Bugün: 22.11.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • ‘AJAN GAZETECİLER’ VE YABANCI VAKIFLAR!

‘AJAN GAZETECİLER’ VE YABANCI VAKIFLAR!


Türkiye ve batıdan pek çok gazetecinin Alman istihbaratı BND ve ABD istihbaratı CIA`e çalıştığını söyleyen Satılmış Gazeteciler kitabının yazarı Udo Ulfkotte, Almanya`da ölü bulundu. Ulfkotte, ABD istihbaratı CIA`nın `örümcek ağı sistemiyle` satın aldığı gazetecileri deşifre ettiği kitabı Satılmış Gazeteciler ile biliniyor.


‘Ajan gazeteciler’ konusuna  bir gazeteci ve yazar olarak ilk kez değinmiyorum. Bir çok kez yazdım, dillendirdim. Bu konu Osmanlı’nın son yıllarından ve işgal ve ulusal kurtuluş yıllarına, Cumhuriyet Devletinin kuruluşundan günümüze zaman zaman yaşanan iniş-çıkışlarla devamlılığı olan bir konudur.


‘Ajan gazeteciler’ konusu ne devlete, MİT’e  ne basın ve yayın camiasına ne de bizzat basın emekçilerine yabancı olmadıkları, hatta  fazlasıyla aşina oldukları bir konudur. Genelde basın camiasında ve meslektaşlar arasında bilinir ama dillendirilmekten, yazılmaktan imtina edilip, es geçilir. 


Es geçmeyip de, ısrarla ve inançla ‘ajan gazeteciler’ konusunu irdeleyen ve ilişkilerini deşifre eden gazeteci ve yazarlar ise, sadece uluslararası istihbarat örgütlerinin değil, onların organizasyonu ile içerdeki işbirlikçileri üzerinden hedef yapılıp, her türlü dezenformasyon ve manipülatif haber ve yorumla itibar suikastine, karalamalara ,tasfiye edilip etkisizleştirilmeye ya da  yine sonuç alamazlar ise fiziken yok edilmeye varan saldırılara maruz kalırlar.


Sözün kısası, genel olarak,  Türkiye’de medya sektörünün  ve bileşenlerinin, yönetici ve çalışanlarının ulusal çıkarları gözeterek ‘ulusal kaygılarla haber ve yayıncılık yaptıklarını söyleyebilmek mümkün değildir. Tam tersi, ülkemizde basın ve yayıncılık sektörü, başta ABD ve Almanya olmak üzere emperyal ülkelerin istihbarat örgütlerinin faaliyetlerine açık bir alandır.


Devlet ve hükümetler ,MİT bilir ama bilmezden, görmezden, duymazdan gelir!


‘UYUYAN GÜZELLER’ VE ‘UYUYAN KÖPEKLER’...!


Avrupa Birliği`nin Türkiye temsilcisi Karen Fogg’un  deşifre edilmiş ve ortalığa saçılan  e-postallarını anımsayanınız var mı? 


Örneğin, iki e- postayı okurlarımızla paylaşıp, hafızalarını canlandıralım:

M. Ali Birand 8 ocak 2002 tarihinde Karen Fogg`a şu maili attı:


"Sevgili Karen,

Evimde yüksek düzeyde ya da en üst düzeyde gazetecilerle özel toplantıyı yeniden öneriyorum. ne dersin?"

Şahin Alpay ise 19 Ocak 2002`de şu maili attı:

"Sevgili Karen,

Nasılsın? Yakında İstanbul`a geliyor musun? Bahçeşiher`deki dekanım Prof. Eser karakaş (çok saygı duyulan bir liberaldir, geçen yıl Bahçeşehir`e yaptığımız ziyarette kendisiyle kısaca görüşmüştünüz) bir akşam yemeği ya da öğle yemeğinde sizi ağırlamayı çok istiyor, sizinle konuşmaya fena halde ihtiyacı olduğunu söylüyor. Lütfen İstanbul`dayken bizi görmek için biraz zaman ayırın."


YAZ, GÖNDER , AL PARANI..!


