine karşı üç-beş oy fazla alabilmek, vekillik koltuğunu bir şekilde kapabilmek için siyaseti  shov  aracı olarak gören anlayış, bu ülkede elektrik dağıtımı ve tahsilatında yaşanan onlarca garipliği, çelişik uygulamayı, haksızlıkları, mağduriyetleri sorgulamalıdır.



VATANDAŞ, BİRİLERİNİN KAÇAK ELEKTRİK  SEVDASININ  BEDELİNİ ÖDEMEK İSTEMİYOR!



Vatandaş, PKK/HDP’nin terör faaliyetleri ve etnik temelli hesapları ile ülkenin doğu ve güney doğu topraklarında yaratılan kaos ortamından hareketle elektriği kaçak kullanarak, her terle yurttaşlık sorumluluğundan kendisini muaf görüp, birilerinin şahsi elektrik faturalarına kadar yansıyan keyfe keder anlayışın artık son bulmasını istiyor. Vatandaş, bu ülkenin yurttaşı olmanın ayrıcalıklarından sonuna kadar yararlanıp, bu hakkın ölçüsüzce suistimal edilmesinden rahatsızlık duyuyor. ‘Ben ödüyorsam, herkes ödüyor ise, o da mazeretler ardına sığınmak yerine bir yurttaş gibi elektriğe abone olup, faturasını ödeyecek. Sorumluluğunu benim üzerime yıkmayacak! Devlet de, iktidar da yurttaş olarak sorumluluğunu yerine getirmeyenin yükünü kolayından benim faturama yansıtıp, üzerime yıkmayacak”” diyor! Olay, bu kadar basit! Bu, milletin, vatandaşın çığlığıdır!



Hastaneler muhabbetine gelince. Bu konuda ‘Yeni CHP’ lideri Kılıçdaroğlu, eski bir SGK Genel Müdürü olarak, dün ile bugün arasındaki fark var mı, yok mu, en iyi anlayacak bir kişi olarak, buyursun hastane hastane dolaşsın!Sonucu biz de  işin uzmanı olarak Kılıçdaroğlu’ndan öğrenelim!



Esen kalın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 486