Bugün: 18.08.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • ‘TAVERNA BANDIRMA’ DA DEHŞET VERİCİ TABLO!

‘TAVERNA BANDIRMA’ DA DEHŞET VERİCİ TABLO!


Haziran ayının son günlerinde havalar normalin üzerinde ağır, sıcak ve nemli. Hemen herkes ya bir şekilde imkanlarını zorlayarak denize kaçıyor ya da  dükkanında, çevresinde gölgelik esintili bir yere sığınıyor. Ancak, bazı meslekleri icra edenlerin, ne yazık ki, böylesi bir şansı yok. Hele bir de tarlada, bağ bahçede ya da inşaat alanında çalışıyorsanız.


Evet,  bir de bu ay Ramazan ve Ramazan’ı idrak ediyoruz. Oruç  tutanlara Allah yardımcı olsun. Ve Allah kabul etsin. Gerçekten  zor. Bizler de  sabahtan beri bu sıcakta haber peşinde koşuşturuyoruz, derken saat 13.00 olmuş ve günlük yazımızı yazmaya oturduk.

 

BANDIRMA DA DEVLET HER ŞEYİN FARKINDA!

 

Sabah, Kaymakam Tuncay Sonel ve İlçe Emniyet Müdürümüz  Ali Haydar Kılıç ile  bir süre önce yazdığım ‘Taverna Bandırma’ başlıklı makalem üzerine söyleşme olanağı bulduk. Yazımız sonrası konu ile ilgili ilk açıklamayı Bandırma Belediye Başkan Yardımcısı Ozan Onur yapmış, 2009 Mart seçimleri ile  yerel yönetim olarak kentte 44 işyerine içki ruhsatı verdiklerini ve bir kişinin daha sonra bu talebinden vazgeçtiğini söylerken, Başkan Mirza, Onur’a müdahale ederek, ‘bu da nereden çıktı. Ramazan da bu konuya girmenin ne anlamı var’ anlamında dolaylı olarak tepkisini dile getirmişti.


İçki ve içkili mekanlar sorunu Bandırma’nın, son yıllarda en temel sıkıntı ve sorunlarının başında geliyor. Başkan Yardımcısı Onur ile daha önce de konuyu telefonda görüşmüş, içkili mekanlarda yaşanan huzur ve güvenlikle ilgili sorunların yerel yönetimin değil, emniyetin sorunu olduğunu ve bu gibi konularda yerel yönetimi  zan altında tutmanın haksızlık olduğunu vurgulamıştı.


Yazımızın başında belirtelim: Bu tip toplumsal sorunlara yerel yönetim de, siyasal ve sosyal yaşamımızda  Ozan Onur’un  hassasiyeti ile tepkisi, belediye başkanı Dursun Mirza’dan farklıdır. Keza, biliyorum ki, içki ve içkili mekanlar konusunda bir çok CHP’li meclis üyesi  Onur ile benzer duyarlılık içinde, bu konuda başından bugüne izlenen  yerel politikalara  ve sonuçlarına karşı tepkililer.

 

BANDIRMA’YI  RESMEN  UÇURMUŞLAR!

 

Şimdi, sormak gerekiyor: 2009 da 44 kişiye içkili mekan ruhsatı verildi ve olay, bitti mi? CHP’nin yerel iktidarda olduğu yedi yılı aşkın süre içinde bu ‘olur’lar, rakamsal olarak nerelere vardı? 44x7=308 mi?


Ben, daha ağır bir rakamsal tablo ortaya koyayım ve iddia edeyim: Bandırma’da bugün yaklaşık 500 işyeri, kafe-bar, meyhane, pavyon, vb., isimler ya da ticari ünvanlar adı altında hizmet veriyor ve bu konuda Başkan Mirza, bilinçli ve sistemli bir yerel politika izliyor.


Yetkili ve ilgili kişilerin beyanlarına göre, Bandırma, son yıllarda, içkili mekanlar konusunda tam bir ‘özgürlük’ yaşıyor. Balıkesir’in farklı yerleşim yerlerinde içki ruhsatı alarak, içkili mekan açamayanların adeta  bayram ettiği yerleşim yerleri arasında Bandırma , ilk sırada yerini alıyor. İçki ruhsatı alma konusunda Bandırma Belediyesi’nin kapısını çalıp da, alamadan, işini görememiş hemen hemen kimse yok! Belirtelim, bu konuda emniyetin  olumlu görüş vermemesinin  hiçbir hükmü yok!


Bandırma’nın hali ortada!

 

CHP’LİLER DE YARATILAN GÖRÜNTÜDEN RAHATSIZ!