Devam edelim:

Karen Fogg 1 Nisan 2001 tarihinde gönderdiği maille Cengiz Çandar`dan AB`nin çıkardığı Güncel Haber için makale istiyor ve son cümlesinde parantez içinde diyor ki:

"Birinci sayfada AB ve Avrupa bütünleşmesi olarak tercihen katışıksız Türk görüşünün dışında bir şeyler yazan her ay başka bir seçkin Türk köşe yazarının makalesi var. Nitekim Şahin Alpay IGC üzerine, Lale S güvenlik ve savunma üzerine, Cüneyt C tarım üzerine, Emine Y telekom üzerine yazdı. Ferai T, mehmet Ali B, Samy C, Semih İ, Zeynep G Mithat M, Mim Kemal bu yoldan geçtiler. (...) şimdi senin sıran. Güncel bir Avrupa konusu üzerine Türkçe 400-500 kelimelik bir makale üretmek ve bize e postayla 9 Nisan`a kadar (...) bizim konuk köşe yazarımız olur musun? (Ödeme mümkün, bize makbuz gönder.)"


Çandar`ın 3 Nisan tarihli yanıtı şuydu:

"Sevgili Karen,

Senin bir önerini nasıl geri çevirebilirim? Sizin sayfalarınızdan geçenler kuyruğunda en son sırada oluşum şaşırtıcı..."


MİT DE ULUSUN İSTİHBARAT ÖRGÜTÜ OLMALI..!


Konu, ‘ajan gazeteciler’ olduğunda ‘efendileri’  Türkiye’ye yönelik operasyonlarını hiç gizleme ihtiyacı bile duymadı, duymazlar. Hep pişkinliğe vururlar,vurdular. Öyle ki, bir toplantıda Karen Fogg’un e-postalarıyla  ilgili soruma aldığım yanıt düşündürücü idi: MİT’in elemanı olacağımıza, bize MİT’çi deneceğine böyle densin!


Bunlar, Fogg’un da ya ‘uyuyan güzelleri’ idi ya da ‘uyuyan köpekleri’..!


Bugüne kadar devletin, siyasal iktidarların ve MİT’in ‘ajan gazeteciler’ konusunda ‘çaresizliği’nin altında yatan gerçek, ulusal bağımsızlığını ve egemenliğini yitirmiş ve işbirlikçiler tarafından kuşatılmış bir ülkede yaşıyor olmamızdı.  Dolayısıyla ne devlet, ne iktidarlar ne de MİT ulusalcı bir niteliğe sahipti.


YABANCI VAKIFLAR  AJAN/ETKİ-AJANI  DEVŞİRİYOR!


‘Ajan gazeteciler’ konusunu, ülkede faaliyet gösteren yabancı vakıflar konusunu anlamadan, sorgulamadan ve ötesinde tüm bu vakıfların faaliyetlerini ‘ulusal güvenlik ’ açısından kontrol ve denetime tabi tutmadan çözemezsiniz.


Türkiye’de AB uyum yasaları çerçevesinde kuruluş ve çalışma serbestisine sahip olan yabancı vakıflar şöyle: Amerikalı Youth Career Foundatıon (Gençlere Yardım Vakfı), Alman Fredrıch Naumann Vakfı, Alman  Konrad Adenauer Vakfı, Alman Henrich Böll Vakfı, Amerikalı Ottoman Studies Foundation Vakfı, Hollandalı Stıchtıng Hoger Onderwıjs Nederland-Turkıje (Türkiye Yüksek Öğrenim Vakfı), Azeri Haydar Aliyev Vakfı, Hollandalı Hollanda Ticaret Teşvik Merkezi Vakfı,Soros’un desteklediği Açık Toplum Enstitüsü Vakfı (Open Socıety Instıtute Assıstance Foundatıon ) ve Türkiye Ekonomik Sosyal Etüdler Vakfı`nı (TESEV).


Örneğin, geçtiğimiz günlerde  Macaristan hükümeti, sivil toplum maskesi altında çalışan ABD’li spekülatör George Soros’a savaş açtı. Ülkede STK liderlerine mal varlıklarını açıklama zorunluluğu geliyor. Böylece Soros’un gizli ağı deşifre edilecek. Macaristan Başbakanı Viktor Orban, bu yılın Sorosçu STK’ların süpürülüp atılacağı yıl olduğunu duyurdu.


Darısı Türkiye’nin başına…!


Esen kalın…


Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 310