 

150 bin nüfuslu kenti ‘taverna’ haline dönüştüren ve çoluk çocuk, kadın erkek, genç yaşlı  insanları alkolle, fuhuşla, uyuşturucu  ile  buluşturan  yerel yönetim anlayışının sorumlusu CHP ve belediye başkanı Dursun Mirza ile ekibidir.(CHP dediğimiz için partililer tepki göstermemeli. Biliyorum ki, bir çok CHP’li  ile  içkili mekan enflasyonu ve alkol bağımlılığının yaygınlaşması konusunda benzer düşüncelere sahibiz ve onlar da karşı. Ben, parti yönetimini de izlediği yerel yönetim politikaları için bir araç olarak kullanmayı alışkanlık haline getirmiş, parti içinde ‘egemen’ bir yapıdan söz ediyorum.)


Örneğin, CHP’nin gençlik ve kadın kolları var. Partili gençler ve kadın kolları üyeleri, kanserli bir hücre gibi kenti  saran  alkol  batağını ve bu bataklarda nelerin  döndüğünü, yaşandığını görmüyor mu, bilmiyor mu? Kadın hakları diye haklı olarak yeri göğü inletenler, içkili mekanlarda garson diye çalıştırılan ama konsomatris hizmeti veren bayanları ve bu bayanların hangi koşullarda ve nasıl çalıştırıldıklarını  göremeyecek  kadar körler mi? Gecenin bir saatinde üç-beş katlı binalara kurulmuş kefe-barlardan sallana sallana çıkan genç kızlarımızın, kadınlarımızın durumları, Bandırma’nın ‘özgür’ kent olmasının ve çağdaşlığının göstergesi mi?

 

MUSTAFA KEMAL’İ,NAZIM’I  İÇKİ MASALARININ ÇEREZİ YAPMAK!

 

Bu çarpık ve dejenere olmuş yerel yönetim anlayışına göre, kişinin kendisine sunulan içki kadehini ret etmesi ve içki içmemesi, içilmemesini öngörmesi   bir zafiyet olarak görülüp, çağdaşlık, Batıcılık, özgürlük adına bir eksiklik olarak nitelendirilip,  ‘yoksa sen AKP’limisin’ gibi aptalca soruların sorulmasını beraberinde getirebiliyor. İçkili masalarda çektirilen, kadeh tokuşturmalı resimler altına Mustafa Kemal’den sözler eklenip, matah bir iş yapılıyormuşçasına  sosyal medyada paylaşılıyor.( Son dönemde içkili masa resimlerinin altına Nazım’ın dizeleri, Che’nin ve  Deniz’in resimleri veya sözleri de  aksesuar gibi eklemlenmekte. Ne alakaysa!)

 

MİRZA’NIN AK PARTİ PANZEHİRİ ALKOL MÜ?

 

Yerel yönetimin başı olarak Mirza’nın  icraatlarına bakınca şunu söyleyebilmek mümkün: AK Parti’ye karşı ya da muhafazakarlara  karşı,  Mirza ve ekibinin panzehiri  içki ve içkinin yaygınlaştırılmasıdır! Bu yönetimin eğlence ve eğlendirme anlayışının temelinde de, ne yazık ki, bu vardır.


Kuşkusuz, bu nokta da asıl üzerinde durulması gereken, Mustafa Kemal’in ya da Kemalizmin, ‘muasır medeniyet’ kavramının tahrif edilip, çağdaşlaşma adına  ‘batılılaşma’nın , laiklik diye İslam düşmanlığının yüceltilmesidir. İnsanlarımızın, tarihine ve kültürüne, değerlerine yabancılaştırılmasıdır.


Örneğin, Bandırma’nın bugün için önünde çözümlenmesi ve aşılması gereken onca sorun ve sıkıntı bulunurken,  mevcut yerel yönetim, Mirza ve ekibi, ‘çağdaşlaşma’ ve ‘özgürleştirme’ adı altında Kemalizmi de iğdiş ederek, iktidara gelebilmek ya da kalabilmek davasına, toplumsal bir sorunu, daha da derinleştirip  aşılması güç bir sete dönüştürmüştür. Öncelikle vicdanlı olmak ve  insanlarımızı bu batağa sürüklenmekten, boğulmaktan  kurtarmak gerekiyor. O nedenle, Mirza ve ekibi, içki ve içkili mekanlar konusundaki  yerel politikasını gözden geçirmek ve acilen kalıcı önlemler almak  zorunda.


Ben bu ve benzeri konularda CHP parti örgütü içinde de yerel yönetim nezdinde de aklı selimin  öne çıkacağına inanıyorum. Aklın ve toplumsal yararın önüne iktidar olma, başkan seçilebilme  hırsı ile yol alanların sonu kimseye yabancı değildir. Hep yollarda gördüğümüz uyarı levhalarında vurgulandığı   gibi, SÜRAT FELAKETTİR!


Esen kalın…


Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 427